PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sinema Haberleri



Sayfa : [1] 2

SZARAP
16.09.2007, 00:15
Tüm sinema filmleri hakkındaki haberleri forum kuralları çerçevesinde buraya ekleyebilirsiniz..




Sohbet için http://www.bizimhikayelerimiz.com/forum/index.php/topic,787.0.html



BizimHikayelerimiz Ekibi

angel_fatma
16.09.2007, 15:37
44. Antalya Altın Portakal Film Festivali, 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali, ve ülkemizin ilk ve tek marketi olan Uluslararası Avrasya Film Market’le birlikte Türkiye’nin üç büyük etkinliğinin bir arada gerçekleştirildiği ULUSLARARASI ANTALYA FİLM FESTİVALİ’nin “Büyük Jürisi”, festival sponsoru Dijitürk’ün 11 Eylül akşamı, Anjelique’de verdiği muhteşem partide açıklandı...

Antalya Altın Portakal Film Festivali uzun metraj bölümünün Ulusal Büyük Jürisi birbirinden değerli isimlerden oluşuyor. Cem Yılmaz, Hale Soygazi, Mahinur Ergun, Zeki Demirkubuz, Emrah Yücel, Mehmet Açar, Nida Karabol, Uğur İçbak oluşan jürinin başkanlığını ise duayen oyuncu Genco Erkal üstleniyor.

Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK Vakfı) ve Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV)’nın işbirliği ile REAL Hipermarketler Zinciri’nin ana sponsorluğunda, 19–28 Ekim 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan ülkemizin en önemli kültür sanat etkinliği Uluslararası Antalya Film Festivali’ne geri sayımın başladığını da duyuran partide, Ulusal Yarışmanın Büyük Jürisi’nin yanı sıra Ulusal Kısa Film Yarışması ve Ulusal Belgesel Film Yarışmasının jüri üyelerinin de isimleri açıklandı.

Kısa Film Yarışması’nın jüri üyeleri Cansel Elçin, Semir Aslanyürek, Ebru Ceylan, Balçiçek Pamir, Danny Lennon olurken, belgesel film yarışmasının jüri üyeleri Coşkun Aral, Canan Obay, Ludmilla Cvikova, Ertuğrul Karslıoğlu ve Tuba Akyol olarak belirlendi.

14 Eylül 2007 tarihine kadar ulusal yarışmaya olan başvuruların devam ettiği ve Sinema Dünyası’nın ise heyecanla beklediği 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Büyük Jürisi’nin açıklandığı partide, festivalde görev alacak jüri üyelerinin yanı sıra aralarında Şebnem Dönmez, Cansel Elçin, Fadik Sevin Atasoy, Meltem Cumbul, Levent Üzümcü, Ebru Ceylan, Nuri Bilge Ceylan, Demet Evgar, Ceyda Düvenci, Nurgül Yeşilçay, Cem Özer, Halit Ergenç gibi sinemanın ünlü simalarının da bulunduğu çok sayıda ünlü sanatçı, yazar ve basın mensubu geceye renk kattı.

angel_fatma
16.09.2007, 15:46
http://img141.imageshack.us/img141/8366/jessejamesreviewcm9.jpg

Hollywood'ın yakışıklı aktörü Brad Pitt'in yeni filmi "Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikasti" nin galası Venedik’te yapıldı. Galaya Angelina Jolie ile birlikte katılan ve basında çıkan haberlerin aksine ayrılmadıklarını gösteren Pitt, son filminde kanun kaçağı Jesse James’in hayatını canlandırıyor.

Bu yıl 64’üncüsü düzenlenen Venedik Film Festivali’nde, 1880’ler ABD’sinin ünlü kanun kaçağı Jesse James’in hayat hikayesini konu alan “Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikastı” (The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford) adlıfilmle yer alan Brad Pitt'in oldukça heyecanlı olduğu gözlerden kaçmadı.

Türkiye’de 16 Kasım 2007 tarihinde vizyona girmesi beklenen filmin başrol oyuncusu Brad Pitt filmde ünlü kanun kaçağı Jeese James’in Robert Ford ile saplantılı ve yıkıcı ilişkisini anlatıyor. Filmde Jesse James’i Brad Pitt, gölgesindeki Robert Ford’u da Casey Affleck canlandırıyor.

angel_fatma
19.09.2007, 07:36
Yapımcılığını ANS Prodüksiyon'un üstlendiği, yönetmenliğini Abdullah Oğuz'un yaptığı ''Mutluluk'' filminin dünyanın ve ABD'nin en önemli film ödüllerinden biri olan Altın Küre ödülleri'ne (Golden Globe) aday olmak için ABD'ye geleceği bildirildi.

''Mutluluk'' 28 Eylülde Los Angeles kentindeki Beverly Hills Aidikoff sinema salonunda Altın Küre ödül jürisi tarafından izlenecek, ardından filmin Altın Küre'ye adaylığı konusunda karar sürecine girilecek. Film ekibi gösterimden sonra jüri üyelerine resepsiyon verecek.

Hollywood yolundaki film, New York Kültür ve Tanıtma Ataşeliği tarafından da destekleniyor.

Meryem, Cemal ve İrfan ın tesadüfler sonucu hayatlarının kesişmesiyle başlayan filmde töre, aşk, kaçış ve farklı hayatların buluştuğu yolculukta yaşananlar anlatılıyor. Filmde, başrolleri Talat Bulut, Özgü Namal ve Murat Han paylaşırken, Lale Mansur, Mustafa Avkıran, Emin Gürsoy, Şebnem Köstem, Meral Çetinkaya, Alpay Atalan gibi isimler de rol aldı.

angel_fatma
19.09.2007, 07:48
http://img294.imageshack.us/img294/4517/32353150xj4.jpg

Türk Sineması’nda klasik hale gelen filmleriyle ilk defa başörtüsü sorununa, faili meçhul cinayetlere ve İstiklal Mahkemeleri’ne el atan usta yönetmen Mesut Uçakan, son filmi “Anka Kuşu: Bana Sırrını Aç” ile de, yine çok tartışılacak bir eserle geliyor.

Başrollerini Yalçın Dümer, Ceren Öztürk, Kenan Bal, Kaan Girgin, Fatih Hürkan ve Gafur Uzuner’in paylaştığı film, gündemdeki hararetini bugün de koruyan kimi siyasi gelişmelere de gönderme yaparak, bir yönetmenin ölümsüzlük sırrını sorgulamasını anlatıyor...

Türkiye’nin sosyal/siyasi yapısına dair çok tartışılacak yeni gündem maddeleriyle gelen Anka Kuşu 9 Kasım 2007’de vizyona girecek.

siyahgül
21.09.2007, 10:41
Afişe izleyici karar verecek !!!

Senaryosunu kaleme alan Mahsun Kırmızıgül'ün aynı zamanda yönettiği ve rol aldığı "Beyaz Melek" filminin afişine sinema izleyicileri karar verecek.

Hollywood filmlerine tasarladığı afiş ve reklam kampanyalarıyla tanınan Emrah Yücel tarafından tasarlanan afişler filmin web sayfası www.beyazmelek.com adresinden sinemaseverlerin oylamasına sunuldu. Yücel bu kadar dev oyuncunun bir arada olduğu filmin afiş tasarımında çok zorlandığını belirtti. Kırmızıgül'ün eski dostu olduğunu ve yıllar önce, film yaparsa afişini kendisinin tasarlamak istediğini söyleyen Emrah Yücel, "Kırmızıgül ilk filmi olmasına rağmen, gerek oyuncu kadrosunu iyi gözleyerek ve gerekse senaryo olarak çok sağlam bir iş çıkarmış" dedi. 16 Kasım'da vizyona girecek filmde, Kırmızıgül'ün yanı sıra, Yıldız Kenter, Nejat Uygur, Lale Belkıs, Toron Karacaoğlu, Arif Erkin, Erol Günaydın ve Gazanfer Özcan gibi Türk tiyatrosuna sayısız oyuncu kazandıran, birçok oyunda rol alan usta isimler rol aldı.


İşte Afişler;

1.Afiş
http://img527.imageshack.us/img527/8858/53254033bj8.jpg

2.Afiş
http://img527.imageshack.us/img527/1222/31615065vh9.jpg

angel_fatma
10.10.2007, 18:36
http://img223.imageshack.us/img223/9812/yolyeniblt8.jpg

Bilinmeyen Yol Görüntüleri

Yol filminin şimdiye kadar ortaya çıkmamış görüntüleri 13. Avrupa Filmleri Festivali’nde!

(10 Ekim 2007) Cannes’da "Altın Palmiye" kazanan Yol'un bugüne kadar bilinmeyen görüntüleri 2-25 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 13. Avrupa Filmleri Festivali’nde ilk defa izleyici ile buluşacak.

Bilinmeyen görüntülerin ortaya çıkmasına yapımcı Donat Keusch vesile oldu. Kurgusu kısa sürede tamamlanan ve festivale yetişen Yol'a ait pek çok görüntü dışarıda bırakılmıştı. Şimdi bu görüntüler ilk defa bir festivalde gösterilecek.

Yapımından 25 yıl sonra Yol'un hem bilinen haliyle hem de bilinmeyen görüntülerinin gösterimine yapımcısı ile kurgucusunun yanı sıra, yönetmeni Şerif Gören ile oyuncuları ve teknik ekibi de katılacak.

Bu sene Avrupa Filmleri Festivali’nde sinemamız açısından çok önemli bir gösterim ve buluşma gerçekleştirilecek.

angel_fatma
10.10.2007, 18:43
http://img158.imageshack.us/img158/2676/tomvalkbpe4.jpg

Bryan Singer'ın yönettiği Valkyrie filminin Tom Cruise'lu bir sahnesi yeniden çekilecek...

(10 Ekim 2007) Başta Almanya olmak üzere pek çok ülkede tartışma yaratan Valkyrie projesinin hazırlıkları devam ediyor.

Yönetmen Bryan Singer, Tom Cruise'un rol aldığı çok önemli bir sahneyi orijinal çekimlerin zarar görmesi üzerine yeniden çekecek.

Hem 2. Dünya Savaşı'nda Hitler'e yapılan suikastı anlatan filmin içeriği, hem de Cruise'un Scientology bağlantıları Almanya'da tartışma konusu oldu.

Özellikle basın projeyle ilgili en ufak bir gelişmeyi bile tartışma konusu yaparken; Berlin film endüstrisi projeden kazandığı paranın tadını çıkarıyor.

angel_fatma
10.10.2007, 18:45
http://img264.imageshack.us/img264/7762/mulkasbao3.jpg

Almanya'da Bir Mülteci!

Reis Çelik’in yönetmenliğini üstlendiği Mülteci, Kasım ayında vizyon izleyicisi ile buluşuyor...

(10 Ekim 2007)Haluk Piyes, Halil Ergün ve İbrahim Balaban'ın rol aldığı, senaryosu ve yönetimi Reis Çelik’e ait olan Mülteci 2 Kasım'da Özen Film dağıtımıyla Rh Politik Prodüksiyon tarafından vizyona çıkarılıyor.

"Şivan, Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan, 20 yaşında bir gençtir. Şivan’ın dedesi Şaho, varlığını sürdürebilmek için hem devlet güçlerine hem de bölgede güçlü olan örgüte mesafeli duran Givdanlı aşiretinin ağasıdır. Şivan, sevdiği kız Berfin ile tarlada buluştuğu bir gün, tarlaya sabotaj düzenlenir ve köyün tüm harmanı yakılır.

Olay üzerine başlayan polis sorgusu, olay anında tarlada olduğu kanıtlanan Şivan’ın hayatını geri dönülmez bir şekilde değiştirir. Bir şebeke aracılığıyla Almanya’ya kaçırılan Şivan, burada bir sığınmacılar kampına yerleştirilir."

angel_fatma
10.10.2007, 18:49
Beynelmilel, Barcelona Uluslararası Politik Filmler Festivali’nin 3 büyük ödülünden ikisini aldı!

(8 Ekim 2007) Senaryosunu Sırrı Süreyya Önder’in yazdığı ve yönetmenliğini de Muharrem Gülmez ile paylaştığı Beynelmilel, Barcelona Uluslararası Politik Filmler Festivali’nin 3 ödülünden ikisini kazandı. İspanya’nın Barcelona kentinde düzenlenen festivalin "Halk Jürisi" ve "Jüri Özel" ödülleri Beynelmilel’e verildi.

Murathan Mungan'ın da yer aldığı jüri ödülünün gerekçesini "özgürlüklerin gasp edilmesi üzerine, kültürel simgeler ve halkın günlük yaşantısı aracılığıyla geliştirdiği şiirsel, orijinal ve evrensel metafordaki sinemasal başarısı” olarak açıkladılar.

angel_fatma
18.10.2007, 20:05
"Oscar 2007"nin en iddialı 10 filmi

1) "Charlie Wilson's War"
Şu ana kadar 2-3 resim dışında filme dair görebildiğimiz bir şey yok. Ancak kadro oldukça iddialı. Her şeyden önce Mike Nichols ("The Graduate", "Closer") yönetmen koltuğunda oturuyor. Başrollerde ise uzun süredir dişe dokunur bir şey yapmayan Tom Hanks ve Julia Roberts var. "Capote" (2005) ile Oscar'ı evine götüren Philip Seymour Hoffman ve yeni neslin parlak oyuncuları Amy Adams ile Emily Blunt ise filme şüphesiz büyük güç katıyorlar. 80'lerde Afganistan'da yapılan gizli anlaşmaları anlatan aynı isimli romandan uyarlanan filmin senaristi ise özellikle "The West Wing" adlı diziyle Hollywood'da pek sevilen Aaron Sorkin. Hakkında çok şey bilmesek de, senaryosuna odaklı yazılan eleştiriler genel anlamda Sorkin'in "The West Wing"de yaptığı şekilde politika ve mizahı, zeki diyaloglarıyla sağlam bir şekilde birleştirdiği yönünde. Ancak elbette Sorkin diyalogları ve Mike Nichols mizansenlerinin kimyası nasıl uyuşacak bilemiyoruz. Diğer yandan dizisiyle kadrosundaki neredeyse her oyuncusuna Emmy kazandırmış olan Sorkin'in, bu sefer Hollywood'un büyük yıldızlarına nasıl ilhamlar vereceği merak konusu. Geçtiğimiz günlerde yapılan test gösterimlerinden sonra internete sızan birkaç yorum filmin oldukça iyi olduğu yönünde. "Charlie Wilson's War" eğer sürpriz bir biçimde eleştirmenlerden veto yemezse bu sezonun en iddialısı olmaya şimdiden hazır. Oyuncularla ilgili ise; Tom Hanks'in yıllar sonra ilk adaylığını alması söz konusu olabilir. Julia Roberts cephesi ise biraz karışık. Zira oyuncunun yardımcı mı yoksa başrol mü sayılacağı konusunda bir kararsızlık hakim. Filmin ilginç yanlarından birisi ise, artık Oscar umudu taşıyan filmlerin Ekim ve Kasım aylarında görücüye çıktığı bir dönemde, vizyon gösterimi için Aralık'a kadar bekleniyor olması. Bu da filmle ilgili daha uzun bir süre hiçbir şeyden emin olamayacağız demek.

2) "Kefaret" ("Atonement")
2005 yılının en favori filmlerinden olmasına karşın yapımcı şirket Focus Features'ın Akademiyi cezbetmek için "Brokeback Dağı"na ("Brokeback Mountain", 2005) odaklanması sebebiyle sadece birkaç adaylık alabilen "Aşk ve Gurur"un ("Pride and Prejudice", 2005) genç yönetmeni Joe Wright bir kere daha Keira Knightley'e adaylık kazandıracak gibi gözüküyor. Ancak şurası kesin ki Wright yeni filmiyle çok daha fazlasına ulaşacak. Galası Venedik Film Festivali'nde yapılan "Atonement" aslında klasik bir savaş draması gibi gözüküyor. Ancak çıkan eleştiriler zeki senaryosuyla beraber Wright'ın da yönetiminde filmin oldukça etkileyici olduğunu gösteriyor. Keira Knightley'nin yanında başrolde yer alan ve geçtiğimiz sene "İskoçya'nın Son Kralı"nda ("The Last King of Scotland", 2006) etkili bir performans sergileyen genç oyuncu James McAvoy da Akademi'nin gözüne bu sefer girebilir. "Atonement"ın sadece fragmanına bakarak sanat yönetmenliği, kostüm gibi teknik kategorilerde adaylık alacağı ve film hakkında yorumlara baktığımızda bunun daha ötesine gidip bu senenin büyüklerinden birisi olacağı kesin gibi.

3) "American Ganster"
Akademinin utanç listesinde yer alan Ridley Scott bir kere daha Oscar şansını zorluyor. Filmin oyuncu kadrosu ise "American Gangster"in ödül anlamında yeterince ilgi toplamasına yetecek gibi. İki Oscar'lı Denzel Washington'a Russell Crowe eşlik ediyor. İkilinin birbirinden sürekli rol çalacağına emin olabilirsiniz. 70'lerde geçen hikâyesiyle ve Scott'ın işin zanaat kısımlarındaki becerisini düşündüğümüz zaman filmin tepelere oynamasına şaşırmamak gerekiyor. Ayrıca filmin senaristinin Hollywood'un favori yazarlarından Steve Zaillian ("Schindler's List", "Gangs of New York") olduğunu da belirtmekte fayda var. Yeni bir "Baba" ("The Godfather", 1972) olur mu bilinmez ama Scott, filmiyle gangster türüne özlenen kaliteyi geri getirebilir. Şu ana kadar yayınlanan fragmanlarsa filmi umutla beklememiz için yeterli bir neden.

4) "No Country for Old Men"
Aslında Coen biraderlerin filmlerini otomatikman bir tahmin listesine almak pek normal değil ancak geçtiğimiz Mayıs ayında Cannes Film Festivali'nde ilk gösterimi yapılan film inanılmaz büyük bir beğeniyle karşılandı. Her ne kadar festivalden eli boş dönse de şu anda Coen'lerin, "Fargo" (1996) sonrasında ikinci kere ödüllerin büyükler kategorisine girmesi bekleniyor. Özellikle Javier Bardem'in oyunculuğunda adaylık alabileceği konuşulan filmin, iki kardeşe bir senaryo adaylığı daha getireceği kesin gibi. Elbette "No Country for Old Men" Mayıs'ta yakaladığı bu ilgi onu Oscar adaylığına götürecek kadar güçlü değil. Bunun için öncelikle Amerika'da vizyona girince gündeme tekrar çıkması gerekiyor.

5) "3:10 to Yuma"
Hep iyi eleştiriler toplayan ancak tam zirveye de çıkamayan filmlerle tanıdığımız James Mangold, son filmi "Sınırları Aşmak" ("Walk the Line", 2005) ile Oscar adaylığı almaya çok yaklaşmıştı. O ana kadar sektör ve eleştirmenler arasında adaylık için favori gösterilen yönetmen Akademi'nin listesine girememiş ve Spielberg'ün "Munich"inin gazabına uğramıştı. Bu sene western türüne el atan Mangold'un elinde çok sağlam iki oyuncu var. Christian Bale ve Russell Crowe'un başrolleri paylaştığı filmde yer alan ve son yıllarda giderek parlayan genç oyuncu Ben Foster'ın da çok konuşulması büyük olasılık. Bu hafta Amerika'da vizyona giren "3:10 to Yuma", şimdilik eleştirmenlerden yana sınavı geçmiş gözüküyor. Hatta yorumlar arasında "Affedilmeyen"den ("Unforgiven", 1992) beri yapılmış en iyi western olduğunu iddia edenler bile var. Şubat'a kadar ayakta kalıp kalmayacağını ise zaman gösterecek.

6) "There Will Be Blood"
"Boogie Nights" (1997) ve "Magnolia" (1999) ile Akademinin kayıtsız kalamadığı, "Punch Drunk Love" (2002) ile tamamen görmezden geldiği genç yönetmen Paul Thomas Anderson da yeni filmiyle Western sularında geziniyor. 20'li yıllarda petrol kaynaklı iktidar mücadelesine odaklanan filmin fragmanı umut vaat ediyor. Üstüne üstlük başrolde de, artık sık göremediğimiz Daniel Day-Lewis var. Film zirvedeki ödüllere kadar çıkamayabilir. Sonuçta Anderson'ın sineması etkileyici olsa da Akademi açısından bir aykırılık da içermekte. Ancak Akademi üyelerinin Daniel Day Lewis'e karşı kayıtsız kalması zor gözüküyor. "There Will Be Blood" ödül sezonunda belki o kadar popüler olamaz, ancak bu senenin konuşulacak filmlerinden birisi olacağı aşikâr.

7) "In the Valley of Elah"
Paul Haggis şu anda Akademi'nin yeni favorilerinden biri olarak gözüküyor. "Milyonluk Bebek" ("Million Dolar Baby", 2004) ve "Iwo Jima'dan Mektuplar"ı ("Letters from Iwo Jima", 2006) Oscar adaylığına taşıyan senaryoları ile yönetmenliğini üstlendiği ilk filmi "Çarpışma" ("Crash", 2004) sayesinde Oscar'ı eve götürmesinin ardından yeni filminin de Oscar kulislerine sızacağı kesin. Ancak filme dair yazılan ilk eleştiriler filmin ödül performansını etkileyecek derecede vasatlığa işaret ediyor. Irak'ta hizmet veren bir askerin kaybolmasının ardından yaşananları politik gerilim havasını da esirgemeden anlatan filmde acılı anne ve babayı Tommy Lee Jones ile Susan Sarandon paylaşırken, Charlize Theron da soruşturma kapsamında onlara destek oluyor. Görünüşte tam ödül formülüne sahip olsa da sonu hüsranla bitecekmiş gibi gözüküyor. Ancak yine de filmi listemizde tutmakta fayda var. Çünkü Akademi üyeleri bazen favorilerinden çok kolay vazgeçmiyor.

8) "Elizabeth: The Golden Age"
İşte bu senenin büyük soru işaretlerinden birisi daha. Cate Blanchett'i dünyaya tanıtan "Elizabeth"ten (1998) neredeyse 10 yıl sonra yönetmen Shekhar Kapur ünlü kraliçenin hükümdarlığının altın çağını anlatmaya soyunuyor. Filmin fragmanları teknik kategoriler açısından oldukça tatmin edici gözükse de "The Golden Age"in bütünü ile ilk filmin yarattığı etkiyi yaratıp yaratamayacağı meçhul. Tamamıyla sipariş bir proje görünümünde olmasından yönetmenin iki film arasında sektörde tatmin edici bir varlık gösterememesi gibi önyargılar bulunuyor. Elbette filmin görücüye çıkmasıyla birlikte bunların hepsi yok olabilir. Diğer yandan ilk filmde açık bir şekilde hakkını yedikleri Cate Blanchett'e, Akademinin aynı karakter ile Oscar verip vermeyeceği ise büyük merak konusu.

9) "Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street"
Tim Burton, sinema sektöründe onlarca yenilikçi ve yaratıcı projesine rağmen hâlâ Akademi'nin tam olarak kabullenebildiği bir isim değil. Öyle ki filmografisindeki en 'normale yakın' filmlerinde bile ("Ed Wood", "Big Fish") Akademi üyeleri ısrarla onu görmezden gelmeyi başardılar. Ancak ne hikmettir bilinmez yönetmenin Broadway'in popüler oyunlarından "Sweeney Todd"un uyarlaması Oscar kulislerinde de heyecan yarattı. Oyunun popülaritesi bir yana Burton yine bildiğimiz tarzda ve temalara sahip bir filmle karşımıza çıkacak gibi gözüküyor. Johnny Depp ve Helena Bonham Carter ise işin diğer bir güzelliği. Ancak geçtiğimiz haftalarda çıkan Warner Bros'un Burton'dan otosansür uygulayıp filmi biraz yumuşatmasını istediğine dair çıkan haberler de nasıl bir filmle karşılaşacağımız konusunda soru işaretleri doğuruyor. Açıkçası ben Akademi'nin Burton'ı yine kapının dışarısında bırakacağına eminim. Ama belli de olmaz, belki geçmiş günahlarını da affettirmek isterler.

10) "Lions for Lambs"
Hollywood'da en saygın isimlerden birisi olan Robert Redford, doğal olarak Akademi'nin de sevdiği bir isim. Daha önce "Quiz Show" (1994) ve "Ordinary People" ile Oscar'da göz doldurmuş olan Redford bu sefer kendisine başrollerden birisini verdiği "Lions for Lambs"le yarışın içinde yer alıyor. Üstüne üstlük rol arkadaşları da Meryl Streep ve Scieontology tartışmaları sonrasında tekrar itibar kazanmak için yanıp tutuşan Tom Cruise. Filmin fragmanlarına bakarak özellikle Cruise ve Streep arasındaki sahnelerde iyi performanslar izleyeceğimiz kesin gibi gözüküyor. Film bu sene daha çok filmde göreceğimiz Amerika'nın Doğu politikalarıyla ilgili; ama elindeki bu malzemeye rağmen hâlâ tam olarak çekici gözükmüyor. Yine de potansiyel sahibi olduğu ve pek çok taraftar toplamasıyla kendisini Akademi'ye kabul ettirmesi olası. Ne de olsa işin içinde Robert Redford var.

angel_fatma
18.10.2007, 20:26
Oscar'da 63 ülke yarışacak

Oscar Akademi ödüllerinin en iyi yabancı film dalında yarışmak için 63 ülke aday oldu.

Tören komitesi tarafından yapılan açıklamada, bu yıl ilk kez İrlanda ve Azerbaycan'ın da birer filmle aday olduğu belirtilirken, en iyi film ödülü için rekor düzeyde ülkeden aday çıktığı kaydedildi.

Geçen yıl bu dalda 61 ülkenin aday olduğu belirtilen açıklamada, bu yıl aralarında İtalyan yönetmen Giuseppe Tornatore, Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda'nın da yer aldığı önemli yönetmenlerin filmlerinin de aday olduğu ifade edildi.

Aday olan ülkeler arasında, Arjantin, Venezuela, Porto Riko, Mısır, Irak, İran, Lübnan ve İsrail de bulunuyor. Bu 63 ülkeden sadece 5 finalist kategoride yer alabilecek.

angel_fatma
18.10.2007, 20:28
Altın Portakal'dan Jordi Molla sürprizi!

Bu yıl düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin dünyaya açılan yüzü Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin kapanış filmi olarak seçilen görkemli epik başyapıt Elizabeth: Altın Çağ’ın yönetmeni, sinema dünyasının yeni dahisi olarak da anılan Shekhar Kapur ve filmin oyuncularından 4 kez Goya ödülüne aday gösterilmiş genç yetenek Jordi Molla Antalya’ya geliyor.

Susan Minot’un romanından Pulitzer ödüllü Michael Cunningham tarafından uyarlanan derin ve duygu yüklü drama Günbatımı’nda rol alan, Meryl Streep’in gerçek hayattaki kızı Mamie Gummer ve filmin yönetmeni Lajos Koltai de festivalin konukları arasında yer alıyor.

angel_fatma
18.10.2007, 20:32
Ankara Güzfest'e hazırlanıyor!

Bu yıl, “En Güzel filmler, daha büyük perdede, daha çok seyirciyle ve daha ucuza izlenir! ” parolasıyla yola çıkan festival, Amerika’dan Uzakdoğu’ya, Avrupa ve Balkanlardan Ortadoğu’ya, Latin Amerika’dan Afrika’ya, dünyanın hemen hemen her köşesinden birbirinden iddialı filmleri seyirci karşısına çıkarıyor.

Yaklaşık otuzun üzerinde filmin yer aldığı festivalde, Ankaralı sinemaseverler, Cannes, Berlin, Venedik gibi uluslararası festivallerde büyük ödüller almış ve ses getirmiş yepyeni filmler ile Avrupa ve Dünya sinemasının başyapıt niteliğindeki klâsik filmleri, 15 gün boyunca Ankara’nın tek salonlu tek sineması olan Ankapol Sineması’nda izleme fırsatı bulacaklar.

Bu klasikleri sakın kaçırmayın!

Etkinlik kapsamında dünya ve Avrupa sinemasının usta yönetmenlerinden artık her biri birer klasik olmuş başyapıt niteliğindeki filmleri yer alıyor.

Carlos Saura'nın filmografisindeki en önemli filmlerden Besle Kargayı, Franco rejiminin çöküş dönemindeki İspanya’yı, orta sınıftan bir ailenin öyküsü çevresinde cesur bir dille tasvir ediyor. Öyküsünü geri dönüşlerle anlatan film, iç savaşa yıllar sonra, o yıllarda küçük bir kız çocuğu olan Ana’nın gözüyle bakıyor. 1976 yılında Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü alan film, Saura’dan yakın dönem İspanya tarihi üzerine kaçırılmayacak bir başyapıt…

Hong Kong’lu yönetmen Wong Kar-Wai’ye uluslararası şöhretin kapılarını açan kült filmi Chungking Ekspresi, Hong Kong’un salaş otel, bar ve kulüpleriyle ünlü bir bölgesinde geçen etkileyici bir aşk ve yalnız kalpler hikâyesi sunuyor. Yönetmenin kendine has sinema dilini keşfetmek isteyenler için hem eğlenceli hem de hüzünlü bir masal anlatan film, görselliği ve olağanüstü müzikleri için bile izlemeye değer.

Efsanevi yönetmen Tarkovsky'nin Stanislav Lem’in eserinden uyarlayarak çektiği Solaris, diğer filmlerinde olduğu gibi yine insanın var oluşuna ilişkin sorular soran, hayatın anlamını ararken seyirciden çaba isteyen ve şiirsel öğelere fazlasıyla yer veren destansı bir başyapıt. Çekildiği yıllarda büyük ses getiren film, yönetmenin bugün bile en çok tartışılan filmlerindendir. Sinema tarihinin kesinlikle görülmesi gereken başyapıtlarından.

Cezayir doğumlu, çingene asıllı Fransız yönetmen Gatlif’e uluslararası şöhretin kapılarını açan Çılgın Yabancı, bir teyp kaydında duyduğu eşsiz sesin gerçek sahibini bulmak için Avrupa’yı aşan genç bir Fransız’ın uçuk kaçık öyküsünü anlatıyor. Uluslararası festivallerde birçok önemli ödüle layık görülen, özgün kişiliğinin yanı sıra yapımcı, yönetmen, senarist ve müzisyen kimliğiyle dikkat çeken Gatlif’in, çingeneleri, onların aşklarını, hayatlarını, acılarını ve müziklerini en iyi yansıttığı filmi.

Woody Allen ve Luis Buñuel birlikte bir film yapsalardı nasıl bir şey olurdu acaba? Sabun Köpüğü Hırsızları filminin usta yönetmeni Maurizio Nichetti’nin kurmaca ile canlandırma sinemasını başarıyla harmanladığı Uçmak İstiyorum için yapılabilecek en iyi tanım bu olsa gerek.

Türü itibariyle kurmacadan yavaş yavaş canlandırmaya doğru kayan film, yönetmenin yeteneğine ve dehasına şapka çıkartacak derecede çılgın, absürd ve gülünç bir film. Eşine az rastlanır düşünsel bir sinema klasiği…

Sinema tarihinin gelmiş geçmiş en ünlü ve en usta yönetmenlerinden Hitchcock imzası taşıyan Trendeki Yabancı, usta yazar Patricia Highsmith’in romanından uyarlanmış bir başyapıt. Seyirciye yine bir solukta izlenen gerilimi yüksek ve tempolu bir film sunan yönetmenin, dehasının en uç örneklerinden Trendeki Yabancı, sinema tarihinin en ilham verici filmlerinden biri olarak görülüyor.

Özel Gösterim: Beyazperdede GREV var…

Sinemanın doğuşundan itibaren yarım yüz yıllık serüvenini görüp, fiilen yaşayan bir yönetmen olarak sinemaya hem yaratıcı, hem kuramcı, hem de eğitimci olarak büyük katkılar sağlayan Eisenstein’in 1924 yapımı ilk uzun filmi Grev, Türkiye’de ilk kez beyazperdede sinemaseverlerle buluşuyor. Arka planında Sovyet devrimi ve işçi sınıfının tarihini anlatan film, çarlık Rusya’sında yaşanan bir grev olayına tanıklık ediyor.

Politik sinema ustasından iki başyapıt…

Politik-gerilim sinemasının usta yönetmeni Costa Gavras’ın, bugün bile izlendiğinde aynı etkiyi yaratan eşsiz filmleri İtiraf ve Sıkıyönetim de festivalde seyirciyle buluşuyor. Her ikisi de çarpıcı ve kışkırtıcı sahneleriyle akıllara kazınan cesur birer politik başyapıt niteliğindeki bu filmler, yakın tarihe de görsel tanıklık ediyor.

Festivalde ayrıca Dalgıç ve Kelebek, Nefes, Paris’te 2 Gün, Söz Ver Bana ve Tuya’nın Evliliği adlı filmler de gösterilecek.

angel_fatma
18.10.2007, 20:36
Filmekimi Günlüğü

19-25 Ekim tarihleri arasında Beyoğlu Emek Sineması’nda gerçekleşecek Filmekimi’nin programında 2007 yılının uluslararası festivallerde ödüller alan, aralarında dünyanın dört bir yanından usta yönetmenlerin son yapıtlarının da olduğu 21 film yer alıyor.


19 Ekim Cuma
* 11.00 : Nefes
* 13.30 : Tuya’nın Evliliği
* 16.00 : Abim Evin Tek Çocuğu
* 19.00 : 4 Ay, 3 Hafta ve 2 Gün
* 21.30 : Persepolis / GALA
* 24.00 : Persepolis

20 Ekim Cumartesi
* 11.00 : Joe Strummer: Gelecek Daha Yazılmadı
* 13.30 : Kelebek ve Dalgıç Giysisi
* 16.00 : Sürgün
* 19.00 : Paris’te 2 Gün
* 21.30 : Hairspray / GALA
* 24.00 : Kontrol

21 Ekim Pazar
* 11.00 : Tuya’nın Evliliği
* 13.30 : Abim Evin Tek Çocuğu
* 16.00 : Bobby
* 19.00 : Nefes
* 21.30 : Irina Palm / GALA

22 Ekim Pazartesi
* 11.00 : Metres
* 13.30 : Kontrol
* 16.00 : Sürgün
* 19.00 : İpek
* 21.30 : Paranoid Park / GALA

23 Ekim Salı
* 11.00 : Kontrol
* 13.30 : Kelebek ve Dalgıç Giysisi
* 16.00 : Paris’te 2 Gün
* 19.00 : Bando
* 21.30 : Bana Söz Ver

24 Ekim Çarşamba
* 11.00 : Import Export
* 13.30 : Joe Strummer: Gelecek Daha Yazılmadı
* 16.00 : Bando
* 19.00 : Metres
* 21.30 : Sessiz Tanık

25 Ekim Perşembe
* 11.00 : İpek
* 13.30 : 4 Ay, 3 Hafta ve 2 Gün
* 16.00 : Bobby
* 19.00 : Import Export
* 21.30 : Across the Universe / GALA

angel_fatma
18.10.2007, 20:38
İyi Seneler Londra, sürpriz kadrosuyla geliyor

Yönetmenliğini Berkun Oya'nın yaptığı İyi Seneler Londra Ülkü Duru, Denis Lavant, Ali Atay ve Zuhal Olcay gibi kaliteli isimleri biraraya getiriyor. Önümüzdeki aylarda vizyona çıkarılacağı duyurulan film şimdiden merakla bekleniyor.

Konusu:
Uluslararası üne sahip şarkıcı Yaşar Nur, konserinden bir gün, yılbaşından birkaç gün önce Londra'ya varır.

Şehir, karanlık bir gecede, yıllar önce karanlığa gömülmüş anıları canlandıracaktır. Eski bir dost, genç kadına taşıyamayacağı bir sorumluluk yüklediğinde, dengesiz bir hayranı saplantısıyla yüz yüze gelmeye karar verdiğinde ve cesareti kırılmış bir koca eşini özgürleştirecek bir karar aldığında neler olacak?

Öykü, bu kişilikleri tesadüflerin gölgesinde bir araya getiriyor ve önce kendileriyle, ardından birbirleriyle iletişim kurmaya zorluyor. Bu uzun gecenin sonunda yalnızca birkaçı sabahı görüyor.

angel_fatma
22.10.2007, 16:10
http://img137.imageshack.us/img137/4390/1910200711460438508496ngk6.jpg

Euroimages'tan 435 bin avro destek

Eurimages’dan yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın "Hayaller" ile Reha Erdem’in "Hayat var" adlı filmlerine toplam 435 bin Avro destek çıktı.
Avrupa Görsel İşitsel Eserleri Destek Fonu'nun (Eurimages) 107. Olağan Yönetim Kurulu toplantısı 14-17 Ekim arasında İspanya'da yapıldı. Toplantıda, yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın "Hayaller" adlı filmine 235 bin euro destek çıktı. Reha Erdem'in yazıp yönettiği ve yapımcılığını Atlantik Film Yapım'ın üstlendiği "Hayat Var" adlı film de 200 bin euro destek aldı. Ayrıca, Eurimages tarafından 4 sinema filmine Türkiye'de dağıtımının yapılması amacıyla 26 bin euro dağıtım desteği verildi.
Öte yandan, Sinema Destek Kurulu'nun bu yılki ikinci toplantısında da "Hayaller" adlı filme 200 bin YTL, "Hayat Var"a da 250 bin YTL destek kararı alınmıştı.

angel_fatma
22.10.2007, 16:39
http://img49.imageshack.us/img49/9871/caryenbvq6.jpg

Zooey Evet Dedi!

Jim Carrey'nin rol alacağı The Yes Man projesine genç oyuncu Zooey Deschanel katıldı!

(22 Ekim 2007) İngiliz kült mizahçı Danny Wallace'ın Yes Man kitabından uyarlanan ilgi çekici filme Jim Carrey'nin katılımı ile bir anda "Jim Carrey filmine" dönüşen projenin oyuncu kadrosuna yakın zamanda beyazperdenin genç yeteneklerinden Zooey Deschanel katıldı.

Film ilginç bir karar alarak hayatına yeni bir yön veren Danny Wallace'ın anılarına dayanıyor. Komedyen bir karar alıyor ve bir yıl boyunca herkese "evet" demeye başlıyor. Evet, evet diyerek en sonunda hayatı bütünüyle değişiyor.

Kesinlikle zor bir karar gibi gözüküyor, sürekli "evet" demek. Siz ne dersiniz?

angel_fatma
23.10.2007, 09:32
http://img151.imageshack.us/img151/4583/antastarbpc0.jpg

Marceau ve Lambert

3. Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin davetlisi olan Sophie Marceau ve Christopher Lambert dün akşam Antalya’ya geldiler...

(23 Ekim 2007) Real’in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ile AKSAV’ın işbirliği ve Başbakanlık Tanıtım Fonu ile T.C. Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle bu yıl 44.’sü gerçekleştirilen Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin dünyaya açılan yüzü olan 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali, tüm hızıyla sürüyor.

3. Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin davetlisi olan ünlü Fransız oyuncu Sophie Marceau ve Christopher Lambert Antalya’ya geldiler. Basının büyük ilgisini ile karşılaşan Marceau ve Lambert, uçakları havalanına indikten hemen sonra otellerine yerleştiler.

Bana Aştan Söz Et ile ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturan ve aynı yıl Montreal Film Festivali’nde “en iyi yönetmen” ödülünü alan Marceau, 22 Ekim Salı günü filminin gösterimine katılacak ve gösterimden sonra bir basın söyleşisi gerçekleştirecek.

angel_fatma
23.10.2007, 09:35
http://img296.imageshack.us/img296/3809/adaaavs3.jpg

Ada Buluşması!

Martin Scorsese ve Leonardo DiCaprio ikilisi Shutter Island isimli edebiyat uyarlamasında buluşuyor...

Usta yönetmenin 2000'lerdeki oyuncusu, filmlerinin görünen yüzü artık Leonardo DiCaprio oldu. Oyuncunun da herhalde böyle usta bir isimle çalışmaktan yana şikayeti yoktur.

İkili şimdi de Dennis Lehane'nin Shutter Island projesinde buluştu. 1954 yılında geçen öykü, akıl hastanesinden kaçıp bir adaya gizlenen bir katil ile peşindeki görevli arasındaki mücadeleyi anlatıyor.

Bakalım, Martin Scorsese katil rolü için kimi düşünecek?

angel_fatma
23.10.2007, 09:39
http://img100.imageshack.us/img100/1248/dogalsbsc8.jpg

Doğa Filmleri

Gönüllülerden oluşan bir ekibin hazırladığı 3. Dağ Filmleri Festivali, 03-09 Aralık 2007 tarihleri arasında!

3. Dağ Filmleri Festivali, 03-09 Aralık 2007 tarihleri arasında Beyoğlu’nda gerçekleştirilecek.

İlki, 11-12 Şubat 2006 tarihlerinde gerçekleştirilen festival dağlarda yaşamını yitiren dağcılara adanmıştı.

Gönüllülerden oluşan bir ekibin hazırladığı festivalde film gösterimlerin yanı sıra, deneyimli dağcılarla söyleşiler yapılacak ve fotoğraf sergisi açılacak. Festivalde bu yıl dağ ve doğa temalı filmlerin kabul edileceği bir yarışma bölümü de olacak.

Doğa, doğa ve/veya onun parçası olan herşey ile ilgili kurmaca, belgesel, canlandırma, deneysel, vb. türünde filmlerin yapımını özendirmek, bu alandaki gelişime katkıda bulunmak ve dağ/doğa filmleri hafızasını oluşturabilmek amacıyla Ulusal Film Yarışması düzenlenecek.

angel_fatma
25.10.2007, 13:36
http://img81.imageshack.us/img81/3209/stonenamblf5.jpg
Doğuştan Katil
Woody Harrelson, eski yönetmeni Oliver Stone'un Pinkville projesine katıldı...

(25 Ekim 2007) 1968 yılında yaşanan kanlı "My Lai" katliamının sinema filmi haline getirileceğini ve Oliver Stone'un çekeceği. Bruce Willis ve Channing Tatum'lu projeye Oliver Stone'un "doğuştan katili" Woody Harrelson katıldı.

Vietnam savaşına katılan yönetmen Oliver Stone daha önce de savaşı filmlerinin meselesi yapmıştı. Yeni filminde anlatacağı My Lai katliamında beş yüze yakın savunmasız Vietnamlı Amerikan askerleri tarafından öldürülmüştü. Öldürülenlerin çoğu aynı köyde yaşayan kadın ve çocuklardan oluşuyordu.

Oliver Stone yeniden tartışma yaratacak bir filme imza atacak gibi gözüküyor.

angel_fatma
25.10.2007, 13:44
http://img458.imageshack.us/img458/2696/munfabyo8.jpg

Münferit Agora'da!

Kara film türündeki Münferit, 48. Selânik Film Festivali’nde gösterilecek...

(25 Ekim 2007) Kısa filmci Dersu Yavuz Altun'un ilgi çekici Münferit filminden daha önce bahsedildi.

44. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde "Ulusal Yarışma" bölümüne seçilen, başrollerde Ali Erkazan, İdil Fırat ve Mahir İpek’in yer aldığı Münferit 16-25 Kasım tarihlerinde düzenlenen 48. Selânik Film Festivali’nin "Agora" bölümünde gösterilecek.

Daha önce çektiği kısa filmlerle çeşitli ödüller alan Dersu Yavuz Altun, ilk sinema filmini Türkiye'de pek denenmeyen bir tür olan "kara film" türünde çekti. Merak ettiğimiz yapımlar arasında olduğunu ekleyelim.

angel_fatma
25.10.2007, 20:42
http://img215.imageshack.us/img215/1291/3201020071218501314hs9.jpg

Avrupa Parlamentosu'nun ödülü Fatih Akın'a
Avrupa Parlamentosu’nun bu yıl ilk kez verdiği sinema ödülü "Le Prix Lux", yönetmen Fatih Akın’ın "Yaşamın Kıyısında" filmine verildi.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans Gert Pottering, genel kurulda düzenlenen törende ödülü, Fatih Akın adına filmin oyuncularından Hanna Schgulla’ya verdi. Alman oyuncu, törende yaptığı konuşmada, ödülü Akın adına almaktan memnuniyet duyduğunu belirtti ve filmin uzlaşma kültürüne verdiği öneme dikkat çekti.

Pottering, ödülün filme, "dil zenginliği ve artistik yaratıcılık" açısından başarısı dolayısıyla verildiğini söyledi. Avrupa Parlamentosu üyelerinin oyuyla seçilen filmin, AB ülkelerinde kullanılan 22 dile çevrilip gösterilmesi için Avrupa Parlamentosu’ndan maddi destek alacağı belirtildi.

Fatih Akın’ın filmi, Cannes film festivalinde de en iyi senaryo ödülü almıştı.

angel_fatma
08.11.2007, 08:13
http://img111.imageshack.us/img111/4935/1358mutluluksdw0.jpg

Mutluluk Yine Vizyonda!

Abdullah Oğuz'un sinemayı iyiden iyiye ciddiye aldığının kanıtı Mutluluk, Zülfü Livaneli'nin tüm dünyada büyük ilgi gören romanından uyarlama. Öykü ve senaryo yazarlığının Türk sinemasının en önemli zaafı olduğu düşünülürse, özellikle güncel edebiyatımızın malzeme edilmesi zaten gerekli. Kendisi de sinema filmlerine imza atmış olan Livaneli'nin romanının sinema için uygun bir malzeme sunduğu da ortada.

Ailenin namusunu kirlettiği gerekçesiyle öldürülmesine karar verilen Meryem ve onun infazıyla görevlendirilen, askerden yeni dönmüş akrabası Cemal'in yolculuğuyla başlayan film, bu ikilinin yollarının, İstanbul'daki entelektüel çevresinden bunalıp kaçmaya karar vermiş Profesör İrfan ile kesişmesiyle birlikte hepten yol filmi kalıplarına giriyor. İkinci yarısının büyük ölçüde bir tekne çevresinde dönmesiyle de Roman Polanski'nin ilk başyapıtı Sudaki Bıçak'ı hatırlatıyor.

Töre merkezli bir girişin ardından, üç karakterin yollarının kesişmesinden itibaren Türkiye'nin birbirine taban tabana zıt iki kültürel kesiminden gelmiş insanların birlikte çıktıkları yolculuk süresince aralarında beliren çelişkilere odaklanan Mutluluk, dramatik gücünü bu insanların birbirlerini etkilemeleri ve değiştirmelerinde arıyor.

Bunun, televizyon yapımcısı Abdullah Oğuz'dan gelmesi belki beklenmezdi ama kendisi O Şimdi Asker ve Mutluluk ile birlikte gayet güçlü bir sinema duygusuna sahip olduğunu gösterdi. Mutluluk'u daha ilk planından itibaren Türk sinemasının son dönem örnekleri arasında kalburüstü bir pozisyona yerleştiren, seyrettiğimiz şeyin bir sinema filmi olduğunu hissettirebilmesi. Kadraj ve ışık anlamında cesurca davranabilen, perdede izlemenin hakkını veren bir görselliği var karşımızdaki filmin. Hatta kimi zaman, son olarak boş ama gösterişli Babil'ine hayranlıkla bakılan Alejandro Gonzalez Inarritu'nun sinemasını hatırlatıyor. Özellikle Meryem'in bir ahırda kilitli tutulup intihara yönlendirilmesine kadar giden sekans, filmin en güçlü kısmı.

Ancak süresi iki saati bulan Mutluluk, giderek uzayan ve zayıflayan bir film malesef. Öncelikle, İrfan karakterinin öyküye dahil olmasıyla güç kaybediyor film. Çünkü Cemal ile Meryem'in somut ve eylem içeren öyküsüne karşın, İrfan'ın durumu sadece kendi hayatına dair memnuniyetsizliklerinden ibaret ve eylem sunmuyor. Sadece yaşam rutininden uzaklaşmaya çalışan bir adam var ortada. Diğer iki karakterle karşılaştığında onların öyküsünü ilerletmek işlevini görüyor. Bu süreçte de kendisi bir değişim gösteriyor. Fakat varsayılan bu değişim süreci filmden yeterince çıkmıyor.

Bunun başlıca sebebi de, adamın öncesini tanımıyor olmamız. Karısı, yaşadıkları ev ve annesiyle diyaloğu aracılığıyla onun hayatına dair ipuçları da alıyoruz şüphesiz ama kendini artık o hayata ait hissetmese bile çok uzun bir süre onun parçası olmuş bu adamın öncesini görmeye ihtiyaç duyuyoruz. Değişimini anlamamız için bu gerekli. Film boyunca bize sunulan karakter çok da değişir gözükmüyor. Kadını toplumsal olarak algılayışlarında Cemal ile aralarında derin farklılıklar olduğunu bir türlü idrak edip davranışlarını buna göre şekillendiremiyor; umursamazca ikilinin hayatlarına ve kişiliklerine müdahale ediyor. Zaten en başta kent yaşamından uzaklaşıp lüks teknesiyle denizlere açılmasında antipatik, fazlasıyla sukala bir nitelik var. İrfan'ın, Cemal ve Meryem'in değişimleri üstündeki etkisi son derece barizken, tüm yaşananların kendisini nasıl değiştirdiğine dair somut bir yorum çıkmıyor filmden. İki tarafın da bir orta yola doğru yakınlaşmasındansa, doğu kültürü batı kültürüne doğru çekiliyor. Sanırım kent soylu edebiyatının ve/veya sinemasının önereceği çözümün bu olmasına şaşırmamalı.

Bu eksikliklerine rağmen işçiliği düzgün, oyunculukları başarılı bir film Mutluluk. Giderek kendini tekrarladığı ve lafını dolandırarak varacağı noktaya ulaşmasını geciktirdiği için etkisini sona doğru bayağı kaybediyor ve önemli bir film olarak görülebilecekken sıradan bir ürün olarak kalıyor ama romanın popülaritesi sayesinde özellikle yurtdışında ilgi görmesi mümkün. Bizim açımızdan en önemli vasfı ise Abdullah Oğuz'un ciddiye alınacak nitelikli sinemacılarımızdan biri olduğunu işaret etmesi.
http://img214.imageshack.us/img214/2836/1358mutlulukk2ym1.jpg

angel_fatma
11.11.2007, 10:17
En İyi Animasyon

Oscar'ın animasyon aday adayları belli oldu. Sıra şanslı üçlünün belirlenmesinde!

Animasyon türünde beyazperdede çok farklı bir yarış var. Üretilen filmlerin az oluşuna paralel olarak, film şirketleri arasında çok ciddi bir rekabet var. Bu sene Oscar ödüllerinde 3 film aday olarak karşımıza gelecek. 12 aday adayına bakınca seçimin zorluğu daha da göze çarpıyor. Hollywood yapımları her zaman olduğu gibi ağırlığını koysa da, Tekkonkinkreet'in de şansı olduğu söylenebilir. Persepolis'in ise şansı çok yüksek!

Aday Adayları:
Alvin and the Chipmunks
Aqua Teen Hunger Force Colon Movie Film
Arı Filmi
Beowulf
Robinson Ailesi
Persepolis (Bana göre ilk üçe kalan adaylardan birisi)
Ratatouille
Şrek 3
Simpsonlar: Sinema Filmi
Neşeli dalgalar
Tekkonkinkreet
Ninja Kaplumbağalar

angel_fatma
23.11.2007, 09:34
http://img152.imageshack.us/img152/5748/4495999yw1.jpg

Oscar adaylığı için Takva'ya özel afiş
Türkiye'den Oscar aday adayı olan "Takva" filmi için, dünya ve Türk sinemasına yapmış olduğu afişlerle adından sıkça söz ettiren Emrah Yücel yeni bir afiş hazırladı. Los Angeles'ta yaşayan ve daha önce "Kill Bill", "Cold Mountain", "Frida" gibi önemli filmlerinde afiş tasarımını yapan Emrah Yücel'in "Takva" için tasarlamış olduğu afiş, Amerika'da yapılacak özel gösterimler ve basın çalışmalarında kullanılacak. Yine Emrah Yücel Takva için özel bir web sitesi de tasarladı. Tamamen Oscar için hazırlanan, www.takvaforoscar.com adlı site açıldığı andan itibaren büyük bir ilgi gördü.

siyahgül
01.12.2007, 09:25
http://img102.imageshack.us/img102/3663/4539005vo7.jpg


Nefes 'de...Başrolde Mehmetçik !!


Ön hazırlıkları 1.5 yıl süren, kadrosunda yıldız oyuncu bulunmayan filmde, askeri eğitim görmüş 40 genç rol alıyor.

Terör örgütüylea mücadele eden bir komando timinin öyküsünü anlatan “Nefes” filminin çekimlerine başladı. Filmin kadrosunda hiç yıldız oyuncu yok.

Sınır karakolu inşa edildi !

Bugüne kadar birçok büyük firmaya reklam filmi çeken Levent Semerci'nin yönettiği "Nefes"in senaryosu, Hakan Evrensel’in “Güneydoğu'dan Öyküler” adlı kitabından yola çıkılarak kaleme alındı. Film için Niğde Aladağlar’da 120 kişilik bir sınır karakolu inşa edildi. Özel efektlere yer verilen ve savaş sahneleri Hollywood normlarında çekilen filmde tam 12 kamera kullanılıyor.

Öykü gerçeklere dayanıyor !!

Medyavizyon'un dağıtımcılığını üstlendiği film hakkında Semerci şu açıklamayı yaptı: "Bize göre o bölge ne Vietnam’dır ne de en taze örneği ile Irak... Kendine özgü dinamikleri olan, üç-beş kelimeyle açıklanmayacak bir dönem yaşanmıştır, yaşanmaktadır. İnanılmayacak olayların yaşandığı bir dönemin hikayesini tüm gerçekliğiyle beyaz perdeye aktarıyoruz."

angel_fatma
07.12.2007, 10:27
http://img87.imageshack.us/img87/3120/yuzbua6.jpg

120 Vanlı!

Murat Saraçoğlu ile Özhan Eren’in yönettiği epik 120, Şubat 2008’de vizyonda...

Murat Saraçoğlu ile Özhan Eren’in yönettiği ve Özge Özberk, Cansel Elçin, Burak Sergen ile Emin Olcay’ın oynadığı 120, Şubat 2008’de Özen Film dağıtımıyla vizyona çıkarılıyor.

120, karlara yazılmış gerçek bir destan olarak tanımlanıyor.

Van'da 1915'in Ocak ayında, kışın ortasında, 1’nci Dünya Harbi’nin ilk ayları yaşanırken eli tüfek tutan herkes Ruslarla ölüm-kalım harbindeyken sınır birliklerinde cephane tükenir.

Vanlı çocuklar gönüllü olurlar; yaşları 12-17 arasında değişen 120 isimsiz kahraman çocuk cephaneyi sırtlanırlar, karlı dağlarda günlerce-gecelerce yürürler...

120, bizim tarihimizden bir kahramanlık öyküsü anlatmayı hedefliyor; küresel ısınma sonucu mevsimlerin zamanında yaşanamaması sinemacıları olumsuz etkiliyor

angel_fatma
07.12.2007, 10:30
http://img478.imageshack.us/img478/2909/ulabis7.jpg

Ulak'tan Haber Var!

25 Ocak'ta vizyona girecek olan Çağan Irmak imzalı Ulak'ın yeni afişi geldi...

Sinema dünyası Çağan Irmak'ın Ulak'ını bekliyor. Sadece yerli sinema izleyicisi değil, yabancı sinema basını da filme yoğun bir ilgi gösteriyor.

Geçmiş çağlara ait bir intikam hikâyesi olarak da anılan Ulak'ın Çağan Irmak yönetiminde çok çekici ve şık bir seyirlik olacağı belirtiliyor fakat filmin geniş hikayesi henüz açıklanmadı.

Bu arada filmin yanda gördüğünüz yeni afişi beklentileri daha fazla yükseltiyor. Yeni haberler için gözünüz Beyazperde'de olsun!

angel_fatma
10.12.2007, 11:38
http://img221.imageshack.us/img221/9756/cenobnl9.jpg

Biray Dalkıran'ın filmi İsrail’de düzenlenen Eilat Film Festivali’ne katılacak...

04 Ocak’ta vizyon izleyicisi ile buluşacak olan Biray Dalkıran’ın yönettiği, başrollerinde ise Engin Altan Düzyatan ve Fahriye Evcen’in oynadığı Cennet, İsrail’de düzenlenen Eilat Film Festivali’ne katılacak.

2008 yılında altıncı kez 14-17 Mayıs tarihlerinde yapılacak olan Eilat Film Festivali’ne Cennet filminin yönetmeni ve oyuncularının da katılması bekleniyor.

siyahgül
10.12.2007, 22:07
'Kabadayı'nın gücü ustaları biraraya topladı !!

Yılın merakla beklenen filmi 'Kabadayı' 14 Aralık'ta vizyona giriyor. Senaryosunu Yavuz Turgul'un yazdığı filmin yönetmeni Ömer Vargı ile usta oyuncu Şener Şen bu ayki Sinema dergisinin sorularını yanıtladı..

Yavuz Turgul'un senaryosunu yazdığı, yapımcı Ömer Vargı'nın yönettiği ve sinemamızın efsane oyuncusu Şener Şen'in başrolünde yer aldığı 'Kabadayı' vizyona giriyor. Kalabalık bir kadroya sahip filmin oyuncuları arasında, Şen'in yanı sıra Kenan İmirzalıoğlu, Rasim Öztekin, İsmail Hacıoğlu ve Aslı Tandoğan da yer alıyor. Filmde, geçmişin meşhur kabadayılarından Ali Osman (Şener Şen), yıllardır görmediği ve aşık olduğu kadının izini buluyor. Belaya tövbeli Ali, ölüm döşeğindeki bu kadından bir oğlu olduğu haberini alıyor ve oğluna kendini tanıtmak için kolları sıvıyor. Ama oğlu Murat (İsmail Hacıoğlu) ve sevgilisi Karaca'yı (Aslı Tandoğan) bir mafya üyesiyle mücadele halindeyken buluyor. Bu noktadan sonra Ali Osman'ın tek amacı oğlu Murat ve sevgilisi Karaca'yı canı pahasına korumak oluyor elbette.
Sette varlığım hissedilmez
Şener Şen filmlerin proje aşamasında zor bir adam olduğunu söyleyip ekledi: Evet diyene kadar zor bir adamım. Sonrasında her şeyi yönetmene bırakırım..

* Son 20 yıldır Yavuz Turgul'la yapmış olduğunuz filmlere ve bu filmlerde canlandırdığınız karakterlere baktığımız zaman, Kabadayı'daki Ali Osman'ın nasıl bir noktada durduğunu düşünüyorsunuz?
Bu filmlerdeki karakterler genellikle erdemli, fedakâr. Burada ilk kez geçmişi biraz daha kirli, farklı bir adam olarak öne çıkıyor Ali Osman ama yine de fazlasıyla ortak özellikleri var. Zira Yavuz'un (Turgul) karakterleri özel karakterlerdir. Yaşamda benzerlerini görebiliriz ama birebir karşılıklarını bulmak çok zordur. Biraz idealize edilmiş karakterlerdir. Sadece karakterler değil hikayelerdeki aşklar da öyledir, arkadaşlıklar da öyledir. Tabii ki, Ali Osman'ın da bulunduğu konum gereği yine bu tip özellikleri var. Eski bir kabadayı, geçmişi pek temiz değil, cinayetleri var, bulaştığı birtakım olaylar var, ancak tövbe etmiş, bu işleri bırakmış... Yıllar önce birlikte olduğu bir kadından çocuğu olduğunu öğreniyor ve tövbesini bozmak durumunda kalıyor.

KARAKTER BANA UYGUN

* Yavuz Turgul bir karakteri oluştururken direkt olarak sizi düşünerek oluşturuyor olmalı... Bizler sadece çalışırken birlikte olan insanlar değiliz; bir dostluğumuz var. Malum, çok uzun aralıklarla film çekebiliyoruz. O arada bizim dostluğumuzdan ötürü elbette projelerden haberimiz oluyor. Bir şekilde projenin içinde hep beraber oluyoruz. O nedenle, onun da elindeki oyuncu malzemesine göre düşünmesi doğal.

* Filmden önce bir ay süren bir prova dönemi oldu sanırız. Bu dönem nasıl geçti? Rolle ilgili neler konuşuldu? Bu filmin yönetmeni Ömer Vargı ve onun da kendine göre bir metodu var. Mesela Yavuz'un prova süreleri daha uzun sürüyordu. Hatta onunla 'Eşkıya' için bir yıla yakın çalıştığımız bile olmuştu. Burada da ekibin birbiriyle kaynaşması ve yönetmenin rol hakkında düşündüklerini öğrenmek açısından bu provalar faydalı oldu. Diğer oyuncu arkadaşlarımızla hem provada hem setteki ilişkilerimize gelince... Ya bize öyle denk geliyor ya da öyle seçiliyor bilmiyorum ama ben nerede çalışsam orada herkes çok uyumlu çalışıyor. Sonuçta ben de sadece projeye evet diyene kadar zor bir adamım. Ama 'evet' dedikten sonra sette varlığım hissedilmez bile. Sadece yönetmenin sesi duyulur. Ne benim ne de başkasının değil. Sanırım çalıştığımız insanlar da bizim bu durumumuzu görerek etkileniyorlar ve bir uyum oluşuyor.

O dünyanın insanlarını keşfettim

Rol için ön çalışma yaptınız mı? Yavuz'un senaryonun kenarlarına düştüğü notlara, satır aralarına gizlediklerine dikkat ederseniz, bir oyuncu için çok iyi ipuçları olduğunu görürsünüz. Orada neredeyse nasıl oynayacağınızın haritası bile çizilmiştir. Bunlar haricinde Ali Osman'ın geldiği hayat şartlarından gelen insanların genel özelliklerini araştırdım, çünkü kahramanımız kimseye benzemeyen özel biri. O alemden arkadaşları arasında da ayrı duran biri. Mesela diğer arkadaşlarının korumaları, bellerinde silahı olmasına rağmen bir tek Ali Osman'ın böyle bir durumu yok. Ben bu dünyaya ait insanların ortak özelliklerini araştırdım. Onları keşfetmeye çalıştım; okudum, inceledim. Bazılarıyla direkt olarak görüştüm. İlle o dünyayı yaşıyor olması gerekmiyor, sosyal statü açısından biraz daha o tabakaya yakın duran herhangi birinden de benzer detayları yakalayabiliyorsunuz.

Kendime filmci demeyi yeğlerim

* İlk filminiz 1998'de çekilen 'Her Şey Çok Güzel Olacak'tı, ikinci filminiz 'İnşaat'sa 2003 yılında geldi. Şimdi de 'Kabadayı'. Neden bu kadar uzun aralıklarla film çekiyorsunuz?

Biraz fazla ince eleyip sık dokuyoruz, bizim tarzımız bu. Çok fazla hazırlık yapmadan ve projeye inanmadan herhangi bir işin içine giremiyoruz. Aslında daha sık film yapabiliyor olmamız lazım. Çünkü ekonomik ve teknik imkanlar açısından buna muktediriz. Ancak proje geliştirme aşamasında, biz biraz hasta ruhluyuz.

* Projenin nasıl ortaya çıktığını ve nasıl geliştiğini anlatır mısınız? Senaryoya katkınız oldu mu?
Yavuz Turgul 'Gönül Yarası'nın çekimlerinden önce bana bu hikayeden bahsetmişti. Film bitince Yavuz'a 'Kabadayı'nın durumunu sordum. Yavuz Turgul önümüze müthiş bir tretman koydu. Birlikte çalışmaya başladık. Bu çalışma da biraz uzun sürdü; malum, ikimizin de yaşı biraz ilerledi. Mesela isim hatırlayamıyoruz biz. Konuşmalarımız saatlerce sürebiliyor ve bunun önemli bir kısmı da isim hatırlamaya çalışmakla geçiyor... Her neyse, hikayenin ortaya çıkışı ve gelişimi üzerinde çok katkım olduğunu söyleyemem; bu Yavuz Turgul'un hikayesi ve senaryosudur.

* Bugüne kadar, Yavuz Turgul yönetmen, siz yapımcıydınız. 'Kabadayı'da bu durum ilk kez değişti. Sizin için nasıl bir deneyim oldu ? Yavuz Turgul aşağı yukarı 20 yıldır kendi yazdığı senaryoları kendisi filme çeken bir yönetmen. Ancak şu var ki, biz birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Bu nedenle hangimizin filmin hangi aşamasında çalıştığı çok fark etmiyor. Biraz Yeşilçam geleneğinden geliyor olmamızdan da kaynaklanan bir durum bu. Şahsen yapımcı, yönetmen, senarist olmayı değil kendime 'filmci' demeyi yeğleyen birisiyim. Haliyle bu projede de hangimizin filmin neresinde çalıştığı bizim için bir farklılık yaratmadı.

HİKAYEYİ SEVDİM

* Hikayede size bu kadar çekici gelen şey neydi acaba?
Filmi film yapan şey, dramatik yapısının sağlamlığıdır; bu bir. İkinci olarak da, nasıl bir film yapıyor olursanız olun sevgi, aile gibi temel duygular sabittir, değişmez. Hem iyi bir hikaye olduğu hem de temel duyguları çok güçlü biçimde barındırdığı için 'Kabadayı'yı sevdim.

* Oyuncu kadrosu-nun oluşum sürecin-den, seçimlerden birazbahseder misiniz?
Genellikle, kendisi-nin değil, filmin önplana çıkmasını isteyeninsanlarla çalışmak isteriz. Haliyle,gerçekten filmdeoynamak isteyenkişilerle çalışırız ve bizrol teklif ettiğimizde'ret' cevabıyla pekkarşılaşmayız.

* Peki Şener Şen'le olan çalışmanız nasıldı?
Onunla uzun yıllaradayanan bir dostluğu-muz var. Benim set düzenimi bilen biri.Ben çok tempolu ve titiz çalışan biriyim kiŞener de öyledir. İşiniçok seven biriolduğundan ve dostlu-ğumuzdan ötürüçalışırken olumsuz birşey yaşamamızmümkün değil. AyrıcaŞener Şen müthiş biroyuncu. Öyle bir oyun-cuyla çalışmak elbetteçok büyük bir zevk.

Kaynak: Sabah.com.tr

angel_fatma
12.12.2007, 10:33
http://img105.imageshack.us/img105/9161/867e333ff7f41a43b10e502ak5.jpg

'Kabadayı'nın galasına oyuncular damga vurdu

Şener Şen ve Kenan İmirzalıoğlu'nun başrol paylaştığı 'Kabadayı' adlı film, önceki gece görücüye çıktı. Filmin galasına, sosyete ve sanat dünyasının ünlüleri büyük ilgi gösterdi..

Başrollerini Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, İsmail Hacıoğlu, Rasim Öztekin ve Aslı Tandoğan'ın paylaştığı 'Kabadayı' filminin galası; önceki akşam İstinye Park AFM Sinemaları'nda yapıldı. Hayli kalabalık olan galadaki izdiham yüzünden, oyuncular basın toplantısı yapılacak alana güçlükle ulaşabildi.

Başroldekiler birlikte geldi
Gösterime Şener Şen ve Aslı Tandoğan ile birlikte gelen Kenan İmirzalıoğlu, sevgilisi Zeynep Beşerler'in tebriğini ise film izlendikten sonra kabul etti. İki sevgilinin kucaklaşıp, öpüşmesi patlayan flaşlar arasında gerçekleşti. 'Kabadayı'yı izlemeye gelenler arasında; Sitare Akdilek, Derin Güreli, Asuman-Hüsnü Güreli, Semiramis Pekkan, Ayçam İnci, Pelin Doğan, Ayşegül- Muharrem Toplusoy, Semiramis Pekkan, Emel Sayın, Cengiz Abazoğlu, Hülya Koçyiğit, Burak Kut, Begüm-Adnan Şen gibi ünlü isimler yer aldı.

14 Aralık'ta vizyona girecek
Geceye katılan konuklara, kabadayıların elinden düşürmediği birer tespih hediye edildi. 14 Aralık'ta vizyona girecek olan filmin senaryosu Yavuz Turgul'a ait. Yönetmenliğini ise Ömer Vargı üstlendi. 7 hafta sürerken çekimlerde, yaklaşık 30 farklı mekan kullanıldı. 'Kabadayı', önümüzdeki cuma gününden itibaren 400 kopya ile hem yurtiçinde hem de yurtdışında sinemaseverler ile buluşacak.

angel_fatma
12.12.2007, 10:44
http://img105.imageshack.us/img105/3339/4603184zi3.jpg

Film için kamyona kar taşıdılar

Film için kamyona kar taşıdılar 120 isimsiz çocuğun hikayesinin anlatıldığı "120" filminin çekimleri Van'da sürüyor.

Birinci Dünya Savaşı'nın ilk aylarında Rus güçlerine karşı Hoy sınır cephesinde savaşan ve cephanesi tükenen sınır birliğine cephane götürmek için gönüllü olan 12-17 yaşlarındaki Vanlı 120 isimsiz çocuğun hikayesinin anlatıldığı "120" filminin çekimleri Van'da sürüyor.

Tüm hazırlıklarını yapan film ekibi kış sahnelerinin çekimi için kar yağışını bekledi. Ancak beklenen kar bir türlü yağmadı. Van Kalesi'nin güneyinde bulunan eski Van şehrinde çekilecek kış sahneleri için film setine kar taşınmasına karar verildi. Film için gerekli kar Van'a 110 kilometre uzaklıkta bulunan Çaldıran İlçesi'nden kamyonlarla sete taşındı. Özge Özberk, Cansel Elçin, Burak Sergen, Emin Olcak ve Ahmet Uz başrolde olduğu filmin yönetmen koltuğunda Murat Saraçoğlu ve Özhan Eren var.

sumisali
13.12.2007, 13:26
http://img.sabah.com.tr/2007/12/13/gny/im/1FF46145D4D94A42A3F36366r.jpg

'Takva'nın eşyaları müze kökenli


Türkiye'nin 'Oscar Aday Adayı' 'Takva' filminin bazı aksesuvarlarının; Bursa Kent Müzesi Müdürü Ahmet Erdönmez'in koleksiyonuna ait olduğu öğrenildi. Erdönmez, "Bu filmde Bursa'nın küçük de olsa payı var" diyerek şunları söyledi: "Filmin konusu gereği tekke kültürüyle ilgili eşyalar lazımdı. Bende de Mısri Tekkesi'nin koleksiyonu vardı. Seccade, asa, kudü, şamdan, sarık ve cübbe gibi malzemeleri film ekibine verdim."


kaynak..sabah

sumisali
13.12.2007, 13:41
http://www.postagazetesi.net/images/stories/21484.jpg

Eşkıya KABADAYI oldu

Eşkıya idi o, şimdi de silahı kuşanıp Kabadayı oldu...


"Eşkıya" filmi ile sinemaya farklı bir soluk getiren ve uzun yıllardır hafızalardan silinmecek bir oyunculuğa imza atan Şener Şen, bu kez "Kabadayı" için silah kuşandı. 14 Aralık"ta gösterime girecek filmde Ali Osman adında eski bir kabadayıyı oynayan Şen"e filmde, yeni jenerasyonun sevilen yüzlerinden Kenan İmirzalıoğlu eşlik ediyor. Perşembe günü özel bir gösterimde izlediğimiz Ömer Vargı imzalı "Kabadayı", konusu itibarıyla eski Türk filmlerini çağrıştırsa da, bildik klişelerden çok uzakta. Eski Türk filmlerine benzeyen tek yanı, önce tövbe edip silahı bırakan kabadayının, sevdikleri uğruna yeminini bozması hiç kuşkusuz.

Şener Şen, yine rolünün hakkını vermiş. Kabadayılık ona yakışıyor. Bu filmde asıl sürpriz olan, Kenan İmirzalıoğlu"nun rolü. Bugüne kadar birçok dizi ve filmde mert, cesur ve iyi yürekli bir kahramanı canlandıran İmirzalıoğlu, bu kez kötü adam rolünde. Buna İmirzalıoğlu hayranları ne der bilinmez; ama şu da bir gerçek ki, bu rolün de hakkını vermiş.

Filmin hikâyesine gelince... Ali Osman, yoksulun yanında, yetimlere para dağıtan, onları doyuran bir yardımsever. Mahallenin abisi... Yanına sığınanları ölümü pahasına koruduğu yetmezmiş gibi, bir dediklerini iki etmeyen bir yiğit. Ölümden korkmadığı gibi kurşunların üstüne yürüyecek kadar da cesur. Çünkü o bir racon adamı ve namlı bir kabadayı. Arkadaşları fabrika işletirken o, futbola olan sevgisi sebebiyle halı saha işinde karar kılmış. Eski bir milli futbolcu olan yardımcısı Cemil ile yıllardır bu işi yürütmekte. Eski cezaevi arkadaşları Haco, Beyto, Turhan, Hasan, Talat ve Battal ile halı sahada maç yapmak ve akşamları meyhanede geçmiş günleri yâd etmek en büyük eğlencesi onun. Evini ve kendisini çekip çeviren Atiye Hanım dışında kimsesi de yok. Karısı ve oğlu yıllar önce ölmüş. Tek sorun Ali Osman"ın hastalığı nedeniyle zaman zaman yaşadığı unutma nöbetleri. Hiç beklenmedik bir telefon üzerine soluğu hastanede alınca geriye dönüşü olmayan yolculuk da başlamış olur. Ölmek üzere olan eski sevgilisidir ve bir oğullarının olduğunu söyler Ali Osman"a. Şaşkındır ve onu bulmak Sürmeli"ye (Rasim Öztekin) düşecektir. Oğlu Murat"ın sevdiği bir kız, kızı seven bir başka belalı; Devran (Kenan İmirzalıoğlu)... Artık içinden çıkılmaz yolculuk başlamıştır...

Devran, boş değildir. Karanlık işler yaparken çok sevdiği Karaca için ortalığı yakıp yıkacak kadar da delidir. Psikopattır hatta.. Yetimhane çocuğu... Devlet, MİT, polis üçgeninde kullanılan bir katil. Tek istediği ise Karaca... Yapmayacağı yoktur bu uğurda. Oğlunu korumak için yeminini bozan Ali Osman ve belaya küçük yaşta atılan gözü kara Devran... Yollar kesişmiştir ve her yol ölüme çıkacaktır. "Kabadayı" bir yönüyle eski kabadayılarla yenilerini karşı karşıya getiren bir film aslında. İçinde uyuşturucu, kadın, çatışma ne ararsanız var. Tabii ki hem filmin başında hem de sonunda söylenen mesajlar. Eceliyle ölmeye karar verenlerin, kurşunla ölenleri andığı "Kabadayı"da polisin acizliğini de görüyoruz yer yer. Tabii ki finalde Ali Osman ile Devran"ın karşı karşıya geldiği bölüm filmin çözüldüğü an. Arkadaşlık, dostluk ve sevgi gibi kavramlar geride kalıyor namlu şakağınızdayken. Boşa dememişler. "Kabadayılar yalnız yaşar ve yalnız ölür." diye. Ne için?.. Bu da filmin içinde gizli. İsmail Hacıoğlu (Murat), Aslı Tandoğan (Karaca) ve Rasim Öztekin (Sürmeli) gibi oyuncuların rol aldığı filmde Şener Şen ve Kenan İmirzalıoğlu"nun performansı görülmeye değer.

Haber: Yusuf Bülbül
Kaynak: Zaman

PaN ZeHiR
14.12.2007, 13:11
''Cennet'' filmi İsrail yolcusu


http://img208.imageshack.us/img208/6417/cennet121207ah2.jpg (http://imageshack.us)



Yönetmen Biray Dalkıran'ın ikinci filmi ''Cennet'', İsrail'de düzenlenecek 6. Eilat Film Festivali'ne katılacak.

Yönetmen Biray Dalkıran'ın, ''Araf''tan sonraki uzun metrajlı ikinci çalışması ''Cennet'', 4 Ocak 2008'de vizyona girecek.

Başrollerini Engin Altan Düzyatan ve Fahriye Evcen'in paylaştığı ''Cennet'' filmi, 14-17 Mayıs 2008 tarihlerinde İsrail'de düzenlenecek 6. Eilat Film Festivali'nde gösterilecek.

Filmin yönetmeni Biray Dalkıran ve oyuncuların da festivale katılması bekleniyor.

Kaynak...Star

PaN ZeHiR
14.12.2007, 13:23
'Bu kadro iş yapmaz' diyen çoktu!



26 günde 1.364.532 kişinin izlediği 'Beyaz Melek'in yönetmeni Mahsun Kırmızıgül: Alkışlanan bir film yapmaktan büyük onur duyuyorum.

Mahsun Kırmızıgül'ün senaryosunu yazıp, yönettiği 'Beyaz Melek' filmi; gösterimde olduğu 26 günde 1 milyon 364 bin 532 kişi tarafından izlendi. Kırmızgül, dev bütçeli Hollywood yapımlarını gişede sollayan 'Beyaz Melek'in huzurevlerine ziyaret oranını da yüzde 180 arttırdığını belirterek, şunları söyledi:

Kanatlanıp, uçuyor

"Nejat Uygur, Erol Günaydın, Yıldız Kenter gibi ustalarla dolu oyuncu kadrosu ile bir film yapmak için yola çıktığımda; sinemacı arkadaşlarım bana deli diyordu. 'Bu kadro ile bu film iş yapmaz' diyorlardı. Şu an onların da alkışladığı bir film yapmaktan onur duyuyorum."


Kaynak...Sabah

PaN ZeHiR
14.12.2007, 13:28
"Narnia Günlükleri"ne devam



İlk bölümü ''Aslan, Cadı Ve Dolap'' ile hasılat rekorları kıran ''Narnia Günlükleri''nin ikinci bölümü ''Prens Kaspiyan'', 6 Haziran 2008'de vizyona girecek. Filmin üçüncü bölümünün ise 2010 yılında izleyiciyle buluşması planlanıyor.

Clive Staples Lewis'in aynı adlı fantastik çocuk romanından uyarlanan ve ilk bölümü ''Aslan, Cadı ve Dolap'' ile hasılat rekorları kıran ''Narnia Günlükleri''nin ikinci bölümü ''Prens Kaspiyan'', dünya sinemaları ile aynı anda Türkiye'de de 6 Haziran 2008'de vizyona girecek.

180 milyon dolara mal olan ve dünya sinemalarında 744 milyon 783 bin dolar hasılat elde eden Oscar Ödüllü ''Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap''ın devamı olan ''The Chronicles Of Narnia: Prince Caspian/Narnia Günlükleri: Prens Kaspiyan'', ilk 2 bölümü Cannes Film Festivali Büyük Ödülü Altın Palmiye'ye aday gösterilen ''Shrek'' filmlerinin ve ''Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap''ın yaratıcısı Oscar Ödüllü yönetmen Andrew Adamson'ın imzasını taşıyor.

Senaryosu, ilk filmin de senaryosunu yazan Emmy Ödüllü senaryo yazım ortakları Chris Markus ve Stephen McFeely tarafından yazılan filmde, Oscar Ödüllü yapımcılar Mark Johnson ve Philip Steuer ile yine iş birliği yaptı.

Filmin prodüksiyon tasarımlarını ''Babe'', ''Peter Pan'' ve ''The Quiet American''daki çalışmasıyla adını duyuran Roger Ford, kostüm tasarımlarını ''Shrek'' ve ''Shrek 2'' ile ünlenen Isis Mussenden, kurgusunu ''Shrek'' ve ''Shrek 2''den tanınan Sim Evan-Jones, görüntü yönetmenliğini ''Independence Day'', ''Stargate'' ve ''Because of Winn-Dixie'' ile ünlenen Karl Walter Lindenlaub üstlendi.

PEVENSEY KARDEŞLER GERİ DÖNÜYOR

Walt Disney Pictures ve Walden Media'nın birlikte sunduğu ikinci ve üçüncü ''Narnia'' filmlerinin başkarakterleri Pevensey kardeşleri, ilk filmde olduğu gibi William Moseley (Peter), Georgie Henley (Lucy), Skandar Keynes (Edmund), Anna Popplewell (Susan) canlandıracak. ''Prens Kaspiyan'' karakterini ''The History Boys'' adlı filmdeki rolüyle adını duyuran 25 yaşındaki Ben Barnes oynadı. Cesur ve güçlü Aslan karakterinin İngilizce seslendirmesini ise yine Liam Neeson yaptı.

Ölümsüz fanteziler ülkesi Narnia'da yaşanan yepyeni maceraların beyazperdeye yansıyacağı filmin konusu kısaca şöyle: ''Narnia'nın büyülü dünyasında zaman bizim dünyamızdan daha hızlı akmaktadır. Bu nedenle tren istasyonundan hareket eden Pevensey kardeşler (Peter, Susan, Edmund ve Lucy) kendilerini bir sonraki durak olan Büyücü Kral Miraz'ın hüküm sürdüğü adada bulurlar. Şeytani ruhlu bu acımasız kralı devirebilmek ve Narnia'nın eski güzel günlerini geri getirebilmek için adanın genç prensi Caspian ile güçlü Aslan'la ittifak yaparlar.''

Serinin ikinci bölümü ''Narnia Günlükleri: Prens Kaspiyan'', 6 Haziran 2008'de vizyona girecek, üçüncü bölümü ''The Chronicles of Narnia: The Voyage of The Dawn Treader''in ise dünya sinemalarında 2010 yılında vizyona girmesi planlanıyor.

Asteria
14.12.2007, 13:52
Oscar'a Altın Değerinde Hazırlık!

http://img267.imageshack.us/img267/8677/kefaretpw7.jpg

Merakla beklenen 65. Altın Küre Ödüllerinin adayları açıklandı...

(14 Aralık 2007) 65. Altın Küre Ödülleri için beklenen adaylar nihayet açıklandı. Joe Wright’ın Oscar'a göz kırpan çarpıcı romantik çalışması Kefaret en iyi dramanın da bulunduğu 7 dalda Altın Küre’ye aday gösterildi. Ocak ayında dağıtılacak "Altın Küre” ödülleri, 2008 Oscar ödülleri için büyük ipucu taşıyor. Aday listesini aşağıda bulabilirsiniz:

En İyi Drama
"American Gangster" (Amerikan Gangsteri)
"Atonement"(Kefaret)
"Eastern Promises" (Şark Vaatleri)
"The Great Debaters"
"Michael Clayton"(Avukat)
"No Country for Old Men"
"There Will Be Blood"

En İyi Kadın Oyuncu
Cate Blanchett "Elizabeth: Altın Çağ - Elizabeth: The Golden Age"
Julie Christie "Away From Her"
Jodie Foster "İçindeki Yabancı - The Brave One"
Angelina Jolie "A Mighty Heart"
Kiera Knightley "Kefaret - Atonement"

En İyi Erkek Oyuncu
George Clooney "Avukat - Michael Clayton"
Daniel Day-Lewis "There Will Be Blood"
James McAvoy "Kefaret - Atonement"
Viggo Mortensen "Şark Vaatleri - Eastern Promises"
Denzel Washington "Amerikan Gangsteri - American Gangster"

En İyi Müzikal veya Komedi
"Across the Universe"
"Charlie Wilson’ın Savaşı - Charlie Wilson's War"
"Hairspray"
"Juno"
"Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street"

En İyi Müzikal veya Komedi Filmi Kadın Oyuncusu
Amy Adams "Manhattan’da Sihir - Enchanted"
Nikki Blonsky "Hairspray"
Helena Bonham Carter "Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street"
Marion Cotillard "Kaldırım Serçesi - La Vie En Rose"
Ellen Page "Juno"

En İyi Müzikal veya Komedi Filmi Erkek Oyuncusu
Johnny Depp "Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street"
Ryan Gosling "Lars and the Real Girl"
Tom Hanks "Charlie Wilson’ın Savaşı - Charlie Wilson's War"
Philip Seymour Hoffman "The Savages"
John C. Reilly "Walk Hard: The Dewey Cox Story"

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Cate Blanchett "I'm Not There"
Julia Roberts "Charlie Wilson’ın Savaşı - Charlie Wilson's War"
Saoirse Ronan "Kefaret - Atonement"
Amy Ryan "Kızımı Kurtarın - Gone Baby Gone"
Tilda Swinton "Avukat - Michael Clayton"

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Casey Affleck "Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikastı - The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford"
Javier Bardem "No Country for Old Men"
Philip Seymour Hoffman "Charlie Wilson’ın Savaşı - Charlie Wilson's War"
John Travolta "Hairspray"
Tom Wilkinson "Avukat - Michael Clayton"

En İyi Yönetmen
Tim Burton "Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street"
Ethan Coen ve Joel Coen "No Country for Old Men"
Julian Schnabel "Dalgıç ve Kelebek - The Diving Bell and the Butterfly"
Ridley Scott "Amerikan Gangsteri - American Gangster"
Joe Wright "Kefaret - Atonement"

En İyi Senaryo
Diablo Cody "Juno"
Ethan Coen ve Joel Coen "No Country for Old Men"
Christopher Hampton "Kefaret - Atonement"
Ronald Harwood "Dalgıç ve Kelebek - The Diving Bell and the Butterfly"
Aaron Sorkin "Charlie Wilson’ın Savaşı - Charlie Wilson's War"

En İyi Yabancı Dilde Film
"4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün - 4 Months, 3 Weeks and 2 Days" Romanya
"Dalgıç ve Kelebek - The Diving Bell and the Butterfly" Fransa ve ABD
"The Kite Runner" ABD
"Dikkat, Şehvet - Lust, Caution" Tayvan
"Persepolis" Fransa

En İyi Animasyon Filmi
"Arı Filmi - Bee Movie"
"Ratatuy - Ratatouille"
"Simpsonlar: Sinema Filmi - The Simpsons Movie"

En İyi Orijinal Şarkı"Kolera Günlerinde Aşk - Love in the Time of Cholera" filminden "Despedida"
"Grace Is Gone" filminden "Grace Is Gone"
"Into the Wild" filminden "Guaranteed"
"Manhattan’da Sihir - Enchanted" filminden "That's How You Know"
"Walk Hard: The Dewey Cox Story" filminden "Walk Hard"

PaN ZeHiR
14.12.2007, 15:59
'Altın Pusula' filmi tartışma yarattı



Türkiye'de de kısa süre önce gösterime giren ''Altın Pusula'' adlı film, ABD ve İngiltere'de Katolik grupların fantastik senaryoyu din karşıtı ve ateizm yanlısı olmakla suçlayınca tartışma yarattı.

teist olduğunu açıklayan İngiliz yazar Philip Pullman'ın kitap üçlemesinden sinemaya uyarlanan yapım, çekilmeden önce de dine, özellikle Katolik inancına doğrudan saldırı olarak yorumlanmıştı.

Fantezi dünyasını yöneten "Magisterium" tarafından kaçırılan okul arkadaşını arayan ve Dakota Blue Richards tarafından canlandırılan başkahraman Lyra'nın maceralarının anlatıldığı filmle ilgili olarak, dini gruplar, küçük izleyicilerin "Magisterium" ile Katolik Kilisesi arasında benzerlik kurabileceğini düşünüyor.

Karakterlerin her birine, aslında içlerindeki ruhu yansıtmak isteyen ve konuşan hayvanlar olarak tasvir edilen cinlerin eşlik ettiği filmde, "Magisterium" üyelerinin cinlerinin en korkunç hayvanlardan oluşması da Hristiyan gruplarının eleştiri ve boykotuna yol açıyor.

Pullman'ın üçlemesinin ilk kitabı 1995'de yayımlandıktan sonra İngiltere ve ABD'de 15 milyondan fazla satarak büyük bir başarı yakalamıştı.

Pullman daha önce Time dergisine yaptığı açıklamada, film ve kitaplarının din karşıtı olduğu iddialarını reddederek, bu tartışmalara katılmayacağını söylemişti.

Ancak Dini ve Ruhani Haklar için Katolik Birliği gibi gruplar, Pullman'la aynı görüşte olmadıklarını açıklayarak, filmin, "Pullman'ın kitaplarının daha da sulandırılmış hali" ve filmin ve kitaplarının "Hristiyanlık karşıtı ve ateizm yanlısı" olduğunu ileri sürüyorlar.



Kaynak>>>>9 Aralık 2007 cnntürk

angel_fatma
15.12.2007, 19:08
http://img220.imageshack.us/img220/8392/campbfp1.jpg

Dersaneciler Kampta

Beyazperdenin çılgın dersanecileri kamp macerası için geri dönüyor...

Faruk Aksoy’un yönettiği ve Alp Kırşan, Okan Karacan, Paşhan Yılmazel, Cüneyt Arkın, Sibel Tüzün, Mustafa Topaloğlu, Berke Hürcan ve Ozan Aydemir’in oynadığı Çılgın Dersane Kampta, 10 Ocak 2008’de Özen Film dağıtımıyla Aksoy Film tarafından vizyona çıkarılıyor.

Kış ortasında vizyona girecek olan yapım sinemalara yaz mevsiminin sıcaklarını taşıyacak.

Çılgın Dersane Kampta'da üniversiteye giriş sınavlarına çok az bir süre kalmış ve öğrenciler sınav stresinden uzaklaşmak amacıyla doğa cenneti bir yerde sınav öncesi 15 günlük bir kamp sürecine girmiştir. İstanbul Özlem Dersanesi’nin sahibi Hadi’nin yönetiminde başlayan kampa öğrenciler ve öğretmenler büyük bir heyecanla katılırlar...

siyahgül
18.12.2007, 07:59
http://img206.imageshack.us/img206/7596/4635160ol6.jpg

"120" Filmin Setinde Kötü Hava Şartları !!

"6 Gündür 2500 metreden Çekim yapılıyor !!"

Başrollerini Özge Özberk, Cansel Elçin, Burak Sergen, Emin Olcay, Halil Kumova ve Ahmet Uz’un paylaştığı, Özhan Eren ile Murat Saraçoğlu’nun yönettiği "120" filminin çekimleri sürüyor. Birinci Dünya Savaşı sırasında birliklere cephane taşıyan 120 çocuğun hikayesini anlatan bu filmde Münire adlı karakteri canlandıran Özge Özberk, "Sette çok duygusal anlar yaşıyoruz. Film bittikten sonra kendime gelmem zaman alacak" dedi.Van da halen çekimleri süren film olumsuz hava şartlarından dolayı sette zaman zaman zor anlar yaşanmasına neden oluyor. Çekimler 6 gündür 2500 metre yükseklikte devam ediyor..

alıntıdır..

sumisali
18.12.2007, 11:33
Takva ödülleri topladı

Altın Portakal'da 9 ödül alan Takva'ya yurtdışından 6 ödül daha..


Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde 9 ödüle birden layık görülerek bir rekora imza atan Takva, Estonya’da gerçekleştirilen 11’inci geleneksel Black Nights Film Festivali’nde de en iyi filme verilen EurAsia (Avrupa-Asya) ödülünü aldı. Vene Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen ödül töreninde, Takva’ya 15 bin sterlin (36 bin YTL) de para ödülü verildi. Festivalin jürisinde Güney Koreli Yönetmen Chung Sung-woo, Fransa’dan François da Silva, Estonya’dan Jaak Kilmi, Finlandiya’dan Ilkka Matila ve Çek Cumhuriyeti’nden Juliette Sichel gibi ünlü isimler yer aldı.

SIRADA YENİ ÖDÜLLER VAR

Özer Kızıltan’ın yönettiği ve Erkan Can’ın başrolünü oynadığı Takva birçok farklı festivalde ödüle aday gösterilmeye de devam ediyor. Black Nights Film Festivali’nde geçtiğimiz yıl da Nuri Bilge Ceylan “İklimler” filmiyle en iyi yönetmen ödülünü almıştı.

Akşam

sumisali
18.12.2007, 11:35
MUSALLAT’a Hollywood Makyajı...

Türk ve dünya sinemalarında ilk kez cinlerin tasvir edildiği film olarak vizyona girmesi heyecanla beklenen MUSALLAT, Hollywood Stüdyoları’ndan gelen özel ekip imzalı plastik makyaj ve aksesuarlarıyla da dikkat çekecek.



Türk Sineması’nda İlk Kez “Dami Bebek” Kullanıldı…

Musallat filminin en etkileyici sahnelerinden biri doğum sahnesi... Özel silikon karışımla hamile haline getirilen Nurcan’ın (Biğkem Karavus) normal doğumla dünyaya getirdiği anormal bebeği, Amerika’da Hollywood Stüdyoları’nda özel olarak dizayn edildi... Joj stickler’le kumanda edilen silikondan yapılmış “Dami-Hareketsiz “ bebeğin yapımı yaklaşık 7 hafta sürdü... Ayakları ters olarak üretilen bu bebek, silikon karışımlı kalıba konulup üzerine elle rötuşlar yapıldı. İnsan tenine en yakın malzemeden üretilen bu bebeğin benzerleri dünya sinemalarında gösterilen fantastik filmlerde kullanılıyor.



Biğkem Matrix tekniğiyle Uçtu...

Filmde, dünya sinemalarında şu anda kullanılan en son teknojiler kullanıldı. Nurcan karakterini canlandıran Biğkem Karavus’a filmin bir sahnesinde özel bir korse giydirilerek makaralı bir mekanizma ile uçması sağlandı. Matrix filminde de kullanılan bu teknik, Türkiye’de uzun metrajlı filmlerde ilk kez MUSALLAT’ta uygulandı.



Plastik Makyajlar Ben Nye İmzalı...

Amerika’da Kullanılan Özel Lens...

16 Kasım’da tüm Türkiye’de ve Avrupa’da vizyona girecek MUSALLAT filminin plastik makyajları ise dünyaca ünlü bir ekip olan Ben Nye imzası taşıyor. Cin makyajında, 3 kişilik ekiple 7.5-8 saat air brush tekniğiyle çalıştı. Bu özel plastik makyajların en ilginci kulak protezi ile Amerika’da yaptırılan ve yalnızca doktor tarafından takılabilen özel lenslerdi... Nurcan’ın gelinlikle göründüğü bazı sahnelerde ise yine özel yöntemlerle yeni makyaj teknikleri kullanıldı.



Yapımcılığını Mia-Dada Film, yönetmenliğini Alper Mestçi’nin üstlendiği MUSALLAT’ta başrolleri Burak Özçivit, Biğkem Karavus ve Kurtuluş Şakirağaoğlu canlandırıyor. Filmin galası 15 Kasım Perşembe akşamı Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekeştirilecek. Musallat, 16 Kasım Cuma günü de 180 kopyayla tüm Türkiye’de ve bazı Avrupa ülkelerinde vizyona girecek.

alıntıdır.....

sumisali
18.12.2007, 11:38
http://www.sinemahaber.com/haberresim/babamveoglum.jpg

Çağan Irmak'tan mektuplu cevap

Çağan Irmak, "Babam ve Oğlum" filminin senaryosunun alıntı olduğunu iddiasına bir mektupla yanıt verdi. İşte o mektup...

Çağan Irmak, "Babam ve Oğlum" filminin senaryosunun "Kırmızı Kediler" adlı kitabından alındığını iddia ederek mahkemeye başvuran Fatma Karahisarlı'ya bir mektupla yanıt verdi.


Çağan Irmak, basın kuruluşlarına gönderdiği ve Fatma Karahisarlı'ya hitaben yazdığı mektubunda şunları söyledi:


"İddia ettiğiniz şekilde kitabınızdan esinlenmem ya da öykünüzü kullanmam matematik olarak mümkün değildir. Kitabı bana Çemberimde Gül Oya'nın setinde armağan ettiğiniz nisan ayından 2.5 ay sonra, yani temmuz ayının başında, Babam ve Oğlum'un çekimleri başlamıştı. Hatta sanat yönetmenimiz haziran ayının başında Ayvalık'a giderek çalışmalarına başlamıştı. Çemberimde Gül Oya'nın çekimleri ise mayıs ayının sonunda bitti. Günde 12 saat dizi film setinde çalışan, üstelik hikayeleri de yazan bir yönetmen, 2.5 ay gibi kısa sürede bir kitabı çalıp film yapmayı başaramaz, buna matematik olarak imkan yoktur. Babam ve Oğlum'un teknik ekibi ve oyuncuları senaryoyu nisan ayından daha önce ellerine almışlardı bile. Çünkü bir filme hazırlanmak en az 6 aylık bir süre gerektirir. Üstelik 92 yılında yazdığım Babam ve Oğlum senaryosunun ilk halini 93 yılında Promete Film'in sahibi yapımcı Cengiz Ergun'a sunmuştum. Ama o yıllarda sinema sektörünün içinde bulunduğu ekonomik kriz sebebiyle daha sonraya ertelenen bir proje olmuştu. Yapımcımız Şükrü Avşar bunları size anlattığı halde siz ısrarla kitabınız çevresinde bir gündem yaratmaya çabaladınız. Bu kitabın bana armağan edilmesi düşündürücü. Dünyada hit olmuş bütün eserlerin başına gelen bu durum tabii ki benim de başıma gelecekti. Çünkü Babam ve Oğlum'un sizden başka yaklaşık 50 kadar sahibi var. Ne şaşırtıcı değil mi? Rahat uyumanızı sağlayacaksa, komşunun bahçesinden mandalina bile çalmamış biri olarak size namusum, şerefim, tüm kutsal saydığım şeyler üzerine yemin ederim ki kitabınızı okumadım. Umarım başkaları okur."

alıntıdır....

sumisali
18.12.2007, 11:53
http://www.kralmagazin.com/images/news/66402.jpg

Bu Ne Perhiz Bu Ne Gala

Hikayesi Sezen Aksu'nun şarkıları eşliğinde sözsüz olarak akan 'O Kadın' adlı filmin basın galası yapıldı ama basın içeri alınmadı.

Hikayesi Sezen Aksu'nun şarkıları eşliğinde sözsüz olarak akan 'O Kadın' adlı filmin galası önceki akşam İstinye Park AFM Sinemaları'nda gerçekleştirildi

http://img.sabah.com.tr/2007/12/16/gny/im/FB5DEC698700E44885482E81r.jpg

Basın galası olduğu belirtilen geceye, basının alınmaması herkesin kafasında soru işareti oluşturdu. Yönetmenliğini Orhan Bozkurt'un yaptığı filmin galasında resmen ünlüler geçidi yaşandı.

Şenlendirici konser verdi..
Filmde, birer klasik haline gelen 18 şarkısının yanı sıra 'Beşik' adlı yeni bir parçası da bulunan Sezen Aksu hastalığı nedeniyle galaya katılamadı. Film gösteriminden sonra Hüsnü Şenlendirici sahneye çıkarak Minik Serçe'nin parçalarından oluşan mini bir konser verdi.

FİLM EKİBİ TAM KADRO OLARAK KATILDI
Başrollerini Tardu Flordun ile Selin Demiratar'ın paylaştıkları 'O Kadın'ın galasına, film ekibi tam kadro katıldı. Gözler, filme şarkılarıyla renk katan Sezen Aksu'yu aradı.


alıntıdır..

angel_fatma
18.12.2007, 15:31
http://img210.imageshack.us/img210/7615/sesbxr4.jpg

Sesli Betimleme

Derviş Zaim’in Cenneti Beklerken filmi Sesli Betimleme Projesi kapsamında!

Türkiye’de artık görme engelliler de sinema filmlerini kendi başlarına takip edebilecekler.

Sinema filmlerinde sözsüz bölümlerin betimlenmesi yoluyla gerçekleştirilen Derviş Zaim’in Cenneti Beklerken filminin DVD’si geçtiğimiz günlerde piyasaya çıktı.

Cenneti Beklerken filminin görmeyenler için özel bir şekilde hazırlanan sesli betimleme versiyonu ile birlikte Türkiye’de ilk kez uzun metraj bir sinema filmi, görmeyenlerin de erişimine sunulacak.

Tamamıyla gönüllü öğrencilerin oluşturduğu Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi Sesli Betimleme Grubu tarafından gerçekleştirilen projede, filmin seslendirmesini oyuncu Ceyda Düvenci yaptı.

angel_fatma
23.12.2007, 12:49
http://img178.imageshack.us/img178/4256/senbbc5.jpg

Senaryo Öğrenmek İster misiniz?
Ustalarla Buluşma bu kez Zeki Demirkubuz, Ümit Ünal, Neşe Şen, Safa Önal, İpek Bilgin ve Çağan Irmak'la...

Senaryo eğitimini yaygınlaştırmayı ve sektörün genel kalitesini yükseltmeyi amaçlayan Senaryo Yazarları Derneği Sender, “Ustalarla Buluşma” adını verdiği eğitim programının ikincisini başlatıyor.

Programın bu seferki eğitimcileri Zeki Demirkubuz, Ümit Ünal, Neşe Şen, Safa Önal, İpek Bilgin ve Çağan Irmak.

Ustalarla Buluşma, 6 Ocak Pazar günü başlayacak ve altı hafta boyunca Pazar günleri üç saat olarak gerçekleşecek. Film sektöründen olan ya da olmayan herkesin katılabileceği programda katılımcılar, senaryo yazmanın temel teknikleri, karakter geliştirme, dramatik yapı, oyuncu gözüyle senaryo ve yönetmen gözüyle senaryo başlıkları altında eğitim alacaklar.

Ustalarla Buluşma-2 için kayıtlar 11 Aralık’ta başladı...

PaN ZeHiR
25.12.2007, 11:05
Yeni yılın ilk Türk filmleri



Çağan Irmak imzalı "Ulak" ile "Maskeli Beşler" ve "Çılgın Dersane" serilerinin devam filmleri 2008'in ilk ayında seyirci ile buluşacak. Türkiye'nin "ilk fantastik çocuk filmi" olarak nitelendirilen "Çocuk" ile "Rıza" da yeni yılın ilk Türk filmleri arasında yer alıyor.

Yeni yılın ilk ayında yönetmen Çağan Irmak'ın merakla beklenen yeni filmi ''Ulak'', izleyici ile buluşacak. "Babam ve Oğlum'' ile gişe rekorları kıran yönetmen Çağan Irmak'ın filmi, 25 Ocak 2008'de vizyona girecek.

Başrollerinde Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler, Şerif Sezer, Kaya Akkaya, Melis Birkan, Feride Çetin, Şener Kökkaya, Mahir İpek, Zuhal Gencer Erkaya, Mahmut Gökgöz'ün rol aldığı filmde ayrıca 25 kişilik bir çocuk oyuncu kadrosu da kamera karşısına geçti.

''Babam ve Oğlum''un film müziğiyle ''Dünya Film Müzikleri Ödülleri Yılın Keşfi'' ödülünü alan Evantia Reboutsika'nın yaptığı filmin müziklerini Greek String Orkestrası seslendirdi.

Filmin görüntü yönetmenliğini, 2003 Uluslararası Saraybosna Film Festivali'nde ''En İyi Film-Kodak Ödülü''nü ve 1990 Belgrad Film Festivali'nde Altın Madalya ödülünü alan Mirsad Herovic, genel sanat yönetmenliğini ise 4 kez Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ''En İyi Sanat Yönetmeni'' ödülünü alan Mustafa Ziya Ülkenciler üstlendi.

Ayvalık'ta başlayan İstanbul'da biten ve 7 hafta süren çekimler için filmin genel sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler denetiminde İstanbul Kısırkaya köyünde senaryoya uygun olarak tasarlanan bir köy inşa edildi.


"ÇILGIN DERSANE KAMPTA"

''Çılgın Dersane'' filminin devamı ''Çılgın Dersane Kampta'' 10 Ocak 2008'de seyirci ile buluşacak. Yönetmen Fatih Aksoy imzasını taşıyan filmin senaryosunu Aksoy ile İrfan Saruhan ve Şafak Güçlü yazdı.

Alp Kırşan, Okan Karacan, Paşhan Yılmazel, Ozan Aydemir, Berksan Özer, Simge Tertemiz, Duygu Çetinkaya, Görkem Gürsoy , Oğuzhan Yıldız, Ulaş Özer, Sevil Uyar, Ceyda Ateş, Bahar Akça, Cüneyt Arkın, Sibel Tüzün, Mustafa Topaloğlu ve Berke Hürcan'ın rol aldığı filmde, üniversiteye giriş sınavı öncesinde stres atmak amacıyla kampa giren öğrencilerin yaşadıkları anlatılıyor.


''MASKELİ BEŞLER KIBRIS''

''Maskeli Beşler İntikam Peşinde'' ve ''Maskeli Beşler Irak'' serisinin devamı olan ''Maskeli Beşler Kıbrıs'' 11 Ocak 2008'de vizyona girecek filmler arasında... 2005 yılından bu yana sinema salonlarında 2,5 milyon kişi tarafından izlenen serinin yeni bölümü ''Maskeli Beşler Kıbrıs''ı, senaryosunu da yazan Murat Aslan yönetti.

Mehmet Ali Erbil, Peker Açıkalın, Şafak Sezer, Cengiz Küçükayvaz, Melih Ekener, Atilla Sarıhan, Hakan Ural, Deniz Akkaya, Seray Sever, Necmi Yapıcı, Erdal Tosun, Sinan Bengier, Hamit Haskabal, Burak Öncü, Ceyhun Yılmaz ve Deniz Oral'ın rol aldığı filmin konusu şöyle:

''Sevimli ve sakar hırsızlar çetesi Maskeli Beşler, şanssız geçirdiği dönemlerden sonra suç işlemeye tövbe eder ve ticaretle uğraşırlar. Ancak suç dünyasının önemli isimlerinden Rocky Selim (Mehmet Ali Erbil) kendilerine reddedilmesi güç bir teklifle gelir: Kıbrıs'ta bir kumarhaneyi soymak. Bir araya gelen ekip Kıbrıs'a hareket eder. Operasyon için yaptıkları planlar ve soygun çabaları çeteyi birbirinden komik sürprizlerle karşı karşıya getirecektir.''


''ÇOCUK''

Türkiye'nin ''ilk fantastik çocuk filmi'' olarak nitelendirilen ''Çocuk'' 18 Ocak 2008'de vizyona girecek.

Yapımcılığını Sinan Çetin'in üstlendiği yapıt ''Polis'' filminin yönetmeni Onur Ünlü imzası taşıyor. Başrollerinde ''Babam ve Oğlum'' filminin çocuk yıldızı Ege Tanman, Tuba Ünsal ve Hayko Cepkin'in yer aldığı filmin animasyon ve görsel efektlerini Cem Erdoğan hazırladı. Filmin konusu kısaca şöyle:

''Küçük yaşta kaçırılıp bir hırsız çetesinin eline düşen 'çocuk' çetenin en başarılı hırsızıdır. Hırsızlık yapmasının sebebi ise her 30 bin YTL'lik hırsızlık yaptığında çeteden bir çocuğun ailesine iade edilmesidir. Filmin kahramanı, bir gün, çocuklardan nefret eden fakat özel bir televizyon kanalında çocuk programı sunan Rüya (Tuba Ünsal) ile tanışır. Rüya'nın çalıştığı kanalın sahibi İsfandiyar'ın (Hayko Cepkin) amacı ise kanalından bir kutuyla yayın yapıp dünya üzerindeki tüm çocukların hayal gücünü engelleyip onları mutsuz olmasını sağlamaktır.''


''RIZA''

Yönetmen Tayfun Pirselimoğlu filmi ''Rıza'' 4 Ocak 2008'de vizyona girecek. Rıza Akın, Nurcan Eren, Melissa Ahmedi ve Emin Baş'ın rol aldığı filmde, İstanbul-Adana arasında taşımacılık yapan kamyon şoförü Rıza'nın, ipotekli kamyonunun arızalanması üzerine yaşadıklarını konu alıyor.


Kaynak----->sabah.com

sumisali
26.12.2007, 08:10
Kabadayı, İlk 10 Günde Bir Milyon Seyirciyi Geçti


Başrollerini Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, İsmail Hacıoğlu, Rasim Öztekin ve Aslı Tandoğan’ın paylaştığı, senaryosu Yavuz Turgul’a ait olan, yönetmenliğini ise Ömer Vargı’nın yapmış olduğu Kabadayı gişede başarısını kanıtlıyor.

Filmacass ile Fida Film’in ortak yapımı olan 14 Aralık 2007 Cuma günü vizyona giren ve Türkiye’de ilk hafta 540.259 kişinin izlediği Kabadayı, ikinci haftasında da 380.050 kişi tarafından izlendi. Vizyona girdiği günden bugüne toplam 10 günde Türkiye’de 920.309 kişi tarafından izlenen Kabadayı yurt dışında da 100.000 kişi seyirciyi geçti. Kabadayı ilk 10 günde Türkiye’de ve yurtdışında toplam 1.020.309 seyirciyi geçerek 2007 yılının ilk 10 gün açılış rekorunu kırdı.


alıntıdır....

sumisali
26.12.2007, 12:54
http://www.sinelife.net/images/haberResimler/bentanriyim-iamlegend_haber.jpg


''Ben Efsaneyim'' rekor kırdı

Türkiye’de 25 Ocak 2008’de vizyona girecek "Ben Efsaneyim" (I Am Legend) bilim kurgu filmi, ABD’de ilk 3 günde rekor gişe hasılatı yaptı.

Baş rolünü Will Smith’in oynadığı filmin 3 günlük gişe hasılatının 76,5 milyon dolar olduğu kaydedildi. "Men In Black" ve "Independence Day" gibi bilim kurgu filmlerinde de oynayan Will Smith’in dünyada hayatta kalmış tek insanı canladırdığı bu yeni film, 2003 Aralık ayında 72,6 milyon dolar gişe hasılatı yapan "Lord of the Rings: Return of the King" filmini geride bıraktı.

Akiva Goldsman, James Lassiter, Erwin Stoff, David Heyman ve Neal Moritz’in yapımcılığını üstlendiği filmde bilim adamı Robert Neville karakterini canladıran Smith, tedavisi olmayan insan yapımı virüsü kontrol altına alamaz. Smith her nasılsa virüse bağışıklık gösterir ve hayatta kalan tek insan olur. Smith’in hayatta kalmış başka insanlar bulmaya çalıştığı filmde virüse karşı verdiği mücadele anlatılıyor.

Amerikan gişe listelerinde aile filmi "Alvin ve Sincaplar" (Alvin and the Chipmunks) 45 milyon dolarla ikinci sıraya yerleşirken, üçüncü sırayı 9 milyon dolarla "Altın Pusula" (The Golden Compass) aldı.

kaynak:Milliyet

sumisali
27.12.2007, 09:26
120 gencin hikâyesi Van'da son bulacak !

Özge Özberk ve Cansel Elçin'in rol aldığı '120' filminin Van çekimleri yöreye hareket getirdi. Zafer uğruna donarak ölen gençlerin dramını konu alan filmin sonu yaklaştı..

Birinci Dünya Savaşı'nda Ruslar'a karşı verilen mücadelede, cephane taşırken donarak ölen 120 çocuğun hikayesini anlatan 120' filminin Van çekimleri başladı. Murat Saraçoğlu ile Özhan Eren'in yönettiği film için; Van Kalesi'nin arkasındaki Eski Van Şehri'ne Çaldıran ilçesinden kamyonlarla kar getirildi.

KAR TAŞIDILAR

Yaklaşık 300 ton karın taşındığı çalışmalarda; 27 kamyon ile 2 yükleyici ve 30 personel görev aldı. Özge Özberk, Cansel Elçin, Burak Sergen, Emin Olcay ve Oytun Öztamur'un başrolleripaylaştığı filmin yönetmeni Murat Saraçoğlu; "Filmin hikayesine yürekten inanıyoruz" dedi.

ÖNEMLİ BİR OLAY

Yönetmen Saraçoğlu, "Konumuz gerçek ve çok değerli bir tarihsel hadise... Milli bilincimizi taze tutmak için de çok gerekli. Filme büyük emek harcadık. Seyircinin de bizi anlayacağını, hikayeyi seveceğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Hazırlıkları 3 yıl süren '120' filmi için 1914 yılı dekorları ve kostümleri yeniden üretildi. Yaklaşık bin figüranın rol alacağı 3 milyon dolar bütçeli '120', şubat ayında vizyona girecek.

Dönüş yolunda donarak ölürler

Kültür Bakanlığı'ndan 400 bin YTL destek alan '120' filminin konusu şöyle: "1. Dünya Savaşı'nda Van'da eli silah tutan herkes savaşa katılır. Cephede cephanenin tükenmesi üzerine, 120 delikanlı gönüllü olarak çalışmaya başlar. Birlik için cephane toplayan ve yaşları 12-17 arasındaki 120 genç, Mamedik Geçidi'nde soğuğa yenik düşerek donar."

Kaynak: Sabah

sumisali
27.12.2007, 11:59
Cennet'in İngiltere'den gelecek efektleri gecikti

4 Ocak'ta vizyona sunulacak, Biray Dalkıran'ın yönettiği, başlıca rollerde Engin Altan Düzyatan, Fahriye Evcen, Zeynep Papuççuoğlu, Tülay Bekret, Şendoğan Öksüz, Mehmet Birkiye ve Can Anamur'un paylaştığı "Cennet" filminin montajı tüm hızıyla sürerken, beklenmeyen bir gelişme yaşandı.

Halen İngiltere'de hazırlanan ve vizyondan üç hafta önce gelmesi beklenen özel efektlerin gecikmesi üzerine filmin yapımcısı ve yönetmeni Biray Dalkıran "Cennet" filminin vizyon tarihini değişebileceği sinyalini verdi. Biray Dalkıran'ın konu ile ilgili açıklaması:"Hiç beklemediğimiz bir gelişme ile karşı karşıyayız. Film için yeni vizyon tarihini belirlemek için filmin dağıtımcısı 35 Milim ile çalışmalara başladık".

alıntıdır....

sumisali
27.12.2007, 12:04
Uçan Süpürge'de ödüller belli oldu

Ucan Supurge Uluslararasi Kadin Filmleri Festivali 8-15 Mayis 2008 tarihleri arasinda 11. kez gerceklestirilecek. Festivalde bu yil; Ucan Supurge Onur Odulu'nu Nilufer Aydan, Bilge Olgac Basari Odulu'nu ise Meral Cetinkaya alacak.

Ucan Supurge Uluslararasi Kadin Filmleri Festivali, sinemaya yonetmenlik ya da oyunculuk alaninda emek vermis kadinlarin emeklerini gorunur kilmak amaciyla duzenledigi Ucan Supurge Onur Odulu'nu bu yil;

52 yildir Turkiye sinemasina emek verdigi, basrolden karakter oyunculuguna pek cok filmde rol aldigi, Yesilcam geleneginden geldigi halde yeni Turk sinemasina basariyla uyum sagladigi, zirvede oldugu donemde bile "yildiz" olmaya calismadan bagimsiz kimligini ve ozgur ruhunu korudugu, sinema tutkusunu hic yitirmedigi ve hâlâ sinemada ozgun ve farkli karakterleri yaratmaya devam ettigi icin Nilufer Aydan'a veriyor.

***

Ucan Supurge Uluslararasi Kadin Filmleri Festivali; erkeklere ait sinema dunyasinda kadin olarak tum olumsuzluklara karsi duslerini gercek yapmayi basarmis kadinlarin simgesi Bilge Olgac adina, sinemanin farkli alanlarinda basarili olmus kadinlara verilen Basari Odulu'nu ise bu yil;

Rol aldigi filmlerdeki guclu ve etkileyici performansi, kucuk rollerde bile ozenle ve derinlikle yarattigi unutulmaz kisiliklerle karakter oyunculugunun onemini ve degerini bir kez daha kanitladigi icin ve sinemaya verdigi emekten dolayi Meral Cetinkaya'ya veriyor.

alıntıdır...

siyahgül
28.12.2007, 07:51
http://www.beyoglusinemasi.com.tr/resize.php?image=afis/1056.jpg&max_width=330&max_height=440


Sis ve Gece'nin DVD'si çıktı !!

Ünlü polisiye gerilim yazarı Ahmet Ümit’in çok satan aynı adlı romanından uyarlanan "Sis ve Gece" filminin DVD'si Kanal D Home Video etiketiyle çıktı.


Yönetmenliğini Turgut Yasalar’ın yaptığı başrollerinde Uğur Polat ve Sema Ergeç’in oynadığı filmin DVD’sinde Türkiye’de ilk kez hem görme engelliler için sesli hem de işitme engelliler için ise özel alt yazı izleme seçenekleri bulunuyor. Bu sayede filmi görme ve işitme engelli sinema severler de takip edebilecek.

sumisali
29.12.2007, 08:14
http://sanat.milliyet.com.tr/fotobuyuk/122007/261246kabab.jpg

10 günde 1 milyon seyirci!

Başrollerini Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu'nun paylaştığı, senaryosu Yavuz Turgul’a ait Kabadayı gişede başarısını kanıtlıyor.

Filmacass ile Fida Film’in ortak yapımı olan 14 Aralık 2007 Cuma günü vizyona giren ve Türkiye’de ilk hafta 540.259 kişinin izlediği Kabadayı, ikinci haftasında da 380.050 kişi tarafından izlendi. Vizyona girdiği günden bugüne toplam 10 günde Türkiye’de 920.309 kişi tarafından izlenen Kabadayı yurt dışında da 100.000 kişi seyirciyi geçti. Kabadayı ilk 10 günde Türkiye’de ve yurtdışında toplam 1.020.309 seyirciyi geçerek 2007 yılının ilk 10 gün açılış rekorunu kırdı

kaynak: milliyet

PaN ZeHiR
01.01.2008, 21:53
Filmi ihtiyaç kredisiyle çekmiş


Berkun Oya, ilk filmi 'İyi Seneler Londra'yı çekmek için bankadan 400 bin YTL kredi almış! Masrafların çıkması için filmi en az 150 bin kişinin izlemesi gerek.

PARAYI LONDRA'DA HARCADI!

Yeşilçam'da kredili dönem! Yönetmen Berkun Oya, ev ya da araba için değil sanat için ihtiyaç kredisi kullanarak bir ilke imza attı! Oya, cuma günü gösterime giren ilk film 'İyi Seneler Londra'yı finanse etmek için 400 bin YTL banka kredisi kullandı! Filmin yapımcılığını da üstlenen genç yönetmen parayı Londra'daki çekimlere harcadı.

'İYİ SENELER BOLVADİN' GELİYOR

Başrollerini Zuhal Olcay, Ülkü Duru, Ali Atay ve Fransız oyuncu Denis Lavant'ın paylaştığı filmin masraflarını kurtarması için en az 150 bin kişi tarafından izlenmesi gerekiyor! Bu arada Berkun Oya, üçleme olarak düşündüğü filmin ikincisi 'İyi Seneler Bolvadin' için de kolları sıvadı.


Kaynak----->sabah.com

PaN ZeHiR
01.01.2008, 21:54
"Cennet" bahara kaldı



4 Ocak 2008'de vizyona girmesi planlanan "Cennet" filmi, İngiltere'den gelecek efektlerin gecikmesi yüzünen 11 Nisan 2008 tarihinde seyirci ile buluşacak.

Yönetmen Biray Dalkıran'ın ikinci filmi ''Cennet''in gösterim tarihinin, İngiltere'den gelecek efektlerin gecikmesi sebebiyle ertelendiği bildirildi.

Film Konsept Yapım ve Danışmanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, filmin yönetmeni ve yapımcısı Biray Dalkıran ile filmin dağıtımcısı 35 Milim Yapım ve Dağıtım arasında yapılan görüşmeler sonucu, 4 Ocak 2008'de sinemaseverlerle buluşması beklenen filmin 11 Nisan 2008 tarihinde vizyona girmesi kararlaştırıldı.

Filmin oyuncu kadrosunda Engin Altan Düzyatan, Zeynep Pabuççuoğlu, Fahriye Evcen, Şendoğan Öksüz, Aytaç Ağırlar, Tülay Bekret, Cüneyt Sayıl ve Mehmet Birkiye yer alıyor.

Filmin konusu özetle şöyle: ''Can, 29 yaşında atipik psikoz ve zeka düzeyindeki düşüklüğe rağmen büyük hayal gücüne sahip bir kişidir. 7 yaşında, annesi öldüğü zaman, yaşadığı travma sonucu onun hayaliyle yaşamaya başlamış ve annesi dışında kimseyle iletişime giremediği bir çocukluk geçirmiş; bu yüzden kendine ait bir cennet yaratmıştır. Filmin kahramanı, bir gün, cennetinde tek başına olmadığını, güzel bir kızın da kendisine eşlik ettiğini fark eder.''

PaN ZeHiR
01.01.2008, 21:56
Gişelerde gerçek bir "efsane"



Will Smith'in başrolünde yer aldığı "Ben Efsaneyim / I am Legend" 14-16 Aralık tarihlerinde, ABD'de vizyona girdiği ilk hafta sonunda yaklaşık 76,5 Milyon Dolar (yaklaşık 90 Milyar YTL) hasılat elde etti. Film 25 Ocakta Türkiye'de vizyona girecek.

Will Smith "Ben Efsaneyim" ile kariyerinde onbirinci kez ilk hafta sonunu birinci sırada açıyor. Üstelik Aralık ayında bugüne kadarki en yüksek açılış rekorunu da kıran film, Will Smith'in ilk hafta sonu açılış rakamları arasında da açık arayla en yüksek hasılata sahip olan film.

ABD'de üç günde, geçen haftanın ilk onbeş filminin toplamı kadar hasılata ulaşan "Ben Efsaneyim", bu haftanın ilk on filminin Ağustos ayından beri en yüksek hasılat toplamına ulaşmasını da sağladı.

Aksiyon, dram ve bilim-kurgu türlerini harmanlayan ve muhteşem gişe performansı ile gerçek bir efsane olma yolunda ilerleyen "Ben Efsaneyim" ülkemizde 25 Ocak 2008'de vizyona girecek.


Filmin konusu:

Robert Neville (Will Smith) çok başarılı bir bilim adamıdır, ama o bile, durdurulamayan, tedavi edilemeyen, insan yapımı o korkunç virüsü kontrol altına alamamıştır. Her nasılsa virüse bağışıklık gösteren Neville, New York şehrinden, hatta belki dünyadan arta kalan yerde, hayatta kalmış tek insandır. Neville üç yıl boyunca inancını yitirmeden her gün telsiz mesajı göndererek, umutsuz bir şekilde, hayatta kalmış başka insanlar bulmaya çalışır. Ama yalnız değildir. Salgının mutanta dönüştürdüğü kurbanlar, yani "Virüslüler" karanlıkta pusuya yatmış...Neville'in her hareketini izlemekte...ölümcül bir hata yapmasını beklemektedirler. Belki de insanoğlunun son ve en iyi umudu olan Neville'i ayakta tutan tek şey kendine düşen görevi yerine getirme arzusudur: Kendi kanını kullanarak virüsün etkilerini tersine çevirecek bir tedavi bulmak. Ama karşısındakilere karşı sayıca az olduğunu bilmektedir... ve zamanı da hızla tükenmektedir.

Warner Bros. Pictures, Village Roadshow Pictures işbirliğiyle, bir Weed Road/Three Arts Entertainment yapımı olan "I Am Legend/Ben Efsaneyim"i sunar. Başrolünü Will Smith'in üstlendiği filmi Francis Lawrence yönetti. Filmin senaryosunu Mark Protosevich ve Akiva Goldsman kaleme aldı. Senaryo John William ve Joyce H. Corrington'ın senaryosuna ve Richard Matheson'ın romanına dayanıyor. Akiva Goldsman, James Lassiter, Erwin Stoff, David Heyman ve Neal Moritz'in yapımcılığını üstlendiği "I Am Legend / Ben Efsaneyim"in yönetici yapımcıları ise Michael Tadross, Dana Goldberg ve Bruce Berman.


Kaynak-----> sabah.com

PaN ZeHiR
02.01.2008, 09:35
Yalnızlığı anlatan en iyi 10 film



'www.barbuni.com' adlı internet sitesi, beyazperdenin yalnızlık temasını en iyi anlatan 10 filmini seçti. Listenin zirvesine Pedro Almodovar'ın yazıp yönettiği 'Konuş Onunla' oturdu. 3. sırada ise, Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi var.

Konuş Onunla

Pedro Almodovar'ın yönettiği film, yalnızlık temasını Beningo adlı bir hemşire ile Marco adlı bir yazarın dostluğu üzerinden anlatıyor. Film, çiftler arasındaki iletişim kopukluklarının yalnızlığı tetikleyişine de değiniyor. Filmde başrolleri Javier Camara ve Dario Grandinetti paylaşıyor.

Taksi Şoförü

Martin Scorsese'nin yönettiği film, bir insanın dışlanmasının nelere yol açabileceğini gözler önüne seriyor. Robert De Niro filmde, 'Travis Bickle' adlı kimsesiz bir taksi şoförünü canlandırıyor. Bireyin yalnızlığı kabullenme ve kabullenememe arasındaki bocalaması anlatılıyor.

Uzak

Nuri Bilge Ceylan'ın yazıp yönettiği film, ideallerinden uzaklaştıkça yaşamının anlamını yitiren bir adamla, hayallerini gerçekleştirmek için İstanbul'a gelen bir gencin hikayesini anlatıyor. Filmin kahramanlarının yalnızlıkları, mevsimin acımasız ritüelleriyle birleşiyor.

Schmidt Hakkında

Filmde, aşk ile çalıştığı işten emekli olan Warren Schmidt adlı bir adamın boşluğa düşüşü anlatılıyor. Yalnızlığının farkına varan Schmidt, kendini Afrikalı aç çocuklara yardım etmeye adıyor. Filmin başrolünde Jack Nicholson var.

Paris, Teksas

Wim Wenders'in yönettiği filmde karısından ayrıldıktan sonra ortadan kaybolan Travis adlı bir adamın öyküsü anlatılıyor. Çölden doğduğu kasabaya doğru muammalı bir yolculuğa çıkar Travis, beyazperdeye aradığını bulamayan insanların çözümsüz hallerini taşıyor. Filmin başrolünde Harry Dean Stanton var.

2046

Kar Wai Wong'un yönettiği filmde, aşk acısıyla kendini otel odasına kapatan bir adamın yalnızlıkla örülü hikayesi anlatılıyor. Filmde başrolleri Tony Leung Chiu Wai ve Li Gong paylaşıyor.

Sakın Kapımı Çalma

Yönetmenliğini Wim Wenders'ın üstlendiği film, kovboy filmlerinin aranan yıldızı Howard Spence'in şöhretini kaybettikten sonra alkol ve uyuşturucu batağında kayboluşunu anlatıyor. Filmin başrolünde Sam Shepard var.

Bay Lazarescu'nun Ölümü

Bay Lazarescu, Bükreş'te 3 kedisiyle yaşayan 60 yaşında bir alkoliktir. Bir gece midesine giren kramplar sonucunda kendini bir başına hastanede bulur. Hikaye onun yalnızlık içinde ölümüyle biter. Filmin başrol oyuncusu Ion Fisceteanu.

Plüton'da Kahvaltı

Neil Jordan'ın çektiği filmde başrolleri Cillian Murphy ve Liam Neeson paylaşıyor. Filmin öyküsü şöyle: Patrick Kitten, bebekken Peder Bernard'ın kapısına bırakılmıştır. Büyüdüğünde Londra'da yaşayan annesini bulmaya karar verir. Bu yolculuk onu inanılmaz olaylara sürükler.

Angel-A

Luc Besson imzalı filmde, başrolleri Jamel Debbouze ve Rie Rasmussen paylaşıyor. Filmde şehrin yarısına borcu olan dolandırıcı Andre'nin öyküsü anlatılıyor. Paris sokaklarında dolaşırken Angel-A adlı bir kadınla tanışan Andre yalnızlığından onun sayesinde kurtuluyor.

angel_fatma
04.01.2008, 15:15
http://img108.imageshack.us/img108/4420/ulakhl0.jpg

25 Ocak'ta sinemalarda

Çağan Irmak'ın senaryosunu yazıp yönettiği "Ulak", 25 Ocak'ta vizyona giriyor.Irmak, filmin müziklerinde, bir önceki filmi "Babam ve Oğlum"da da beraber çalıştığı müzisyen Evantia Reboutsika ile birlikteliklerini devam ettirdi.

Müzikleri Greek String Orkestra çaldı. Filmin görüntü yönetmeni, 2003 Uluslararası Saraybosna Film Festivali'nde En İyi Film-Kodak Ödülü'nü ve 1990 Belgrad Film Festivali'nde Altın Madalya ödülünü alan Mirsad Herovic. Dört kez Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Sanat Yönetmeni ödülünü almış olan Mustafa Ziya Ülkenciler filmin genel sanat yönetmenliğini üstlendi. Filmed, Çetin Tekindor, Hümeyra, Tetkin Dikinciler, Şerif Sezer gibi usta oyuncuların yanı sıra, 25 kişilik çocuk oyuncu kadrosu da rol aldı.

angel_fatma
06.01.2008, 13:01
http://img215.imageshack.us/img215/9044/hmarefjkkkyd7.jpg

'Ulak' vizyonda fırtına estirecek

Çağan Irmak'ın son filmi 'Ulak', 25 Ocak'ta izleyiciyle buluşacak. Çekimleri mayıs ayında Ayvalık'ta başlayan ve toplam 7 hafta süren 'Ulak', konusuyla olduğu kadar, oyuncuların kostümleri ve makyajlarıyla da ilgi çekecek. Filmde Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler, Şerif Sezer ve Feride Çetin başrolleri paylaşıyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
09.01.2008, 07:37
Senaristlerin grevi nedeniyle beklenen Altın Küre ödül töreni iptal edildi...

Hollywood'lu senaryo yazarlarının haklı grevi, sinema dünyasını etkilemeye devam ediyor. Sinema sektörü içinde hak ettiklerinden çok daha az para aldıklarını savunan senaristlerin grevi aylardır pek çok film projesinin ve etkinliğin gerçekleşmesini engelliyor.

Oscar'ın habercisi olarak kabul edilen ve tüm dünyadan büyük ilgi gören Altın Küre ödül töreni bu sene 13 Ocak'ta yapılmayacak ve sonuçlar sadece basın toplantısı ile küçük ekrandan duyurulacak.

angel_fatma
09.01.2008, 07:40
http://img135.imageshack.us/img135/1029/baybrv4.jpg

Hamdi Alkan’ın yönettiği Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım’ın afişi hazırlandı.

Hamdi Alkan’ın yönettiği ve Vural Çelik, Doğa Rutkay, Tamer Karadağlı ile Yasemin Conka’nın başrollerini paylaştığı Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım’ın afişi sinema dünyasına sunuldu.

22 Şubat 2008′de UIP Filmcilik dağıtımıyla Digital Platform tarafından vizyona çıkarılacak film Adalet ve Kültür Bakanlıklarının desteğiyle çekildi.

Senaryosu ve müzikleri mahkûmlar tarafından yapılan filmin afiş fotoğrafı da cezaevi tabur komutanı tarafından çekildi

sumisali
09.01.2008, 09:13
Maskeli Beşler Kıbrıs", 10 Ocak'ta sinemalarda

İlk iki bölümü yurt içi ve yurt dışında iki buçuk milyon kişiyi sinema salonlarına çeken "Maskeli Beşler"in yeni bölümü "Maskeli Beşler Kıbrıs"ın sinema salonlarındaki gösterim tarihi 10 Ocak 2008 Perşembe gününe alındı.



"Maskeli Beşler Kıbrıs", Arzu Film ve Fida Film'in ortak yapımıdır...Arzu Film ve Fida Film ortaklığıyla gerçekleştirilen yeni nesil üç "Hababam Sınıfı" filmiyle iki "Maskeli Beşler" filmini sinema salonlarında on milyona yakın insan izlemiştir.


MASKELİ BEŞLER KIBRIS

2005 ve 2007 yıllarında vizyona giren, hem yurtiçinde hem yurtdışında büyük beğeni kazanarak yaklaşık 2.500.000 kişi tarafından seyredilen “MASKELİ BEŞLER İNTİKAM PEŞİNDE” ve “MASKELİ BEŞLER IRAK” serisinin devam filmi olan “MASKELİ BEŞLER KIBRIS”, 10 OCAK 2008 ’de sinemalarda !

Arzu Film & Fida Film işbirliğinde gerrçekleştirilen filmin senarist ve yönetmeni MURAT ASLAN.

22 Ekim’de başlayan ve 5 hafta süren çekimlerin son iki haftası Kıbrıs’ta filmin KONAKLAMA SPONSORU olan KAYA ARTEMİS RESORT & CASINO’da gerçekleştirildi.

Zengin oyuncu kadrosunda MEHMET ALİ ERBİL, PEKER AÇIKALIN, ŞAFAK SEZER, CENGİZ KÜÇÜKAYVAZ, MELİH EKENER, ATİLLA SARIHAN, HAKAN URAL, DENİZ AKKAYA, SERAY SEVER, NECMİ YAPICI, ERDAL TOSUN, SİNAN BENGİER, HAMİT HASKABAL, BURAK ÖNCÜ, CEYHUN YILMAZ ve DENİZ ORAL gibi ünlü isimleri biraraya getiren MASKELİ BEŞLER KIBRIS’ın konusu:

Sevimli ve sakar hırsızlar çetesi Maskeli Beşler, şanssız geçirdiği dönemlerden sonra suç işlememeye tövbe etmiş ticaretle uğraşmaktadır. Ancak suç dünyasının önemli isimlerinden Rocky Selim (MEHMET ALİ ERBİL) kendilerine reddedilmesi güç bir teklifle gelir. Kıbrıs’ta bir kumarhaneyi soyacaklardır. Bir araya gelen ekip Kıbrıs’a hareket eder. Operasyon için yaptıkları planlar ve soygun çabaları çeteyi birbirinden komik süprizlerle karşı karşıya getirecektir.


alıntıdır....

angel_fatma
09.01.2008, 09:39
http://img148.imageshack.us/img148/2854/27939921no6.jpg

Polis filminin oyuncuları Haluk Bilginer ve Özgü Namal, Sihirli Oyuncakçı için buluştu...

"Molly Mahoney, hayatta başladığı hiçbirşeyi bitiremeyen biridir. Bununla birlikte Mahoney müdürü olduğu Mr. Magorium’s Wonder Emporium isimli dükkandaki işini çok sevmektedir.

Burası dünyanın en sıradışı oyuncak dükkanıdır. Dükkanın 243 yaşındaki sahibi Edward Magorium, 114 yıldır çocuklara mucize ve sihir dağıtmaktadır. Artık bu görevi başkasına devretmenin zamanı gelmiştir. Acaba bu kişi kim olacaktır?"

Yukarıdaki sevimli öyküye sahip olan Sihirli Oyuncakçı adlı film 1 Şubat'ta izleyici ile buluşacak. Yapımda Dustin Hoffman'ı Bilginer, Natalie Portman'ı ise Namal seslendirecek.

angel_fatma
14.01.2008, 15:08
65. Altın Küre Ödüllerinin Sahipleri Açıklandı !

65. Altın Küre Ödülleri sahiplerini buldu.

Oscar'dan sonra en prestijli ödüllerden biri olarak görülen Altın Küre ödülleri için bu yıl geleneksel olarak yapılanın aksine tören düzenlenmedi.

Hollywood'da senaryo yazarlarının 2 aydan uzun süredir yaptığı grev nedeniyle Altın Küre'yi kazananlar, geleneksel törenle değil, NBC televizyonu tarafından canlı yayınlanan basın toplantısında televizyon sunucuları tarafından duyuruldu.

Ödüllerin sahiplerinin açıklanması yaklaşık 30 dakika sürdü. Hiçbir oyuncu ya da yönetmen teşekkür konuşması yapmadı.

7 dalda ödüle aday gösterilen, Joe Wright'ın yönettiği ''Atonement'' filmi drama dalında en iyi film ödülünün sahibi olurken, komedi veya müzikal dalında en iyi film ''Sweeney Todd'' oldu.

Altın Küre ödüllerini kazananlar Hollywood Yabancı Basın Derneği'nin 85 kadar üyesi tarafından seçiliyor ve ödülleri kazananların çoğunlukla Oscar ödüllerini de aldıkları görülüyor.

Ödül kazanan yapım ve sanatçıların listesi şöyle:

SİNEMA

Drama dalında .
- En iyi film: Atonement .
- En iyi yönetmen: Julian Schnabel, (The Diving Bell and the Butterfly) .
- En iyi kadın oyuncu: Julie Christie, (Away From Her) .
- En iyi erkek oyuncu: Daniel Day-Lewis, (There Will Be Blood) .
- En iyi yardımcı kadın oyuncu: Cate Blanchett, (I'm Not There) .
- En iyi yardımcı erkek oyuncu: Javier Bardem, (No Country for Old Men) .
- En iyi animasyon: Ratatouille .
- En iyi senaryo: Ethan Coen ve Joel Coen, (No Country for Old Men) .
- En iyi müzik: Dario Marianelli (Atonement) .
- En iyi şarkı: Guaranteed (Into the Wild) .
- Yabancı dilde en iyi film: The Diving Bell and the Butterfly (Fransa-ABD .
ortak yapımı)

MÜZİKAL VEYA KOMEDİ

- En iyi film: Sweeney Todd .
- En iyi kadın oyuncu: Marion Cotillard, (La Vie En Rose) .
- En iyi erkek oyuncu: Johnny Depp, (Sweeney Todd) .

TELEVİZYON ÖDÜLLERİ

- En iyi drama dizisi: Mad Men .
- En iyi kadın oyuncu: Glenn Close, (Damages) .
- En iyi erkek oyuncu: Jon Hamm, (Mad Men) .
- En iyi komedi veya müzikal dizisi: (Extras) .
- Komedi veya müzikal dizisi, en iyi kadın oyuncu: Tina Fey, (30 Rock) .
- Komedi veya müzikal dizisi, en iyi aktör: David Duchovny, (Californication) .
- En iyi minidizi veya film: (Longford) .
- Minidizi veya film en iyi kadın oyuncu: Queen Latifah, (Life Support) .
- Minidizi veya film en iyi erkek oyuncu: Jim Broadbent, (Longford) .
- Minidizi veya film en iyi yardımcı kadın oyuncu: Samantha Morton, (Longford) .
- Minidizi veya film en iyi yardımcı erkek oyuncu: Jeremy Piven, (Entourage) .

sumisali
15.01.2008, 09:53
http://img.sabah.com.tr/2008/01/15/gny/im/BB093E6C9D74B04591592D60r.jpg

40'lı yaşlarını süren ve eş değiştirenlerin hikâyesi

Bugün 40'lı yaşlarında olanların ruh halini anlatmayı amaçlayan 'Ara' adlı filmin çekimleri tamamlandı. Film, çiftlerin 'eş değiştirme' sahneleriyle çok konuşulacak..

Yönetmen ve senarist Ümit Ünal, üçüncü sinema filmi 'Ara'da 40'lı yaşlardaki insanların temel sorunlarına değindi. Bugün 40'lı yaşlarında olanları 'arada kalmış nesil' olarak tanımlayan Ünal, yaşanan travmalar içinde en sık rastlananın, eşlerin birbirlerini aldatmaları olduğunu vurguladı. Mart ayında gösterime girecek olan 'Ara' sıkıyönetim zamanında temel gereksinimler için saatlerce kuyrukta bekleyen ergenlerin, sonraki yıllarda Türkiye'nin yaşadığı büyük değişimden nasıl etkilendiklerini yansıtacak.

İNSAN RUHU DEĞİŞMİYOR
Film 'çiftlerin eş değiştirme' sahneleriyle de çok konuşulacak. Birbirini seven ama aldatan dört kişinin hikayesi olan 'Ara', geçmişleri ve çalkantılı ilişkileri, İstanbul ve dönemedikleri memleketleri, itiraf edemedikleri sırları ve yalanları, kısacası tam anlamıyla arada kalmış insanların sıkıntılarını anlatacak. Ümit Ünal bu filmi çekme sebebini şöyle anlattı: "Türkiye, son 30 yılda çok büyük bir değişim geçirdi. O yıllar ergenliğine denk gelenler sonradan daha çok tüketmeyi, hırsı, arsızlığı, yırtıklığı öğrendi. Ama insan ruhları aynı hızla değişmedi. 30 yıl öncesine göre daha zengin bir ülkeyiz ama manevi hayatımız aynı şekilde zenginleşmedi. İnsanlar 40'lı yaşlarında ciddi bir manevi boşluk yaşamaya başladılar."

NOSTALJİ YAŞATILACAK
Tiyatrocular Serhat Tutumluer, Betül Çobanoğlu, Erdem Akakçe ve Selen Uçer'in başrollerini paylaştığı filmde 'Dallas', 'Şahin Tepesi', 'Kartallar Yüksek Uçar' gibi dev dizilerin toplum üzerindeki etkilerinden, sık sık yaşanan elektrik kesintilerine kadar geniş bir dönem hatırlatması da yapılacak.

Betül Çobanoğlu
Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. 'Bir Sevda Öyküsü' ve 'Budala' gibi onlarca oyunda sahneye çıktı. Biz Size Aşık Olduk' ve 'Yağmur Zamanı' adlı dizilerde rol aldı.

Serhat Tutumluer
Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. 'Giordano Bruno', 'Hamlet' gibi çeşitli oyunlarda, televizyon dizilerinde ve 'Cenneti Beklerken' adlı sinema filminde oynadı.

Selen Uçer
Boğaziçi Üniversitesi'nden mezun oldu. Chicago'da Roosevelt Üniversitesi'nde burslu olarak oyunculuk ve tiyatro alanında yüksek lisans yaptı. Çeşitli tiyatrolar ve operalarda yer aldı.

Erdem Akakçe
Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Tiyatro Bölümü mezunu. Çeşitli oyunlarda sahneye çıktı. Avni Dilligil ve Afife Jale ödüllerini kazandı. 'Anlat İstanbul' adlı sinema filminde ve dizilerde rol aldı.


kaynak: sabah..

sumisali
15.01.2008, 09:56
http://img.sabah.com.tr/im/2008/01/15/DCC7E3FCF20BC145AD169846r.jpg

'Beyaz Melek'in gişe geliri huzurevlerine

Huzurevindeki yaşlıları anlatan 'Beyaz Melek' filminin yarıyıl tatilindeki gelirinin yapımcıya düşen payının yüzde 50'si huzurevlerine bağışlanacak..

Mahsun Kırmızıgül'ün senaryosunu yazıp, yönettiği ve başrolünü üstlendiği "Beyaz Melek," gişedeki başarısını bir sosyal sorumluluk projesiyle taçlandırdı. Filmin yapımcıları Murat Tokat ve Levent Üngör, 18 Ocak-7 Şubat tarihleri arasında gişe hasılatının yarısını, huzurevlerine bırakacaklarını açıkladı.

500 BİN KİŞİ BEKLENİYOR
Protokolün imza törenine katılan Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, "Yaşlılarımıza hizmet için kampanya yapsak, Beyaz Melek kadar kısa sürede bu kadar geniş kitleye ulaştıramazdık" dedi. Mahsun Kırmızıgül ise 18 Ocak-7 Şubat arası yarıyıl tatilinde 500 binden fazla izleyici beklediklerini kaydetti.

kaynak: sabah

sumisali
15.01.2008, 13:59
http://www.dizifilm.com/modules/Content/cover.php?coverid=3366&stc=1&thumb=1

Ela Alyamaç’ın ilk uzun metrajlı filmi "Peri Tozu", 28 Mart’ta vizyonda olacak

İpek Değer ve Mehmet Ali Nuroğlu’nun başrolde olduğu film, hayat dolu ve etrafına neşe saçan Deniz ve en sevdiği arkadaşı Emre’nin ilişkisi üzerine kurulu. Deniz’in hayatı Emre’nin ani bir kalp krizi geçirmesiyle altüst olur. Deniz arkadaşını iyileştirebilmek için Cem ile sihir ve umut dolu bir yolculuğa çıkar..


Kaynak:hurriyet

angel_fatma
16.01.2008, 20:45
http://img182.imageshack.us/img182/7552/yuzbih1.jpg

Özge Özberk ve Cansel Elçin'in rol aldığı epik 120 projesine ait afiş hazırlandı...

Murat Saraçoğlu ile Özhan Eren’in yönettiği ve Özge Özberk, Cansel Elçin, Burak Sergen ile Emin Olcay’ın başrollerini paylaştığı 120′nin afişi sinema dünyasına sunuldu.

Son dönem beyazperdede büyük ilgi gören epik kahramanlık destanlarının izinden giden yapım tarihi hikayesi ile dikkat çekiyor.

"Van, 1915 Ocak. Kış. 1. Dünya Harbi’nin ilk ayları. Eli tüfek tutan herkes Ruslarla ölüm kalım harbindeyken sınır birliklerinde cephane tükenir.

Yaşları 12-17 arasında değişen Van’lı 120 çocuk gönüllü olur, karlı dağlarda günlerce, gecelerce yürürler.

Bu büyük yolculuğu gerçek bir kahramanlığa dönüştüren gençlerin öyküsü anlatılır filmde."

sumisali
17.01.2008, 08:08
2007'nin en çok izlenen filmi belli oldu

İşte 2007 yılının en çok gişe yapan filmi...


Mahsun Kırmızıgül’ün ilk yönetmenlik deneyimi olan "Beyaz Melek", 2007 yılının en çok izlenen filmi oldu.
16 Kasım 2007’de 168 kopya ile 210 salonda vizyona giren "Beyaz Melek"i yaklaşık 1,5 milyon kişi izledi.
Avrupa’da, "Babam ve Oğlum", "Vizontele", "Kabadayı", "Eşkıya", "Hababam Sınıfı 3.5", "Organize İşler", "Asmalı Konak", "Maskeli Beşler", "Hokkabaz" ve "Keloğlan Kara Prense Karşı" adlı filmleri de geride bırakan filmi izleyenlerin sayısı, yurt içi ve yurt dışında 2 milyona ulaştı.
Bu rakamlarla "Beyaz Melek" özellikle yurt içinde 2007 yılının en çok izlenen filmi oldu. Bunu, 1 milyon 238 bin 23 kişi ile "Maskeli Beşler Irak", 1 milyon 84 bin 448 kişi ile "Son Osmanlı Yandım Ali", 1 milyon 122 bin 769 kişi ile "Kabadayı" takip etti.

2007’de vizyona giren filmler ve izleyici sayıları şöyle:

"Çılgın Dersane 783 bin 199, Mutluluk 590 bin 106, Beynelmilel 431 bin 300, Pars: Kiraz Operasyonu 379 bin 818, Amerikalılar Karadenizde 379 bin 744, Yaşamın Kıyısında 283 bin 633, Musallat 280 bin 304, Mavi Gözlü Dev 276 bin 295, Barda 236 bin 648, Polis 199 bin 297, Avrupalı 163 bin 267, Romantik 162 bin 28, Kutsal Damacana 157 bin 443, Emret Komutanım 149 bin 548, O Kadın 100 bin 397, Adem’in Trenleri 81 bin 475, Zincirbozan 75 bin 425, Neşeli Gençlik 72 bin 437, Sis ve Gece 59 bin 302, Bana Şans Dile 52 bin 558, Sözün Bittiği Yer 51 bin 0, Gomeda 46 bin 768, Bir İhtimal Daha Var 41 bin 894, Yumurta 33 bin 585, Sıfır Dediğimde 26 bin 113, Anka Kuşu 21 bin 706, Janjan 21 bin 595, Umut Adası 18 bin 927, Cumhurbaşkanı 12 bin 385, 18’ler Takımı 11 bin 948, Aura 9 bin 987, Saklı Yüzler 8 bin 878, Hicran Sokağı 7 bin 759, Sevgilim İstanbul 5 bin 224, Zeynep’in Sekiz Günü 3 bin 308, Suna 2 bin 611, Yanlış Zaman Yolcuları bin 30, Fikret Bey 384."

"BEYAZ MELEK"
Mahsun Kırmızıgül’ün ilk yönetmenlik deneyimi olan "Beyaz Melek"te, Kırmızıgül’ün yanı sıra Sarp Apak, Ali Sürmeli, Arif Erkin, Bilge Zobu, Cihat Tamer, Cezmi Baskın, Deniz Oral, Emel Sayın, Erol Demiröz, Erol Günaydın, Fadik Sevin Atasoy, Fırat Danış, Gazanfer Özcan, Hüseyin Avni Danyal, İlkay Saran, Lale Belkıs, Necmi Yapıcı, Nejat Uygur, Nurşin Demir, Salih Kalyon, Suna Selen, Tanju Tuncel, Toron Karaca, Tomris Oğuzalp, Yağmur Dilan Bozacı, Yavuz Bingöl, Yıldız Kenter ve Zeynep Tokuş rol alıyor.

Bir grup insanın hayata ve birbirlerine duyduğu aşk ve sevginin anlatıldığı filmin yedi hafta süren çekimleri, İstanbul, Adapazarı, Tuz Gölü ve Diyarbakır’da gerçekleştirildi.

alıntı.

sumisali
17.01.2008, 08:24
http://www.sabah.com.tr/2008/01/16/im//F8BDB38DE2ACAF4ABF957B83b.jpg

"Rambo" efsanesi geri dönüyor


''Rambo'' karakterini canlandıran Sylvester Stallone'nin son filmi ''John Rambo'', 1 Şubatta seyirciyle buluşacak.

Filmin çekimleri Tayland'da yapıldı. Sylvester Stallone'nin senaryosunu yazdığı, yönettiği, yapımcılığını üstlendiği ve baş rolünde oynadığı filmde, ayrıca Julie Benz, Matthew Marsden, Graham McTavish, Rey Gallegos, Jake La Botz, Tim Kang ve Paul Schulze de rol aldı.

Filmin konusu özetle şöyle:

''Serinin son filminin üzerinden 20 yıl geçmiştir ve artık kuzey Tayland'a yerleşmiş olan John Rambo (Sylvester Stallone), Salween Nehri üzerinde çalışan bir bot işletmektedir. Tayland-Burma sınırında (Myanmar) devam eden dünyanın en uzun sürmüş sivil savaşlarından biri, Burma-Karen mücadelesi 60. yılına girmiştir. Ancak, artık dağlarda ve ormanlarda balık tutarak, avladığı zehirli yılanları satarak geçinen yalnız ve basit bir hayat süren Rambo, savaşmayı, asilerin ya da barış gönüllülerinin peşinden gitmeyi çoktan bırakmıştır.

Tüm bunlar, bir grup insan hakları misyoneri gelip de Amerikalı bir nehir rehberi John Rambo'yu aramaya başladığında değişir. Sarah ve Michael Bennett, Rambo'ya ulaştıklarında geçen yıldan beri Burma ordusunun mülteci kamplarına bağlanan yollar üzerine mayın döşediğini ve bu yüzden kara yolu ile yolculuk yapmanın artık çok tehlikeli bir hal aldığını anlatırlar. Rambo'dan istedikleri, kendilerine Salween nehri boyunca rehberlik yapması, misyonerlerle beraber tıbbi yardım malzemelerini ve gıda desteğini sağ salim Karen kamplarına ulaştırmasıdır. Her ne kadar Burma'yı baştan başa geçmeyi zorunlu kılacak bu teklifi en başta reddetse de Rambo, sonunda Sarah, Michael ve ekibiyle beraber yola koyulur.

Aradan iki hafta bile geçmeden rahip Arthur Marsh, Rambo'yu bulur ve kendisine yardım ekibinden hiçbir haber alınamadığını, elçiliğin, ekibin yerini bile tespit edemediğini anlatır. Her ne kadar aradan on yıllar geçmiş olsa da bu yalnız savaşçının ne yapması gerektiği oldukça açıktır.''

John Rambo, ilk kez 1982 Ekim ayında ''İlk Kan'' filmi ile dünya kamuoyunun karşısına çıktı. İlk filmden sonra ''Rambo'' kelimesi zulme ve adaletsizliğe karşı savaşan, ölümcül ancak incinebilir güçlü bir asker ikonuna dönüştü.


kaynak: sabah..

sumisali
17.01.2008, 08:27
http://www.sabah.com.tr/2008/01/16/im//57F19DF0F1359B4A96AD7CF3b.jpg

Kadir İnanır kambur oldu

Kadir İnanır, oyunculuk kariyeri düşünülürse, devrim sayılacak bir karakteri canlandırıyor. Bugüne kadar hep yakışıklı ve karizmatik rollerle izleyicinin karşısına çıkan İnanır, "Son Cellat" adlı yeni filminde kambur, çürük dişli bir hamalı canlandırıyor. Şahin Gök'ün yönettiği ve çekimleri Amasya'da devam eden "Son Cellat"ta başrolleri, Kadir İnanır ile birlikte Julide Kural ve Atilla Saral paylaşıyor. Kambur Bayram adlı bir karakterin çetin hayat şartlarına karşı verdiği mücadeleyi anlatan filmin çekimleri, çok soğuk bir havada gerçekleştiriliyor. Eksi 10 derecede kameranın karşısına geçen ünlü oyuncu, yerdeki buzdan dolayı bir hayli zorlandı.

kaynak: sabah

sumisali
17.01.2008, 08:28
http://www.sabah.com.tr/2008/01/16/gny/im//44C0B02ECECD5B41A23C32EAb.jpg

'Beyaz Melek' ve '300 Spartalı' yılın filmi seçildi

'sinemalar.com' adlı internet sitesinin üyeleri; Mahsun Kırmızıgül'ün yönettiği 'Beyaz Melek'i yılın Türk filmi seçti.

Sinemaseverlerden oluşan 'sinemalar. com' sitesinin üyeleri, 2007'de vizyona giren yerli ve yabancı filmler arasından kendi birincilerini seçti. Beş bini aşkın aktif kullanıcının oy verdiği yarışmada; Mahsun Kırmızıgül'ün yönettiği ilk film olan 'Beyaz Melek' ile yabancı film kategorisinde '300 Spartalı' birinci oldu. Yerli filmlerde; yüzde 35 oy alan 'Beyaz Melek'i yüzde 20.29'la 'Kabadayı' izledi. Özgü Namal'ın başrol oynadığı 'Mutluluk' 'sinemalar.com' üyelerinden yüzde 12.36 oranında oy alırken, 'Son Osmanlı Yandım Ali'ye yüzde 5.55, Fatih Akın imzalı 'Yaşamın Kıyısında'ya ise yüzde 5.19 oranında oy verildi.

kaynak: sabah

sumisali
17.01.2008, 17:34
Beyaz Hüzün-Sarıkamış


Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen, yapımcılığını Mutena Açık'ın üstlendiği, başrollerini Özcan Deniz ve Yetkin Dikinciler'in paylaştığı "Beyaz Hüzün-Sarıkamış" adlı sinema filminin tanıtımı Kars'ta yapılacak.

2008'in Mart ve Nisan aylarında Kars ve Sarıkamış'ta çekimleri gerçekleştirilecek olan "Beyaz Hüzün-Sarıkamış" adlı sinema filminin tanıtımı 14 Ocak 2008 günü saat 13.30'da Kars Valiliği Gazi Toplantı Salonu'nda yapılacak.

Konuyla ilgili açıklama yapan Vali Yardımcısı Mustafa Özkaynak, "Beyaz Hüzün-Sarıkamış'' sinema filminin başta Avrupa ülkeleri ve birçok ülkede gösterime gireceğini belirterek, ''Filmin bölgeye getireceği katkı ile Sarıkamış ve Kars'ın Dünyaya duyurulması açısından taşıdığı önem büyüktür. Bu nedenle sayın Valimiz Mehmet Ufuk Erden'in de katılacağı tanıtım toplantısına katılımın çok olacağını beklemekteyiz" dedi.

alıntıdır..

sumisali
17.01.2008, 17:39
Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım

DIGITURK'ün sponsorluğunda çekilen, gerçek mahkum ve infaz koruma memurlarının rol aldığı ilk sinema filmi olan ‘Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım” 22 Şubat 2008'de sinemaseverlerle buluşuyor.

“Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım” filmi, Türkiye'nin ilk ve tek dijital platformu DIGITURK'ün sanata verdiği destek doğrultusunda, Senaryo Yazarları Derneği'nin (SENDER) 2006 yılı Haziran ayında Bayrampaşa ve Paşakapısı tutuk evlerinde başlattığı 'Hayal Kurmak Serbest Film Atölyesi Projesi' kapsamında çekildi. Adalet Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın da destek verdiği filmin senaryosu Birol Güven Senaryo Atölyesi yönetiminde çalışan mahkumlar tarafından yazıldı ve müzikleri de yine mahkumlar tarafından yapıldı.

DIGITURK'ün sponsorluğunda çekilen filmin yapımcılığını Birol Güven'in kurucusu olduğu Mint Yapım üstlendi. Filmin afiş fotoğrafını cezaevi tabur komutanının çektiği filmde, Bayrampaşa'nın gerçeklerine ve gündelik hayatına ışık tutuluyor. Filmde infaz koruma memurları ile mahkumlara, ''Avrupa Yakası''ndaki Kubilay tiplemesiyle tanınan oyuncu Vural Çelik, Yasemin Conka, Hakan Yıldırım, Okan Tangücü ve 22 oyuncu eşlik etti.

“Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım” filminin özel gösterimi, TÜRSAK ve Antalya Kültür Sanat Vakfı'nın (AKSAV) işbirliğinde 19-28 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 44. Uluslararası Antalya Film Festivali'nde, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in de katılımıyla yapılmıştı.

alıntıdır..

sumisali
21.01.2008, 08:40
http://www.sabah.com.tr/2008/01/18/gny/im//DE81D7E7F1E5624A946A1B06b.jpg

Fantastik 'Çocuk'u büyükler de izleyecek

Onur Ünlü'nün yazıp-yönettiği; Hayko Cepkin, Tuba Ünsal ile minik yıldız Ege Tanman'ın oynadığı 'Çocuk' filminin galası; önceki gece İstinye Park AFM Sinemaları'nda yapıldı. Filmin müziğine imzasını atan popçu Yaşar'ın da katıldığı galanın ünlü konukları arasında; Hakan-Ezgi Ural çifti ile Ayşegül Aldinç de vardı.

BAŞARILI BİR YILDI

Galada gazetecilerle sohbet eden Tuba Ünsal, 'Çocuk'un sadece küçüklere değil, büyük izleyicilere de hitap edeceğini belirterek, şunları söyledi: "Geçtiğimiz yıl benim için oldukça başarılıydı. Yakın bir tarihte vizyona girecek başka bir filmde de yer aldım. Ayrıca ABD'de Meltem Cumbul'un da olduğu bir projede oynadım."

KÖTÜ KALPLİ CEPKİN

Hayko Cepkin'in ilk oyunculuk deneyimi olan 'Çocuk'; Türkiye'nin ilk fantastik çocuk filmi özelliğini taşıyor. Cepkin'in, çocukların mutluluğunu çalan kötü kalpli 'İsfendiyar'ı canlandırdığı film; bugün vizyona giriyor.


kaynak: sabah

angel_fatma
21.01.2008, 09:49
http://img147.imageshack.us/img147/9757/4818369qz2.jpg

Sürgün ve Ölüm

"Son Kale Çanakkale" belgeseliyle, Çanakkale Destanı’nı ülke gündemine oturtan ekip, bu kez "Sürgün ve Ölüm" belgeselini hazırladı. Tarihte gün ışığına çıkmayan ya da unutulan olayların sessiz tanıklarının dramını anlatan belgeselin yapımcılığını Zeytinburnu Belediyesi üstlenirken, yönetmenliğini Ahmet Okur yaptı. Filmin senaryosu Cemil Yavuz’a, müzikler ise Ali Otyam’a ait.

Dillerini, dinlerini korumak için yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan sürülen insanların, acılarla, ihanetlerle, işkencelerle dolu ’göç’ünü, belgeler ve tanıklarıyla anlatmayı amaçlayan "Sürgün ve Ölüm", 130 kişilik bir ekiple, üç yılda çekildi. Belgeselin tamamı dokuz ayrı bölümden oluşuyor ve her bölümünde farklı coğrafyalarda yaşayan Türklerin göçü anlatılıyor. Sinema tadında çekilen belgeselin ilk bölümü aynı zamanda diğer bölümlerin özeti niteliğinde. Orta Asya’dan başlayıp Osmanlı Dönemi’ne kadar Batı’ya yapılan göçler, ardından geriye dönüş diyebileceğimiz günümüze kadar yapılan hüzün dolu göçler, belgelerle izleyiciye sunuluyor. Televizyon için hazırlanan belgeselde; Kırım, Makedonya, Yunanistan, Doğu Türkistan, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kosova ve iç göç anlatılıyor.

Çekim ekibinin 114 bin kilometre yol kat ettiği belgeselde, Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Kosova, Sırbistan, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Romanya, Ukrayna, Kırım, Avusturya, Moldova, Macaristan olmak üzere toplamda 13 ülke 53 şehir ve 169 köyde çekimler yapıldı.
Kaynak: Hürriyet

Asteria
22.01.2008, 18:34
Bunlar da En kötü Film adayları :dvl


ABD'de her yıl Oscar öncesinde ilgiyle karşılanan yılın en kötü film ve oyuncularının değerlendirildiği Razzies (Altın Ahududu) ödüllerinin bu yılki adayları arasında Lindsay Lohan ve Eddie Murphy başı çekti.

http://img509.imageshack.us/img509/6103/lindsayhbr2101nd3.jpg

Lohan'ın başrolünü üstlendiği "I Know Who Killed Me" filmi, en kötü film, en kötü yönetmen ve en kötü kadın oyuncu dahil toplam 9 dalda aday gösterildi.

Bu filmi yine en kötü filmin yanı sıra en kötü erkek oyuncu dahil toplam 8 dalda Razzie ödüllerine aday olan Murphy'nin "Norbit"i izledi.

Razzies adayları arasında "Bratz" ve "Daddy Day Camp" 5 dalda, "Captivity" ise 3 dalda aday gösterildi.

Bu yılın Razzie ödüllerini kazananlar, her yıl olduğu gibi Oscar ödül töreninden bir gün önce, 23 Şubat'ta belli olacak.

angel_fatma
23.01.2008, 13:38
'Kabadayı' zirveye oturdu

Kırmızıgül'ün yönettiği 'Beyaz Melek' filmi sezonun en büyük yarışını Ömer Vargı'nın yönettiği 'Kabadayı' ile yaşadı. 6 haftadır gösterimde bulunan 'Kabadayı'ya 242 salonda toplam 1 milyon 858 bin 826 bilet kesildi. 10 hafta önce izleyiciyle buluşan 'Beyaz Melek' ise 165 salonda 1 milyon 857 bin 140 kişi izledi. 'Kabadayı', 'Beyaz Melek'i 1.686 izleyiciyle ile geride bıraktı.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
23.01.2008, 15:34
http://img81.imageshack.us/img81/7529/c5f110bfacb68b49b1f6d87ow7.jpg

Yapımcı filme adını verdi yönetmen kızdı

Ağır hava şartlarında çekilen tarihi film '120'nin yapımcısı ile yönetmeni birbirine girdi! Yapımcı afişe 'Bir Özhan Eren Filmi' yazınca yönetmen Murat Saraçoğlu kızdı: Filmler yönetmenin eseridir!..

Cesur çocukların dramı
Birinci Dünya Savaşı'nda Doğu Cephesi'nde şehit olan çocukların dramının anlatıldığı '120' adlı filmin yönetmeni Murat Saraçoğlu ile yapımcısı Özhan Eren arasında afiş krizi yaşanıyor. Başrollerini Özge Özberk, Cansel Elçin, Burak Sergen, Emin Olcay ve Oytun Öztamur'un paylaştığı filmin yönetmeni Murat Saraçoğlu, afişe 'Bir Özhan Eren Filmi' yazılmasına tepki gösterdi.

Eser sahibi benim
Defalarca başrol oyuncuları arasında 'afişte kimin adı önce yazılacak?' kavgasına tanık olan Yeşilçam'da ilk kez böyle bir tartışmayla yapımcı ve yönetmen karşı karşıya geldi. 'Sarıkamış'a Giden Yol' adlı yakın tarih araştırma kitabının yazarı ve 'Kara Tren', 'Turnalara Tutun da Gel' gibi türkülerin de bestecisi olan yapımcısenarist Özhan Eren yönetmenlik koltuğuna kendisinin de oturduğunu, ayrıca senaryosunu yazıp, müziğini de bestelediği için filmin kendisine ait olduğunu söyledi.

Dünyada da böyle
Murat Saraçoğlu ise "Bütün dünyada filmler yönetmenin eseri olarak kabul görür. Ben bugüne dek, senaryoyu yazanların, müziklerini besteleyenlerin eser sahibi olduklarını iddia ettiklerini hiç görmedim. Ayrıca deneyim kazanmak için sete gelip, çekilenleri ekrandan izlemek, yönetmenlik değildir. Filme yönetmen olarak ruh kazandıran kişi benim" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan 400 bin YTL kredi desteği alan film 15 Şubat'ta vizyona girecek.
Kaynak: Sabah

sumisali
24.01.2008, 09:23
http://img.sabah.com.tr/2008/01/24/gny/im/8A33BE1548E918479C2821E1r.jpg

En güzeli Türk filmi ile rekabet etmek

Geçen yılın en çok izlenen filmi 'Beyaz Melek' kılpayı 'Kabadayı'ya geçilince çiçeği burnunda yönetmen Mahsun Kırmızıgül, şu yorumu yaptı: "Kabadayı ile rekabet etmemiz çok sevindirici. İki filmde de Türk Sineması'na emeği geçmiş oyuncular yer alıyor. Hollywood filmiyle yarışmak yerine bir Türk filmiyle yarışmayı tercih ederim." 'Beyaz Melek' onuncu haftasında 1 milyon 857 bin 140 kişi tarafından izlendi. 'Kabadayı' filmi ise altıncı haftasında 1 milyon 858 bin 826 kişiye ulaştı

kaynak: sabah

sumisali
24.01.2008, 09:26
http://www.sabah.com.tr/2008/01/24/gny/im//94F0AAFD21F4A640BF4D5B34b.jpg

Lindsay Lohan: Filmimle gururduydum

ABD'de her yıl Oscar öncesinde ilgiyle karşılanan yılın en kötü film ve oyuncularının değerlendirildiği Razzies (Altın Ahududu) ödüllerinin bu yılki adayları arasında Lindsay Lohan başı çekti. Lohan'ın başrolünü üstlendiği 'I Know Who Killed Me' filmi, 'En Kötü Film', 'En Kötü Yönetmen' ve 'En Kötü Kadın Oyuncu' dahil toplam 9 dalda aday gösterildi. Filminin ve oyunculuğunun bu ödüllere aday gösterilmesine üzülen Lohan, "Ne oyunculuğum ne de bu filmim, bu denli sert eleştirileri hak etmiyor. Ben bu filmde hayatımın en zor oyunculuğunu sergiledim, şizofren bir karakteri oynadım. Bu filmle gurur duyuyorum" diye konuştu. Bu yılın Razzie ödüllerini kazananlar, 23 Şubat tarihinde sahiplerini bulacak.


kaynak: sabah

sumisali
24.01.2008, 09:40
BELGESEL..
http://www.sabah.com.tr/2008/01/23/gny/im//27D94C6489259A40B3A52BE1b.jpg

Sürgünün ve ölümün tarihi

'Son Kale Çanakkale' belgeseliyle tanınan senarist Cemil Yavuz ve yönetmen Ahmet Okur şimdi de 'Sürgün ve Ölüm' ile Türkler'in 500 yıllık vatanlarından sürülüşlerinin öyküsünü anlatıyor. 130 kişilik bir ekiple toplam 114 bin km. yol kat edilip, 13 ülke, 53 şehir ve 169 köyde çekimleri süren belgesel, üç yılda tamamlandı. Dokuz bölüm yayınlanacak belgeselin yapımcılığını göçle kurulmuş bir bölge olan Zeytinburnu Belediyesi üstlendi. Müzikleri Ali Otyam'a ait olan belgeselin galası bu akşam Lütfi Kırdar'da yapılacak.

kaynak: sabah

PaN ZeHiR
25.01.2008, 09:25
Akın'a Avrupa medya ödülü



Yönetmen Fatih Akın ve Fransız meslektaşı Abdellatif Kechiche'e, Avrupa'nın uyumuna katkılarından dolayı Avrupa medya ödülü "Karls Madalyası" verilecek. Ödül, 24 Nisan'da Almanya'nın Aachen kentinde düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.

sumisali
25.01.2008, 11:23
http://sanat.milliyet.com.tr/fotobuyuk/12008/2591ulakb.jpg

Kapalı kutu açıldı!

Çağan Irmak, gerçekten diğer filmlerinden çok farklı bir işle karşımıza çıkıyor. Ulak iyi yapılmış bir film. Kamerası, görüntüleri, müzikleri, oyunculukları çok iyi. Hümeyra filmin yıldızı. Harika oynuyor.

Defne Alphan

Harika bir film, çok ağladım!'' sözleriyle ünü yayılan ve izleyici sayısı 4 milyona yaklaşan Babam ve Oğlum’un ardından Çağan Irmak’ın çekeceği yeni filmi merakla bekler olmuştuk. Sonra öğrendik; yeni filmin adı Ulak olacakmış. Ulak, Babam ve Oğlum’a hiç benzemeyecekmiş ama aynı kadro oynayacakmış, zamansız ve mekansızmış, fantastik bir öyküymüş. Adının ortaya çıkmasından bugüne kadar Ulak hakkında bildiklerimiz bununla sınırlı kaldı.

Film hakkında sorulan bütün sorular yanıtsızdı. Basın sete alınmadı. Her soruya cevap ''Anlatmak mümkün değil, seyredince görürsünüz'' oldu. Yaz sonu filmin o zamanki yapımcılarından Baran Seyhan beni arkadaş kimliğimle sete davet etti. Gördüklerimi yazmak, anlatmak, fazla soru sormak yasak! Ben hayatımda ilk defa böyle bir film seti gördüm. Ulak için koca bir köy kurmuşlardı. Dayalı döşeli evleri, ahırları, hayvanları, kuyusu hatta mezarlığı bile olan bir köy. O gece final sahnesi çekiliyordu. Final sahnesini görmeme rağmen eve dündüğümde Ulak hakkında yeni bir şey öğrenmiş sayılmazdım. Son güne kadar kapalı bir kutu olarak kalmayı başaran Ulak sonunda bu hafta gösterime giriyor.

Zekeriya, köy köy dolaşarak çocuklara Ulak’ın hikâyesini anlatan bir gezgindir. Bir gün kötülerin ve kötülüklerin baskın olduğu bir köyde duraklar. Köyün sayılı iyi insanını ve çocuklarını etrafına alıp Ulak’ın hikâyesini anlatmaya başlar. Hikâyeyi dinleyen çocuklardaki değişikliği gören köyün ileri gelenleri Zekeriya’yı susturmak için ellerinden geleni yapsalar da, ne onu ne de köydeki değişimi engelleyemeyeceklerdir.

Çağan Irmak, gerçekten diğer filmlerinden çok farklı bir işle karşımıza çıkıyor. Ulak iyi yapılmış bir film. Kamerası, görüntüleri, müzikleri, oyunculukları çok iyi. Hümeyra filmin yıldızı. Harika oynuyor. Şerif Sezer ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu her karede belli ediyor, insan hayranlık duyuyor, onu daha çok görmek istiyor. Çetin Tekindor, o kadar güzel hikâye anlatıyor ki, ne anlattığı önemli değil... Çağan Irmak’ın yeni filmini beklediğime değmiş. Onun iyi film yapmayı bilen bir yönetmen olduğunu görmek beni sevindirdi ama Ulak’ın hikâyesi beni çok çekmedi. Beni etkilemediği gibi birçok kişiyi de ilgilendirmeyeceğini düşünüyorum.

kaynak: milliyet

Luna
25.01.2008, 19:37
http://www.famous-people-search.com/robert_de_niro/robert_de_niro_picture/robert_de_niro_002.jpg


Usta aktör Robert De Niro'ya yeni ödül: Altın Kamera Ömürboyu Başarı Ödülü!

(25 Ocak 2008) Almanya'nın önde gelen televizyon dergilerinden "Hörzu" dev oyuncu Robert De Niro'ya anlamlı bir ödül vermeye hazırlanıyor.

Oyuncu 6 Şubat 2008'de, Berlin'de Altın Kamera Ömürboyu Başarı Ödülü'nün yeni sahibi olacak. Ödül daha önce Hollywood'un ünlü isimleri George Clooney, Steven Spielberg ve Cate Blanchett'a verilmişti.

not: Alıntıdır.

Luna
25.01.2008, 19:44
Çocuk Gelinler...

Uçan Süpürge ve Dortmund-Köln Uluslararası Kadın Filmleri Festivali ortaklığında sinopsis yarışması!

(25 Ocak 2008) Uçan Süpürge ve Dortmund-Köln Uluslararası Kadın Filmleri Festivali ortaklığında gerçekleştirilen "Çocuk Gelinler" projesinin ilk faaliyeti olan Sözsüz Kısa Film Sinopsis Yarışması’na başvurular başladı. Son başvuru tarihi, 15 Nisan 2008 olarak belirlendi.

Avrupa Birliği’nin Sivil Toplum Diyalogu: Kültür Hareketi Programı çerçevesinde finanse edilmekte olan “Çocuk Gelinler” projesiyle dünyanın birçok yerinde en önemli sosyal ve kültürel problemlerden biri olan “erken ve zorla evlilikler”e dikkat çekmek ve bu konuda farkındalığı arttırmak amaçlanıyor.

Aralık 2007'de başlayan projenin ilk aşamasını sözsüz kısa film sinopsis yarışması oluşturuyor. Bu yarışma sonucunda seçilen beş kişi daha sonra senaryo yazım atölyesine, film çekimi atölyesine ve kurgu aşamalarına katılarak içlerinden seçtikleri bir kişinin filmini beraberce üretecekler.

not: Alıntıdır.

angel_fatma
25.01.2008, 20:36
http://img175.imageshack.us/img175/3955/mutlulukfilmiwv1.jpg

Mutluluk

27 Ocak Pazar 20:00 kanal d kanalında Mutluluk filmi gösterilecek...Zülfü Livaneli’nin Dünya’da büyük yankı uyandıran ölümsüz eseri Mutluluk’dan yola çıkılarak ve aynı adla beyazperdeye uyarlanan, vizyonda olduğu dönemde büyük ses getiren ve gişide de büyük bir başarı yakalayan “Mutluluk”, bu akşam TV’de ilk kez Kanal D’de ekrana geliyor. 17 yaşındaki Meryem, perişan ve baygın halde, bir göl kenarında bulunur. Doğuda bir köyde yaşayan ailesi kızlarının bir namussuzluk yaptığını düşünerek töre gereği öldürülmesine karar verir. Onu, öldürme görevi ise yakın akrabası Cemal’e verilir. Tanınmış bir sosyoloji profesörü olan İrfan Kurudal ise, yaşadığı derin kimlik bunalımının da etkisiyle İstanbul’daki hayatını geride bırakıp, yelkenli teknesiyle denize açılır. Çıktıkları ölüm yolculuğunda, Meryem ve Cemal’in yolları, Profesör İrfan Kurudal’la beklenmedik şekilde kesişir. Her biri özgürlüğe ve ikinci bir şansa doğru yola çıkan bu üç kişi, mutluluğu aradıkları bu yolculukta kaderlerini yenebilecek midir?

44. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Kadın Oyuncu”, “En İyi Erkek Oyuncu”, “En İyi Müzik”, “En İyi Ses Tasarımı-Miksaj” ve “En İyi Saç-Makyaj” ödülü olmak tam 5 dalda ödül alan, ayrıca “Avrupa Konseyi En İyi Film”, ”Montpeliler Uluslararası Film Festivali En İyi Film Seyirci Ödülü”, ”Funchall Uluslararası Film Festivali En İyi Yönetmen,En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, “Puerto Rico Uluslararası Film Festivali En İyi Film Seyirci Ödülü” ve “Kerala Uluslararası Film Festivali’nde Juri Özel Ödülüne layık görülen bunların dışında da sayısız ödüle sahip olan bu filmi harika filmi sakın kaçırmayın!
Kaynak: Kanalın sitesi...

Luna
28.01.2008, 18:19
Dilinger'in Aşkı...

Michael Mann'ın yıldız kadrosuna, Johnny Depp ve Christian Bale'in ardından Cotillard katıldı...

Sinema dünyasına bomba gibi düşen projenin oyuncu kadrosuna, son dönemde dikkat çeken Marion Cotillard katıldı.

Oyuncu filmde Billie Frechette'yi, yani Amerikan tarihindeki en sert gangsterin John Dillinger'ın aşkını canlandıracak.

Çekimleri 10 Mart'ta başlayacak olan proje, Amerika'da suç olaylarının tavan yaptığı 1933-34 yıllarında geçecek.

Yapım bir yandan ünlü suçluların yaramazlıklarını anlatırken, suç örgütlerine karşı J. Edgar Hoover’ın FBI'nın nasıl büyüdüğünü de ortaya koyacak.

(haber tarihi: 28 Ocak 2008)

not: Alıntıdır...

Luna
28.01.2008, 18:26
http://img229.imageshack.us/img229/3097/hobabbhm9.jpg (http://imageshack.us)

2 Süper Hobbit Birden

Çizgi romandan beyaz perdeye uyarlanacak yeni bir eser "The Hobbit - J.R.R Tolkien"

Guillermo del Toro, The Hobbit projelerini yönetmek üzere görüşmelere başladı...

New Line ve MGM'in The Hobbit projesiyle ilgili haberlerin sonu gelmiyor. Öte yandan henüz projenin yönetmeni bile belli değil.

Yapımcılar projeyi hızlandırmak adına, çok doğru bir isim olan Guillermo del Toro ile görüşmelere başladı. Eğer anlaşma sağlanırsa usta sinemacı biri 2010, diğeri ise 2011 yılında izleyici ile buluşacak iki ayrı Hobbit filmi hazırlayacak.

(haber tarihi: 28 Ocak 2008)

not: Alıntıdır...

Luna
28.01.2008, 18:36
http://img507.imageshack.us/img507/9766/cumbpl5.jpg (http://imageshack.us)

Saray Bulundu...

Osmanlı Cumhuriyeti, Gani Müjde ve Ata Demirer cenge hazır...

Ata Demirer’in Padişah 7. Osman’ı canlandıracağı, senaryosunu ve yönetmenliğini Gani Müjde’nin üstleneceği Osmanlı Cumhuriyeti adlı film için kollar sıvandı.

TBMM'nin saraylarda çekim yapılmasına izin vermediği için geçtiğimiz yıl çekimi ertelenen filmin önümüzdeki ay çekimlerine alternatif mekanlarda başlanacak ve Osmanlı Cumhuriyeti bu yıl içinde sinemaseverlerle buluşacak.

Ekip geçtiğimiz günlerde bir araya gelerek Çırağan Sarayında Osmanlı Cumhuriyeti’nin ilk teaser’larını çekti. Teaser şimdi sinemalarda!

(haber tarihi: 28 Ocak 2008)

not: Alıntıdır...

Luna
28.01.2008, 18:42
http://img507.imageshack.us/img507/4005/maltbxe9.jpg (http://imageshack.us)

Mülteci Afiş!

Reis Çelik’in yönettiği ve Halil Ergün'ün rol aldığı sinema filminin afişi hazırlandı!

Reis Çelik’in yönetmenliğini üstlendiği ve Halil Ergün, Luk Piyes, Derya Durmaz ile İbrahim Balaban’ın başrollerini paylaştığı Mülteci filminin afişi hazırlandı.

Yapım, 7 Mart 2008′de Özen Film dağıtımıyla Rh Politik Uluslararası Yapımcılık tarafından vizyona çıkarılacak.

"Şivan, Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan, 20 yaşında bir gençtir. Şivan’ın dedesi Şaho, varlığını sürdürebilmek için hem devlet güçlerine hem de bölgede güçlü olan örgüte mesafeli duran Givdanlı aşiretinin ağasıdır.

Şivan, sevdiği kız Berfin ile tarlada buluştuğu bir gün, tarlaya sabotaj düzenlenir ve köyün tüm harmanı yakılır. Olay üzerine başlayan polis sorgusu, olay anında tarlada olduğu kanıtlanan Şivan’ın hayatını geri dönülmez bir şekilde değiştirir. Sorguya alınan Şivan, hem polis ve örgütün arasında kalmıştır.

Torununun hayatının tehlikede olduğunu düşünen dedesi Şaho, Şivan’ın yurtdışına çıkarılmasını sağlar. Bir şebeke aracılığıyla Almanya’ya kaçırılan Şivan, burada bir sığınmacılar kampına yerleştirilir. Ne var ki dilini bilmediği bu ülkede Şivan’ı Türkiye’de yaşadığı deneyime farklı boyutlar ekleyecek bir sınav beklemektedir."

(haber tarihi: 28 Ocak 2008)

not: Alıntıdır...

Luna
28.01.2008, 18:45
http://img507.imageshack.us/img507/4016/argobix8.jpg (http://imageshack.us)

Üç Dakikalık Mutluluk!

Cem Yılmaz'ın yeni filmi A.R.O.G'un yapım süreci başladı. İlk 3 dakika şimdiden sinemalarda!

Fida Film ile CMYLMZ Fikirsanat ortaklığında hayata geçecek A.R.O.G ile Türkiye'de hatta dünyada bir ilk gerçekleşiyor: Filmin ilk 3 dakikalık bölümü 25 Ocak Cuma günü tüm Türkiye’de sinemalarda vizyona giriyor.

Ali Taner Baltacı ve Cem Yılmaz tarafından yönetilen A.R.O.G.’un “ilk 3 dakika”sında, aynı zamanda senaryoya imza atan Cem Yılmaz, Özge Özberk ve Zafer Algöz rol alıyor.

Çekimlerin tamamı İstanbul Film Stüdyolarında hazırlanan özel dekorlarda gerçekleşti. Filmde kullanılan "yaratık" için Anima stüdyolarında pek çok sayıda maket çalışması yapıldı. Animatronic (uzaktan kumanda ile hareketli) hazırlanan yaratığın modellemesi ve üretimi toplam iki ay sürdü. Türk Telekom, Avea ve TTNet’in sponsor olduğu A.R.O.G’un – ilk 3 dakikası 25 Ocak Cuma gününden itibaren tüm Türkiye'de 1.300 kopya ile vizyona giriyor.

not: Alıntıdır...

sumisali
31.01.2008, 08:19
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/4709527.jpg

Üç günde 90 bin kişi izledi

"Babam ve Oğlum" filminin yönetmeni Çağan Irmak'ın yeni filmi "Ulak"ı, gösterime girdiği ilk haftasonu 90 bin 350 kişi izledi..

"Asmalı Konak", "Çemberimde Gül Oya" gibi diziler ve "Mustafa Hakkında Her şey" adlı filmiyle de tanınan Çağan Irmak, "Babam ve Oğlum"dan hemen sonra yazdığı senaryosunu hayata geçirmek için uygun zamanı bekliyordu. Filmin konusu gereği hazırlanan kostümler ve kurulan köyün ardından çekimlerine başlanan film, gerçeğin peşine düşmüş bir hekimin hikayesini konu alıyor. 3 milyon 832 bin 539'luk gişesiyle, "Türkiye'de en fazla izlenen film" sıralamasında "Kurtlar Vadisi Irak" ve "GORA"nın ardından üçüncü olan "Babam ve Oğlum" ilk üç günde ise 79 bin 30 kişi tarafından izlenmişti. Ulak'ın kadrosunda da "Babam ve Oğlum" filmindeki performanslarıyla izleyenleri büyüleyen Çetin Tekindor, Hümeyra ve Yetkin Dikinciler gibi isimler yer alıyor.

kaynak: hürriyet

sumisali
31.01.2008, 08:43
http://sanat.milliyet.com.tr/fotobuyuk/12008/30946nurb.jpg

"Vicdan" filminde bir araya geldiler

Ünlü yönetmen Erden Kıral’ın çekeceği ''Vicdan'' filminin başrolünde Nurgül Yeşilçay ve geçen yıl ''Mutluluk'' ile Altın Portakal alan Murat Han oynayacak


Nurgül Yeşilçay’ın başrolünü oynayacağı, ünlü yönetmen Erden Kıral’ın ''Vicdan'' filminin çekimleri mayıs ayında başlayacak. Filmde pavyona düşen bir kasiyeri canlandıracak olan Yeşilçay’a başrolde Abdullah Oğuz’un ''Mutluluk'' filmindeki performansıyla geçen yıl Antalya Film Festivali’nde ''En İyi Erkek Oyuncu Ödülü''nün sahibi olan Murat Han eşlik edecek. Filmde diğer rolleri ise Tülin Özen, Nazan Kesal, Mustafa Üstündağ, Nihan Koruyucu ve Rıza Sönmez üstlenecek. ''Çocuklar Duymasın'' dizisinin yönetmeni olarak adını duyuran Raşit Çelikezer’in senaryosunu yazdığı, Zekeriya Kurtuluş’un görüntü yönetmenliğini yapacağı film, İzmir Bornova, Turgutlu ile Çeşme Alaçatı’da çekilecek. Çekimlerin sekiz haftada tamamlanması planlanıyor.


Uygulayıcı yapımcı Cem Özer


Yeşilçay’ın tek bir düğün sahnesi için Nesrin Topkapı’dan göbek dansı eğitimi aldığını söyleyen yönetmen Erden Kıral, ''Filmde 'İnsan, başkaları onun ne olmasını istiyorsa odur’ gerçeğinden yola çıkarak 'Bütün başımıza gelenler yaptığımız seçimlerden mi, yoksa yazgımız yüzünden mi?’ sorusunun cevabını arayacağız. Filmde başrol oynayacak olan Nurgül Yeşilçay’ı tanımaktan dolayı çok şey kazandığımı düşünüyorum. Çünkü tam bir profesyonel, tek bir düğün sahnesi için göbek dansı eğitimi aldı'' dedi.
Yapımcılığını Deniz Film Prodüksiyon ile Fono Film’in üstlendiği ''Vicdan''ın uygulayıcı yapımcılığını ise Nurgül Yeşilçay’ın eşi Cem Özer yapıyor. Özer, film için şu günlerde mekân arayışını sürdürüyor.

kaynak: milliyet..

sumisali
31.01.2008, 08:48
Canavar 15 Şubat'ta vizyonda

New York’ta bir canavarın saldırısına tanıklık eden insanların öyküsünü anlatan "Canavar/Cloverfield", 15 Şubat’ta Türkiye’de vizyona girecek

United International Pictures (UIP) Türkiye’den alınan bilgiye göre, yapımcılığını "Lost", "Alias" gibi televizyon dizilerinin yaratıcısı, "Görevimiz Tehlike 3" ile "Star Trek 11 filmlerinin yönetmeni Jeffrey Jacob Abrams ve Bryan Burk’un üstlendiği korku filminin yönetmenliğini Matt Reeves üstlendi. Senaryosunu Drew Goddard’ın yazdığı filmde yer alan "canavar"ın tasarımı, James Cameron’ın 2009’da vizyona girmesi beklenen "Avatar" filminden tanınan Neville Page imzasını taşıyor.

Filmin baş rollerinde, yapımcıların daha önce adı duyulmayan ve beyaz perdede görülmeyen oyuncalara yer verilmesi isteği doğrultusunda Lizzy Caplan, Jessica Lucas, T.J. Miller, Michael Stahl-David, Mike Vogel ve Odette Yustman rol aldı. Görüntü yönetmenliğini Michael Bonvillain, prodüksiyon tasarımlarını Martin Whist, kurgusunu Kevin Stitt, kostüm tasarımlarını Ellen Mirojnick’in yaptığı filmin görsel efektleri Double Negative ve Tippet Stüdyoları tarafından hazırlandı.

13 yaşından küçükler için

New York’ta bir canavarın saldırısına tanıklık eden insanların öyküsünü anlatan film, içerdiği şiddet, korku ve gerilim sebebiyle 13 yaşından küçüklerin izlemesi sakıncalı bulundu. Filmin konusu özetle şöyle: "Japonya’ya gitmeye hazırlanan Rob (Michael Stahl-David) elveda partisi düzenler. Bu partiyi, o güne kadar dile getiremediği çözümlenmemiş duygularını itiraf etmek ve arkadaşlarına bağlılığını güçlendirmek için bir fırsat olarak görmektedir. Ancak aniden meydana gelen bir sarsıntıyla eğlence partisi yarım kalır. Deprem olduğunu sanan gençler, televizyonun başına toplanarak haberleri izlemeye başlarlar. Ardından da hasarı ve zarar ziyanı görmek için çatıya çıkarlar. O anda ufukta büyük bir ateş topu görülür ve elektrikler kesilir. Partiye katılan gençler kendilerini sokağa atarken büyük bir panik başlar. Harabeye dönen New York sokakları, ne olduğu anlaşılamayan korkunç bir canavarın saldırısı altındadır. İnsan çığlıklarıyla dev bir canavarın homurtularının kol gezdiği sokaklarda Rob ve arkadaşları için artık kelimenin tam anlamıyla bir can pazarı vardır."

Film nasıl ortaya çıktı

Filmin konusu, yapımcı ve yönetmen Jeffrey Jacob Abrams’ın, "Görevimiz Tehlike 3"ün Japonya’daki tanıtım turnesine katıldığı günlerde ortaya çıktı. Abrams, bir oyuncakçıyı gezerken "Godzilla" temalı oyuncakları gördü. "Godzilla" gibi bir canavarın, Japon kültüründe kalıcı bir yer etmiş olmasına çok şaşıran Abrams, Japonya dönüşünde yepyeni bir canavarın yarattığı yıkımı ve paniği konu alan bir korku filmi yapma düşüncesini geliştirdi. Ancak Abrams, filminde, orijinal "Godzilla"dan ve devam filmlerinden farklı bir yaklaşım getirdi.

kaynak: milliyet

Luna
31.01.2008, 11:09
http://img228.imageshack.us/img228/3214/sessbop5.jpg (http://imageshack.us)

Ödüllü Türk Filmleri Festivali, bu sene de birçok kategoride ödül vermeye hazırlanıyor...

Ödüllü Türk Filmleri Festivali, jüri üyelerinin önemli kriter ve değerlendirmeleri aracılığı ile bu sene de birçok kategoride ödüller verecek.

Türk Sinemasına verdikleri emekleri ile önemli katkı sağlayan bir çok film ve sanatçıya verilecek bu ödüller, Türk sinemasının yaşatılması amacına yönelik önemli bir amaca hizmet etmeyi amaçlıyor.

Bora Prodüksiyon'un himayesinde önemli sponsorlarında katkıları ile düzenlenen Ödüllü Türk Filmleri Festivali, Türk Sinemasının önemli yapılanmalarından olan SE-SAM (Sinema Eserleri Sahipleri Meslek Birliği)’la yapılan işbirliği ile bu yıl daha güçlü ve etkili olarak geliyor.

(haber tarihi: 31 Ocak 2008)

not: Alıntıdır.

Luna
31.01.2008, 11:12
http://img517.imageshack.us/img517/8980/kurukbpx3.jpg (http://imageshack.us)

1, 2... Freddy senin için geldi... 3, 4... kapını sımsıkı ört...

Elm Sokağı Kabusu serisine yeni bir film daha ekleneceğini düşündüğünüzü biliyoruz.

Ama bu defa durum çok farklı. Farklı ama şaşırtıcı değil. Hollywood bunu hep yapıyor: Elm Sokağı yeniden başlıyor!

Seri 1984 yılında start almış ve sinema tarihine Freddy Krueger adında düş gezgini, uyku düşmanı korkunç bir kahraman kazandırmıştı.

Yeni projeye dair detaylar henüz belli değil. Ortaya çıkacak olan yeni serinin eskisini örnek alıp almayacağı da bilinmiyor. Kesin olan tek şey; Freddy geri dönüyor...

(haber tarihi: 31 Ocak 2008)

not: Alıntıdır.

Luna
31.01.2008, 23:03
12 Filme 55 Adaylık!

SİYAD’ın (Sinema Yazarları Derneği) her yıl düzenlediği Türk Sineması Ödülleri’nin 40. yıl adayları belli oldu!

40. SİYAD - Türk Sineması Ödülleri için geri sayım başladı. 3 Mart 2008 Pazartesi günü TİM Maslak Show Center’da yapılacak olan ödül töreninde, Türk sinemasının 2007’de gösterime giren ürünleri ödüllendirilecek.

11 ayrı dalda dağıtılacak SİYAD heykelcikleri sahiplerine bulacak. Sinema Yazarları Derneği’nin 55 üyesinin katılımıyla yapılan oylama sonucunda seçilen adaylar, 2007’de gösterime giren 40 filmin 12’sinin künyelerinde yer bulan isimler oldular.

Sinema yazarları, bu adaylar arasından kazananları 28 Şubat 2008 Perşembe günü yapılacak son bir toplantıyla belirleyecek. 3 Mart’taki gecede, Türk Sineması Ödülleri’nin yanı sıra SİYAD’ın 2006-2007 sezonunda ‘en iyi yabancı film’ seçtiği Pan’ın Labirenti de ödülünü alacak.

Ödül dağıtılacak 11 ana dalın dışında 2007’nin Umut Veren Sanatçısı da SİYAD gecesinde açıklanacak. Türk sinemasının SİYAD gecesiyle yaşayacağı bu büyük heyecan, DIGITURK bünyesinde yayın yapan TurkMax kanalından da canlı olarak yayımlanacak.

40. SİYAD - TÜRK SİNEMASI ÖDÜLLERİ ADAYLARI
(isim sırasına göre alfabetik)

En iyi müzik

* Cengiz ONURAL, Cenk ERDOĞAN (Sis ve Gece)
* Mehmet ERDEM, Özgür AKGÜL, Alp Erkin ÇAKMAK (Polis)
* Selim DEMİRDELEN (Barda)
* Sunay ÖZGÜR, Ender AKAY (Adem’in Trenleri)
* Zülfü LİVANELİ (Mutluluk)

En iyi kurgu

* Ahmet Can ÇAKIRCA (Polis)
* Ayhan ERGÜRSEL, Suzan Hande GÜNERİ, Semih KAPLANOĞLU (Yumurta)
* Aylin ZOI TİNEL (Adem’in Trenleri)
* Levent ÇELEBİ, Abdullah OĞUZ (Mutluluk)
* Serhan KAZAR (Sis ve Gece)

En iyi sanat yönetimi

* B. Filiz EKİNCİ, Hakan DÜNDAR (Son Osmanlı “Yandım Ali”)
* Mustafa Ziya ÜLKENCİLER (Mavi Gözlü Dev)
* Naz ERAYDA (Yumurta)
* Nezih DİKİŞOĞLU (Adem’in Trenleri)
* Tolunay TÜRKÖZ (Mutluluk)

En iyi görüntü

* Eyüp BOZ (Beyaz Melek)
* Gökhan ATILMIŞ (Sis ve Gece)
* Mirsad HEROVIC (Mutluluk)
* Özgür EKEN (Yumurta)
* Peter STEUGER (Adem’in Trenleri)

En iyi yardımcı kadın oyuncu performansı

* Aslı TANDOĞAN (Kabadayı)
* Derya ALABORA (Adem’in Trenleri)
* Selma ERGEÇ (Sis ve Gece)
* Yıldız KENTER (Beyaz Melek)
* Zeynep TOKUŞ (Beyaz Melek)

En iyi yardımcı erkek oyuncu performansı

* Hakan BOYAV (Barda)
* İlyas SALMAN (Sis ve Gece)
* Rasim ÖZTEKİN (Kabadayı)
* Ufuk BAYRAKTAR (Yumurta)
* Volga SORGU (Barda)

Cahide Sonku en iyi kadın oyuncu performansı

* Fadik Sevin ATASOY (Zeynep’in Sekiz Günü)
* Nurgül YEŞİLÇAY (Adem’in Trenleri)
* Özgü NAMAL (Mutluluk)
* Saadet Işıl AKSOY (Yumurta)
* Şenay AYDIN (Saklı Yüzler)

En iyi erkek oyuncu performansı

* Cem ÖZER (Adem’in Trenleri)
* Haluk BİLGİNER (Polis)
* Kenan İMİRZALIOĞLU (Kabadayı)
* Murat HAN (Mutluluk)
* Nejat İŞLER (Yumurta)

Mahmut Tali Öngören en iyi senaryo

* İsmail DORUK (Adem’in Trenleri)
* Kubilay TUNÇER, Elif AYAN, Abdullah OĞUZ (Mutluluk)
* Semih KAPLANOĞLU, Orçun KÖKSAL (Yumurta)
* Turgut YASALAR (Sis ve Gece)
* Yavuz TURGUL (Kabadayı)

En iyi yönetim

* Abdullah OĞUZ (Mutluluk)
* Barış PİRHASAN (Adem’in Trenleri)
* Onur ÜNLÜ (Polis)
* Semih KAPLANOĞLU (Yumurta)
* Turgut YASALAR (Sis ve Gece)

En iyi film

* ADEM’İN TRENLERİ (Yapımcılar: Cengiz ERGUN, Ozan ERGUN, Metin SOLTAY, Serkan ÇAKARER)
* KABADAYI (Yapımcılar: Mine VARGI, Ömer VARGI, Murat AKDİLEK)
* MUTLULUK (Yapımcı: Abdullah OĞUZ)
* SİS VE GECE (Yapımcılar: Turgut YASALAR, Zafer ÇELİK, Baha SERTER, Temel KERİMOĞLU, Kadir ALBAŞ)
* YUMURTA (Yapımcı: Semih KAPLANOĞLU)

(haber tarihi: 1 Şubat 2008)

not: Alıntıdır.

Luna
01.02.2008, 15:07
http://img163.imageshack.us/img163/1774/parasbch7.jpg (http://imageshack.us)

Anormal Bir Film!

Slamdance'de olay yaratan Paranormal Activity büyük bütçe ile yeniden çekiliyor!

Herkes bu filmi konuşuyor. İzleyenler gelmiş geçmiş en korkunç filmlerinden biri olduğunu söylüyor. Yeni Blair Cadısı diyorlar!

Hikaye çok basit. Genç bir çift evlerinde garip bir gücün varlığından şüphelenmeye başlıyor ve evlerini kamera sistemiyle donatıyor. İşte Paranormal Activity bu kameralara yansıyan görüntülerden oluşuyor sadece.

Stüdyolar filmin gördüğü ilgi üzerine yönetmenine filmi yeniden çekmesi için büyük bir bütçe teklif etmiş. Aynı etkiyi verir mi bilinmez? 2008'de en çok izlemek istenen filmler arasında!

(haber tarihi: 1 Şubat 2008)

not: Alıntıdır.

Luna
01.02.2008, 15:11
Yeni Sinema Şöleni

CNBC-e’de Sinema Şöleni başlıyor. Karşınızda: “TV’de DVD Film Keyfi”

CNBC-e’de sinema şöleni ile geceler bundan böyle daha uzun, daha renkli. Kanalın sinema kuşakları, artık gişe filmleri ağırlıklı olacak.

Sinemaya damgasını vurmuş, Hollywood’un unutulmaz aktörlerinin hasılat rekorları kırmış filmleri, unutulmaz yönetmenlerin en önemli yapımları Şubat ayında CNBC-e’de...

Her Pazar 20:00 ve 22:00 saatlerinde peşpeşe sinema keyfinin yaşanacağı ve televizyonda ilk kez yayınlanan filmlerin yer alacağı “TV’de DVD Filmi” kuşağında ilk olarak, Afacanlar Yuvada ve Panik Odası yayınlanacak.

(haber tarihi: 1 Şubat 2008)

not: Alıntıdır.

Luna
02.02.2008, 21:20
"Ben Efsaneyim" THY'nı kızdırdı...

Türk Hava Yolları, 'I am Legend' (Ben Efsaneyim) filmi hakkında inceleme başlattı.

Filmde, THY uçağının kötü hava şartları sebebiyle pistten çıktığı haberi yer alıyor. THY, 14 Aralık 2007'de ABD'de, 25 Ocak'ta Türkiye'de vizyona giren filmin yapımcılarıyla, 'şirket adının izinsiz kullanılması' yüzünden karşı karşıya geldi.

Filmde Will Smith, ölümcül bir virüsten dolayı insanların zombileştiği New York'ta yalnız yaşamaktadır. Smith, filmin dokuzuncu dakikasında, evindeki televizyonda THY uçağının pistten çıktığı haberini duyar.

THY yönetimi de, işte bu haberin 'olumsuz imaj oluşturabileceği endişesiyle' inceleme başlatma kararı aldı. THY Basın Müşaviri Ali Genç, filmle ilgili ABD ve Türkiye'de hukuki inceleme başlattıklarını belirterek, incelemenin sonucuna göre dava açılıp açılmayacağına karar verileceğini söyledi.

Genç, incelemeyle ilgili yapımcı şirketi de bilgilendirdiklerine dikkat çekerek, THY'nin imajına zarar verebilecek her türlü girişimin karşısında olduklarını belirtti.

(haber tarihi: 2 Şubat 2008)

not: Alıntıdır.

angel_fatma
03.02.2008, 09:34
http://img222.imageshack.us/img222/2333/120na7.jpg

Bu çocuklar sınıra cephane taşıyor!

I. Dünya Savaşı sırasında, 120 çocuğun sınırdaki askerlere cephane taşımak için çıktıkları zorlu yolculuğu anlatan '120' adlı film, önümüzdeki hafta vizyona giriyor..

İki yıl önce hazırlıklarına başlanan '120' isimli film nihayet önümüzdeki cuma günü vizyona giriyor. Birbirinden ilginç sahnelerin yer aldığı filmde en dikkat çekici sahne, I. Dünya Savaşı sırasında 120 çocuğun sınırdaki askerlere cephane taşımak için Van'dan harekete geçtikleri sahne... Çocukların, Van'da karlı dağlarda yol alırken görülen sahnesi için Çaldıran'dan 120 ton karın taşındığı film için 250 kişilik bir ekip çalıştı. Hikayesi 3 farklı mevsimde geçtiği için eylül, kasım ve aralık aylarında Van ve Safranbolu'nun dağlarında gerçekleştirilen çekimlerde yüzlerce öğrenci ve 2 bine yakın figüran rol aldı. Ayrıca develer başta olmak üzere birçok taşıma hayvanı kullanıldı. Yaklaşık 3 milyon dolar harcanan filmin başrollerinde Özge Özberk, Burak Sergen, Cansel Elçin, Emin Olcay, Demir Karahan ve Ahmet Uz yer alıyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
03.02.2008, 09:37
http://img222.imageshack.us/img222/1291/kalakmk5.jpg

İlgisizlik 'Ulak'ın köyünü yerle bir etti!

Geçtiğimiz günlerde gösterime giren Çağan Irmak'ın yazıp yönettiği 'Ulak' filminin yapımcısı Şükrü Avşar Kültür Bakanlığı'na kırgın! Avşar, hikayenin geçtiği ve film için özel olarak 14 haftada inşa edilen köyü, Kültür Bakanlığı'nın ilgisizliği nedeniyle yıkmaya karar verdiğini söyledi. "Benim ve Çağan Irmak'ın niyeti, köyü gerçeğiyle birebir yaparak, izleyiciye hiçbir şekilde görüntü falsosu vermemekti" diyen Avşar şunları anlattı:

HİBE EDEMEDİK
"Film için en çok zaman ve para harcanan kısım bu köyün inşası oldu. Köyün içindeki evler, insanların gidip içinde yaşayabileceği kadar kaliteli yapıldı. Yollar için de büyük özen gösterildi. Köy için 36 bina, kuyular, çeşmeler ve yollar yapıldı. Köyün inşaatı için yaklaşık 1 milyon dolar harcandı. Çekimler bittikten sonra köyü film platosu haline getirip sinemacılara kiralanabileceğini düşündüm ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'na hibe etmek istedim. Ne var ki birkaç görüşmeden sonra teklifimize ilgi duyulmadığını anlayınca yıkım kararı aldık."

MUHTARLIĞA KİRA ÖDEDİK
Avşar, Bakanlık'tan net bir cevap alamadığını, kendisine sadece "Böyle bir hibe mevzuatta yer almıyor" dendiğini söyledi. Avşar, Kilyos Kısırkaya'da kurulan köyün arazisinin İl Tarım Müdürlüğü'ne ait olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Biz Avşar Film olarak Kısırkaya Muhtarlığı'na, aylık bin 500 YTL kira ödedik."

EFSANEVİ BİRKÖY YARATILDI
'Ulak'ın genel sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler, seneryodaki efsanevi köyü yaratmak için onlarca kişiden oluşan ekibiyle günlerce çalıştı. Sonuçta ortaya bambaşka bir köy çıktı.

ZAMANSIZ VE MEKANSIZ FİLM
'Ulak' filmi,oyuncu kadrosunun yanı sıra zamansız ve mekansız hikayesiyle de dikkatleri üzerine çekti. Filmin başrollerini Çetin Tekindor, Yetkin Dikinciler, Hümeyra, Şerif Sezer ve Selda Özer paylaştı'.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
03.02.2008, 09:44
Komedi filmleri yeniden revaçta

Komedi filmleri patladı! 'Kutsal Damacana' ve 'Maskeli Beşler' izleyici kırıp geçirirken 'A.R.O.G', 'Osmanlı Cumhuriyeti' ve 'Recep İvedik' filmlerinin fragmanları bile salonlarda kahkaha tufanı yaşattı..
Türk sineması son zamanlarda komedi filmleriyle atakta. Arka arkaya çekilen komedi filmleri izleyicisiyle buluşmaya devam ediyor. Çekim aşamasındaki 'A.R.O.G' ve 'Osmanlı Cumhuriyeti'nin fragmanları herkesi meraklı bir bekleyişe soktu. İnternet sitesi www.barbuni.com da son yıllarda gişede Hollywood filmlerine nal toplatan Türk komedi filmlerini derledi.

A.R.O.G
Cem Yılmaz. 'G.O.R.A'nın devamı niteliğinde çekeceği 'A.R.O.G.'la izleyicisini taş devri dönemine doğru yolculuğa çıkartacak. Filmin, fragman niteliğindeki birkaç dakikalık görüntüleri bile şimdiden olay yarattı. 'A.R.O.G', bu fragmanla bile en çok takip edilen haber olma özelliğini kazandı. Filmi yazarken, eski bir karikatüründen etkilendiğini söyleyen Yılmaz, "G.O.R.A'daki Arif karakterini 250 bin yıl öncesine gönderip, oradakilere medeniyet sattıracağız" diyor.

Recep İvedik
Televizyon şovlarındaki skeçleriyle izleyicinin kalbini fetheden Şahan Gökbakar, 'Recep İvedik'te bu karakterlerden birini oynuyor. Recep İvedik'in oldukça komik tatil macerasının anlatıldığı filmin yapımcılığını Faruk Aksoy, Mehmet Soyarslan ve Ayşe Germen üstleniyor. Togan Gökbakar tarafından çekilen film, 22 Şubat 2008'de gösterime girecek.

Osmanlı Cumhuriyeti
Gani Müjde imzalı 'Osmanlı Cumhuriyeti'nde, ünlü komedyen Ata Demirer, seyircinin karşısına padişah olarak çıkıyor. Yakında çekimlerine başlanacak filmin Çırağan Sarayı'nda çekilen tanıtım filmleri, medyaya dağıtıldı. Gösterim tarihi için ise 'Tiz zamanda' ifadesi kullanıldı. 'Osmanlı Cumhuriyeti' bu yıl içinde sinemaseverlerle buluşacak.

Maskeli Beşler Kıbrıs
2005 ve 2007 yıllarında vizyona giren ve yaklaşık 2 milyon 500 bin kişi tarafından seyredilen 'Maskeli Beşler İntikam Peşinde' ve 'Maskeli Beşler Irak' serisinin devam filmi olan 'Maskeli Beşler Kıbrıs', kısa süre önce gösterime girdi. Filmde; Mehmet Ali Erbil, Peker Açıkalın, Şafak Sezer, Hakan Ural, Deniz Akkaya, Seray Sever ve Ceyhun Yılmaz gibi ünlü isimler oynuyor.

Kutsal Damacana
Senaryosunu Leman'ın usta çizerlerinden Ahmet Yılmaz'ın yazdığı 'Kutsal Damacana' oldukça iddialı bir yapım. Yönetmeni ise Kamil Aydın. Filmin başrolünde, komedinin usta isimlerinden Şafak Sezer oynuyor.

Çılgın Dershane Kampta
'Çılgın Dershane'de birbirinden ilginç olaylar yaşayan gençler bu kez 'Çılgın Dersane Kampta' için bir araya geldi. Filmde; üniversite giriş sınavlarına çok az bir süre kala, sınav stresinden uzaklaşmak için 15 günlük kampa giren öğrencilerin hikayesi anlatılıyor. Faruk Aksoy'un yönettiği filmin senaryosu İrfan Saruhan, Şafak Güçlü ve Faruk Aksoy'a ait.

G.O.R.A
Senaryosunu Cem Yılmaz'ın yazdığı, yönetmenliğini Ömer Faruk Sorak'ın üstlendiği 'G.O.R.A', 4 milyonluk gişesiyle komedi filmlerinin önünü açtı.
Kaynak: Sabah

sumisali
08.02.2008, 11:32
http://img.sabah.com.tr/2008/02/08/gny/im/47824FADC147B24EAC694AD4r.jpg

'120' filmiyle ilgili afiş krizi çözüme kavuştu

'120' adlı sinema filmiyle ilgili afiş krizi yapımcı Özhan Eren'in, kendi adını ön plana çıkaran tüm afişleri toplatmasıyla çözüme kavuştu..

Başrollerini Özge Özberk ile Cansel Elçin'in paylaştığı '120' adlı sinema filminin yönetmeni Murat Saraçoğlu ile yapımcısı ve senaristi Özhan Eren arasındaki afiş krizi nihayet çözüldü. Filmin afişinde, 'Bu bir Özhan Eren filmidir' şeklinde bir ibare kullanılmasına sinirlenen Murat Saraçoğlu; geçtiğimiz günlerde "Daha önce filmin senaryosunu yazanların eser sahibi olduklarını iddia ettiklerini hiç görmedim" demişti. Eren ise, afiş kavgası haberlerinin 'hayali' olduğunu söylemişti.

ESKİLERİN HEPSİNİ TOPLATTI

23 Ocak tarihinde başlayan ve Eren'in yorumuyla 'asılsız' olan afiş krizi, ünlü yapımcının sinema salonlarına dağıttığı 'Bu bir Özhan Eren filmidir' ibareli tüm afişleri toplatmasıyla sona erdi. Yeni afişinde bu ibarenin bulunmadığı film, 15 Şubat'ta gösterime girecek.

kaynak: sabah

siyahgül
11.02.2008, 07:49
http://img230.imageshack.us/img230/3397/4948943va0.jpghttp://img91.imageshack.us/img91/8/4948946lg0.jpg


Bayrampaşa ben fazla kalmayacağım


"Bayrampaşa ben fazla kalmayacağım" adlı sinema filmi 22 Şubat'ta vizyona giriyor."


Dünyada ilk defa bir filmin senaryosunun mahkumlar tarafından yazıldığı, müziklerinin mahkumlar tarafından yapıldığı, mahkumların infaz koruma memurları ile birlikte oynadıkları, Hamdi Alkan’ın ilk yönetmenlik denemesi olan “Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım” filmi 22 Şubat’ta vizyona giriyor.

Alıntı:hurriyet.com.tr

pentagram
13.02.2008, 15:35
A.R.O.G fragman : http://www.youtube.com/watch?v=A3va0OivcYg
Bayrampaşa fragman : http://www.youtube.com/watch?v=cFPTb9pmc2U

siyahgül
14.02.2008, 13:26
http://img352.imageshack.us/img352/5474/4975348ot7.jpghttp://img509.imageshack.us/img509/8/4975346gu8.jpg

Cezaevinde evlendi

"Doğa Rutkay, 22 Şubat'ta vizyona girecek olan sinema filminin çekimleri sırasında cezaevinde evlendi."


Hamdi Alkan'ın yönettiği, Vural Çelik, Hakan Yılmaz, Okan Tangücü ve Yasemin Conka’nın gerçek mahkumlarla başrolleri paylaştığı "Bayrampaşa: Ben Fazla Kalmayacağım" adlı sinema filmi 22 Şubat'ta vizyona giriyor. Filmde konuk oyuncu olarak yer alan Doğa Rutkay ise rol gereği cezaevinde evlenen bir genç kızı canlandırıyor.

Luna
16.02.2008, 21:39
300'e Cevap Mı?

120, Türk’ün 300’e cevabı mı? Belli ki Hollywood yapımı büyük prodüksiyon kahramanlık hikayesi 300’den etkilenilerek 120 adı verilmiş bu daha farklı kahramanlık öyküsüne. Ama benzerlikler de orada başlayıp bitiyor aşağı yukarı.

1914 yılında, 1. Dünya Savaşı’nın arifesinde açılıyor filmimiz. Avrupa’da yükselen gerginlik, Osmanlı topraklarında da savaş endişesini tetiklemiş. Van’daki halk, Rus ordularının saldırıya geçeceğinden korkuyor. Ve bölgedeki Ermeni azınlığın da onlara destek vereceğinden… Ermeni cemaati içindeki bir kesim Rusların geleceği gün için hazırlık yaparken; dönen dolaplara alet olmak istemeyen diğer kesim ise gergin ortamdan göç etmeyi seçiyor.

Savaşın patlak vermesi üzerine Van’daki Osmanlı tümeni Rus ordusuyla çarpışmaya hazırlanıyor. Fakat cephane ihtiyacını karşılayamadıkları bir durumda kalıyorlar. Van’daki cephaneyi askerlere ulaştırma görevini de yaşları 12 ile 17 arasında değişen 120 tane çocuk üstleniyor.

Geçtiğimiz yıl, aynı dönemi ele alan derli toplu bir popüler sinema örneği olarak Son Osmanlı: Yandım Ali’yi izlemiştik. O filmin gişe başarısını 120 de tekrarlayacak gibi. Ve doğrusunu söylemek gerekirse, 120, sinemasal olarak da pek gerisinde kalmıyor Yandım Ali’nin.

Bir büyük yapım olarak dönem detaylarının, dekor ve kostüm çalışmasının hakkını veriyor öncelikle. Müziklerin dozu zaman zaman kaçsa da Mustafa Kuşçu’nun görüntü yönetimi özellikle filmin en büyük artısı. Van kalesi eteğindeki (filmin ele aldığı dönemde Rus ordusu tarafından yakılıp yıkılmış Van şehri kalıntılarının bulunduğu) alanın karlarla kaplı bir mekan olarak kullanımını özellikle beğendiğimi söylemeliyim. Yani, teknik olarak bir yerli büyük yapımın gereklerini karşılıyor bu film.

Doğrusu en ciddi eleştirim senaryonun matematiğine dair olabilir. Filmin çekirdeği olan 120 çocuğun yolculuğuna bizi hazırlamak için fazlasıyla vakit harcanıyor. İlk yarı daha ziyade karakterler arasındaki ilişkileri ve dönemi anlatmaya ayrılıyor. Bunda yanlış bir şey yok tabii ama sıra yolculuğun kendisine geldiğinde yönetmenler çocuklara yeterince vakit ayırmıyor. Bu yolculuğu büyük ölçüde görkemli genel planlarla takip ediyoruz. Çok etkileyici resimler var buralarda ama daha yakına girmek gerek sanki. Çocukların çektikleri sıkıntıyı, verdikleri ölüm kalım savaşını daha detaylandırmak, filmin bu kısmının etkileyiciliğini birkaç misline çıkarabilirmiş.

Türk izleyicisinin önemli kısmının gözleri yaşlı izleyeceği, filmin bu ikinci yarısı, ilk yarıda atılan bir takım temellerin de karşılığını vermiyor. Özellikle aklıma takılan, milliyetçi bir baba-oğlun Ermeni cemaate karşı toptan önyargılı tavrıydı. Diğer ana karakterlerimizden destek değil, tam tersine tepki gören bu ayrımcı tavrın, filmin ilerleyen aşamalarında bir hoşgörü mesajıyla cevaplanacağını bekledim. Daha detaylandırılmış bir yolculuk sekansı, buna zemin de sağlayacaktı. Fakat nedense tamamen unutuldu bu yan öykü. Halbuki hoş bir artı olabilirdi.

120’nin bu gibi önemli ve dostane mesajlar verme fırsatlarını es geçip sadece seyircinin milliyetçi duygularını kaşımaya odaklanması filmle ilgili en büyük sıkıntı. Özellikle filmin kapanışı, bu anlamda kantarın topuzunu biraz kaçırıyor da doğrusu. Ama öncelikle gişeyi hedefleyen bir yapım için, seçilen yöntemleri yersiz saymak zor.

Başta çocuk oyuncular olmak üzere başarılı performanslar veren bir kadroyu biraraya getiren 120, heyecan verici bir sinema eseri değil belki ve politik ya da tarihsel olarak önemli şeyler de söylemiyor. Ancak Türk izleyicisini nasıl etkileyeceğini iyi hesaplıyor. Ve neticede sezonun eli yüzü düzgün işlerinden biri olduğuna da şüphe yok.

not: Alıntıdır.

angel_fatma
18.02.2008, 12:10
Sinemada çocukların ayak sesleri duyuluyor!

Türk Sineması'nda çocuk oyuncu devri yeniden başladı. Bir zamanların Ayşecikler'i Ömercikler'i geri döndü. Ulak'ta rol alan 25 çocuğun ardından şimdi de '120' filminde tam 120 çocuk görev aldı..
Son günlerin en çok konuşulan Türk filmi '120' gerçek bir hikayeyi anlatıyor. 1914 yılında Sarıkamış Savaşı sırasında cepheye cephane taşıyan, 120 çocuğun kahramanlık öyküsünü anlatan filmde Özge Özberk, Cansel Elçin, Emin Olcay, Demir Karahan ve Burak Sergen'in yanı sıra, beşi ana karakter olmak üzere yüzlerce Vanlı çocuk rol aldı. Geleceğin oyuncu adayları; Oytun Öztamur, Alican Yılmaz, Deniz Güngören, Mustafa Karakoyun ve Ozan Cem ile rol aldıkları '120'yi ve Van'daki çekimleri konuştuk. İlk defa uzun metrajlı bir filmde rol alan genç oyuncular, Van'da gördükleri sıcak ilgiden ve doğallıktan çok etkilendiklerini söylüyorlar. Kendi yaşlarındaki Vanlı arkadaşlarıyla çok iyi anlaşan ve çekimler sırasında sıkı dostluklar kuran İstanbullu gençler, Vanlı arkadaşlarının sanata ilgisini de takdirle karşılıyor. Vanlı çocuklar çekimlere o kadar büyük ilgi göstermiş ki, ailelerinden gizli sete gelmişler. Öğrenci çocuklardan biri, donma tehlikesi geçirmesine rağmen, kendisinin ısrarları ve ailesinin de teşvikiyle görevini, set doktorunun kontrolü altında tamamlamış.

BİRBİRİMİZİN KOÇU OLDUK
Yaşları küçük ama fikirleri büyük çiçeği burnunda oyuncular, önümüzdeki yıllarda Türk Sineması'nın gelişmesi için neler yapılması gerektiği hakkındaki fikirlerini anlattı. Çekimler sırasında oyuncu koçu kullanmayan gençler, "Biz birbirimizin koçu olduk" dedi.
Kaynak: Sabah

siyahgül
19.02.2008, 19:00
Dalkıran'ın 'Cennet'ine Çin'den sürpriz teklif var

11 Nisan'da vizyona girecek olan 'Cennet' filmine Çin'in önemli yapımcı-dağıtımcı firmalarından Big One Films'ten teklif geldi. Firmanın başkanı Shan Dongbing, "Filmin fragmanını Berlin Film Festivali'nde gördük ve çok etkilendik" dedi.

Türkiye adına çok önemli

Filmin yönetmeni Biray Dalkıran ise teklifi heyecanla karşıladıklarını belirtti. Dalkıran, "Bir Türk filminin Çin'de gösterime girmesi, Türk Sineması adına çok önemli bir gelişme olacaktır" diye konuştu.

Kaynak:sabah

siyahgül
19.02.2008, 19:02
'Recep İvedik' filminin galası yapıldı


Yönetmenliğini Togan Gökbakar'ın yaptığı, ''Recep İvedik'' filminin galası yapıldı.

İstinye Park Alışveriş Merkezi AFM Sinemaları'ndaki galaya, filmin aynı zamanda başrolünü üstlenen Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar ve Doğa Rutkay ile birlikte geldi.

Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Şahan Gökbakar, filmin fragmanının, internet sitesi Youtube'dan yaklaşık 5 milyon kişi tarafından izlendiğini belirterek, ''Gerçekten bu çok sevindirici. Umarım film de bu kadar çok izlenir'' dedi.Gökbakar, filmin çekimlerinde her gün üzerine kıl yapıştırıldığını anlattı. Bir gazetecinin sorusu üzerine, ''Kardeşimle çalışmak benim için güzeldi'' diye yanıt veren Gökbakar, daha sonra basın mensuplarına ''Alın size malzeme'' diyerek Doğa Rutkay'ı öptü.

Yönetmen Gökbakar ise, ''Kardeşim belki başka bir yönetmenle çalışsaydı çok daha kaprisli olurdu. Gayet güzel bir çalışma oldu. Güzel bir film ortaya çıktı'' diye konuştu. Filmin oyuncularından Fatma Toptaş da Recep İvedik'in çok iyi bir film olduğunu düşündüğünü söyledi.Geceye, filmin oyuncularından Tuluğ Çizgen ve Hakan Bilgin ile şarkıcılar Tuğba Ekinci, Yaşar ve manken Nilay Dorsa'nın da aralarında bulunduğu davetliler katıldı.


kaynak: sabah

sumisali
21.02.2008, 09:28
http://www.sabah.com.tr/2008/02/20/gny/im//DA2374082C267C408E42AAFCb.jpg

'Peri Tozu' filmi izleyiciyle bir hafta geç buluşacak

Ela Alyamaç'ın yönettiği başlıca rollerde genç oyuncular İpek Değer ve Mehmet Ali Nuroğlu'nun paylaştığı 'Peri Tozu' filminin vizyon tarihi değişti. 35 Milim Yapım ve Dağıtım tarafından 28 Mart'ta gösterime sunulması beklenen film, 4 Nisan'da izleyiciyle buluşacak. Fantastik öğelerle dolu 'Peri Tozu' adlı filmde; tesadüflerin bir araya getirdiği Deniz ve Cem'in, çıktıkları yolculukta kat ettikleri duygusal gelişmeler konu ediliyor.


kaynak: sabah

sumisali
21.02.2008, 09:33
SİYAD'ın 'Onur' ve 'Emek' ödülleri sahipleri belli oldu



Sinema Yazarları Derneği tarafından düzenlenen SİYAD Ödülleri'nde bu yıl Kadir İnanır, Müjde Ar ve Safa Önal'a 'Onur Ödülü', yapımcı Üstün Karabol'a da 'Emek Ödülü' verilecek.

SİYAD'ın (Sinema Yazarları Derneği) '40. Türk Sineması Ödülleri' töreninde 'SİYAD Onur Ödülü' vereceği sinemacılar belli oldu. 3 Mart Pazartesi akşamı TİM Maslak Show Center'da yapılacak olan törende Kadir İnanır, Müjde Ar ve Safa Önal'a 'Onur Ödülü', yapımcı Üstün Karabol'a 'Emek Ödülü' verilmesi kararlaştırıldı.

Sebebi de açıklandı

SİYAD yayınladığı bildiride ödüllerin bu isimlere verilmesini şöyle açıklandı: "1960'ların sonlarından itibaren sinemamıza kazandırdığı onca karakter ve genç oyunculara örnek duruşuyla Kadir İnanır; sinemamıza 1970'lerin ortasında televizyon dünyasının unutulmaz dizisi 'Aşk-ı Memnu'daki Bihter karakteriyle başlayan ve sinema sanatına yeni bir soluk kazandıran usta aktris Müjde Ar; 1950'lerden bu yana Türk Sineması'nı şekillendiren onca senaryonun altına imza atan duayen senarist Safa Önal 'Onur Ödülü'ne değer bulunmuştur."

kaynak: sabah

merveilleux
28.02.2008, 18:01
‘YUMURTA’ FRANSA’DA VİZYONDA

http://www.numberone.com.tr/thumbnail.php?file=yumurta_262914050.jpg&size=article_medium

Yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun imzasını taşıyan ‘Yumurta’ adlı film, 23 Nisan'da Fransa'da vizyona giriyor

Yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun imzasını taşıyan ‘Yumurta’ adlı film, 23 Nisan'da Fransa'da vizyona giriyor. Dünya prömiyerini 60’ıncı Cannes Film Festivali'nde gerçekleştiren, başrolleri Nejat İşler ile Saadet Işıl Aksoy üstlendiği ‘Yumurta’, bugüne kadar başta Antalya Altın Portakal Film Festivali olmak üzere yurt içinde ve dışında birçok ödül aldı…

merveilleux
28.02.2008, 18:06
RECEP İVEDİK’E BÜYÜK İLGİ

http://www.numberone.com.tr/thumbnail.php?file=recep_ivedik_759170220.jpg&size=article_medium


Şahan Gökbakar’ın ilk filmi 4 günde 8.5 milyon YTL’lik hasılata ulaştı...

Şahan Gökbakar’ın ilk filmi 4 günde 8.5 milyon YTL’lik hasılata ulaştı. Filmin yapımcısı Faruk Aksoy, “Beğenileceğini biliyorduk ama bu kadar da değil” şeklinde konuştu. 22 Şubat’ta gösterime giren film dört günde 1 milyon 105 bin 230 kişi tarafından izlendi. Çekimlerinin büyük bir bölümü Antalya’da gerçekleşen Recep İvedik, 4 günde 8 milyon 417 bin YTL hasılat elde etti...

sumisali
01.03.2008, 07:48
http://www.dizifilm.com/modules/Content/cover.php?coverid=3649

Bayrampaşa filmi belgesel gibi oldu

Mahkumların oynadığı ''Bayrampaşa/ Ben Fazla Kalmayacağım' filminin İstanbul galası önceki gün Bayrampaşa Cezaevi'nde yapıldı. Galaya; İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı A. Cengiz Engin, Bayrampaşa Cezaevi Savcısı Metin Şentürk, Cezaevi Müdürü Baktişen Er ile film ekibi katıldı.

Fevkalade başarılı oldular

Başsavcı Engin, filmle ilgili görüşlerini şöyle ifade etti: "Bu film dünyada bir ilk. Hem şarkıları, hem senaryoyu tutuklu ve hükümlüler oluşturdu. Fevkalade başarılı olduklarını düşünüyorum. Bu film, aynı zamanda Bayrampaşa Cezaevi'nin son dönemlerini de gösteren bir belgesel niteliğini taşıyor."

Kaynak: Sabah

siyahgül
12.03.2008, 07:58
http://img399.imageshack.us/img399/1165/5161898un3.jpg

Beyaz Melek'e Amerika vizesi


"Beyaz Melek" filmi, dünya prömiyeri için sinema endüstrisinin kalbi Amerika'dan davet aldı.


Mahsun Kırmızıgül'ün senaryosunu yazdığı, yönettiği ve başrol oynadığı "Beyaz Melek" filmi, Uluslararası Houston Film Festivali kapsamında düzenlenecek yarışmaya davet edildi. Festival, Steven Spielberg, George Lucas, Coen Kardeşler, Ridley Scott, Brian de Palma, Oliver Stone, David Lynch gibi ustaları Amerikan sinemasına kazandırması açısından büyük önem taşıyor.

13 Nisan'da gidiyor

41'incisi 11-20 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek Uluslararası Houston Film Festivali'ne "Beyaz Melek"le katılacak olan Kırmızıgül, 13 Nisan'da Teksas'a gidiyor. Sanatçı, "Amerika'dan gelen davet beni ve film ekibini çok onurlandırdı. Ayrıca bir Türk filminin Amerika'da düzenlenen köklü bir festivalde yarışacak olması da sinema sektörümüz adına heyecan verici" dedi.

Asteria
14.03.2008, 16:47
Yeşilçam Adayları!

Yeşilçam Ödülleri'nin adayları Garajistanbul'da yapılan gecede açıklandı...

TÜRSAK Vakfı ve Beyoğlu Belediyesi tarafından Turkcell’in sponsorluğunda düzenlenen Yeşilçam Ödülleri'nin adayları dün gece belli oldu.

Garajistanbul’da yapılan ve Levent Üzümcü ile Bergüzar Korel tarafından sunulan geceye, Beyazperde'den Melis Zararsız ve Serdar Kökçeoğlu katıldı.

Gecede, sinemacıların ve sponsor firma yetkililerin ağırlığı göze çarpıyordu, sinema yazarları ise benzer etkinliklere göre daha küçük bir gruptu. Şıklığın dikkat çektiği gecede, ödüllerin açıklanması esnasında bütün konukların dikkatini perdeye vermesi de, gecenin önemli ayrıntılarından biriydi. Hayatımıza aniden giren Yeşilçam Ödülleri'nin merak edilen "tarzı" az çok adaylarla belli oldu. İşte adaylar:

En İyi Film
Barda
Beyaz Melek
Mutluluk
Yaşamın Kıyısında
Yumurta

En İyi Yönetmen
Abdullah Oğuz “Mutluluk”
Barış Pirhasan “Adem’in Trenleri”
Fatih Akın “Yaşamın Kıyısında”
Semih Kaplanoğlu “Yumurta”
Serdar Akar “Barda”

En İyi Kadın Oyuncu
Fadik Sevin Atasoy “Zeynep’in 8 Günü”
Nurgül Yeşilçay “Adem’in Trenleri + “Yaşamın Kıyısında”
Özgü Namal “Mutluluk”
Ülkü Duru “İyi Seneler Londra”

En İyi Erkek Oyuncu
Haluk Bilginer “Polis”
Kenan İmirzalıoğlu “Kabadayı”
Nejat İşler “Barda” + “Yumurta”
Şener Şen “Kabadayı”
Uğur Polat “Sis ve Gece”
Yetkin Dikinciler “Mavi Gözlü Dev”

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Derya Alabora “Adem’in Trenleri”
Lale Mansur “Mutluluk”
Melisa Sözen “Bana Şans Dile”
Nursel Köse “Yaşamın Kıyısında”
Özge Özberk “Mavi Gözlü Dev”

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncuİlyas Salman “Sis ve Gece”
Uğur Polat “Mavi Gözlü Dev”
Rasim Öztekin “Kabadayı”
Talat Bulut “Mutluluk”
Tuncel Kurtiz “Yaşamın Kıyısında”

En İyi Senaryo
Fatih Akın “Yaşamın Kıyısında”
İsmail Doruk “Adem’in Trenleri”
Kubilay Tuncer “Mutluluk”
Semih Kaplanoğlu-Orçun Köksal “Yumurta”
Yavuz Turgul “Kabadayı”

En İyi Müzik
Fazıl Say “İyi Seneler Londra”
Mahsun Kırmızıgül-Yıldıray Gürgen “Beyaz Melek”
Selim Demirdelen “Barda”
Shantel “Yaşamın Kıyısında”
Zülfü Livaneli “Mutluluk”

En İyi Görüntü Yönetmeni
Eyüp Boz “Janjan”
Gökhan Atılmış “Sis ve Gece”
Mirsad Heroviç “Mutluluk”
Özgür Eken “Yumurta”
Rainer Klausman “Yaşamın Kıyısında”

Digitürk Genç Yetenek Ödülü
Ali Atay “İyi Seneler Londra”
Aslı Tandoğan “Kabadayı”
Ferit Kaya “Mavi Gözlü Dev”
Fıratcan Aydın “Adem’in Trenleri”
Saadet Işıl Aksoy “Yumurta”

Turkcell İlk Film Ödülü
Berkun Oya “İyi Seneler Londra"
Çağan Irmak “Bana Şans Dile”
Mahsun Kırmızıgül “Beyaz Melek”
Mustafa Şevki Doğan “Son Osmanlı-Yandım Ali”
Onur Ülkü “Polis”

Asteria
14.03.2008, 16:50
NTV Belgesel Kuşağı

Belgeseller bu yıl 7-14 Nisan arasında Beyoğlu Sineması’ nda sinemaseverler ile buluşacak.

(14 Mart 2008) İstanbul Film Festivali, her zaman olduğu gibi bu sene de programında çarpıcı belgesellere yer veriyor. Son dönemin küresel politik olayları belgesellere konu olurken, ünlü avangard sinemacı Derek Jarman'ı anlatan Derek gibi dikkat çekici belgesellere de yer veriliyor.

İstanbul Film Festivali “NTV Belgesel Kuşağı”nda bu yıl 18 belgesel yer alıyor. Bazı belgesel yönetmenlerinin de katılacağı festivalin “NTV Belgesel Kuşağı” filmleri; insan hakları, çocuklar, müzik, siyaset gibi farklı konuları işliyor, toplumsal değişimleri ele alıp gerçeği belgelerken alışılmadık ve çarpıcı tarzlar izliyor

Asteria
14.03.2008, 16:52
http://img442.imageshack.us/img442/9658/haribrb3.jpg (http://imageshack.us)

İki Filmlik Bir Kitap!


Serinin son kitabı Harry Potter ve Ölüm Yadigarları iki film halinde sinemaya uyarlanacak...

(13 Mart 2008) Harry Potter hayranlarını yakından ilgilendiren son derece önemli bir haberimiz var.


Harry Potter ve Ölüm Yadigarları, David Yates yönetiminde iki ayrı sinema filmi olarak karşımıza gelecek. Zamanını merak edenlere de hemen duyuralım, ilk film Kasım 2010'da, devamı ise altı ay sonra Mayıs ayında izleyici ile buluşacak.

Bu tür bir uygulamayı daha önce "Matrix" ve "Kill Bill" gibi serilerde görmüştük. Anlaşılan Harry Potter'ın vedası hayli uzun olacak.

Harry Potter ve Ölüm Yadigârları (Harry Potter and the Deathly Hallows) J. K. Rowling'in yazdığı Harry Potter serisinin yedinci ve son kitabı. Kitap dilimize Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu tarafından çevrildi.

Asteria
14.03.2008, 16:57
http://pic1.resimupload.com/r1/thumb_344221800.jpg (http://www.resimupload.com/ds344221800_kilito-b.html)

Bir Kadın Hikâyesi

Müjde Ar, Çiğdem Suyolcu, Necmi Yapıcı ile Ayla Algan’ın oynadığı Kilit'in afişi hazırlandı!

Ödüllü sinemacı Ceyda Aslı Kılıçkıran’ın yönettiği ve Müjde Ar, Çiğdem Suyolcu, Necmi Yapıcı ile Ayla Algan’ın oynadığı Kilit, önümüzdeki aylarda Makara film tarafından vizyona sunuluyor.

"Film, modern Türkiye’nin kadın oyuncularından olan Berna ve sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını olan Afife Jale’nin paralel yaşamlarını konu alıyor. Reenkarnasyon felsefesinden yola çıkan hikayede, iki farklı dönemden kadının radikal ön yargılara ve popüler kültüre başkaldırışını görüyoruz..

Her iki kadının mücadelesi, günümüz koşulları ve geçmiş döneme çizilen zigzaglarla, yalın bir anlatımla izleyiciye aktarılıyor. Sembollerin ve göndermelerin egemen olduğu hikâye, iki farklı dönemden kadının toplum önyargılarıyla engellenmesi bu kez müziğin evrensel diliyle anlatılıyor.

Film, günümüz rock müziği ve Afife Jale dönemindeki klasik Türk müziği eserleriyle donatıldı.

siyahgül
19.03.2008, 15:09
İnternet siteleri kilitlendi

Fragman Uzakdoğu dövüş sanatlarının iki usta ismi Jackie Chan ve Jet Li, aynı filmde buluşunca fragmanı izlenme rekorları kırdı.


Amerika'da 18 Nisan'da, Türkiye'de ise 9 Mayıs'ta vizyona girecek olan "Yasak Krallık / The Forbidden Kingdom" filminin fragmanı, internet sitelerine yüklendiği gün siteleri kilitledi.

Fragmanın ilk 24 saatte kırdığı tüm zamanlar rekorları şöyle:
İzlenme sayısı: 1.722.371
Favori video: 2.984 oy
Yorumlar: 3500

Asteria
26.03.2008, 22:43
Yeşilçam'ın Mutluluk'u

Yeşilçam Ödülleri'nde az Yumurta'lı bir sonuç: Mutluluk ve Yaşamın Kıyısında geceden mutlu ayrıldı...

Yeşilçam Ödülleri'nin, bu sene SİYAD ve Antalya Film Festivali ödüllerine ciddi bir alternatif oluşturacağına kesin gözüyle bakılıyordu. En azından yakın zamanda açıklanan adaylar bunun ipucunu veriyordu.

Jürisi gizemli ve kalabalık Yeşilçam Ödülleri, SİYAD'ın seçimlerinden çok farklı bir tablo çıkardı ortaya. Yarışmanın Antalya Film Festivali çizgisinde, Yeşilçam'ın çizgisine uzak durmayan, nitelikli popüler sinema filmlerine yakın duracağı belli oldu.

Böylece, tüm önemli yarışmalardan sonra, iki önemli zirve ve iki film öne çıktı. Yılın sanat filmi, eleştirmenlerin favorisi Yumurta; yılın post-yeşilçam filmi ise Mutluluk.

İşte adaylar ve kazananlar..


En İyi Film
Barda
Beyaz Melek
Mutluluk
Yaşamın Kıyısında
Yumurta


En İyi Yönetmen
Abdullah Oğuz “Mutluluk”
Barış Pirhasan “Adem’in Trenleri”
Fatih Akın “Yaşamın Kıyısında”
Semih Kaplanoğlu “Yumurta”
Serdar Akar “Barda”


En İyi Kadın Oyuncu
Fadik Sevin Atasoy “Zeynep’in 8 Günü”
Nurgül Yeşilçay “Adem’in Trenleri + “Yaşamın Kıyısında”
Özgü Namal “Mutluluk”
Ülkü Duru “İyi Seneler Londra”


En İyi Erkek Oyuncu
Haluk Bilginer “Polis”
Kenan İmirzalıoğlu “Kabadayı”
Nejat İşler “Barda” + “Yumurta”
Şener Şen “Kabadayı”
Uğur Polat “Sis ve Gece”
Yetkin Dikinciler “Mavi Gözlü Dev”


En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Derya Alabora “Adem’in Trenleri”
Lale Mansur “Mutluluk”
Melisa Sözen “Bana Şans Dile”
Nursel Köse “Yaşamın Kıyısında”
Özge Özberk “Mavi Gözlü Dev”


En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
İlyas Salman “Sis ve Gece”
Uğur Polat “Mavi Gözlü Dev”
Rasim Öztekin “Kabadayı”
Talat Bulut “Mutluluk”
Tuncel Kurtiz “Yaşamın Kıyısında”


En İyi Senaryo
Fatih Akın “Yaşamın Kıyısında”
İsmail Doruk “Adem’in Trenleri”
Kubilay Tuncer “Mutluluk”
Semih Kaplanoğlu-Orçun Köksal “Yumurta”
Yavuz Turgul “Kabadayı”


En İyi Müzik
Fazıl Say “İyi Seneler Londra”
Mahsun Kırmızıgül-Yıldıray Gürgen “Beyaz Melek”
Selim Demirdelen “Barda”
Shantel “Yaşamın Kıyısında”
Zülfü Livaneli “Mutluluk”


En İyi Görüntü Yönetmeni
Eyüp Boz “Janjan”
Gökhan Atılmış “Sis ve Gece”
Mirsad Heroviç “Mutluluk”
Özgür Eken “Yumurta”
Rainer Klausman “Yaşamın Kıyısında”


Digitürk Genç Yetenek Ödülü
Ali Atay “İyi Seneler Londra”
Aslı Tandoğan “Kabadayı”
Ferit Kaya “Mavi Gözlü Dev”
Fıratcan Aydın “Adem’in Trenleri”
Saadet Işıl Aksoy “Yumurta”


Turkcell İlk Film Ödülü
Berkun Oya “İyi Seneler Londra"
Çağan Irmak “Bana Şans Dile”
Mahsun Kırmızıgül “Beyaz Melek”
Mustafa Şevki Doğan “Son Osmanlı-Yandım Ali”
Onur Ülkü “Polis”

PaN ZeHiR
01.04.2008, 16:33
'Atatürk' filmini kendi senaryosu ile çekecekler


Yılan hikayesine dönen 'Atatürk' filmi için kollar sıvandı. Ulu Önder'in 1937'de yazdığı senaryo, Biray Dalkıran'ın yönetmenliğinde film olacak. Ata'yı kimin oynayacağı ise henüz belli değil.

Ata'ya layık bir senaryo bulunamadığı için 50 yıldır yapılamayan 'Atatürk' filmi; Ulu Önder'in ölmeden bir yıl önce Türkiye'nin ilk sinemacılarından Münir Hayri Egeli ile birlikte yazdığı senaryoyla çekilecek.

DÖRT AYRI GÖNÜL İLİŞKİSİ

Türkiye Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu'nun öncülüğünde başlatılan proje; Ata'nın manevi kızı Ülkü Adatepe, Atatürk araştırmacısı ve yazar İlknur G. Kalıpçı ve Prof. Ercan Çitlioğlu'nun desteğiyle gündeme getirildi. Orjinalinin 'Milli Kütüphane'de bulunduğu belirtilen ve Atatürk'ün, Münir Hayri Egeli ile birlikte yazdığı 137 sayfalık senaryo; direkt olarak filme uyarlanacak. Ata'nın yazdığı senaryoda, yaşadığı dört ayrı gönül ilişkisi de yer alacak.

10 KİŞİLİK BİLİM KURULU

'Atatürk' filmi projesini, Sümer Ezgü'nün Ata'yı canlandırdığı 'Sarı Zeybek' kısa belgeselini çeken ekip hazırlayacak. Projenin yapımcılığı ve yönetmenliğini Biray Dalkıran üstlenecek. Film için 10 kişilik 'bilim kurulu' oluşturulacak; 81 ilin sivil toplum kuruluşlarının desteği alınacak.

Atatürk'ün film projesiyle ilgili Milli Kütüphane'de bulunan ve el yazısıyla yazdığı vasiyet gibi notu şöyle: "Münir Hayri, filmi çevirme işiyle bizzat meşgul olacaktır. Hemen Almanya'ya gidecek, senaryomuzu işleyecektir. Hasan Rıza gereken masrafları benden karşılayacaktır."


Kaynak--->sabah.com.tr

PaN ZeHiR
01.04.2008, 16:51
Bu yıl popüler olmayan 11 Türk filmi yarışacak


27. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin Ulusal Yarışma bölümünde, 'Kabadayı' ve 'Beyaz Melek' gibi gişesi yüksek filmlerin yerine popüler olmayan 11 film yarışacak.

27. Uluslararası İstanbul Film Festivali, 5 Nisan'da başlıyor. Festivalin Türk Sineması'nın son dönem yapımlarını biraraya getirecek olan Ulusal Yarışma bölümünde, bu yıl 11 Türk filmi yarışacak. Geçtiğimiz yıl bu bölümde, 'Hokkabaz', 'Mutluluk' ve 'Beynelmilel' gibi popüler filmler yarışmıştı. Oysa bu yıl, bu bölümde yarışacak olan 5 filmin adı kamuoyu tarafından daha önce hiç duyulmadı. 'Kabadayı' ve 'Beyaz Melek' gibi sezonun en çok gişe yapan filmleri, Ulusal Yarışma kapsamına alınmadı.

YEŞİLÇAY DA JÜRİDE

Ulusal Yarışma'nın jüri başkanlığını 'Yumurta' filminin yönetmeni Semih Kaplanoğlu yapacak. Venedik Film Festivali'nin Venedik Günleri Bölümü'nün Başkan Yardımcısı ve Roma Film Festivali Sinema Endüstrisi Etkinliği Yöneticisi Sylvain Auzou, Toronto Film Festivali Yöneticisi Michelle Maheux, yazar Elif Şafak ve oyuncu Nurgül Yeşilçay da yarışmanın jüri üyeleri arasında yer alacak. Yönetmenliğini Hüseyin Karabey'in yaptığı 'Gitmek' adlı film, festivalin hem Ulusal Yarışma bölümünde, hem de 'Yumurta' filmiyle birlikte Uluslararası Yarışma bölümünde yarışacak.

BÜYÜK ÖDÜL 50 BİN YTL

Ulusal Yarışma bölümünde yer alacak filmler konuları ve oyuncu kadrolarıyla dikkat çekiyor. Mehmet Güreli'nin Peyami Safa'nın 'Selma ve Gölgesi' adlı kitabından sinemaya uyarladığı 'Gölge' adlı filmi ile Mehmet Güleryüz'ün çektiği 'Havar'ın kadroları amatör isimlerden oluşuyor. Eğer bu filmlerin oyuncuları yarışmayı kazanırsa, festival kapsamında ilk kez profesyonel olmayan bir oyuncuya ödül verilmiş olacak. Festival sonunda en iyi film seçilecek yapım, 50 bin YTL ödül alacak. En iyi oyuncu ödülüne layık görülenlere ise 10 bin YTL verilecek.

Kaynak---->sabah.com.tr

sumisali
05.04.2008, 08:15
http://image.haber7.com/haber/111377.jpg

7 yeni film gösterime girdi


Sinemaseverleri bu hafta 6 yabancı, 1 yerli olmak üzere 7 yeni film bekliyor. İşte yeni filmeler:

İKİLİ OYUN - ONE WAY
vizyona geldi. Yönetmen koltuğuna Reto Salimbeni’nin oturduğu, dram, gerilim ve suç unsurlarının yer aldığı filmde Michael Clarke Duncan, Til Schweiger ve Lauren Lee Smith başrolleri paylaşıyor.

Diğer yeni yabancı yapım “BAKIŞ AÇISI - VANTAGE POINT” Senaryosunu Barry Levy’nin yazdığı, yönetmenliğini Pete Travis’in üstlendiği filmde Forest Whitaker, Matthew Fox ve William Hurt performanslarını sergileyecek.

Çok satan dedektif romanları yazarının, karısıyla ilişkisi olan aktörle girdiği ölümcül zeka oyununu anlatan “ÖLÜMCÜL OYUN - SLEUTH” da sinemaseverlerle buluştu. Yönetmenliğini Kenneth Branagh’ın yaptığı filmde Michael Caine, Jude Law ve Harold Pinter başrollerde.

“TABANCA-ROVELVER” gösterime girecek. Yönetmen Guy Ritchie’in drem-gerilim-suç türündeki filminde, oyuncular Jason Statham, Ray Liotta ve Francesca Annis olacak.

Richard Kelly’nin yönettiği filmde, Dwayne “Rock” Johnson, Sarah Michelle Gellar, Sean William Scott ile Justin Timberlake oynuyor. Yönetmenin yeni filmi "KIYAMET ÖYKÜLERİ - SOUTHLAND TALES”, ABD’de Cumhuriyetçi kanadı kızdıracak cinsten sivri dilli bir politik bilim-kurgu. 2006 Cannes Festivalinde Altın Palmiye Adayı olan film, paranoya ve çılgınlığın hüküm sürdüğü yakın gelecekte, ABD’nin güneyinde geçen bir kıyamet öyküsünü konu alıyor.

Yönetmen Luc Jacquet yeni filmi “ARKADAŞIM TİLKİ - THE FOX & THE CHILD” ile bize gözümüzün önünde olup keşfedemediğimiz doğayı bir kez daha takdir etmeyi öğretiyor. Günümüzde doğada fazla vakit geçiremeyen çocuklara doğal hayatı anlatıyor. Hayvanların tanıtıyor. Doğal yaşamın ritmini yakalatıyor.

Haftanın yeni Türk filmi ise “PERİ TOZU”. Ela Alyamaç’ın senaryosunu yazıp yönettiği filmde, Mehmet Ali Nuroğlu, İpek Değer ve Erdoğan Sıcak oynuyor.


alıntıdır.....

PaN ZeHiR
05.04.2008, 11:59
Savaş katliamı filmi Japonya'yı karıştırdı

Japonya'nın 2'nci Dünya Savaşı sırasında işlediği insanlık suçlarını irdeleyen film tartışma yarattı. 250 binden fazla kişinin öldürüldüğü Nanjing katliamını konu alan "Yasukuni" filmine milliyetçi kesim büyük tepki gösterdi. Yönetmen Li Ying, tabu sayılan konulardan biri olan katliamın tanıklarıyla konuşurken bir grup milletvekili, vizyona girmeden önce özel gösterim istedi. Birçok sinema da, milliyetçilerin protestolarının ardından filmi göstermeme kararı aldı. Sinema dernekleri ile Li ise karara tepki gösterdi.


Kaynak--->sabah.com.tr

Asteria
20.04.2008, 23:12
Film Festivali Sonuçları

http://img205.imageshack.us/img205/2048/sonakbpj4.jpg (http://imageshack.us)


[b]Uluslararası Yarışma'da Altın Lale Ödülü, Semih Kaplanoğlu'nun Yumurta filmine verildi.

AKBANK sponsorluğunda düzenlenen 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin ödülleri 19 Nisan Cumartesi gecesi Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki Kapanış Galası ve Ödül Töreni’nde sahiplerini buldu.

27. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin Kapanış Galası’nda, çağdaş Rus sinemasının en önemli yönetmenlerinden ve Tarkovski’nin tahtına aday gösterilen Alexander Sokurov’a Festival’in “Sinema Onur Ödülü” takdim edildi. Alexander Sokurov ödülünü İstanbul Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Eczacıbaşı’nın elinden aldı.

Uluslararası Yarışma’da Altın Lale Ödülü, Semih Kaplanoğlu’nun Yumurta adlı filmine verildi. Uluslararası Altın Lale Yarışması Jüri Başkanı Michael Ballhaus’un açıkladığı ödülü filmin yönetmeni Semih Kaplanoğlu’na Fatma Girik takdim etti.

Uluslararası Yarışma’da Jüri Özel Ödülü’ne ise Alman yönetmen Dennis Gansel’in Tehlikeli Oyun adlı filmi layık görüldü. Filmin dağıtımıcısı Celluloid Dreams’den Pierre Menahem ödülü Dünyanın Bütün Sabahları filmiyle sinemaseverlerin yakından tanıdığı Fransız yönetmen Alain Corneau’nun elinden aldı.

“Kültür ve Turizm Bakanlığı Yılın En İyi Türk Filmi” ödülü Seyfi Teoman’ın Tatil Kitabı adlı filmine verildi. Filmin yönetmeni Seyfi Teoman ve yapımcısı Yamaç Okur ödülü aldı.

“Kültür ve Turizm Bakanlığı Yılın En İyi Türk Yönetmeni” ödülü ise Nokta filminin yönetmeni Derviş Zaim’e verildi. Yönetmen Derviş Zaim’e ödülünü Nurgül Yeşilçay takdim etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ayrıca “Yılın En İyi Türk Filmi” ve “Yılın En İyi Türk Yönetmeni”ne 50.000’er YTL değerinde para ödülü de veriyor.

En İyi Kadın Oyuncu ödülü ise Gitmek filmindeki rolü ile Ayça Damgacı’ya verildi.

Bu yıl Ulusal Yarışma Jürisi’nin seçtiği En İyi Erkek Oyuncu, Ara filmindeki rolü ile Serhat Tutumluer oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu oyunculara ayrıca 10.000’er YTL para ödülü de veriyor.

Ulusal Yarışma’da Jüri Özel Ödülü’ne Ara adlı film layık görüldü. Filmin yönetmeni Ümit Ünal ödülünü, Ulusal Yarışma Jüri Üyesi Pınar Kür’ün elinden aldı.

Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği FIPRESCI Ödülleri ise; Belçikalı yönetmen Nic Balthazar’ın yönettiği Ben X adlı filme, Ulusal Yarışma’da Seyfi Teoman’ın Tatil Kitabı adlı filmine verildi.

“Sinemada İnsan Hakları” yarışmasındaki Avrupa Konseyi Sinema Ödülü (FACE) ise Çinli yönetmen Li Yang’ın Kör Dağ adlı filmine verildi. Yönetmen Li Yang, Avrupa Konseyi ve Eurimages işbirliğinde sunulan FACE ödül heykelciğinin ve 10.000 Euro’luk para ödülünün sahibi oldu.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın medya sponsorlarından Radikal Gazetesi tarafından verilen Halk Ödülü hem uluslararası hem de ulusal yarışmada izleyicilerin oylarıyla saptanan filmlere verildi. Radikal Gazetesi Kültür Sanat Editörü Cem Erciyes’in açıkladığı Halk Ödülü’nü Uluslararası Yarışma’da Semih Kaplanoğlu’nun Yumurta; Ulusal Yarışma’da Çağan Irmak’ın Ulak adlı filmleri kazandılar.

Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Köprüde Buluşmalar” seminerleri kapsamında ilk kez Uzun Metrajlı Film Projesi Geliştirme Atölyesi düzenlendi ve Belma Baş’ın Zefir adlı projesi seçildi.

Asteria
20.04.2008, 23:15
http://img59.imageshack.us/img59/2756/ulkebvv9.jpg (http://imageshack.us)


Çocuklara 23 Nisan Hediyesi



Çocuklara çok özel bir sinema hediyesi. Ücretsiz bir sinema macerası

Ülker markası, çocuklara yönelik sosyal sorumluluk projelerine 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı da ekledi.

Çocukların en özel günü olan 23 Nisan onuruna tüm çocuklara ücretsiz sinema armağan edecek olan Ülker, binlerce çocuğa sinema salonlarında keyifli dakikalar yaşatmak için Macera Adası filmine sponsor oldu.

Türkiye çapında eş zamanlı olarak 19-20 Nisan 2008 tarihlerinde 33 ildeki 123 sinema salonunda ücretsiz izlenebilecek filmi 100 bini aşkın çocuğun izlemesi hedefleniyor.

Ücretsiz biletlerin salon kapasitesiyle sınırlı olduğu, rezervasyon sistemi olmayan ve tüm gün boyunca sürecek gösterimlerde, biletler seans saatinden 3 saat önce gişelerden temin edilebilir.

Luna
21.04.2008, 12:03
http://beyazperde.mynet.com/images/haber/bonda-b.jpg

Set Kazası

Yeni James Bond filmi Quantum of Solace'de rol alan Aston Martin göle uçtu...

Merakla beklenen yeni James Bond filmi Quantum of Solace'in çekimleri devam ediyor. Filmin neredeyse başrol oyuncuları arasında kabul edilen (diğer oyunculara göre çok daha ucuz) 250 bin dolar değerindeki Aston Martin göle düştü.

Arabayı sete götüren bir dublör yağmur nedeniyle arabanın kontrolünü kaybedince araba bir anda yoldan çıktı ve göle düştü. Kazada dublörün yaralandığı, arabanın ise büyük hasar gördüğü açıklandı.

Quantum of Solace, en iyi ihtimalle sonbaharda izleyici ile buluşacak.

(Haber Tarihi: 21 Nisan 2008)

Alıntıdır...

siyahgül
24.04.2008, 09:08
http://img181.imageshack.us/img181/1403/ucmaymunrq2.jpg



Türkiye '3 Maymun'la Cannes'da


Cannes Film Festivali'nde yarışacak filmler dün Paris'te düzenlenen basın toplantısında açıklandı.

Bu yıl 14-25 Mayıs tarihlerinde 61'incisi düzenlenecek olan Uluslarası Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için yarışacak filmler dün Paris'te düzenlenen basın toplantısında açıklandı.
Türk yönetmen Nuri Bilge Ceylan "3 Maymun" filmiyle üçüncü kez Altın Palmiye adayı olarak seçildi. Festivalin paralel bölümlerinden "Belli Bir Bakış"ın jüri başkanlığını ise Fatih Akın yapacak.
Bundan önce Şerif Gören'in "Yol", Yılmaz Güney'in "Duvar", Tevfik Başer'in "Elveda Yabancı" ve geçen yıl Fatih Akın'ın "Yaşamın Kıyısında" filmleri Altın Palmiye için yarışmışlardı. Bu filmlerden "Yol" Altın Palmiye ödülünü kazanmıştı.

Nuri Bilge Ceylan, jüri başkanlığını Amerikalı aktör Sean Penn'in yapacağı festivalde Jean Pierre ve Luc Dardanne ikilisi, Clint Eastwood, Atom Egoyan, Arnaud Desplechin, Wim Wenders gibi ünlü yönetmenlerle yarışacak. Senaryosunu Nuri Bilge Ceylan-Ebru Ceylan ve Ercan Kesal'ın yazdığı "3 Maymun"da Yavuz Bingöl, Hatice Arslan ve Ercan Kesal oynuyor. Film, yalanlarla parçalanarak ilişkileri bozulmuş bir ailenin gerçekleri saklayarak 'bilmemek, görmemek ve duymamak'tan yola çıkarak "3 maymun" oynayıp bir arada kalma çabalarını anlatıyor.

"Koza" adlı ilk kısa filmiyle de Cannes'da yarışmaya seçilen Nuri Bilge Ceylan, 2002 yılında "Uzak" (Jüri Büyük Ödülü ve erkek oyuncu ödüllerini kazanmıştı), 2006'da da "İklimler"in ardından "3 Maymun"la üçüncü kez Altın Palmiye adayı olarak bir rekora da imza atacak.

Cannes'da yarışmak harika

Ünlü türkücü ve oyuncu Yavuz Bingöl rol aldığı "Üç Maymun"un Altın Palmiye için yarışacak olmasından büyük mutluluk duyduğunu açıkladı: "Bu harika bir olay, çok mutluyum. Biliyorsunuz Altın Palmiye için yarışan filmdeki oyuncular da otomatikman En İyi Oyuncu ödülü için de yarışıyor. Nuri Bilge Ceylan gibi usta bir yönetmenin filminde rol almak büyük bir onur."

İŞTE YARIŞACAK YÖNETMENLER

Festival afişinin tanıtıldığı basın toplantısında açıklanan "Altın Palmiye" adayı filmlerle yönetmenlerinin adları şöyle sıralandı:

Nuri Bilge Ceylan (Üç Maymun)

Jean-Pierre Dardenne ve Luc Dardenne (Le silence de Lorna)

Arnaud Desplechin (Un Conte de Noel)

Clint Eastwood (Changeling)

Atom Egoyan (Adoration)

Ari Folman (Waltz with Bashir)

Philippe Garrel (La frontiere de L’aube)

Matteo Garonne (Gomorra)

Charlie Kaufman (Synecdoche New York)

siyahgül
25.04.2008, 08:46
http://img520.imageshack.us/img520/4433/ucansupurgesnw0.jpg

Uçan Süpürge adayları belli oldu!...

En iyi kadın filmleri arasında 'Az Önce Oldu', 'Caligari', 'Çok Mersi', 'Denizanası', 'Gerçek Aşk Kördür', 'Mutum' 'Utanç', 'Ölmek Zamanı' ve Türkiye’den 'Fikret Bey' var.


8-15 Mayıs tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek 11. Uluslararası Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nde yarışacak filmler belli oldu. Festivalin “Her Biri Ayrı Renk” bölümünde yer alan 12 film, Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI) Ödülü için yarışacak.

Bu sene Almanya’dan Angelika Kettelhack, Fransa’dan France Hatron ve Türkiye’den Burcu Aykar Şirin’den oluşan FIPRESCI Jürisi; Arjantin, Avusturya, Belçika, Brezilya, Fransa, Hollanda, İran, İspanya, İsrail, Polonya ve Türkiye’den yarışmaya katılan filmlerden birini seçecek. Uçan Süpürge dünyada FIPRESCI Ödülü’nü veren tek kadın filmleri festivali.

CANNES VE BERLİN'DEN SONRA UÇAN SÜPÜRGE

Festivalde Avusturya adına yarışan ‘Az Önce Oldu’ (Kurz davor ist es passiert) evrensel bir sorun olan kadın ticaretini gerçek öyküler ekseninde ele alıyor. Anja Salomonowitz’in Berlin’den “Caligari”, Viyana’dan da “En İyi Film” ödüllerini toplayan filmi, kurguyla kurmaca arasında seyircinin vicdanını da sorguluyor.

Emmanuelle Cuau’nun festivallerde çok beğenilen filmi ‘Çok Mersi’ (Trés Bien, Merci) ise traji-komik bir öykü anlatıyor. Cannes Film Festivali’nden “Altın Kamera Ödülü”yle dönen ‘Denizanası’ ise, insanlık durumlarına dair çok parçalı öyküler anlatan şaşırtıcı bir yapım.

Yarışmaya Hollanda’dan katılan ‘Gerçek Aşk Kördür’ (Blind) sinemada gerçek bir aşk öyküsü izlemeye hasret kalanların damağında hoş bir tat bırakacak. Etkileyici görüntüleri ve müziğiyle öne çıkan film, aşkın gerçekten de kör olup olmadığını sorguluyor.

Yeni sözcükler yaratması bakımından sık sık James Joyce ile karşılaştırılan, Brezilya’nın önde gelen yazarlarından João Guimarães Rosa’nın bir romanından uyarlanan ‘Mutum’, 10 yaşındaki bir çocuğun gözünden hayatı anlatıyor. Sandra Kogut’un Berlin Film Festivali’nde “Özel Ödül”le taçlandırılan bu samimi filmi yaşadığımız yerdeki güzellikleri görebilmeyi öğretiyor.

KEDZİERZAWSKA DA YARIŞMADA

Geçtiğimiz sene Polonya Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu dahil pek çok ödül almış ‘Ölmek Zamanı’ (Pora umierac) ise bu bölümün öne çıkan bir diğer filmi. Polonya sinemasının usta yönetmenlerinden Dorota Kedzierzawska’nın bu son filmi, yaşlı Aniela ve köpeğinin öyküsünü anlatıyor. Aniela rolünde Danuta Szaflarska’nın adeta döktürdüğü film, mizah anlayışı ve nostaljik ruhuyla şaşırtıyor.

Marion Hänsel’in San Sebastian Film Festivali’nden ödülle dönmüş filmi ‘Rüzgâr Kumları Kaldırırsa’ (Si le vent souleve le sable) Belçika sinemasından etkileyici bir yapım. Çölde hayatta kalmaya çalışan bir ailenin yol boyunca parçalara ayrılışını anlatan film, umutla merhamet üzerine yeni sözler söylemeyi başarıyor.

Yarışmaya Brezilya’dan da bir konuğu olacak: ‘Samanyolu’. Yaşamla ölüm, zamanla mekân arasındaki sınırlar arasında gidip gelen film, şaşırtıcı bir deneyim vaat ediyor.

Halihazırda Havana Film Festivali’nden ‘FIPRESCI Ödülü’ bulunan, Arjantinli yönetmen Ana Katz’ın çektiği ‘Tatilde Yalnız’ (Una Novia Errante) birlikte tatile çıktığı sevgilisi otobüsten inmeyince tatile tek başına devam etmek zorunda kalan bir kadının başından geçenleri ‘tatilde yalnız kadın’ algısıyla oynayarak anlatıyor.

18 YAŞINDA BAŞYAPIT

Yarışmanın en merakla beklenen filmlerinden ‘Utanç’ (Buda as sharm foru rikht), Hana Makhmalbaf’ın ilk uzun filmi. İranlı Hana’nın 18 yaşında çektiği ve Berlin’den Selanik’e pek çok festivalden ödüller toplamış bu filmi Afganistan’da bir köyde geçiyor ve altı yaşındaki Baktay’ın öyküsünü anlatıyor.

Cannes’da Eleştirmenler Haftası’nda Büyük Ödül kazanan Lucia Puenzo’nun ilk uzun metrajlı filmi ‘XXY’ ise hermafrodit (çift cinsiyetli) bir gencin çarpıcı öyküsünü anlatıyor. Cinsiyet, cinsellik ve toplumsal cinsiyet kimliği üzerine etkileyici sözler söyleyen film yarışmanın en akılda kalıcı filmlerinden biri olacak.

TÜRKİYE'Yİ FİKRET BEY TEMSİL EDİYOR

Senaryosunu Necla Algan’la birlikte yazan Selma Köksal’ın ilk uzun filmi ‘Fikret Bey’ bu bölümde gösterilecek tek Türkiye yapımı film. Fikret Özsoy adlı işadamının, yaşamının son dönemindeki bir gününün öyküsünü anlatan film sinemamıza taze bir soluk getiriyor.

YÖNETMENLER DE FESTİVALDE

‘Gerçek Aşk Kördür’le Tamar van den Dop, ‘Çok Mersi’yle Emmanuelle Cuau ve Samanyolu’yla Lina Chamie festival tarihlerinde Ankara’da olacaklar. Yönetmenler gösterimlerin ardından seyircilerle sohbet edecekler.

Kazanan film 15 Mayıs’ta açıklanacak

Ödül alan film 15 Mayıs Perşembe günü festivalin kapanış töreninin yapılacağı 'Kızılırmak Sineması’nda açıklanacak ve törenin ardından ücretsiz gösterilecek.

alıntıdır

siyahgül
26.04.2008, 08:56
http://img520.imageshack.us/img520/2334/tatilkitabisvb4.jpg


Festivalin en iyi filmi 'Tatil Kitabı'!..


Seyfi Teoman'ın ilk uzun metrajlı filmi Tatil Kitabı, 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma bölümünde "Kültür ve Turizm Bakanlığı Yılın En İyi Türk Filmi" ödülünü kazandı.

Seyfi Teoman'ın ilk uzun metrajlı filmi Tatil Kitabı, 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma bölümünde "Kültür ve Turizm Bakanlığı Yılın En İyi Türk Filmi" ödülünü kazandı. Ulusal Yarışma Jüri Başkanı Semih Kaplanoğlu'nun açıkladığı ödülü filmin yönetmeni Seyfi Teoman ve yapımcısı Yamaç Okur'a yarışmanın jüri üyelerinden Nurgül Yeşilçay takdim etti. Seyfi Teoman, ilk filmiyle aldığı bu önemli ödülü, 12 Mayıs 2005'te aramızdan ayrılan büyük sinema ustası Ömer Kavur'un anısına ithaf etti. Festivalde, ayrıca Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği tarafından verilen FIPRESCI Ödülü'ne de layık görülen Tatil Kitabı'nın Türkiye galası 27. İstanbul Film Festivali kapsamında 17 Nisan Perşembe akşamı Emek Sineması'nda gerçekleştirilmişti.

Yapımcılığını Bulut Film adına Yamaç Okur ve Nadir Öperli'nin üstlendiği filmin başrolünde, ünlü tiyatro ve sinema oyuncusu Taner Birsel yer alıyor. Birsel'e, Silifke'de yaşayan amatör iki isim Tayfun Günay ve Osman İnan ile yarı amatör oyuncular Harun Özüağ ve Ayten Tökün eşlik ediyor. Ayrıca, Rıza filmiyle de tanınan Rıza Akın da konuk oyuncu olarak filmde rol alıyor.

Tatil Kitabı,Silifkeli bir ailenin bir yaz boyunca başından geçenleri, daha çok ailenin küçük oğlu Ali'nin bakış açısını ön plana çıkararak anlatıyor. Filmin olay örgüsü, Ali'nin sert mizaçlı babası Mustafa ile ailenin diğer üyeleri arasındaki gerilimler üzerine kurulu. İstanbul'da askeri lisede okuyan büyük oğlu Veysel'in askeri okulu yarıda bırakarak üniversite sınavına girme isteğine şiddetle karşı çıkan Mustafa, çekingen ve içine kapalı bir çocuk olan Ali'yi de yaz tatilinde çalışıp kendisi gibi ticaret öğrenmeye zorlar. Kendisini aldattığından şüphelenen eşi Güler ve geçmişte şehirde şansını denemiş, ama tutunamayıp Silifke'ye dönerek baba mesleğini sürdürmek zorunda kalmış kardeşi Hasan'la Mustafa arasında da sürekli bir gerilim vardır. Tüm bu gerginlikler, limon tüccarı olan Mustafa'nın, iş için gittiği Ürgüp'ten dönüşte beyin kanaması geçirip komaya girmesiyle geri plana itilir. Başta, aileyi bir arada tutmak için Mustafa'nın yerini almak zorunda kalan Hasan olmak üzere, filmdeki karakterler belirgin bir şekilde değişir.

Dünya prömiyeri, 7-17 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen 58. Berlin Film Festivali'nde yapılan filmin Türkiye dağıtımı Bir Film tarafından yapılacak.

alıntıdır..

siyahgül
28.04.2008, 10:35
Kutsal Damacana 2!...

Şafak Sezer'in başrolde oynadığı 'Kutsal Damacana' filmi gişede iş yapınca yapımcı devamını çekmeye karar verdi.


"Türk işi papaz komedisi" ile yola çıkan Kutsal Damcana güldüren öyküsünün yanısara komedi dünyasının ünlü isimlerinden oluşan kadrosuyla dikkatleri üzerine çekiyor.Şafak Sezer'in başrolünü oynadığı 'Kutsal Damcana', sahte bir papazın komik ve sihirli macerasını beyazperdeye taşıyor.

'Kutsal Damacana'yı vizyonda olduğu dönemde 623 bin kişi izledi. Sinemaseverlerin bu ilgisi filmin yapımcılarını da cesaretlendirdi. Yapımcı maceranın devamını çekmeye karar verdi.


alıntıdır

Asteria
02.05.2008, 17:45
http://pic1.resimupload.com/r3/thumb_183628368.jpg (http://www.resimupload.com/ds183628368_halk-b.html)

Beyazperdeyi çizgi roman kahramanları kapladı. Uzun bir süredir merakla beklenen Iron Man sinemalarda. Pek çok ünlü kahraman ise yolda!

Yolu gözlenen kahramanlardan Hulk Türkiye'li izleyicilerini çok fazla bekletmemeye karar verdi. The Incredible Hulk tüm dünya ile aynı anda, 13 Haziran' da sinemalarda olacak!

"Bilim adamı Bruce Banner, tüm hücrelerini zehirleyen gama radyasyonuna karşı bir kür geliştirmeye ve içinde dizginleyemediği bu öfke saçan gücü serbest bırakmaya çalışmaktadır.

Gölgelerde yaşayarak, eski hayatından ve sevdiği kadından uzak kalan Bruce, bu obsesif durumdan kaçınmak için çabalarken bir taraftan da General Thunderbolt Ross ve gücünü yok etmeye çalışan askeri bir makine tarafından yakalanıp, yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Hulk’un karşısında artık yeni bir düşman vardır: Abomination..."

siyahgül
07.05.2008, 21:38
http://imgsite.net/images/imgtJ0NFT.jpg


12 TÜRK FİLMİ ALTIN KOZA İÇİN YARIŞACAK!...

02 – 08 Haziran tarihleri arasında yapılacak 15. Altın Koza Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yarışacak filmler belli oldu. Toplam 29 filmin başvurduğu yarışmada sinema yazarları ve festival sinema etkinlikleri koordinatörlerinden oluşan ‘Festival Kurulu’ tarafından belirlenen 12 film, Altın Koza Heykelciğine sahip olabilmek için görücüye çıkacak.

Altın Koza Film Festivali kapsamında her yıl düzenlenen ve son dönemde çekilen Türk filmlerinin görücüye çıktığı ‘Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yarışacak filmler belli oldu. Sinema yazarları, festival sinema etkinlikleri koordinatörlerinden oluşan 6 kişilik Festival Kurulu, ön değerlendirme sonucu aşağıda adı geçen filmlerin yarışmak üzere Halk Jürisi ve Büyük Jüri’nin önüne çıkması yönünde karar verdi.

Ara - Yönetmen: Ümit Ünal
Gitmek - Yönetmen: Hüseyin Karabek
Gölge - Yönetmen: Mehmet Güreli
Hazan Mevsimi: Bir Panayır Hikayesi – Yönetmen: Mehmet Eryılmaz
Mülteci - Yönetmen: Reis Çelik
Nokta – Yönetmen: Derviş Zaim
Saklı Yüzler – Yönetmen: Handan İpekçi
Sonbahar – Yönetmen: Özcan Alper
Tatil Kitabı – Yönetmen: Seyfi Teoman
Ulak – Yönetmen: Çağan Irmak
Beyaz Melek – Yönetmen: Mahsun Kırmızıgül.
Made in Europe - İnan Temelkuran

Festival Kurulu ayrıca, Tayfun Pirselimoğlu’nun "Rıza", Semih Kaplanoğlu’nun "Yumurta" ve Fatih Akın’ın "Yaşamın Kıyısında" isimli filmlerinin yarışma dışı gösterim için önerilmesini de kararlaştırdı.

Festival, Büyük Jüri En İyi Film Ödülü’ne 250.000 YTL, Büyük Jüri Yılmaz Güney Ödülü’ne 75.000. YTL, Halk Jürisi En İyi Film Ödülü’ne 50.000. YTL ve En İyi Yönetmen Ödülüne 50.000 YTL ödül dağıtacak.

15. Altın Koza Film Yarışması’nda ödül alacak filmler 07 Haziran 2008 Cumartesi günü yapılacak Ödül Töreni ile sahiplerini bulacak.

Luna
08.05.2008, 17:58
http://beyazperde.mynet.com/images/haber/vamp-b.jpg

Romantik vampir serisi Twilight, yeni Harry Potter olabilir mi?

Catherine Hardwicke yönetiminde son derece iddialı bir vampir serisi başlıyor.

Stephenie Meyer'in kitabından uyarlanan ilk film, yeni evine taşındıktan sonra gönlünü bir erkeğe kaptıran ve aşkının vampir olduğunu öğrendikten sonra ise hayatı tamamen değişen bir genç kızı anlatıyor.

Vampirlik gibi korku öğelerini, gençlik sorunları ve aşk öğeleriyle süsleyen ilk filmin ardından devamının gelmesine kesin gözüyle bakılıyor. Projeye sıcak bakan Wired, konsept farkı olmasına rağmen Twilight'ın yeni Harry Potter olabileceğini yazmış. Genç kuşağın bu serinin hayranı olabileceği vurgulanıyor.

Romantik vampirlerle ilk buluşma, yıl sonunda.

(Haber Tarihi: 08 Mayıs 2008)

Alıntıdır...

angel_fatma
16.05.2008, 12:20
http://img339.imageshack.us/img339/6168/7625470dfae39c48b4ea5b7dd7.jpg

'O... Çocukları'nın yapımcısını şiddetle kınadı

Bugün vizyona giren ve başrollerinde Altan Erkekli, Özgü Namal, Demet Akbağ ve Sarp Apak gibi isimlerin oynadığı, yönetmenliğini Murat Saraçoğlu'nun yaptığı 'O... Çocukları', şimdiden tartışmalara neden oldu. Film Yönetmenleri Derneği Genel Başkanı Mustafa Altıoklar, 'O... Çocukları'nın yapımcısı Seray Tozkoparan'ın, afişlerde 'Bir Seray Tozkoparan filmi' ibaresini kullanarak, kendisini eser sahibi olarak gösterdiğini ve yaratıcıların fikri hak mülkiyetine tecavüz ettiğini belirtti.

TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ!
Altıoklar; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun, sinema alanında eseri meydana getiren kişilerin sadece 'yönetmen, senaryo yazarı ve özgün müzik bestecisi' olduğunu hüküm altına aldığını vurguladı. Altıoklar, dernek olarak uygulamayı şiddetle kınadıklarını, derhal afişin değiştirilerek yanlışlığın düzeltilmesini beklediklerini açıkladı: "Konunun kararlı bir biçimde takipçisi olacağımızı açıkça beyan ediyoruz."
Kaynak: Sabah

angel_fatma
16.05.2008, 12:28
http://img162.imageshack.us/img162/7021/ceylan3xm6.jpg

Nuri Bilge Ceylan'ın Üç Maymun filmi yabancı eleştirmenler tarafından beğenildi...

Cannes Film Festivali bizi uzaklardan heyecanlandırmayı sürdürüyor. Nuri Bilge Ceylan'ın ana yarışmada bulunan Üç Maymun filmini merak ediyoruz. Screendaily, film üzerine olumlu bir eleştiri yazısına yer verdi. Yazının özetini aşağıda bulabilirsiniz...

Rutin görünümüne rağmen, karakterlerin iç dünyalarına bakan; hikaye yapısı, psikolojik gerilime kayan detaylarıyla eski Nuri Bilge Ceylan filmlerinden ayrılsa da, aslında tam bir Ceylan filmi olduğu belirtilmiş.

Filmin sadece sanat sineması hayranları tarafından değil, daha geniş bir izleyicinin de hayranlığını kazanacağı söyleniyor. Ayrıca, unutulmaz şehir manzaraları ve karakterlerin duygu durumlarını ortaya koyan insan yüzlerinin ardından, ucu açık, ikinci bir izlemeyi öneren bir final bulunduğu da yazılmış.
Kaynak: Beyazperde

angel_fatma
17.05.2008, 10:47
http://img210.imageshack.us/img210/1610/nuriqp2.jpg

'Üç Maymun' heyecanlandırdı

Eğer Cannes jürisi 'Üç Maymun'u sinema yazarları kadar takdir edebilirse film ödülle dönebilir...

Nuri Bilge Ceylan'ın merakla beklenen filmi "Üç Maymun" dünya galasını Cannes'daki basın gösterimiyle yaptı. Daha sonra uluslararası basının katıldığı kalabalık basın toplantısı ve devasa Lumiere salonundaki galayla filmin serüveni başlamış oldu. Film, günümüz İstanbul'unda Yenikapı çevresinde, demiryolu ile Bizans surları arasına sıkışmış bir küçük evde yaşayan bir ailenin dramını anlatıyor. Bir politikacının özel şoförü olan baba, adamın karıştığı bir kazanın ve bir ölümün sorumlusu olarak hapse girmeyi göze alıyor. O içerdeyken, politikacı şoförünün alımlı eşiyle ilişkiye giriyor. Ve ailenin yetişkin genç oğlu da bu olaya tanık oluyor. Ve bir an, elini kana bulamayı düşünüyor. Film adını o ünlü "görmeyen, duymayan ve konuşmayan maymun" söylencesinden alıyor. Ceylan bir yandan İstanbul'dan nefes kesen ve filmin atmosferiyle çok uyuşan görüntüler saptarken, öte yandan da hiçbir filminde olmadığı kadar karanlık bir öykü anlatıyor ve ilk kez karakterlerine bu kadar önem veriyor. Şu satırları yazarken filmin eleştirileri henüz çıkmadı, uluslararası medyadaki yankılarını henüz bilmiyoruz. Ancak, eğer Sean Penn, Natalie Portman gibi ünlülerle özellikle Amerikan sinemasının damgasını taşıyan jüri, filmin Avrupai atmosferini ve yaratıcı sinema özelliklerini en azından sinema yazarları kadar takdir edebilirse, filmin Cannes'den ödülle, hatta Altın Palmiye ile dönmesi umulabilir. Jüride bu tarz bir sinemaya yatkın isimlerin olması, filmin şansını artırıyor. Herhalde tüm dünyayı dolaşacak ve festivallerin baştacı olacak yeni ve önemli bir Türk filmi kazandığımız kesin.
Kaynak: Sabah

Luna
24.05.2008, 16:27
http://beyazperde.mynet.com/images/haber/indik-b.jpg

Kamçılı Adamın Dönüşü

Seksenli yılların unutulmaz serüvencisi uzun bir ayrılıktan sonra sinemalarda...

Şimdilerde yaşı otuzu aşan bir kuşak onu seksenli yılların başında, henüz şortla etrafta koştururken keşfetti. Kapıların, taş duvarların ardında geçitler bulan, farelerin ve yılanların arasında gizlenmiş kutsal tarihi eserler için hayatını tehlikeye atmaktan çekinmeyen bu kahraman, aynı anda keyif ve cesaret vermişti. Yıllar sonra yine ortaya çıktı. Bu defa bir yeraltı tarikatıyla mücadele edecekti ve eskisine göre bile daha hızlı olması gözlerden kaçmadı.

Sonra bir süre serüvenden uzak durdu ve ancak 1989 yılında ortaya çıktı. Onunla serüven duygusunu keşfeden kuşak artık büyümüştü ve Kamçılı Adam'ın babasıyla olan mitolojik rekabetini farklı bir gözle takip edebiliyordu. Bu arada kahraman biraz yavaşlamıştı, aksiyonu azalmıştı sanki. Ama her şeye rağmen macera devam ediyordu.

Bugün de devam ediyor. Seksenlerin unutulmaz serüvencisi uzun bir ayrılıktan sonra sinemalarda.

Alıntıdır...

angel_fatma
02.06.2008, 10:20
http://img207.imageshack.us/img207/2549/554877163bdb57439d76bddmw8.jpg

Hollywood'daki film stüdyoları alev alev

Dünyanın en büyük film stüdyolarının bulunduğu Hollywood'daki Universal film stüdyolarında dün yangın çıktı. Henüz nedeni bilinmeyen ve büyük bir patlamayla çıkan yangın kısa sürede yayıldı. Los Angeles itfaiyesi ve çevre eyaletlerden takviyeyle birlikte yangına müdahala eden ekip sayısı 400'ü aştı. 30 metre yükselen alevleri söndürme çalışması sırasında 3 itfaiye eri yaralandı. Los Angeles İtfaiye Müdürü Frank Reynoso, yangının sabaha karşı (TSİ 14.45) seslendirmelerin yapıldığı bölümde çıktığını söylerken, yaralılar hakkında ise herhangi bir bilgi vermedi. Reynoso, çekimlerin yapıldığı bölümün arka tarafında başlayan yangının kontrol altına alındığını da belirtti. 1915 yılında kurulan ve en az 100 hektar araziye yayılan stüdyolarda zararın milyonlarca doları bulacağı belirtiliyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
02.06.2008, 10:57
http://img525.imageshack.us/img525/1967/ghhniw3.jpg

Altın Koza'da yarış 15'inci kez başladı!

Bu yıl 15'incisi düzenlenen Adana Altın Koza Film Festivali bugün başladı. Toplam 12 filmin yarışacağı festivalde 'Beyaz Melek' favori gösteriliyor..

Adana Altın Koza Film Festivali'nin 15'incisi bugün başlıyor. Adana'da düzenlenen festivalde 12 film büyük ödül için yarışacak. Sinemaseverleri, Türk ve dünya sineması ile buluşturacak festival kapsamında 'Onur Ödülleri' bu yıl, yönetmen Halit Refiğ, oyuncu Selda Alkor ve oyuncu Halil Ergün'e verilirken, Tuncel Kurtiz'e ise 'Usta Oyuncu Ödülü' takdim edilecek.

EN İYİ FİLME 250 BİN YTL
Geçen yıl 'Beynelmilel' filminin yedi ödül birden aldığı festivalde bu yıl 'Beyaz Melek' favori gösteriliyor. Mahsun Kırmızıgül'ün senaryosunu yazıp, yönetmenliğini üstlendiği 'Beyaz Melek' için festivale yapılan başvuruda 'En İyi Oyuncu' dalında filmin oyuncularının grup olarak değerlendirilmesi istendi. Filmin yapımcısı Murat Tokat, "Filmimiz tüm dallarda aday. Dokuz erkek oyuncumuz ve beş kadın oyuncumuz festivalde ayrı ayrı 'En iyi oyuncu' dalında aday gösterildi. Bunun üzerine biz de grup ödülü talep ettik" dedi. Derya Alabora'nın başkanlığında toplanacak festivalin ödül kazanan filmleri 7 Haziran Cumartesi günü yapılacak tören ile sahiplerini bulacak. Festivalde bu yıl, 'Büyük Jüri En İyi Film Ödülü'ne 250 bin YTL, 'Büyük Jüri Yılmaz Güney Ödülü'ne 75 bin YTL, 'Halk Jürisi En İyi Film Ödülü'ne 50 bin YTL ve 'En İyi Yönetmen Ödülü'ne de 50 bin YTL değer biçildi.

SEZEN AKSU KONSERİ
Festivalin sürpriz ismi ise Sezen Aksu oldu. Aksu'nun konseri 4 Haziran Çarşamba akşamı Amfitiyatro'da gerçekleşecek.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
10.06.2008, 16:04
Türkiye Hollywood'un yeni gözdesi

Sinema endüstrisinin kalbi olan Hollywood'un yapım şirketleri Türkiye'de film çekmek için harekete geçti. Dev film şirketlerinin gözdesi haline gelen Türkiye'ye, Hollywood'dan 5 önemli proje için teklif geldi.

Sinema ve Telif Hakları Genel Müdürü Abdurrahman Çelik'in AA muhabirine verdiği bilgiye göre, ''Temel İçgüdü'' ve ''Robocop'' filmlerinin ünlü yönetmeni Paul Verhoeven ile ''Rambo'' ile ''Terminatör''ün yapımcısı Mario Kassar'ın Türkiye ziyaretleri sonrasında ''The Thomas Crown Affair (Topkapı)'' adlı yapımı Türkiye'de çekmeye karar vermelerinin ardından yeni film teklifleri gelmeye başladı.

Hollywood yapımı 5 önemli projeyle ilgili öneri getiren şirketler, Türkiye'deki firmalarla görüşmeye ve film çekmeyi düşündükleri mekanları gezerek inceleme yapmaya başladı. Bunun yanı sıra, Cannes Film Festivali'ne katılmak üzere Fransa'ya giden Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri de 3 film projesi için Türkiye'yi seçen yapım şirketiyle toplantı yaptı. Bu şirketin yetkililerinin de
film çekmeyi düşündükleri mekanları inceleyerek bilgi aldığı belirtildi. İngiltere, Almanya, Fas, Tunus, Mısır, Malta, Romanya ve ABD'nin de aralarında bulunduğu pek çok ülke, filmlerin kendi topraklarında çekilmesini sağlamak üzere vergi indirimine giderken, Türkiye de bu yönde bir çalışma başlattı. Hazırlıkları süren vergisel indirime ilişkin düzenlemenin, çalışma tamamlandıktan sonra TBMM'ye getirilmesi planlanıyor.

''ÇOK GERİ KALDIĞIMIZ SÖYLENEBİLİR''

Sinema ve Telif Hakları Genel Müdürü Çelik, birçok ülkenin kendi topraklarında film çekilmesini teşvik etmek amacıyla önemli vergi indirimlerine gittiğini söyledi.

Bu ülkelerce, vergi indirimlerinin yanı sıra bir de ''geri ödeme'' adı verilen teşviklerin verildiğini de anlatan Çelik, bunu ilk olarak İngiltere'nin başlattığını, arkasından Avrupa ülkelerinin geldiğini ifade etti. Fas, Tunus, Mısır, Malta, Romanya ve Bulgaristan'ın da bu konuda adım attığını ve oralarda film stüdyoları kurulmaya başlandığını anlatan Çelik, Almanya'nın da yılın başında bu konuda yüzde 17 oranında vergi iadesi uygulamasına geçtiğini kaydetti.

Mısır'ın ''Mumya-Mummy'' serisiyle ilgili 2 kitabın yazılması için Amerikalı yazarlara sipariş verdiğini ve romanların daha sonra filme aktarıldığını belirten Çelik, böylece Mısır'a giden turist sayısının yüzde 500 arttığını söyledi. Dünya sinemasına hakim konumdaki ABD'de dahi eyaletlere göre yüzde 20-35 arasında değişen oranlarda teşvik verildiğini belirten Çelik, ''Bizim bu alanda çok geri kaldığımız söylenebilir. Aslında bunu 5 yıl önce başlatmamız gerekirdi. Eğer başlatsaydık Türkiye için çok katkısı olacaktı'' dedi.

Vergi Konseyi ile 1 yıldır vergisel düzenleme konusunda bir çalışma yaptıklarını ve bir taslağın hazırlandığını anlatan Abdurrahman Çelik, ''Verhoeven ve Kassar ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın görüşmeleri de olumlu neticelendi. Orada da Sayın Günay, bu yıl Aralık ayında bu işin bitirilip kanunun çıkarılacağına ilişkin söz verdi'' diye konuştu.

Çelik, söz konusu yasal düzenlemenin TBMM'ye sunulmasının ardından Türkiye'de sinemayla ilgili vergisel indirimlerin gerçekleştirilebileceğini ve birçok filmin Türkiye'de çekilmesi konusunda önemli adımların atılacağını kaydetti.
Böylece Türkiye'nin birçok alanda tanıtımının çok iyi biçimde yapılabileceğine işaret eden Çelik, ''Her yıl biz 3-4 filme destek verecek olursak bunların bize geri dönüşü çok yoğun olabilir. Türkiye'deki mekanları yurt dışında tanıtmanın Türk turizmine ciddi katkı sağlayacağını düşünüyoruz'' dedi.

VERHOEVEN VE EKİBİNİN TÜRKİYE HAYRANLIĞI

Verhoeven ile Kassar'ın film şirketi Metro Goldwyn Mayer ile gerçekleştirecekleri proje için Türkiye'ye geldiğini anımsatan Çelik, ekibin Aralık ya da Şubat sonunda proje için harekete geçeceklerini belirtti.

Çelik, ''Verhoeven, en geç Şubat, Mart gibi başlayacaklarını söyledi. Dolayısıyla Aralık ayı civarında yasayı çıkartırsak bizim de elimiz güçlenmiş olacak'' dedi.Görüşmeleri devam eden 5 projenin daha bulunduğunu aktaran Çelik, ''Hepsi Hollywood yapımı, ciddi projeler. Türkiye'deki bazı firmalarla görüşüyorlar. Teknik yönden ne yapılıp yapılamayacağını görmek için mekanları geziyorlar'' diye konuştu. Cannes Film Festivali'ne gittiklerinde Türkiye'de 3 film projesinin çekimlerini yapmak isteyen şirketin yetkilileriyle de toplantı yaptıklarını belirten Çelik, Türkiye'deki mekanları gezip inceleyen bu şirketin de 2009 yılından itibaren her sene 1 filmi Türkiye'de çekmeyi planladığını kaydetti.

Verhoeven ile Kassar'ın da Topkapı Sarayı ve Dolmabahçe Sarayı'nı ziyaret ettiğini ve Boğaz'da gezinti yaptıklarını anlatan Çelik, şirketin filmin konusu Topkapı Sarayı'nda geçen bölümlerini Almanya'daki stüdyolarda çekmeyi planladığını, ancak mekanları görünce vazgeçtiğini söyledi.

Ünlü yönetmenin mekanları görünce filmin sahnelerini kafasında birleştirdiğini ifade eden Çelik, ''Mekanları gördükten sonra Verhoeven, 'hayır, ben orada çekmek istemiyorum. Bu sahnelerin tamamını Türkiye'de çekeceğim' dedi'' sözleriyle Verhoeven'ın Türkiye hayranlığını özetledi.Ekibi filmle ilgili Amerikan basınındaki haberleri görünce kendilerinin Türkiye'ye davet ederek bu mekanları gösterdiğini anlatan Çelik, ''Yani, bu bizim için gerçekten çok önemliydi. İnanılmaz etkilenerek ikna oldular. Doğru iş yaptığımızı zannediyorum'' diye konuştu.

Ekibe Türkiye'ye geldiklerinde bazı kolaylıklar sağlanmasının gerektiğini, film çekim mekanlarının ayarlanacağını ve izinlerin tamamlanacağını ifade eden Çelik, bu yapımla ilgili bir başka düşüncesini de, ''Bir Hollywood filminde Türkiye'deki mekanlar kullanılır ve küçük bir maddi destekle filmdeki birkaç diyalog Türkiye ile ilgili yapılırsa bomba etkisi yaratacaktır'' diye aktardı. Film ekibinin Aralık ya da Şubat sonunda proje için harekete geçeceğini belirten Çelik, ''Verhoeven, en geç Şubat, Mart civarı başlayacaklarını söyledi. Dolayısıyla Aralık civarı yasayı çıkartırsak bizim de elimiz güçlenmiş olacak'' dedi.
Kaynak: Sabah

Luna
11.06.2008, 12:40
http://beyazperde.mynet.com/images/haber/kill-b.jpg

DeNiro ve Pacino

Yıldızları buluşturan polisiye türündeki Righteous Kill projesinin afişi dikkat çekiyor...

Seri katile karşı güçlerini birleştirdiler...

Onları ilk defa aynı filmin çatısı altında Büyük Hesaplaşma filminde görmüştük. Fakat sonradan öğrendik ki, oyuncular çekimler esnasında yan yan bile gelmemişler.

O zaman için mümkün olmayan şimdi gerçekleşmiş olabilir. Oyuncular Righteous Kill projesinde buluştular ve birlikte uyanık ve zeki bir seri katilin peşine düştüler.

Yönetmen koltuğunda Jon Avnet oturunca, beklentileri çok fazla yükseltmek mümkün olmuyor fakat bu buluşma çok konuşulacak gibi gözüküyor.

(Haber Tarihi: 11 Haziran 2008)

Alıntıdır...

*cicekbenizlim
14.06.2008, 13:13
NY’ta Türk Filmleri Festivali başladı

Festivalde, Türk sinemasının yeni çekilen filmleri Bayrampaşa, Kabadayı, 120, Beynelmilel, Ulak, Mutluluk ile unutulmaz Türk filmi 1964 yapımı “Susuz Yaz” gösterilecek. Filmlerin yanı sıra “Türkiye’de Sinema”nın tartışılacağı bir de panel düzenlenecek...
NEW YORK - Ünlü oyuncular Hülya Koçyiğit, Şener Şen, Özgü Namal ve Mahsun Kırmızıgül, festival dolayısıyla geldikleri New York’ta Village East sinema salonunda düzenlenen açılış resepsiyonuna katıldılar. Resepsiyonun ardından Şener Şen’in oynadığı “Kabadayı” filmi New Yorklu seyircilerle buluştu.

Hülya Koçyiğit, Türk filmlerinin dünyanın en önemli merkezlerinden biri olan New York’ta gösterilmesinden ve New Yorklu seyircilere tanıtılmasından son derece mutluluk duyduğunu söyledi. Festivalde gösterilecek 1964 yapımı “Susuz Yaz” filminin Türk sinemasının klasiği olduğunu anlatan Koçyiğit, “Dilerim New Yorklular filmi beğenirler” dedi. “Susuz Yaz”ın Berlin Film Festivalinde ödül aldıktan sonra dünyanın birçok şehrinde gösterildiğini belirten Koçyiğit, “Ama aradan 45 yıl geçti, şimdi yeniden gösterilmesi güzel” diye konuştu. “Susuz Yaz” filminin, ilk filmi olarak kendisi için ayrı bir önemi olduğunu anlatan Koçyiğit, filmi çektiğinde 15 yaşında olduğunu söyledi ve gülümseyerek, “Benim şimdi o yaşta torunum var” dedi.

Koçyiğit şöyle konuştu:“Yetenek, doğru bir filmde, hikayede, doğru bir yönetmenle buluştuğu zaman kendini gösterebiliyor. Her oyuncu belki ilk filminde kendini benim kadar gösterme şansı bulamayabilir, ama çok önemli bir yönetmenle çalıştım. Metin Erksan Türk sinemasının en önemli yönetmeni, bu benim büyük şansım oldu.”

Türk sinemasının kendi gençlik yıllarında çok önemli filmler yaptığını, ancak bir ara “duraklama ve yeni arayışlar” dönemine girdiğini anlatan Koçyiğit, bu dönemde ciddi bir siyasal kargaşa döneminin yaşandığını ve seyircilerin sinema salonlarına gelmemeye başladığını anımsattı. Ünlü oyuncu, “Bugün yeniden Türk insanı kendi filmlerini ve hikayelerini seyretmek için sinemaya geliyor, bu ümitlendiriyor insanı. Bazı filmlerimiz oldukça güzel gişe yapıyor, birçoğu yurt dışında önemli ödüller kazanıyor, o yüzden genç nesil gümbür gümbür geliyor” dedi.

ÖZGÜ NAMAL
Genç oyuncu Özgü Namal da filmlerinin New York’ta ilk kez gösterileceğini belirtti. Namal, “Amerika’da, Amerikalılar, başka ülkelerle birlikte Türk sinemasını da çok iyi tanıyacaklar bu yüzden de mutluyuz, gururluyuz. Film festivali boyunca buradayız, cumartesi ayrılıyoruz” dedi.

Özgü Namal, Türk sinemasının son yıllardaki gelişimi konusundaki soru üzerine şöyle konuştu:
“Türk sineması gerçekten de son dönemde büyük bir atakta. Bu tabii ki bizi çok sevindiriyor. Son 5 yılda çok ciddi bir gelişme var, ondan önce bir geçiş dönemi vardı bildiğiniz gibi. Çok seviniyoruz. Dünyaya açılmaya başladık, festivallerde yarışıyoruz, festivallerde hem oyuncular hem yönetmenler hem de filmler ödüller almaya başladı. Sektör oluşmaya başladı, paralarımız arttı. Bunlar çok hoş gelişmeler tabii, çünkü ne kadar uluslararası bir sektör olursak o kadar iyi olacak. Bu yüzden de mutluluk duyuyoruz bu sektörün içinde olmaktan.”

Namal, çocuğu olsa onun sinemacı olmasını isteyip istemeyeceğinin sorulması üzerine ise “Sinemanın tabii ki zorlukları var, ama bir o kadar da eğlenceli ve güzel bir meslek, tabii onun da sinemacı olmasını isterdim, ama tabii kendi isteği en önemlisi” dedi.

MİNE VARGI
Festivali düzenleyen Mine Vargı da yaptığı açıklamada, bu yıl Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Meslek Birliği (TESİYAB) başkanlığı görevini üstlendiğini anlatarak, şunları söyledi:
“Bu festival ilerisi için atılmış küçük bir adım. Böyle bir şeye başlarken Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğini aldık. Aslında biz sektörde yöneticiler, zaten kendi işlerimizi yapıyoruz, yeni politikalardan yabancıları da haberdar etmek istedik. Çünkü Türk sinemasının gelişmesi için Amerika ile bir işbirliğinin, bir bilgi alışverişinin çok yararlı olacağını umuyoruz. Hem biz tanımak, hem de kendimizi tanıtmak istedik. Filmlerimizi de seçerken, Türk sineması zamanında 1964 yılında Susuz Yaz filmi ile ödüller kazanmışken, bugün geldiğimiz noktada yeniden bir yapılanma var. Bundan da bahsetmek için esaslı filmler seçtik. Genç sinemacılar, yönetmenler, oyuncular Türkiye’deki sinemanın güzel aydınlık yüzünü gösterebilmek için burada bir adım attık.”

Vargı, festivalin bundan sonra devam edebileceği mesajını da vererek, “Bu aslında sinema üzerinden ülke tanıtımı, kendimizin ve sektörümüzün tanıtımı” dedi.

MAHSUN KIRMIZIGÜL
Hudson Film Festivalinde ödül alan filmi “Beyaz Melek”in gösterimi için ABD’ye geldiğini anlatan Mahsun Kırmızıgül de kendi yönettiği ve oynadığı filmin 3 ay önce Hudson’da “uluslararası en iyi film” seçildiğini ve kendisinin de “en iyi yönetmen ödülü” aldığını anımsattı.

Filminin Washington’da gösterildiğini anlatan Kırmızıgül, filminin Amerikalılar tarafından ayakta alkışlandığını görmekten büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Kırmızıgül şöyle konuştu:
“Yabancı insanların benim filmime bu kadar ilgi göstermelerinin en büyük nedeni konunun evrensel olması, çünkü yaşlılık sorunlarla dolu bizi bekliyor. Sanırım ABD’deki insanlar da biraz yalnız o yüzden de bu filmde belki de kendilerini buldular.”

Festivalde, Türk sinemasının yeni çekilen filmleri Bayrampaşa, Kabadayı, 120, Beynelmilel, Ulak, Mutluluk ile unutulmaz Türk filmi 1964 yapımı “Susuz Yaz” gösterilecek.

Kentin Village East ve DGA sinema salonlarında 3 gün boyunca gösterilecek filmlerin yanı sıra “Türkiye’de Sinema”nın tartışılacağı bir de panel düzenlenecek.

*cicekbenizlim
14.06.2008, 13:18
http://img127.imageshack.us/img127/6040/287117xt7.jpg (http://imageshack.us)

Hulk 2 - The Incredible Hulk

Bruce, öfkesinin panzehirini için her yeri taramaktadır. Ancak ondaki güçten yararlanmak isteyenler peşini bırakmaz. Onu takip eden Abomination’ın güçleri Hulk’unkiyle eşdeğerdir. NY’u kurtarmak isteyen Bruce içindeki gizli kahramana başvurmak zorundadır.

İSTANBUL - “The Incredible Hulk” tüm dünyayla aynı anda, Türk seyircisiyle buluştu. Aaron Blaise ve Robert Walker’ın kamera arkasına geçtiği filmde, Edward Norton, Tim Blake Nelson ve Robert Downey performanslarını sergiledi.

Filmin konusu kısaca şöyle:
Bruce Banner gama ışınlarına maruz kalmış ve hücresel bir değişikliğe uğramıştır. Artık o sinirlendiğinde yeşil bir devdir. Artık bu gerçekle yaşayan Banner, sevdiği kadından ve eski yaşam alışkanlıklarından kopar.

Günün birinde bir bilim adamı sorununa çare olabilecek bir seçim fırsatı sunar: Ya Hulk gidecek, Bruce kendisi olarak hayatına devam edecek, ya da kendini tamamen bir süper kahraman olan Hulk’a teslim edecektir.

Yönetmen: Louis Leterrier
Oyuncular: Edward Norton, Tim Blake Nelson, Robert Downey Jr., Liv Tyler
Senaryo: Edward Norton, Stan Lee (Kitap), Jack Kirby
Tür: Bilim-Kurgu, Fantastik, Macera
Dil: Türkçe/Altyazılı
Süre: 112 dk.

*cicekbenizlim
14.06.2008, 13:19
http://img61.imageshack.us/img61/993/287118gk0.jpg (http://imageshack.us)


Mistik Olay - The Happening

Görünen bir uyarı olmadan birdenbire ortaya çıktı. Bir kaç dakika içinde Amerika’nın birçok şehrinde sebebi açıklanamayan garip ölümler meydana gelmeye başladı. İnsan davranışlarındaki bu garip değişikliğe neyin sebep olduğu bilinmiyor...

İSTANBUL - “Mistik Olay-The Happening” vizyona girdi. Yönetmen koltuğuna Night Shyamalan’ın oturduğu filmde, Mark Wahlberg, Zooey Deschanel ve John Leguizamo baş rolleri paylaşıyor.

Bilim kurgu, dram ve maceranın birleştiği 115 dakikalık filmde, olaylar kısaca şöyle gelişiyor:
Birdenbire ortaya çıkan ve nereden geldiği belli olmayan bir şey, bir kaç dakika içinde Amerika’nın birçok şehrinde sebebi açıklanamayan, kan donduracak garip ölümlerin başlamasına neden olur. İnsan davranışlarındaki garip değişikliğe neyin sebep olduğu bulunamaz. Yeni bir terörist saldırı mı? Yapılan yüksek teknolojik deneylerde ters giden bir şeyler mi? Bir tür şeytani toksik silah mı? Yoksa kontrolden çıkan bir virüs mü? Hava yolu ile mi yoksa suyla mı bulaşıyor ve nasıl? gibi sorular sorulmaya başlanır.

Yönetmen: M. Night Shyamalan
Oyuncular: Mark Wahlberg, Zooey Deschanel, John Leguizamo, Spencer Breslin, Betty Buckley, Tony Devon, Robert Bizik
Senaryo: M. Night Shyamalan
Tür: Bilim-Kurgu, Dram, Macera
Dil: Altyazılı
Süre: 115 dk.

*cicekbenizlim
14.06.2008, 13:22
http://img127.imageshack.us/img127/7615/287119rw9.jpg (http://imageshack.us)

Sınır(da) -

Fransız başkanlık seçimleri sırasında ayaklanma çıkar. Bu kargaşadan yararlanmayı plânlayan hırsız çetesi başarısız olur ve ıssız bir pansiyona saklanır. Nazi olan pansiyon sahibi, üzerlerinde faşist fantezilerini uygulamaya başlar...


İSTANBUL - “Sınırda” gösterime girdi. Xavier Gens’in yönetmenliği üstlendiği filmde, Samuel Le Bihan, Karina Testa ve Aurelien Wiik oynuyor.

Fransa ve İsviçre ortak yapımı korku filminin konusu şöyle:
Yıl 2007. Fransız başkanlık seçimlerinde muhafazakar ve aşırı sağcı taraf karşı karşıya gelir. Yöre halkının hareketlenmesiyle, varoşlarda ayaklanma çıkar ve her köşede alevler yükselmeye başlar. Kent merkezindeki kargaşa ortamından yararlanmak isteyen küçük çaplı bir hırsız çetesi, büyük bir soygun hazırlığındadır. Başarılı oldukları takdirde, ülke dışına kaçacak ve çetenin kadın üyesinin çocuğunu aldırabilmesi için gereken parayı elde edeceklerdir.

Ancak soygun sırasında işler kötü gider ve grup bölünür. Polisten kaçmaya çalışan bazı çete üyeleri, Lüksemburg sınırı yakınında ıssız, köhne bir pansiyona saklanırlar. Soyguncular, kaba saba görünümlü otel sahiplerinin, eski bir Nazi olduğundan habersizdirler. Pansiyon sahibi kendi arı ırklarından oluşan yeni dünya düzeni kurmak için, faşist fantezilerini bu kişiler üzerinde gerçeğe dönüştürmek için her şeyi yapmaya hazırdır. Ancak beyaz ırkçıların dışarıda bu hayallerini uygulama şansı olmadığı için sahibi oldukları otelde çeşit çeşit sapıklık ve yozlaşmayla dolu ürkütücü bir atmosfer yaratmalarına yol açmıştır.

Artık genç kahramanlarımızın azap ve çilelerle dolu günleri başlamıştır. Otelin karanlık ve ürkütücü odalarında her türlü aşağılama ve işkenceye tabi tutulurlar.


Yönetmen: Xavier Gens
Oyuncular: Samuel Le Bihan, Karina Testa, Aurélien Wiik, Patrick Ligardes, David Saracino, Maud Forget, Chems Dahmani, Amélie Daure, Estelle Lefébure, Rosine Favey, Adel Bencherif
Senaryo: Xavier Gens
Tür: Korku
Dil: Altyazılı
Süre: 108 dk.

*cicekbenizlim
14.06.2008, 13:26
http://img127.imageshack.us/img127/7571/287120ii8.jpg (http://imageshack.us)

İkinci Nefes - Second Breath

Fransız polisi, hapishaneden kaçmış Gu’nun peşindedir. Gu’nun, ülkeyi terk etmeden önce para bulmak için bir iş daha yapması gerekir. Başarılı da olur, fakat polislerin yüzünden ortakları onu bir hain gibi görür. Gu, bu durumu düzeltmek zorundadır.

İSTANBUL - Alain Corneau’nun yönettiği filmde Daniel Auteuil, Monica Bellucci, Michel Blanc ile Jacques Dutronc oynuyor.

Konu:
Dünyanın Bütün Sabahları’nın saygın yönetmeni, Jean-Pierre Melville’in 1966’da aynı isimle filme çektiği romanı yeniden uyarlayarak, “bugünün gözleriyle, bugünün en iyi oyuncuları, görüntüleri ve kendi kuşkularımız ve ümitlerimizle” kara film türüne dönüş yapıyor. 1958’de geçen hikâye, hapishaneden yeni kaçmış meşhur gangster Gu’yu takip ediyor. Bütün Fransız polis teşkilâtı adamın peşinde. Sevdiği kadın Manouche’la beraber ülkeyi terk etmeden önce para bulmak için son bir iş yapması gerekiyor. Başarılı da oluyor, fakat polislerin çevirdikleri dolap sonucunda kendi suç ortakları onu bir hain gibi görüyorlar. Gu, bundan sonra şerefini temizlemek için ne gerekiyorsa yapacak.

Yönetmen: Alain Corneau
Senaryo: José Giovanni, Alain Corneau
Oyuncular: Daniel Auteuil, Monica Bellucci, Michel Blanc, Jacques Dutronc, Eric Cantona
Görüntü Yönetmeni Yves Angelo
Kurgu: Marie-Josèphe Yoyotte
Müzik: Bruno Coulais
Kostüm: Louise Rapp
Yapım: 2007, Fransa
Dağıtım: Bir Film
İthalat: Filma Ltd.
Tür: Dram/Cinayet
Süre: 155 dakika
Yapım: Laurent Pétin, Michèle Pétin

*cicekbenizlim
14.06.2008, 13:28
'Şirinler' şimdi de beyazperdeye çıkacak

12 Haziran 2008

Çocukluğunu 1980'li yıllarda geçirenlerin unutamadığı çizgi film 'Şirinler' beyaz perdeye geliyor. Animasyonun film haklarını satın alan Sony Pictures, filmin senaryosunu yazması için 'Şrek'in senaristleri David Stim ve David Weiss'a teklif götürdü. 1981'de gösterilmeye başlanan ve 1990'a kadar yayımlanan 'Şirinler'in maceraları, 234 bölüm halinde ekrana gelmişti.

angel_fatma
12.07.2008, 12:14
http://img247.imageshack.us/img247/5272/5966492th2.jpg

Fakir gençle zengin kızın öyküsü
Fakir gençle zengin kızın öyküsü Genç oyunculardan kurulu kadrosuyla dikkat çeken "Ayakta Kal" adlı gençlik filminin çekimleri başladı.

Başrollerinde Mehmet Aslan, Sinem Kobal, Irmak Ünal ve Okan Karacan'ın oynadığı "Ayakta Kal", devlet lisesinde okuyan fakir öğrenciler ile kolejde okuyan zengin öğrencilerin yaşadıkları sınıf çatışması anlatılıyor.
Kaynak: Hürriyet

angel_fatma
17.07.2008, 10:45
Altın Portakal'ın ön jürisi belli oldu

45.Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenecek ulusal yarışmalara katılacak filmleri izleyecek ön jüriler belirlendi. Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) ve Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) işbirliğinde 10-19 Ekim 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 45. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin; Ulusal Uzun Metraj, Belgesel ve Kısa Film dallarında yarışacak filmleri seçecek jüri üyeleri açıklandı.

UZUN METRAJ SEÇECEKLER
Ulusal Uzun Metraj'ın ön jürisinde şu isimler yer aldı: Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi Kurucusu Mithat Alam, oyuncu Serap Aksoy, yönetmen Tevfik Başer, Radikal Gazetesi Kültür Sanat Editörü-Sinema Yazarı Erkan Aktuğ, Hayatım Sinema Program Sunucusu ve Editörü Muammer Brav, Sinema Yazarı Atilla Dorsay, yönetmen Ziya Öztan, yapımcı Necip Sarıcı, yönetmen Fehmi Yaşar ve oyuncu Serra Yılmaz.

BELGESEL VE KISA FİLMCİLER
Ulusal Kısa Film ön jürisinde de; fotoğraf sanatçısı İsa Çelik, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Alper Maral ve Hürriyet Gazetesi Kültür Sanat Editörü İhsan Yılmaz yer aldı. Ulusal Belgesel Film Yarışması'nda yarışacak filmleri ise; sinema yazarı Tunca Arslan, belgesel yönetmeni Ertuğrul Karslıoğlu ve yönetmen Ömer Tuncer belirleyecek.
Kaynak: Sabah

*cicekbenizlim
17.07.2008, 13:52
Ceylan, Saraybosna Film Festivali'nde Jüri Başkanı
*
*
61. Cannes Film Festivali'nde son filmi 'Üç Maymun' ile 'en iyi yönetmen' seçilen Nuri Bilge Ceylan,'14. Saraybosna Film Festivali'nde jüri başkanlığı yapacak.

Ceylan, Deborah Young, Hugh Hudson, Marija Skaricic ve Michael Weber'den oluşan jüriye başkanlık edecek. 15-23 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalde, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 16 ülkeden filmler yarışacak.*

Antoloji.com

*cicekbenizlim
17.07.2008, 13:54
Bükreş Film Festivali'nde Türk sinemasına 3 birincilik

Türk sineması bu yıl Uluslararası Bükreş Film Festivali’nden 3 birincilik ödülüyle döndü.

Festivalin Karadeniz Sineması (CineBlackSea) yarışma bölümünde En iyi film ödülünü 'Mülteci' adlı filmiyle Reis Çelik aldı. En İyi İlk Film ödülünü ise 'Takva' filmiyle Özer Kızıltan kazandı.

Kısa film ve belgesel bölümünde ise En İyi Kısa Film ödülü iki film arasında paylaştırıldı. Türk yönetmen Emin Alper, 'Rıfat' adlı filmiyle ödülü alan iki yönetmenden biri olurken, diğer yönetmen 'Valudi' (Dalgalar) adlı filmi ile Romanyalı Adrian Sitaru oldu.

Festivalin uluslararası yarışma bölümünde ise En İyi Film, En İyi İlk Film ve En İyi Yönetmen ödüllerini 'Little Moth' (Küçük Güve) adlı filmiyle Çinli yönetmen Pen Toa kazandı.

'Küçük Güve' filmi uluslararası yarışma bölümünde ayrıca en iyi görüntü ve eleştirmenler ödüllerini alarak, festivalden 5 ödülle çıktı.
Kaynak: intersinema.com

*cicekbenizlim
17.07.2008, 14:29
3 iyi film tek başına 5 bin seyirciyi toplayamadı

Korsan DVD ve internetten indirilen filmler sinemaları vurmaya devam ediyor. ‘Alexandra’, ‘Paranoid Park’, ‘Beni Orada Arama’ gibi önemli filmlerin hiçbiri 5 bin seyirciye bile ulaşamadı.

NTV-MSNBC
19:41 TSİ 16 Temmuz 2008 Çarşamba


İSTANBUL - Beyoğlu Sineması’nın kapanma tehlikesi yaşaması ve ‘sanat filmleri’ne ağırlık veren diğer sinemaların da aynı sorunla karşı karşıya kalması Türkiye’de sinemada film izleme alışkanlığının gerilemesi sorununu, özellikle ‘sanat filmleri’nin sinemada izlenmemesi sorununu bir kez daha gündeme getirdi.

Eleştirel anlamda belli bir düzeyi tutturan, ‘sanat filmleri’ olarak genel bir ayrım yapmayı zorunlu kılan filmlerin sinemada izlenmemesinin başlıca nedenlerinden biri olarak, korsan DVD ve internetten film indirmenin yaygınlaşması gösteriliyor. 2008 yılının ilk altı aylık gişe rakamlarına baktığımızda da bu sorunla ilgili ayrıntılar yakalanabiliyor.

‘FESTİVAL FİLMLERİ’ 5 BİNİ GEÇEMEDİ
İlk altı aylık rakamlara baktığımızda ilk göze çarpan 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde gösterilen Alexander Sokurov, Todd Haynes ve Gus vant Sant gibi yönetmenlerin filmlerinin 5 bin kişiyi aşamadıkları görülüyor.Sokurov’un ‘Alexandra’ 3.171, Haynes’in ‘Beni Orada Arama’ 3.693, Gus Vas Sant’ın filmi Paranoid Park’da 4.895 kişi tarafından izlenmiş.

Bir diğer önemli nokta önceki yıllarda olduğu gibi bağımsız dağıtım şirketlerinin tabloda en altlarda yer alması.Bir Film, Barbar Film, 35 Milim, Chantier Film gibi dağıtım şirketleri genellikle, pazarın çoğunluğuna sahip şirketlerin getirmediği, festivallerde gösterilen ya da gösterime girme şansı olmayan filmleri izleyici ile buluşturmayı ve sinemalara bir çeşitlilik getirmeyi hedefledikleri için alt sıralarda az rakamlara mahkum oluyorlar.

İLK 100’DE YER ALMAYAN FİLMLER
Özellikle bu şirketler arasında Bir Film dikkati çekiyor.2008’in ilk altı ayında ‘Sicko’, ‘Alexandra’, ‘Utanç’, ‘Kırmızı Balonun Yolculuğu’, ‘Fidel’in Yüzünden’, ‘Şeytan Duymadan Önce’, ’4 Ay 3 Hafta 2 Gün’ gibi eleştirel anlamda belli bir düzeyi tutturan filmleri seyirci ile buluşturan Bir Film, bu filmlerin hiçbirisi ile 15 bin izleyici rakamına ulaşamamış.Tablodaki 158 film içerisinde de bu filmler ilk 100’de yer almıyor.

Bir Film’in dağıtımında olan filmlerden ‘Funny Games’ 30.579 seyirci toplasa da Bir Film’in tabloda en fazla seyirci toplayan filminin 236.003 seyirci ile ‘The Winx Club: Secret of the Lost Kingdom’ olması Türkiye’de ki sinema seyircisinin profilinin de sorunun özü ile ilgili olduğunu gösteriyor.

‘RECEP İVEDİK’ İLE ‘RIZA’NIN ARASINDAKİ ‘FARK’
Ayrıca ilk altı ayın toplam seyirci sayısı 17.424.975 iken ilk 10 film içerisinde 6 filmin Türk filmi olduğu görülüyor. Buna rağmen ‘Ara’, ‘Hazan Mevsimi:Bir Panayır Hikayesi’, ‘Rıza’, ‘Mülteci’ gibi küçük bütçeli yapımların gişe rakamları ise çok aşağılarda.Örneğin, ‘Recep İvedik’ 4.291.562 seyirciye ulaşırken, ‘Rıza’ 1.597 seyircide kaldı.

Kaynak : Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi

*cicekbenizlim
17.07.2008, 14:38
Uçak yapma hayali ve aşkın filmi: Usta


Yönetmen Bahadır Karataş'ın ilk uzun metrajlı filmi 'Usta'nın çekimleri başladı. Yetkin Dikinciler ile Fadik Sevin Atasoy'un başrol oynadığı filmde aşk ve hayaller ön plana çıkacak.

Başrollerini Yetkin Dikinciler, Fadik Sevin Atasoy, Şevket Çoruh, Hasibe Eren'in paylaştığı ve (Avrupa Görsel İşitsel Destek Fonu) Eurimages'dan 250 bin Euro'luk destek alan Usta' isimli sinema filminin çekimleri başladı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nin Havacılık Bölümü'nde önceki gün bir basın toplantısı düzenleyen yönetmen Bahadır Karataş ile yapımcı Mete Özok'un hayli heyecanlı oldukları gözlendi.

VAR OLMA ÇABASI
'Usta'da; uçak yapma hayaliyle yanıp tutuşan 'Doğan Usta'yı canlandıran Yetkin Dikinciler, karakteri hakkında şu açıklamaları yaptı: "Doğan Usta aslında motoru tamir ederken bir yandan kendi hayatını tamir ediyor. Kendi kırılganlıklarını tamir etmeye, kendini var etmeye çalışan bir karakter..." Dikinciler rolüne hazırlık süreciyle ilgili de "Sanayinin erkek dünyasına girip her şeyi yaptık. Mazot, yağ, kir-pas içinde ön çalışmamız oldu. Havacılıkla ilgili terminolojileri araştırdık" dedi. Filmde 'Doğan Usta'nın karısı 'Emine'yi canlandırmaya hazırlanan Fadik Sevin Atasoy ise rolünü 'yürekten damar yakan bir rol' diye tanımladı.

BURAM BURAM AŞK
Atasoy, ilk uzun metraj filmini çeken Bahadır Karataş'a çok güvendiğini belirterek, projeyi kabul etmesindeki en önemli sebeplerden birinin de Yetkin Dikinciler olduğunu söyledi. Ünlü oyuncu şu bilgileri verdi: "İlk kez onunla oynayacağım için çok heyecanlıyım. Film buram buram aşk kokuyor. Sadece kadın erkek ilişkisi değil, hayata ve hayale olan aşkın anlatıldığı bir film olması da beni cezbetti. 'Emine', kocasına çok aşık bir kadın. Uzun bir evlilikleri olmasına rağmen çocukları yok. 'Emine' anne olma özlemiyle yanıp tutuşan bir kadın" dedi. 'Usta'nın diğer başrol oyuncuları Hasibe Eren ve Şevket Çoruh da güzel bir işe imza atacaklarını söyledi.

Sabah//Kültür/Sanat

*cicekbenizlim
17.07.2008, 14:40
Bu sahnede hile olmaz acımayın vurun!

'Avanak Kuzenler' filminin işkence sahnelerinde yönetmen Oğuzhan Tercan oyuncuların pestilini çıkardı! Tercan, gerçekçi olmaları için oyuncuları uyardı: Bu sahnede hile olmaz acımayın vurun!.

26 Eylül'de gösterime girecek olan 'Avanak Kuzenler'in Çorlu'da çekilen son sahnesinde Yağmur Atacan, Alp Kırşan, Paşhan Yılmazel, Erdal Tosun ve Hakan Bilgin oldukça zor dakikalar geçirdiler. Dakikalarca ayaklarından baş aşağı asılı kalan oyuncuların gözlerine kan toplandı. Önce Yağmur Atacan, Alp Kırşan ve Paşhan Yılmazel'in ayaklarından asılma sahneleri çekildi. Erdal Tosun ile Hakan Bilgin'in asılma sahneleri ise sahne gereği değil gerçekten bir işkence haline geldi. Oyunculara vurması gereken Yağmur Atacan, Alp Kırşan, Paşhan Yılmazel, Fatma Toptaş ve Özlem Savaş, ellerindeki kızılcık sopalarıyla yavaş vurunca çekim defalarca tekrarlanmak zorunda kaldı. Yönetmen Oğuzhan Tercan ile filmin yapımcısı Faruk Aksoy, oyunculara "Acımayın, gerçekten vurun. Böyle bir sahnede film hilesi olmaz" diye bağırdı.

Sabah//Kültür/Sanat

*cicekbenizlim
17.07.2008, 14:41
Tosun: Asılı kalmak daha çok acıtıyor vur da bitsin bu sahne!


ERDAL TOSUN: "Çocuklar önce yavaş yavaş vurdular. Belli ki bize kıyamadılar. Yönetmenimiz memnun olmayınca sahne defalarca tekrarlandı. Fatma, bir ara elindeki sopayı vücuduma sadece sürüyordu. Ben de kendisine 'Vur kızım vur. Yoksa inince ben sana vuracağım. Asılı kalmak daha çok acıtıyor. Vur da bitsin bu sahne' dedim. Baş aşağı asılı kalmak gerçekten acı veriyor. Hiçbir şeyi net göremiyor, hiçbir şeyi net duyamıyorsunuz. Kan da beynime inince başım döndü."

HAKAN BİLGİN: "İşkencenin her türlüsü acı verir ama baş aşağı asılı kalmak en kötülerinden. Hiç öyle dışarıdan göründüğü gibi değilmiş. Bütün kan bir anda beynime hücum etti. Başımdan aşağı her tarafım uyuştu."


Sabah//Kültür Sanat

*cicekbenizlim
17.07.2008, 14:42
'Üç Maymun' kısmetini açtı

Nuri Bilge Ceylan'a Cannes'da 'En İyi Yönetmen' ödülü kazandıran 'Üç Maymun' genç oyuncu Ahmet Rıfat Şungar'ın da kısmetini açtı. Filmdeki performansı çok beğenilen Şungar'a dizi ve film teklifi yağıyor.

Sabah//Kültür/Sanat

angel_fatma
22.07.2008, 09:58
http://img234.imageshack.us/img234/3877/11lz2.jpg

Türkiye'nin 11 Eylül'ü sinema filmi oluyor

Yapımcı Faruk Aksoy, İngiltere Başkonsolosluğu ve HSBC'ye düzenlenen saldırıları film yapıyor.
Gişe rekortmeni "Recep İvedik" filminden elde ettiği gelirle "Avanak Kuzenler" ve "Ayakta Kal" isimli sinema filmlerinin çekimlerine başlayan yapımcı Faruk Aksoy'un gündeminde, 20 Kasım 2003’te HSBC Bankası'nın Levent’teki genel müdürlük binasına ve İngiltere'nin İstanbul Başkonsolosluğu’na yapılan eş

http://img504.imageshack.us/img504/5251/111xn7.jpg
2003'te gerçekleşen ve El Kaide bağlantısı kurulan saldırılarda, HSBC Bankası, İngiltere Başkonsolosluğu hedef alınmıştı.
zamanlı terör saldırılarını konu alan yeni bir film projesi var. İnternet sitesi televizyon gazetesi'nin haberine göre filmde, El Kaide terör örgütünün düzenlediği iddia edilen saldırılarda hayatını kaybeden 27 kişinin hikâyeleri ve ailelerinin yaşadığı acılar konu edilecek. Filmin senaryosunun tamamlandığı ve cast çalışmalarına başlandığı açıklandı. Aksoy'un şu sıralar ilgili yerlerden patlama görüntülerini kullanmak için izin almaya çalıştığı belirtiliyor.
Kaynak: Hürriyet

angel_fatma
22.07.2008, 10:03
http://img132.imageshack.us/img132/492/batmenru1.jpg

Batman’den rekorluk açılış


Batman serisinin yeni filmi olan "Kara Şövalye", ABD’de vizyona girdiği haftasonu en çok gişe geliri toplayan film unvanını alarak rekor kırdı. Yapımcı Warner Bross, şirketi, cuma günü vizyona giren filmin haftasonu hasılatının 155.3 milyon dolara ulaştığını açıkladı.

Batman’in hızlı çıkışı, ekonomik sıkıntıya rağmen doğru yapımların halkın ilgisini çekmeye devam ettiğini ortaya koydu.

’Kara Şövalye’ böylece, 2007’nin Mayıs ayında vizyona girdiğinde, ilk haftasonunda 151.1 milyon dolar hasılat toplayan ’Spider-Man 3’ filminin rekorunu kırmış oldu. Sinemaya gidenlerin sayısının düşme eğilimi gösterdiği bir dönemde ’Kara Şövalye’nin bu kadar ilgi çekmesi bazı sinema sanayicilerine bile sürpriz oldu. Çünkü 180 milyon dolara mal olan filmin ilk haftada 110 milyon dolar bilet geliri elde edebileceği tahmin ediliyordu. Filmin bu kadar ilgi çekmesinde, ’Joker’ rolüyle Oscar alabileceği söylenen Heath Ledger’in payı da var. Ledger, yanlışlıkla aşırı dozda ilaç alarak hayata veda etmişti.

Amerikan ekonomisinin mortgage ve petrol krizi nedeniyle zor günler yaşadığı bir dönemde ’Kara Şövalye’nin bu kadar başarılı bir performans ortaya koyması, Hollywood’un ’biz mali darboğazlara dayanıklıyız’ şeklindeki iddiasını da desteklemiş oldu.
Kaynak: Hürriyet

*cicekbenizlim
02.08.2008, 09:39
BAKANLIK BU FİLMİ ÇOK SEVDİ


Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Teşvik Yardımı İçin İki Başvurusunu da Geri Çevirmediği, Yönetmenliğini Aydın Bağardı'nın Üstlendiği "Biraz Tuz Biraz Biber", Sonbaharda Seyirci ile Buluşmaya Hazırlanıyor.



Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu yıl destek verdiği sinema filmleri arasında yer alan "Biraz Tuz Biraz Biber", senaryosu, oyuncu kadrosu ve tecrübeli yönetmeniyle, yükselişe geçen Türk sinemasının iddialı örneklerinden biri olmaya aday.
Senaryosunu Fulya Özinancın'ın kaleme aldığı "Biraz Tuz Biraz Biber"in duygu dolu hikayesini, ödüllü yönetmen Aydın Bağardı sinemaya aktaracak. Bugüne kadar çeşitli yurt içi, yurt dışı sinema ve belgeselin, televizyon dizilerinin de yönetmenliğini üstlenen Bağardı, ANKA'ya yaptığı açıklamada, "Biraz Tuz Biraz Biber" için "İlk defa bu kadar heyecanlanıyorum. Böyle bir projenin başında olmaktan büyük mutluluk duyuyorum" dedi.


Hayret ve Sefa'nın geleneklerin kuvvetli olduğu Urfa'dan, "modern" İstanbul'a aşk ve cesaret yolcuğunu anlatan filmin Türkiye'nin değişik yüz ve konularına ayna tuttuğunu belirten Bağardı, filmin bir kara mizah olduğunu ifade etti. "Filmden çıktıktan sonra izleyicilerin yüzlerinde, hoş bir tebessümle birlikte, kafalarında soru işaretleri"nin olacağını söyleyen Bağardı, Şiva Film-Yapım'ın yapımcılığını üstlendiği film için Eylül ayında kamera arkasına geçecek.

-Kemal Sunal OYNAYACAKTI, OLMADI-

Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan "Biraz Tuz Biraz Biber" için daha önce de teşvik yardımı aldıklarını kaydeden Bağardı, üzücü bir olay nedeniyle o dönemde parayı Bakanlığa iade ettiklerini belirtti.

Senaryosu 1999'da kaleme alınan film için ilk olarak 2000 yılında Kültür Bakanlığı Film Destekleme Komisyonu'na başvurulmuş ve komisyon tarafından da desteklenme kararı çıkmış. Harekete geçen ekip, filmin başrolü içinse Türk sinemasının unutulmaz oyuncusu Kemal Sunal'ı düşünmüş. Bağardı, Sunal'ın da "Biraz Tuz Biraz Biber"in senaryosunu okuduktan sonra "severek oynayacağını" söylediğini ifade etti. Filmin prodüksiyon aşamasının tüm hızıyla devam ederken, Sunal'ın yaşama veda ettiğini kaydeden Bağardı, bunun üzerine de kendisinin Bakanlığa destek parasını iade ettiğini belirtti.

-FİKRET KUŞKAN, RASİM ÖZTEKİN BAŞROLLERDE-

Bu yıl aynı senaryonun tekrar Bakanlığa sunulduğunu ve yine desteklendiğini ifade eden Bağardı, "Yalnış bilmiyorsak eğer bu olay Türk Sinemasında bir ilktir. Film için bu kadar beklememin sebebi şu; bazı filmlerin oyuncuları vardır, bu filminde vardı ve Kemal Abiden sonra bu oyuncuyu bulmak çok zordu" diye konuştu.

Bağardı, şimdi ise iki başrolü olan film için ünlü oyuncular Fikret Kuşkan ve Rasim Öztekin ile görüşmeler sürdüğünü belirtti.

-"BİRAZ TUZ BİRAZ BİBER"-

Film ekibi "Biraz Tuz Biraz Biber"i şu sözlerle anlatıyor:

"Nuh tufanından sonra dünya üzerinde kalan 4 şehirden biri, peygamberler şehri , UrfaGüneşin kavurduğu çatlamış toprakların yeniden doğuşunu müjdeleyen GAP

Yoksullukyoksunlukyalnızlıkİnsanlığı kötülüğün kucağında bırakır zamansız

Ve aşk gelir bulur ansızınİyilik kötülüğün içine, kötülük de iyiliğin içine saklanır

Yazılır. Dünyanın değişmez kanunuAyırmak zorlaşır ikisini birbirinden.

Modern dünyanın kurallarına direnen, yok olmaya yüz tutmuş bir mesleği seven, aşkla icra eden, namuslu bir şekilde yaşamaya çalışan usta Hayret'in sevgilisine kavuşmasının yolu nedir?..

Urfa'nın yoksulluğunda doğup, bu yoksulluğa yenilmeyen ve bu uğurda hiçbir değeri kalmayan Sefa, en zor durumda kaldığında ne yapacaktır?..

Kan davası devam eden gelen bir gelenek Hangi güç yenecek bu geleneği? Aşk mı?

İç içe geçen öykülerle kurguladığımız "Biraz Tuz Biraz Biber", bizim tüm değerlerimizi içinde barındıran, yok olan kültürümüze sahip çıkan bir kara mizahYurdumuzun önde gelen sanatçılarının yer alacağı filmimiz, sadece bizi bize değil; kendimizi diğer kültürlere de anlatacaktır" (ANKA)

*cicekbenizlim
02.08.2008, 09:43
Yeni sezonun Türk filmleri


Yaz ayı Türk sinemasının harıl harıl film ürettiği, her yerde setlerin hummalı bir çalışma yaptığı dönemlerden biridir. O yüzden yazın devam sezonda Türk filmlerinin izine rastlanmaz. Çünkü onlar bir karınca gibi kışa hazırlık sürecindedirler… Şimdi yeni sezonda vizyona girmesi muhtemel çekilen, çekimi devam eden ve çekilmesi düşünülen projelere göz atalım istedik…

Banu Bozdemir

Renklerde Kaybolan Hayat: Yönetmen Metin Güngör, tanınmış Türk ressamı Fikret Mualla’nın hayatını anlatacağı filminin çekimlerine yeni başladı. Filmin ilk olarak Cannes Film Festivali’nde seyirci karşısına çıkması amaçlanıyor… Güngör’ün Harry Potter ve Da Vinci Şifresi gibi Hollywood yapımlarının görsel efektlerinde imzası bulunuyor.

Usta: Başrollerini Yetkin Dikinciler, Fadik Sevin, Şevket Çoruh ve Hasibe Eren’in paylaştığı filmin çekimleri Eskişehir’de devam ediyor. Filmin yönetmeni Bahadır Karataş.

AROG: Setine kadar uzanıp, olayları yakından takip ettiğimiz AROG, seyircinin merakla beklediği yapımlardan. Cem Yılmaz’ın yazıp yönettiği filmde GORA’nın kahramanı Arif’i bu kez yontma taş çağında. 5 Aralık’ta vizyon tarihi…

Osmanlı Cumhuriyeti: Gani Müjde’nin yönettiği film, Osmanlı devamı konusunda yaşayacaklarımız üzerine odaklı… Ata Demirer, Osmanlı padişahı rolünde karşımızda. Film 21 Kasım’da vizyona girecek.

Nokta: İstanbul Film Festivali’nde Derviş Zaim’e en iyi yönetmen ödülü kazandıran filmin vizyonu sonbahar. Tarihin zamana ve mekana kattığı oynaklıktan ilhan alan Zaim, bu sefer hat sanatından yola çıkarak bir hesaplaşmaya eğiliyor.

Gölgesizler: Hasan Ali Toptaş’ın romanından uyarlanan filmin vizyonu 2009 ilkbaharı. Ümit Ünal yönetmen koltuğunda.

Vicdan: Birbiriyle iç içe geçmiş üç insan üzerine odaklanan filmin yönetmeni Erden Kıral. İzmir’de çekilen filmin oyuncuları Nurgül Yeşilçay, Murat Han ve Tülin Özen. Film Kasım ayında seyirciyle buluşacak…

Her Şeyin Bittiği Yerden: 17 Ağustos depremini konu alan filmin çekimleri şu günlerde başlıyor. Depremde göçük altından 27 saat sonra kurtarılan Sami Dündar’ı filmde Okan Bayülgen canlandırıyor. Filmin yönetmeni Ezel Akay.

Üç Maymun: Nuri Bilge Ceylan’a Cannes’da en iyi yönetmen ödülü kazandıran film, 24 Ekim’de seyirci karşısına çıkacak. Yavuz Bingöl, Hatice Aslan ve Ahmet Rıfat Şungar’ın rol aldığı film, patronunun trafik kazası suçunu üstlenen şoförün ailesinin parçalanma sürecini ele alıyor.

Hayatın Tuzu: Murat Düzgünoğlu’nun ilk filmi ‘Hayatın Tuzu’, Bitlis’te yaşamlarını renklendirmeye çalışan aile fertlerinin hikâyesini anlatıyor. Filmde Levent Ülgen, Güzin Çorağan, Görkem Kanbolat, Şener Kökkaya, Erol Demiröz rol alıyor.

Gökten Üç Elma Düştü: Raşit Çelikezer ilk sinema filmi. Katmanlı ilerleyen öykü aslında üç kişinin hayatına gelip odaklanıyor. Yaşlı ve aksi bir yaşlı adam, hayatın çıkmazlarında çıkış arayan bir kadın ve hayatın başında bir genç… Bennu Yıldırımlar, İsmail Hacıoğlu ve Köksal Engür başrolde. Vizyon için verilen tarih 2009…

Aşk Tutulması: Murat Şeker bu kez ‘romantik komedi’ tarzında çıkıyor karşımıza. Film koyu bir Fenerbahçe taraftarının aşka güvenmeyen bir kıza âşık olmasını anlatıyor. Fahriye Evcen ve Tolgahan Sayışman’ın oynadığı film 24 Ekim’de vizyonda.

Hayat Var: Reha Erdem’in çektiği ve Elit İşcan, Erdal Beşikçioğlu ve Levend Yılmaz’ın rol aldığı film, 17 Ekim’de gösterimde.

Bozkırda Deniz Kabuğu: Film çekmenin her şeye büyük rağmen büyük bir tutku olduğunu hatırlatan Ahmet Uluçay, sağlık sorunlarına rağmen filmini tamamlamaya çalışıyor. Bir çobanın tutkulu aşkının anlatıldığı filmde yine amatör oyuncular var.

Süt: ‘Yusuf’ üçlemesinin ikinci halkasında Semih Kaplanoğlu, Yumurta ana karakterinin ilk gençlik yıllarına gidiyor. Filmde Başak Köklükaya ile Melih Selçuk başrol oynuyor. Filmi ilk olarak Antalya’da izleyeceğiz.

Başka Semtin Çocukları: Aydın Bulut’un yıllar yıllar önce çekmeyi tasarladığı ama bir türlü olamayan projesi nihayet start aldı. O zamanki oyuncular ve koşullar farklıydı. Şimdikiler farklı… İstanbul’ın etrafını çeviren varoş insanlarının yaşantısının anlatılacağı filmde Umut Kurt, İsmail Hacıoğlu, Taner Barlas, Mehmat Ali Nuroğlu, Eşyan Özhim rol alıyor.

Ölü Toprağı: Filmin çekimleri tam gaz devam ediyor. Konu Kıbrıs’ta yaşananlar olunca devlet erkanı da filme sponsor olmuş!

Pandoranın Kutusu: Yeşim Ustaoğlu’nun çektiği filmde Derya Alabora başrolde oynuyor. Film Antalya’da gösterildikten sonra 2009 Mart’ın da seyirciyle buluşacak.

Devrim Arabaları: Ülkemizin ilk yerli otomobili ‘Devrim’i konu alan ‘Devrim Arabaları’ çekildi. Tolga Örnek’in yönettiği film ‘Devrim’i üretme azmi gösteren 23 mühendisin öyküsünü anlatıyor. Filmde aralarında Taner Birsel, Halit Ergenç, Vahide Gördüm, Serhat Tutumluer, Ali Düşenkalkar, Selçuk Yöntem, Uğur Polat ve Altan Gördüm'ün yer aldığı sanatçılar rol alıyor. Film 24 Ekim’de vizyonda.

Avanak Kuzenler: Türk sinemasında her türden filmler çekiliyor. Bu komik gençlik filminin yönetmeni Oğuzhan Tercan. Yağmur Atacan, Alp Kırşan ve Paşhan Yılmazel’in başrol oynadığı film Eylül’de sinemalarda.

Fırtına: ‘Fotoğraf’ filmiyle tanınan Kazım Öz, ikinci filminde 90’ların başında İstanbul Üniversitesi’ndeki Kürt gençlerinin yaşadıklarını anlatıyor.

Ayakta Kal: Devlet lisesinde okuyan gençlerle özel okulda okuyan öğrenciler arasındaki sınıf çatışmalarının anlatıldığı Ayak’ta Kal’da Aslan ve Kobal'a genç oyuncular Irmak Ünal, Okan Karacan, Ozan Aydemir ve Oğuzhan Yıldız eşlik ediyorlar…Vizyon 26 Eylül.

Sonbahar: Adana Altın Koza’da en iyi film ödülü kazanan film, hayata dönüş operasyonlarında ciğerleri iflas eden bir mahkumun Karadeniz’de geçen son günlerini anlatıyor. Yönetmen ilk filmini çeken Özcan Alper. Film sonbaharda vizyonda.

Gölge: Mehmet Güreli, Peyami Safa’nın ‘Selma ve Gölge’ romanından uyarladığı filminde gizemli bir kadının portresini çiziyor. Görkem Yeltan, Kaan Çakır, Serkan Ercan başrolde.

Gitmek: Hüseyin Karabey ilk filminde gerçek bir hikâyeden yola çıkıyor. Kentli bir kadının sevdiği adama ulaşmak için Doğu’ya uzanan zorlu yolculuğunu anlatıyor. Film 19 Eylül’de seyirci ile buluşacak.

Tatil Kitabı: Yönetmen Seyfi Teoman, küçük bir çocuğun gözünden taşradaki hayatı anlatıyor. Vizyon tarihi 12 Eylül.

Ali’nin Sekiz Günü: Cemal şan bu kez bir erkeğin sekiz gününe odaklanıyor. Serdar Orçin, Ufuk Bayraktar, Uğur Polat rol alıyor.

İki Çizgi: Selim Evci'nin yönetmen, yapımcı ve senaristliğini üstlendiği ilk uzun metraj filmi İki Çizgi 65. Uluslararası Venedik Film Festivali’nde Türkiye’yi temsil edecek. Başrollerini Gülçin Santırcıoğlu ve Kaan Keskin’in paylaştığı film Kasım ayında vizyona girecek…

Nefes: Levent Semerci ilk filminde bir yüzbaşının emrindeki 40 kişilik bir timinin yaşadığı acıları, sevinçleri ve yaşam mücadelesini anlatıyor.

Çıngıraklı Top: Görme özürlülerden oluşan bir futbol takımının Atina’daki olimpiyatlara gitme mücadelesini anlatan filmin kamera arkasında Egemen Ertürk var. Burak Onal, İpek Özkök, Zihni Göktay, Erkan Taşdöven, Soydan Soydaş oynuyor.

Kolpaçino: Şafak Sezer yeni sezonda başrollerini Emrah ve Semih Saygıner’le paylaştığı adı şimdilik ‘İkili Oyun’ ya da ‘Kolpaçino’ olan filmin çekimlerine başlıyor…

Kaynak-Gazeteport

*cicekbenizlim
02.08.2008, 09:50
İşte 2009'un beş süper filmi !2008’de oldukça iyi iş yapan ve gişe rekorları kıran filmler, yerlerini yeni yapımlara bırakıyor.--------------------------------------------------------------------------------

Özellikle Hollywood sineması önümüzdeki yıla dolu dizgin hazırlanıyor. Yeni sezonda izleyicileri selamlayacak filmlerden bazılarını sizin için derledik.

UZAY YOLU

Televizyonun efsane bilim kurgu dizisi ëUzay Yolu- Star Trekíin 11íinci sinema filmi, 29 Şubatta vizyona girecek. Kaptan Kirk, Mister Spock, Doktor McCoy ve mühendis Scottíun Yıldız Filosu Akademisiíndeki tanışmaları ve ëAtılganí uzay gemisiyle ilk yolculuğa çıkmalarını konu alan filmin yönetmenliğini, Jeffrey Jacob Abrams yaptı. Filmde John Cho, Ben Cross, Bruce Greenwood, Simon Pegg, Chris Pine, Winona Ryder, Zoe Saldana, Karl Urban, Anton Yelchin, Eric Bana ve CNBC-eínin sevilen dizisi ëHeroesíin Sylaríı Zachary Quinto, rol aldı.

CHANGELING

Oscar ödüllü sanatçılar Clint Eastwood ile Angelina Jolieíyi bir araya getiren ve Cannes Film Festivali’nde görücüye çıkan ëChangelingí de 2009’da vizyona girecek. Angelina Jolie ile beraber John Malkovich, Jeffrey Donovan ve Amy Ryaníın rol aldığı filmin senaryosunu Michael Straczynski yazdı. Yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlenen Clint Eastwood’un yaşanmış bir olaydan yola çıkarak beyazperdeye yansıttığı korku türündeki film, 1928 yılının Los Angeles’ında geçiyor.

HALK DÜŞMANI

Bryan Burrough’un ‘Public Enemies: America’s Greatest Crime Wave and the Birth of the FBI- Halk Düşmanları: Amerika’nın En Büyük Suç Dalgası ve FBI’ın Doğuşu’ adlı kitabından uyarlandı.

NOEL SÜRPRİZİ

Komedyen Jim Carrey, Walt Disney Pictures’ın yeni komedisi “A Christmas Carol” ile 27 Kasımda sinemaseverlerle buluşacak. Charles Dickens’ın aynı adlı kitabından uyarlanan filmin yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını Robert Zemeckis üstlendi. Filmde, “Ebenezer Scrooge” adlı bir adam ile onun başına bela olan 3 hayaletin öyküsü anlatılıyor. Ünlü aktör Carrey’in, başroldeki Ebenezer Scrooge karakterinin yanı sıra hayaletleri de canlandırıyor.

BUZ DEVRİ

Buz devrinin 3 sevimli kahramanı “Manny”, “Sid” ve “Diego”nun eriyen buzların arasından çıkıp dünyanın keyfini sürmesinin öyküsünü anlatan “Buz Devri” serisinin üçüncü filmi, 1 Temmuz'da vizyona girecek. “Buz Devri 2: Erimeye Başlıyor” filmindeki yönetmenlik görevine devam eden Carlos Saldanha imzası taşıyan filmin kahramanlarını Queen Latifah, John Leguizamo, Chris Wedge, Ray Romano, Denis Leary ve Sean William Scott seslendirdi.

Bugün

deniz_mz
02.08.2008, 15:36
AŞK TUTULMASI

Murat Şeker’in yönettiği ve Tolgahan Sayışman, Fahriye Evcen, Tim Seyfi ile Ali Erkazan’in oynadığı Aşk Tutulması, önümüzdeki aylarda Sugarworkz Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Fanatik bir Fenerbahçe taraftarı olan Uğur, gayet sakin bir kişiliği varken söz konusu futbol olduğunda bambaşka bir adam olmaktadır. Annesi ve kız kardeşiyle birlikte yaşayan Uğur, annesinin evlenme baskısından sıkılmıştır. Pınar da aynı baskıyı annesinden görmektedir. Trafik kazası sonucu tesadüfen Pınar ile Uğur tanışırlar. Bu tanışma her ikisinin de hayatlarında köklü değişikliklere neden olacaktır.

*cicekbenizlim
05.08.2008, 19:50
Oscar’lı Halle Berry en kötü oyuncu seçildi
Sinemadaki başarısıyla Oscar ödülüne değer bulunan Halle Berry, “Gothika” adlı gerilim filmindeki oyunculuğuyla kötü not aldı. Berry, “King Magazine” dergisince “En Kötü Performans” sergileyen aktris seçildi.

AA
11:51 TSİ 05 Ağustos 2008 Salı

ANKARA - “King Magazine” dergisinin değerlendirmede, modellikten oyunculuğa geçen aktrislerin beyazperde performansları sıralamaya alındı.


“Modellikten Oyunculuğa Geçenler Arasında En Kötü Performans” adlı değerlendirmede, Halle Berry, 2003 yapımı “Gothika” adlı gerilim filmdeki oyunculuğuyla ilk sırada yer aldı.

Mathieu Kassovitz’nin yönettiği filmde, Penelope Cruz ve Robert Downey Jr. ile kamera karşısına geçen Berry, bu yapımda tehlikeli suçluların tedavisinde uzman olan ancak geçirdiği kazadan sonra kendini akıl hastanesinde bulan bir psikoloğu canlandırmıştı.

CAMERON DIAZ’A DA KÖTÜ SÜRPRİZ
Listede “Kazanma Hırsı-Any Given Sunday” adlı filmdeki oyunculuğuyla Cameron Diaz ikinci oldu.

Oliver Stone’un yönettiği filmde usta oyuncu Al Pacino ve Dennis Quaid ile kamera karşısına geçen Diaz, bu kadroyla rol almasına rağmen “kötü oyuncu” seçilmekten kurtulamadı.

Başrolünü Will Smith’in üstlendiği “Vahşi Vahşi Batı-Wild Wild West” filmindeki oyunculuğuyla eski model Garcelle Beauvais üçüncü sıraya yerleşti.

Bir dönem podyumlarda fırtına gibi esen ve birkaç filmde de oyunculuk denemesinde bulunan süper model Cindy Crawford, “Dürüst Oyun-Fair Game” filmindeki oyunculuğuyla dördüncü oldu. Crawford, Andrew Sipes’ın kamera arkasına geçtiği filmde William Baldwin ile başrolü paylaşmıştı.

Listede beşinci sırada “Çıtır Kızlar-Coyote Ugly” adlı filmle Tyra Banks yer aldı. 2000 yapımı film, gözde bir gece kulübünde barmaidlik yapan dört genç kadını ve onlardan birinin ünlü olma çabalarını işliyordu.

İLK 5
1. Halle Berry - “Gothika”
2. Cameron Diaz - “Any Given Sunday”
3. Garcelle Beauvais - “Wild Wild West”
4. Cindy Crawford - “Fair Game”
5. Tyra Banks - “Coyote Ugly”

*cicekbenizlim
05.08.2008, 19:55
Altın Arslan için yarışacak filmler belli oldu
Venedik Film Festivali’ne bir aydan daha az bir zaman kala, festivalin en önemli ödülü Altın Arslan’a aday filmler açıklandı. Aday 21 film arasında Semih Kaplanoğlu’nun “Süt” ve Ferzan Özpetek’in “Mükemmel Bir Gün” adlı filmleri de bulunuyor.

NTV-MSNBC
11:51 TSİ 05 Ağustos 2008 Salı


İSTANBUL - Venedik Film Festivali 27 Ağustos’ta 65. kez sinema severlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festivale bir aydan daha az bir süre kala en önemli ödül ‘Altın Arslan’ için yarışacak filmler belli oldu.

Altın Arslan’ için yarışacak 21 film arasında yönetmen Semih Kaplanoglu’nun Yusuf Üçlemesi’nin ikinci filmi “Süt” ile Ferzan Özpetek’in “Mükemmel Bir Gün” adlı filmleri de bulunuyor.

Senaryosunu Semih Kaplanoglu ve Orçun Köksal’ın yazdıkları Bal, Süt ve Yumurta’dan olusan Yusuf Üçlemesi’nin Süt’ü geçtigimiz yıl Cannes’ın resmi bölümlerinden Cannes Atelier’de dünya sinema sektörüne tanıtılmıştı.

‘İKİ ÇİZGİ” VENEDİK YOLCUSU
Selim Evci’nin yönetmen, yapımcı ve senaristliğini üstlendiği ilk uzun metrajlı filmi “İki Çizgi”, 65. Uluslararası Venedik Film Festivali’nde Türkiye’yi temsil edecek. Alınan bilgiye göre, “İki Çizgi”, 27 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek festivalin “International Film Critics Week” bölümünde dünya prömiyerini yapacak. Film, diğer 6 filmle birlikte “Golden Lion of the Future” ödülü için yarışacak. Çekimleri geçen yıl tamamlanan ve Selim Evci tarafından yaklaşık 6 ayda kurgulanan “İki Çizgi” festivalde ilk kez seyirci karşısına çıkacak. Başrollerini Gülçin Santırcıoğlu ve Kaan Keskin’in paylaştığı filmin Türkiye’de Kasım ayında vizyona girmesi bekleniyor.



Venedik Film Festivali’nde en son 1991 yılında Ömer Kavur’un “Gizli Yüz” filmi resmi yarışma bölümünde yeralmıştı. Ömer Kavur 1987 yılında da “Anayurt Oteli” filmiyle Venedik’te FIPRESCI ödülüne layık bulunmuştu.

65. Venedik Film Festivali resmi yarısma bölümünün jüri baskanlıgını bu yıl Wim Wenders üstlendi. Uluslararası jüri; Rus senarist Juriy Arabov, Italyan aktris Valeria Golino, İskoçyalı sanatçı Douglas Gordon, ABD’li senarist ve film yapımcısı John Landis, Arjantinli yönetmen Lucrecia Martel ve Hong Kong’lu yönetmen Johnnie To’dan olusuyor.

Festivalin iddialı filmleri arasında Jonathan Demme’in yönettiği Debra Winger ve Anne Hathaway’in başrollerini oynadığı “Rachel Getting Married” ile Kathryn Bigelow’un yönettiği Ralp Fiennes’in başrolünü oynadığı Irak savaşını konu olan “Hurt Locker” gösteriliyor.

Festival önceki yıllara göre biraz daha farklı. Zira bu yıl festivalde daha az sayıda ABD filminin gösterileceği açıklandı. Organizatörler buna neden olarak Hollywood’daki senaryo yazarlarının grevini gösteriyor.

Festivalin açılış filmi ise ünlü Cohen kardeşlerin “Burn After Reading” filmi. Filmde, George Clooney, Brad Pitt, John Malkovich gibi ünlü isimler yer alıyor.

angel_fatma
06.08.2008, 11:56
Batman'in laneti sürüyor!

'Kara Şövalye' filminin oyuncularının başına gelmeyen kalmadı. Önce, Heath Ledger öldü, daha sonra Christian Bale tutuklandı, şimdi de Morgan Freeman trafik kazası geçirdi ..
Tüm dünyada ilgiyle izlenen Batman serisinin yeni filmi 'Kara Şövalye' oyuncuları ve teknik ekibinin başlarına sürekli kötü bir şey gelmesi 'lanet' söylentilerine yol açtı. Her şey filmin teknik kadrosunda yer alan efekt teknisyeni Conway Wickliffe'in ölümüyle başladı. Geçtiğimiz eylül ayında bir film setinde kaza kurşununa kurban giden Wickliffe, bu olayda hayatını kaybetmişti.

HEP KÖTÜ OLAYLAR
Ardından yine filmin teknik ekibinden bir isim trafik kazası geçirerek hayatını kaybetti. Filmin yıldızlarından ünlü aktör Heath Ledger ise, çekimleri tamamladıktan sonra geçtiğimiz ocak ayında aşırı ilaç içtiği gerekçesiyle hayatını kaybetmişti. Tam filmin kadrosu bu acı olayı unutmaya çalışırken, filmin Londra prömiyerinin yapılacağı sırada başrol yıldızı Christian Bale de, kız kardeşi ve annesine bir otel odasında şiddet gösterdiği gerekçesiyle tutuklanmış ve galaya özen izinle gidebilmişti. Bu olayların ardından şimdi de Morgan Freeman Mississippi eyaletinde bir otobanda trafik kazası geçirdi. Geçtiğimiz pazar günü yaşanan olayda, Freeman ağır yaralandı. Dirsek ve kolunu kırdığı belirtilen Oscarlı aktör bir süredir Memphis'te Bölge Tıp Merkezi Hastanesi'nde tedavi görüyor. Film ekibinden The Sun gazetesine konuşan bir yetkili, "Herkes korkmaya başladı. Yaşananlar bir lanet gibi" diyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
06.08.2008, 12:11
http://img376.imageshack.us/img376/1605/9468f46e33d45f4bbcaabb0gh7.jpg

Bursa en iyi Türk filmini seçecek!
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali 28 Kasım-4 Aralık tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival kapsamında bu yıl ilk defa, 'Ulusal Altın Karagöz Uzun Metraj Film Yarışması' düzenlenecek.

BÜYÜK ÖDÜL 50 BİN YTL!
Bu bölümde 10 Türk Filmi, 'Altın Karagöz Ödülü' için yarışacak. Filmler jüri tarafından 'en iyi film', 'en iyi yönetmen' 'en iyi senaryo, 'en iyi kadın oyuncu' ve 'en iyi erkek oyuncu' kategorilerinde değerlendirilecek. En iyi film kategorisinde birinci olan filme 50 bin YTL, en iyi yönetmen seçilecek kişiye ise 25 bin YTL para ödülü verilecek. Yarışmaya katılacak filmlerin en geç 10 Ekim'e kadar festival merkezine başvurmaları gerekiyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
14.08.2008, 16:31
http://img205.imageshack.us/img205/2411/sdelp6.jpg

'Tropic Thunder'ın galası yapıldı
Yönetmenliğini Ben Stiller'ın üstlendiği, başrollerini Tom Cruise, Ben Stiller, Jack Black ve Robert Downey Jr.'ın oynadığı 'Tropic Thunder' filminin galası önceki akşam Kaliforniya'da yapıldı. Jack Black, Tom Cruise, Bill Hader, Ben Stiller, Matthew McConaughey ve Robert Downey. Jr'ın katıldığı galada film izleyenlerin beğenisini kazandı.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
16.08.2008, 09:58
'Zeynep'in Sekiz Günü' İskenderiye'ye gidiyor

Geçtiğimiz haziran ayında babası Sönmez Atasoy'la Broadway'de 'Kanlı Nigar' müzikalini sahneleyen genç oyuncu Fadik Sevin Atasoy; bu kez başrol oynadığı 'Zeynep'in Sekiz Günü' filmiyle İskenderiye Film Festivali'ne gidiyor.

YALNIZLIK VE ÇARESİZLİK TEMASI
26-30 Ağustos tarihleri arasında Mısır'da düzenlenecek festivalde gösterilecek 'Zeynep'in Sekiz Günü' filmini Cemal Şan yönetti. Müziklerini Babazula'nın yaptığı filmin senaryosu da Cemal Şan'a ait. Fadik Sevin Atasoy'a 19. Ankara Film Festivali'nde 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülünü kazandıran film; yabancılaşma, aşk, yalnızlık, çaresizlik ve çıkışsızlık gibi temaları birarada işliyor. Atasoy'a başrollerde Mustafa Üstündağ ve Ahmet Mümtaz Taylan eşlik ediyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
16.08.2008, 21:35
http://img382.imageshack.us/img382/5519/f27a8e2aa25eb5459fab6c7ak9.jpg

Harry Potter fanatikleri kızgın

Tüm dünyada gişe rekorları kıran Harry Potter serisinin 6. filmi "Harry Potter ve Melez Prens"in gösteriminin 2009'a ertelenmesi hayranlarını kızdırdı.

Filmin yapımcısı Warner Bros şirketinin filmin gösterimini Aralık 2008 tarihinden Temmuz 2009'a erteleyeceği şeklinde haberlerin çıkması üzerine birçok Harry Potter hayranı hayal kırıklığına uğradı. Mugglenet.com, Firstshowing.com gibi Harry Potter fanatiklerinin yorumda bulunduğu sitelerde "Warner Bros, eğer beni seviyorsanız filmi Aralık'ta gösterirsiniz", "Warner Bros Harry Potter hayranlarını sevdiklerini, kimseyi kırmak istemediklerini söylüyor. Nasıl da büyük yalan" şeklinde görüş belirterek tepkilerini gösterdi. Kimi hayranlar ise film gösterime girince sinemaya gitmeyerek yapımcı şirketi boykot edeceklerini, filmin DVD'si piyasaya çıkınca izleyeceklerini açıkladı. Film 17 Temmuz 2009'da ABD ve birçok ülkede aynı anda gösterime girecek.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
19.08.2008, 10:43
http://img142.imageshack.us/img142/1046/akbo3.jpg

Sinemada aşk tutulacak
Yazarımız yıllık '2 Süper Film Birden' ve 'Plajda' filmleriyla tanına yönetmen Murat Şeker 'Aşk Tutulması' filmini tamamladı. Tolgahan Sayışman ve Fahriye Evcen'in başrollerini paylaştıkları filmde Suzan Aksoy, Ayten Uncuoğlu, Murat Akkoyunlu, Yasemin Öztürk ve Tim Seyfi rol alıyor. Romantik-komedi olan film 24 Ekim 2008'de gösterime girecek. Film için Hollywood'u aratmayan bir afiş tasarlandı.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
19.08.2008, 10:45
http://img120.imageshack.us/img120/7421/giekg8.jpg

Gişede zirveye oturdu

Başrollerini Ben Stiller ve Robert Downey Jr.'ın paylaştığı 'Tropic Thunder' Amerika'da beş haftadır hasılat listelerinde bir numarada olan 'Kara Şövalye' filmini tahtından indirdi. Gösterime girdiği hafta sonunda 26 milyon dolar hasılat getiren film, ABD'de çok ilgi gördü.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
20.08.2008, 10:22
Aytmatov uyarlamaları İpek Yolu Festivali'nde

10 Haziran 2008'de hayata gözlerini yuman Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un eserlerinden uyarlanmış altı film, 3. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali'nde izleyicilerle buluşacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin 28 Kasım-4 Aralık 2008 tarihleri arasında gerçekleştirecek festivalde; Aytmatov'un eserlerinden beyazperdeye uyarlanan şu filmler gösterilecek:

* Mikhalkov Konchalovsky'nin yönettiği 1996 yapımı 'İlk Öğretmenim'
* Tolomush Okeyev imzalı 1975 yapımı 'Kızıl Elma'
* Bolotbek Shamshiyev'in yönettiği 1976 yapımı 'Beyaz Gemi'
* Sergei Urusevsky'den 1969 yapımı 'Elveda Gülsarı'
* Bakyt Karagulov'un çektiği 1996 yapımı 'Boranlı İstasyonu'
* Monica Teuber'den 1994 yapımı 'Cemile'
Kaynak: Sabah

angel_fatma
20.08.2008, 10:26
http://img149.imageshack.us/img149/4049/depremaw0.jpg

Oyuncular 1 Ekim'de enkaz altına girecek
Depreme karşı seferberlik ilan eden Türk Kızılayı'nın da destek verdiği 'Her Şeyin Bittiği Yerden' isimli filmin efekt çekimleri Kocaeli'nde yapılıyor. Oyuncular 1 Ekim'de enkaz altına girecek..
17Ağustos depreminin üzerinden 9 sene geçti. Türk Kızılay'ı bu felaketin 9. yıldönümünde ulusal seferberlik başlattı. İzmit Seka Park Alanı'nda, bu konu hakkında düzenlenen basın toplantısına katılan Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali, " Tüm Türkiye 'depreme hazırız' diyene kadar, yurt genelindeki eğitimlerimizi sürdüreceğiz" dedi.

DIŞARIDA DA SES GETİRECEK!
Seferberlik sadece vatandaşlara verilecek eğitimlerle sınırlı değil. Depremde 27 saat enkaz altında kalan Sami Dündar'ın, bu süreçte yaşadıklarını kaleme aldığı 'Her Şeyin Bittiği Yerden' adlı kitap da, seferberlik çalışmaları kapsamında beyazperdeye uyarlanıyor. Türk-Yunan ortak yapımı çekimleri, son sürat devam ediyor. 30 milyon YTL'lik bir bütçeyle çekilen filmi Ezel Akay yönetiyor. Filmin başrolünde ise usta oyuncu Okan Bayülgen var. Ezel Akay, bugüne kadar yapılan en yüksek bütçeli Türk filmi olan yapımın, yurtdışında da ses getireceğinden emin olduğunu söyledi. Efektleri için çalışmaların son sürat devam ettiği filmin oyuncuları da 1 Ekim'de rolleri gereği enkaz altına girmeye hazırlanıyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
20.08.2008, 16:01
Pitt ve Tarantino sunar

Sinema dünyasının iki usta ismi Brad Pitt ile Quentin Tarantino, ilk kez bir projede birlikte çalışacak. Pitt'in, beyazperdenin sıradışı yönetmeni Tarantino'nun “Inglourious Bastards” adlı son filmi için sözleşme imzaladığı açıklandı.

BBC'nin internet sitesinde yer alan habere göre, filmde rol alacağı yönünde haberler bulunan Pitt, sözleşme için imzayı attı. Brad Pitt'in konusu İkinci Dünya Savaşı'nda geçen filmde, Naziler'e karşı Yahudi direnişçilerin başı olan Teğmen Aldo Raine'yi canlandıracağı belirtildi.

David Krumholtz ile Nastassja Kinski'nin de film için düşünüldüğü, Kinski'nin Tarantino ile görüşme yaptığı ifade edildi . “Hot Fuzz” ve “Run Fatboy Run” adlı filmlerle tanınan Simon Pegg'in de kadrosuna katıldığı filmin çekimlerine Ekim ayında Almanya'da başlanması planlanıyor. Filmin gelecek yılki Cannes Film Festivali'nde seyirciyle buluşması bekleniyor.

Filmin yapımcısı Lawrence Bender, Pitt ve Tarantino'nun filmde başarılı bir birlikteliklerinin olacağına ve ikisinin gerçekten farklı bir yapım ortaya koyacağına inandığını belirtti. Bender, Naziler'in lideri Hans Landa'yı bir Alman aktörün oynamasının planlandığını, Pitt'in askerleri rolünü oynaması planlanan B.J Novak ve Eli Roth ile de görüşmelerin sürdüğünü kaydetti.

Film, Weinstein Company ve Universal'ın ortak yapımı olarak gerçekleştirilecek. Brad Pitt, ayrıca çekimlerine başlanacak Paramount yapımı “The Fighter” adlı filmde de seyirci karşısına çıkacak.
Kaynak: Hürriyet

angel_fatma
21.08.2008, 10:30
http://img208.imageshack.us/img208/431/7a00a3332c00f249b6e4533lr0.jpg

Kanuni'yi dizi film yapacak

Sharon Stone'un meşhur sahnesiyle ünlenen "Temel İçgüdü" ve "Terminatör", "Robokop" gibi ünlü filmlerin yapımcısı Mario Kassar, şimdi de TRT için Kanuni dizisi çekmeye hazırlanıyor. Kassar, senaryosunu Amerikalı 2 profesörün hazırladığı Kanuni dizisini Antalya'da çekecek. süredir Antalya'da, sahneleri başta üzere dizinin çekiminin yapılacağı mekânları fotoğraflayan Kassar'ın eylül TRT ile sözleşme için masaya oturması bekleniyor.

ANLAŞMA İMZASI
Antalya Serik ilçesi Çandır beldesindeki stüdyolarında detaylı incelemede bulunan Kassar, lojistik yeterli olduğunu, çok beğendiğini ifade etti. Kassar, Antalya'nın iklimi, trafiği, doğası, tarihi konaklama bakımından prodüksiyon için uygun bir şehir olduğunu söyledi. Antalya'nın film çekimi için birçok Doğu Avrupa ülkesinden daha iyi mekâna sahip olduğunu anlatan Kassar, Kanuni Süleyman dönemi dizisi için Amerikalı 2 profesörün senaryo üzerinde çalıştığını, TRT'nin de tarihçilerle görüşme yaptığını bildirdi. Hollywood'un son yıllarda Avrupa'da plato arayışında bulunduğunu ifade eden Kassar, Macaristan, İngiltere, Romanya, Slovenya gibi ülkelerde filmler çekildiğini, ancak bu ülkelerin Türkiye kadar doğal güzelliklerinin bulunmadığını bildirdi. Yapımcı, dizi projesini gelecek yılın ilk 6 ayında gerçekleştirmeyi hedefliyor.

JURİ BAŞKANI
Antalya'daki film festivalinde juri başkanlığı yapacak olan Mario Kassar'a TRT'den bir ekip de eşlik etti. Kassar'la birlikte, çalışmalara katılan Altın Portakal İcra Kurulu üyesi Erol İşbilir, "Yapımcı, maliyet açısından da Antalya'nın İstanbul'dan daha uygun olduğunu söyledi. İstanbul'da otel, mekân ve trafiğin ciddi bir sorun olduğunu ifade etti" dedi.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
22.08.2008, 09:50
Yaz aylarında zarar eden 10 ünlü film

Hollywood'un altın mevsimi olan ve birbirinden iddialı yapımların gişe rekorları kırdığı yaz ayları, sinema tarihinde 10 ünlü filme hiç uğurlu gelmedi..
Ünlü internet sitesi Hollywood, yaz aylarında gösterime girip, beklenen hasılata ulaşamayan 10 filme yer verdi. Milyonlarca dolarlık bütçe ve büyük umutlarla çekilen bu filmler hedeflenen hasılatı yakalayamadı. Listede birinciliği Jennifer Lopez ile o dönemki sevgilisi Ben Affleck'in rol aldığı 'Gigli' elde etti. Onu Ridley Scott'ın dev yapımı 'Cennetin Krallığı' izledi. Sonunculuğu ise 'Gözleri Tamamen Kapalı' isimli kült film kazandı. İşte gişede hayal kırıklığı yaratan 10 film şöyle:

FİLMDEN SONRA AYRILDILAR!

1- Gigli (2003): Bir dönemin gözde çifti Jennifer Lopez ile Ben Affleck, bu popülariteyi beyazperdeye taşımaya karar vererek 'Gigli' adlı filmde birlikte kamera karşısına geçti. Martin Brest'in yönettiği 54 milyon dolar bütçeli film, istenileni veremedi. Film, 6 milyon dolar gişe hasılatı elde etti. 'Bennifer' diye nitelendirilen Lopez- Affleck çifti de özel yaşamlarında yollarını ayırdı.

2- Cennetin Krallığı (2005): Oscar rekortmeni 'Gladyatör' filminin yönetmeni Ridley Scott'ın kamera arkasına geçtiği dev yapım, 130 milyon dolarlık bütçeyle çevrildi. Orlando Bloom, Edward Norton, Jeremy Irons gibi oyuncuların rol aldığı film, Selahaddin Eyyubi'nin Kudüs şehrini Haçlılar'ın kurduğu Kudüs Krallığı'ndan geri almasını, Haçlı Seferlerini ve iki tarafın bu savaşlara bakışını anlatıyordu. Bu türün en iyi yönetmenlerinden Scott'ın yönettiği film, bütçesinin neredeyse üçte biri olan 47.3 milyon dolarlık hasılatıyla hayal kırıklığı yarattı.

3- Ada (2005): Yönetmen Michael Bay'in imzasını taşıyan filmde, Scarlett Johansson, Michael Duncan ve Steve Buscemi başrolü üstlendi. Bu önemli oyuncu kadrosuna rağmen film sadece 35.8 milyon dolar hasılat elde etti. Bu rakam, bütçenin üçte birinden azdı. Film, 21. yüzyılda bir adaya gidebilme hesapları yapan bir ekibin hikayesini anlatıyordu.

4- Kedi Kadın (2004): Halle Berry'nin başrolünü üstlendiği film, eleştirmenlerden de sık sık kötü not almasıyla tanınıyor. Geceleri 'kedi kadın' olarak suçla savaşan bir kadının macerasını anlatan film, 100 milyon dolarlık bütçeyle çevrildi. Berry'nin 'Kedi Kadın'ı bu bütçeye rağmen 40.2 milyon dolar gişe yapabildi.

TAKLİT GİBİYDİ
5- Battlefield Earth (2000): Scientology tarikatının kurucusu Ron Hubbard'ın kitabından uyarlanan filmde, aynı tarikatın üyelerinden John Travolta başrolü üstlendi. 3 bin yılında geçen ve Travolta'nın garip makyaj ve saç stiliyle büyük değişim geçirdiği film, adeta 'Yıldız Savaşları'nın taklidi gibiydi. 44 milyon dolarlık bütçeye sahip olan bu yapım da 21.4 milyon dolarlık gişe hasılatıyla yapımcısını zarara uğrattı.

6- The Love Guru (2008): Listede yer alan tek 2008 yapımı film olan 'The Love Guru', 62 milyon dolarlık bütçeyle çevrildi. Mike Myers'in rol aldığı yapım, 31.9 milyon dolar hasılat yaptı.

7- Sudaki Kız (2006): M. Night Shyamalan, 'Altıncı His'teki başarısını bu filmde gösteremedi. 'Sudaki Kız' filmi 70 milyon dolarlık bütçesine rağmen 42.2 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

8- Vahşi Vahşi Batı (1999): Barry Levinson'ın yönettiği, Will Smith ile Kevin Kline'ın rol aldığı yapım, 170 milyon dolarlık bütçesine karşın 113.8 milyon dolar hasılat yaptı.

9- Hulk (2003): Yeşil canavar Hulk'ın macerasını anlatan ve yönetmen Ang Lee'nin imzasını taşıyan 'Hulk', 137 milyon dolarlık bir bütçeyle çevrildi. Başka bir yapım için iyi bir hasılat sayılabilecek 132.1 milyon dolar da bu nedenle bütçenin gerisinde kaldı.

KUBRICK ŞAŞIRTTI!
10- Gözleri Tamamen Kapalı (1999): Listede olması şaşırtıcı olan yapımlardan biri de Tom Cruise ile Nicole Kidman'ın rol aldığı 'Gözleri Tamamen Kapalı'. Stanley Kubrick'in son filmi olan yapım, 65 milyon dolarlık bütçeyle hazırlandı. Farklı konusuyla da dikkati çeken film, 55.6 milyon dolar gişe yaptı.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
23.08.2008, 08:51
http://img135.imageshack.us/img135/6994/6c779b4bb9932b48a113f1eco4.jpg

Kurtuluş Savaşı'nın tanıkları birarada!

Türkiye'nin bağımsızlığı için binlerce insanın şehit düştüğü Kurtuluş Savaşı'nın son üç tanığı Gazi Ömer Küyük, Gazi Yakup Satar ve Gazi Veysel Turan'ın günlük yaşamları ve savaş yıllarına dair anılarını konu alan 'Son Buluşma' isimli belgesel 24 Ekim'de vizyona girecek. Yönetmenliğini 'Züğürt Ağa', 'Selamsız Bandosu' gibi önemli yapımlarla adını duyuran Nesli Çölgeçen'in üstlendiği belgeselde, gaziler savaşa dair anılarını paylaşıyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
24.08.2008, 09:16
Theron 'Altın Portakal'a geliyor
Bu yıl 10-19 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 45. Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne Oscarlı ünlü aktrist Charlize Theron geliyor. Her yıl bir dünya starını festivale getiren düzenleme komitesi bu yıl onur konuğu olarak Theron'da karar kıldı. İki yıl önce bir günlük tatil yapmak için Antalya Hillside Su Hotel'e gelen dünyanın en çok kazanan yedinci kadın oyuncusu unvanlı Charlize Theron, Antalya'ya bu kez festival için gelecek. AKSAV (Antalya Kültür Sanat Vakfı) ve TÜRKSAK (Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı) 'nın birlikte düzenlediği festivalin ulusal ve uluslararası bölümlerinde onlarca ünlü sanatçının yer aldığı sinema filmleri ve belgesel filmler yarışacak.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
25.08.2008, 10:05
http://img501.imageshack.us/img501/1720/db5cf068a0d0054b90122c4mm0.jpg

'Zafer Haftası' şerefine '120' yine vizyonda
Geçtiğimiz kış gösterime giren ve bir milyona yakın seyirci tarafından izlenen '120' adlı film; 30 Ağustos Zafer Haftası nedeniyle, 29 Ağustos'tan itibaren Türkiye genelinde yeniden sinemaseverlerle buluşacak.

Cephane yetiştirdiler
Kafkas Cephesi'nde önemli gelişmelerin yaşanmakta olduğu bugünlerde, hüzünlü bir Kafkas Cephesi destanını anlatan '120'; bir jandarma tümenine, sırtlarında cephane yetiştirmeye çabalayan Vanlı çocukları konu alıyor. Özge Özberk '120'de başrol oynadı.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
30.08.2008, 11:22
Reha Erdem: "Çok mutluyum"

İngiltere'nin başkenti Londra'da gösterime giren "Beş Vakit" filminin yönetmeni Reha Erdem, filmi İngiliz sinemaseverler ile birlikte izledi. Sinema salonunu dolduran İngilizler, filme hayran kaldı.

Londra'da Renoir Sinema Merkezi'nde gösterime giren film için yüzü aşkın İngiliz izleyici salonu doldurdu. Ünlü İngiliz film eleştirmeni Jonathan Romney tarafından film öncesinde takdim edilen yönetmen Reha Erdem de izleyicilerle birlikte filmi izledi. Filmin ardından ise Reha Erdem, Jonathan Romney'in film ile ilgili sorularını yanıtladı. Ardından Jonathan Romney izleyicilere soru hakkı tanıdı.

Filmin ardından salonu terketmeyen İngiliz sinemaseverler, soru -cevap kısmında özellikle filmi çok beğendiklerini yönünde görüşlerini dile getirdi.

Film gösterimi ve soru-cevap kısmının ardından Cihan'a konuşan yönetmen Reha Erdem, halkın yoğun ilgisinden dolayı mutlu olduğunu söyledi. Filmin İngiltere gösterime girmesinin kendisini mutlu ettiğini ve heyecanlandırdığını anlatan Erdem, "Film ile ilgili İngiliz gazetelerinde çıkan birkaç yorumu okudum ve çok mutlu oldum. İyi daha ne olsun." dedi. İngiliz gazetelerinde yer alan ve filmde batı müziğinin kullanıldığı ile ilgili yorumlara da değinen Reha Erdem, "Batı ya da Doğu diye bir şey yok. Yerde toprak, yukarda gök, yukarda Allah var. Başka birşey yok. Filmde inanç öğesi çok güçlü olduğu için, müzik filmde daha da yumuşuyor." diye konuştu.

Filme gösterilen ilgiye ise "çok şükür" ile karşılık veren Erdem, şöyle devam etti: "Bu ilgi insana umut veriyor. Böyle şeyler güzel. Türkiye'den gelmişiz. Bu kadar kapalı bir toplum içinden çıkıp bu kadar kabul görmek güzel bir şey. 17 Ekim'de yeni filmim İstanbul'da gösterime girecek. Onunla ilgili pek bir şey söylemek istemiyorum. Zaten onun heyecanındayım. Benim aklım daha çok yeni çıkacak filmde. Çünkü bu 2 yıl önce bitmiş bir film. İnşallah onun kaderi de bu film gibi olur." şeklinde konuştu.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
06.09.2008, 06:19
Reha Erdem'e film haftası

Beyoğlu Sineması Reha Erdem filmleri haftası düzenledi. 12 Eylül'e kadar sürecek olan 'Reha Erdem Filmleri Haftası'nda ünlü yönetmenin son filmi 'Beş Vakit'in yanı sıra Erdem'in ilk üç filmi, 'A Ay', 'Kaç Para Kaç' ve 'Korkuyorum Anne' de bir hafta boyunca izleyicilerle buluşacak. 25. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde dünya prömiyerini gerçekleştiren son filmi 'Beş Vakit'; aralarında Toronto, Roma, Londra ve Tribeca'nın da bulunduğu birçok uluslararası festivale katıldı. Film; ABD, Hollanda, Fransa ve İngiltere'de de gösterime girdi.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
08.09.2008, 05:46
Tuğba ve Bülent Arap filminde

Tuğba ve Bülent Arap filminde Türk dizilerini Arap ülkelerinde yayınlayan MBC Grup, Türk ve Arap oyuncularının rol alacağı 25 milyon dolar bütçeli film çekmeye hazırlanıyor.

SUUDİ Arabistan ve Dubai'deki merkez ofislerinden Avrupa, Kuzey Amerika, Asya ve Ortadoğu'nun 24 farklı ülkesine televizyon yayını yapan MBC Grup, Türkiye'de adını "Çemberimde Gül Oya", "Gümüş", "Ihlamurlar Altında" dizilerini Arap ülkelerinde yayına sokmasıyla duyurmuştu. "Gümüş" dizisi başta olmak üzere Türk dizilerinin gördüğü büyük ilgi MBC Grup'u daha büyük ortak projelere yönlendirdi. MBC Grup, yakında Türk ve Arap oyuncuların başrollerini paylaşacakları 25 milyon dolar bütçeli bir film ve dizi projesine imza atmaya hazırlanıyor. Konuyla ilgili olarak MBC Grup Türkiye Temsilcisi Daniel Abdulfettah şu açıklamada bulundu: "Türk dizilerinden çok memnunuz. Yayınladığımız her dizi olay yarattı. Biz de bu ilgiyi daha büyük projelere taşımayı uygun bulduk. Son Osmanlı Padişahı Vahdettin'in çocuklarının öyküsünü hem beyazperdeye hem de TV ekranına taşıyacağız. Önce dizi sonra da filmi çekeceğiz. Bülent İnal, Tuba Büyüküstün, Arap oyuncularla başrolü paylaşacaklar. Çekimleri İstanbul, Şam, Beyrut, Paris gibi birçok farklı şehirde yapacağız. Yakında bu projeyle ilgili basın toplantısı düzenleyeceğiz."
Kaynak: Sabah

angel_fatma
09.09.2008, 08:17
Yapımcılar kayıp sinema filmlerinin peşine düştü!

Son dönemde özellikle dijital kanallardaki sinema kuşaklarının çoğalması, Yeşilçam filmlerine gösterilen rağbetin artmasını sağladı. Yapımcılar, yıllardır kayıp olan ya da hasara uğrayan filmlerini bulup onarttıktan sonra, bunları kanallara kiralamak için harekete geçmiş durumda.....

Tahmini verilere göre; bugüne kadar çekilen yaklaşık 6 bin Türk filminin 2 bini kayıp durumda. Kayıp filmlerin büyük bir çoğunluğunu 1980 darbesi sırasında 'yasaklı' oldukları öne sürülerek, el konulan yapımlar oluşturuyor. Kaybolduktan sonra bulunan filmlerin çoğunun ise; nem ve sıcaktan dolayı hasara uğradıkları biliniyor.

İŞİN RENGİ DEĞİŞTİ!
Bugüne dek yapımcıların sadece bir kısmı kaybolan filmlerini aradı. Çoğu, hasarlı filmlerini onarmak için masraf yapmak istemedi. Ancak dijital kanallardaki sinema kuşaklarının çoğalması ve Yeşilçam filmlerine duyulan ilginin artması; işin rengini değiştirdi.

ZİRVE SUNAL'IN!
Bugünlerde yapımcılar, kayıp filmlerini bulmak ve hasarlı filmlerini onarmak için ciddi bir mesai harcıyor. Çünkü televizyon kanalları eski Yeşilçam filmlerini yılda birkaç gösterim için 2-5 bin YTL'ye kiralıyor. Eski yapımlar arasında en çok; Kemal Sunal, Cüneyt Arkın ve Türkan Şoray'ın filmleri ile Ertem Eğilmez'in 'Hababam Sınıfı' ve 'Bizim Aile' serileri rağbet görüyor. İrfan Atasoy'un aksiyon filmleri de, çok izleniyor. Yapımcılar, kayıp filmlerini bulmak için 1980 darbesi sırasında 'yasaklı' filmlerin depolandığı Beyoğlu Emniyet Amirliği ile 1. Kolordu Komutanlığı'nın bulunduğu Selimiye Kışlası'nın kapısını aşındırıyor.

250'Sİ BULUNDU!
Bugüne kadar kayıp 2 bin filmden yaklaşık 250'si SESAM (Sinema Eserleri Sahipleri Meslek Birliği) Başkanı Yılmaz Atadeniz'in katkılarıyla bulundu. Atadeniz, kayıp filmlerin bulunarak arşivin tamamlanmasıyla; Türk Sineması'nın gerçek kimliğinin ortaya çıkacağını söylüyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
11.09.2008, 04:53
Güneş'i Gördüm'ün çekimleri başlıyor

Yaptığı ilk filmi 'Beyaz Melek' ile geçen yılın en fazla izlenen film olma rekorunu elinde bulunduran Mahsun Kırmızıgül, yeni filmi 'Güneşi Gördüm'de çeşitli sosyal kategorideki çocukların dramını anlatacak.

Çocuk Hikayesi
22 Eylül'de çekimlerine başlanacak olan filmin son hazırlıkları yapılıyor. Filmin senaristi ve yönetmeni Mahsun Kırmızıgül, senaryonun kesinlikle anlatılmaması konusunda tüm ekibe ve oyunculara talimat vermiş. Filmde altı çocuk üzerinden yola çıkılıyor ve zor koşullar altında yaşayan çocukların hikayelerine dikkat çekiliyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
14.09.2008, 08:56
http://img363.imageshack.us/img363/1375/mustibyo3.jpg

Atatürk'ü anlatan film 29 Ekim'de vizyonda

Can Dündar ve ekibi, ölümünün 70. yıldönümü anısına Atatürk'ün hayatını anlatan bir film hazırladı. Yerli ve yabancı pek çok arşivin özel izinle açıldığı filmde Atatürk'ün daha önce görülmemiş fotoğraflarına, hatıralarını yazdığı not defterlerine, yakınlarına yolladığı çok özel mektuplarına ve elyazmalarına ulaşıldı. Atatürk'ün ayak bastığı her coğrafyaya giderek hayatını yerinde görüntüleyen film ekibine, müziklerde Goran Bregovic destek verdi. Mustafa Kemal Atatürk'ü askeri, siyasi, insani boyutlarıyla anlatan film, 29 Ekim'de vizyona girecek.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
16.09.2008, 08:45
http://

http://img262.imageshack.us/img262/9674/4c75466d5316b249bd8de3dlr3.jpg

Sezona bereketi biz getireceğiz

Kendini jön sanan Tankut... İnsanların kaderlerini değiştirecek bir mucit olduğuna inanan Serkan... "Kadınların tümü peşimde" diyen Neco... Hepsi de birbirinden avanak! Yağmur Atacan, Alp Kırşan ve Paşhan Yılmazel, 'Avanak Kuzenler'de işte bu üç karakteri oynuyor. Bir de, ne zaman başları derde girse yardıma koşan güzel ve asi Melike var. Onu da, 'Recep İvedik'ten tanıdığımız Fatma Toptaş canlandırıyor. Senaryosu Alp Kırşan'ın ağabeyi ve arkadaşlarının yaşadıklarından esinlenilerek yazılan filmde; üç kafadarın 'ortak iş çevirme' gayreti ve ardından başlarına gelen birbirinden komik olaylar anlatılıyor. 'Avanak Kuzenler' 26 Eylül'de vizyona girecek. Başrol oyuncuları, "Bu sezon bereket bizimle gelecek" diyor ve gişede oldukça iddialı olduklarını söylüyorlar. "Altı üstü popüler film işte" şeklindeki önyargıyı yıkacaklarını dile getiren oyuncular; gişe başarısının formülünü de şöyle açıklıyor:

HİÇBİR MASRAFTAN KAÇINILMADI
* Filmlerden kazandıklarını yine filmlere yatıran Faruk Aksoy ile Murat Akdilek, hiçbir harcamadan kaçınmadı. Bir sahne en iyi kaç paraya çekilebilirse o kadara çekildi. Masrafın kısılmaması kalitenin yükselmesini sağladı.
* Birbirimizle uyumumuz bizim bile tahmin etmeyeceğimiz kadar iyiydi.
* Ne sette ne de set dışında birbirimizle kavgamız- gürültümüz oldu.

ÖNYARGILARI YIKMAYA GELİYORUZ
* Filmin ilk hedefi izleyenleri eğlendirmek ve seri haline gelmesi için büyük yol aldık.
* Erdal Tosun, Hakan Bilgin, Tuluğ Çizgen ve Özlem Savaş'ın oyunculukları, canlandırdıkları karakterlere kattıkları, filmi izlenebilir kılan bir diğer etken.
* Evet bu film 'popüler' bir film ama çekimleri en yüksek düzeydeki ciddiyet ve iş ahlakıyla sürdürdük. Bu ön yargıyı 'Avanak Kuzenler' ile yıkacağız.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
17.09.2008, 08:16
http://img237.imageshack.us/img237/2434/f4a72881c4934d48aed0152yz5.jpg

Bilginer ve Namal yeniden bir arada

Özgü Namal ve Haluk Bilginer, Onur Ünlü'nün Polis filmi ardından tekrar bir arada: Güneşin Oğlu Fikri Bey filminin çekimleri, önceki gün tamamlandı..
Aktör Haluk Bilginer ve güzel oyuncu Özgü Namal, Polis filminden sonra tekrar bir araya geldi. Sanatçılar, Polis filmini de sinemaya aktaran yönetmen Onur Ünlü'nün Güneşin Oğlu Fikri Bey adlı filminde kamera karşısında yer aldı. Çekimleri önceki gün sona eren filmde, 'güneşin oğlu' olduğunu öğrenen bir adamın, aşık olduğu genç kızın gönlünü çelmek için verdiği uğraş anlatılıyor. Bütçesi çok yüksek olan Bankası adlı bir diğer filmi çekmesi beklenen yönetmen Ünlü'nün yeni filmi, bu anlamda yönetmene olduğu kadar seyirci ve oyunculara da tam bir sürpriz olmuşa benziyor. Ünlü film hakkında konuşurken, "28 Temmuz'u 29 Temmuz'a bağlayan gece, bu filmle ilgili en ufak bir şey bilmiyordum. 29 Temmuz gecesi bir fikir düştü aklıma, yazmaya başladım 6 - 7 Ağustos gibi senaryo bitti. 10 günde oyuncu seçimini yaptım. 5 Eylül'de çekime başladık, bir gün repo (mola) verdik ve 15 Eylül'de de çekimler bitti" diyor. Onur Ünlü'nün Güneşin Oğlu Fikri Bey filminde, Bilginer ve Namal'la birlikte Hümeyra, Köksal Engür ve Bülent Emin Yarar, Ahmet Kural, Tansu Biçer, Görkem Yeltan, Burçin Yıldırım da rol alıyor. Yönetmenin 'fantastik bir mavra' olarak tarif ettiği ve kasımda izlenecek olan yapım, 58 yıl önceki güneş tutulması sırasında doğan Fikri adlı bir karakterin etrafında şekilleniyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
17.09.2008, 08:22
http://img135.imageshack.us/img135/5963/96c56e48c772ae4eaddefe1me4.jpg

Metin Erksan 26 yıl sonra setlere dönüyor

'Susuz Yaz' filmi ile ülkemize ilk uluslararası ödülü kazandıran yönetmen Metin Erksan İstanbul belgeseli çekmeye hazırlanıyor..
Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülü alan 'Susuz Yaz' filmi ile birlikte çok sayıda unutulmaz filmin de yönetmenliğini yapan Metin Erksan, uzun bir aradan sonra kamera arkasına geçmeyi planlıyor.

HAYALİYDİ
Erksan, gençlik yıllarından beri hayalini kurduğu İstanbul belgeselini 'İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti' çerçevesinde hayata geçirecek. Ünlü yönetmen en son, 1982 yılında 'Preveze Öncesi' adlı filmin çekimi için yönetmen koltuğuna oturmuştu. Sinemaya başlamadan önce İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü'nde lisans eğitimi alan Erksan, geçmiş çağlardan, Bizans'tan ve Osmanlı'dan İstanbul'a kalanlara hep ilgi duymuş. İstanbul'u sanat, kültür ve sosyal yönüyle anlatacak olan 'İstanbul' adındaki belgeselin üzerinde uzun yıllardır çalışan Erksan, kültür başkenti etkinliklerini, belgeselini hayata geçirebilmek için önemli bir fırsat olarak görüyor. Erksan, 'İstanbul' adlı belgeseli önümüzdeki yıl filme almayı planlıyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
17.09.2008, 08:34
'Güneşi Gördüm' filmine 33 kişilik oyuncu kadrosu

Mahsun Kırmızıgül'ün yeni filmi 'Güneşi Gördüm'de aralarında Demet Evgar'ın da bulunduğu 33 ünlü oyuncu rol alacak..
Yeni filmi 'Güneşi Gördüm' için 22 Eylül'de yönetmen koltuğuna oturmaya hazırlanan Mahsun Kırmızıgül; filmde kendisiyle birlikte oynayacak 32 oyuncuyu belirledi. Aralarında Sarp Apak, Erol Günaydın'ın da bulunduğu kadroda şu isimler yer aldı:

HEPSİ BİRBİRİNDEN ÜNLÜ
Hande Subaşı, Demet Evgar, Şerif Sezer, Yıldız Kültür, Emre Kınay, Murat Ünalmış, Altan Erkekli, Cemal Toktaş, Alper Kul, Buğra Gülsoy, Macit Sonkan, Menderes Samancılar, Yiğit Özşener, Zafer Ergin, Deniz Oral, Ali Sürmeli, Cezmi Baskın, Ümit Okur, Itır Esen, Kamil Sönmez, Cihat Tamer, Ali Tutal, Nurseli İdiz, Gülhan Tekin, Cem Aksakal ve Pelin Çalışkanoğlu... Cansu Aktay, Tuğse Gökhan, Aleyna Kala ve Aslıhan Kapanşahin ise 'filmin çocuk oyuncuları.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
23.09.2008, 10:16
http://img220.imageshack.us/img220/3300/6cba85b29f11ec4e92c542bja4.jpg

İki usta film boyunca yan yana

Robert De Niro ve Al Pacino'nun başrolünü paylaştıkları 'Orijinal Cinayet(ler) bucuma vizyona giriyor. Daha önce birçok kez aynı filmde oynayan ancak sadece birkaç sahnede biraraya gelen ikili, bu kez film boyunca yan yana.....
İki deneyimli polis dedektifi: Turk (De Niro) ve Rooster (Al Pacino)... Henüz kendilerini emekliliğe hazır hissetmeyen bu başarılı iki dedektif, rozetlerini bırakmadan önce yıllardır sonuçlanamayan seri cinayetleri çözmek istiyorlar. Birbiri ardına işlenen cinayetlerle birlikte ortaya bambaşka gerçekler çıkmaya başlar... Cinayetleri işleyen seri katil aslında, sokaklarda suçluların peşine düşmüş ve kendini sokakları suçlulardan temizlemeye adamıştır! 'Orijinal Cinayet(ler)', iki usta aktör Robert De Niro ve Al Pacino'yu biraraya getiriyor. Kariyerlerinde ilk kez Francis Ford Coppola'nın filmi 'Baba 2'de bir arada oynayan ikili, filmin çekimlerinde hiç yan yana gelmemişti. Yaklaşık 30 yıl aradan sonra 1995'te Michael Mann'in çektiği 3 saatlik 'Heat' filminde ise sadece iki sahnede bir arada oynayan ikili, bu filmde birçok sahnede biraraya geliyor. Yönetmen, bu iki yıldızın biraraya gelmesini 'değerli iki şeyin tesadüfen biraraya gelmesi' olarak tanımlıyor.

AL PACINO'YU İSTEDİM
Senaryo yazarı Carlal Gewirtz "Ne zaman senaryo Jon Avnet ve ardından Robert De Niro'ya gitti, o zaman yazdığım senaryonun film olacağına inandım" diyor ve ekliyor: "Al Pacino'nun takıma katıldığını duydum ve o zaman filmin olay olacağını düşündüm." Filmin senaryosunu okuduğunda çok etkilendiğini söyleyen Robert De Niro ise, "Senaryoyu okuduğumda filmde oynamayı kabul ettim. Jon Avnet bana "Kiminle oynamak istersin?" diye sorduğunda hiç düşünmeden "Al Pacino" dedim" diye konuşuyor. Jon Avnet'la çalışmaktan büyük keyif aldığını belirten Niro, "Jon bizi sınırlamıyor, bize istediğimiz gibi oynama fırsatı veriyor" diyor.

HERKES İÇİN KEYİFLİYDİ
Oynayacağı projeleri titizlikle seçtiğini söyleyen bir diğer yıldız Al Pacino ise, "Aslında senaryoyu okurken, biraz gergindim çünkü hem Robert hem de Jon ile aynı anda çalışmak istiyordum. Senaryo sürpriz bir şekilde iyiydi ve hayır demek için bir neden yoktu." Avnet ile daha önce '88 Dakika' adlı filmde çalışan Al Pacino, "Jon ile çalışmak çok keyifli. '88 Dakika' filminden sonra biz zaten iyi arkadaş olduk. Bu filmin senaryosu bana ulaştığında ve Robert De Niro'nun bu projede birlikte çalışmamızı istediğini duyunca, senaryoyu bile okumadan filmin çekimlerine gitmek istedim. Çünkü biliyorum, bu çalışma da herkes için çok keyifli olacaktı" şeklinde konuşuyor.

FİLMİ MUTLAKA İZLEYİN
Al Pacino; Robert De Niro birlikte yer aldıkları sahnelerle ilgili düşüncelerini şöyle açıklıyor: "Bazen insanların karşısında rahat olmak için zamana ihtiyaç duyulur . Özelikle filmde yakın planların çekimleri sırasında da bu durum geçerlidir. Robert ile karşılıklı oynarken, çok rahattık. Çünkü arada çok doğal bir güven ortamı oluşmuştu. Biz karşılıklı güven ortamı inşa ettik. Bu da filme yansıdı." De Niro'nun bu konuyla ilgili yorumu ise şöyle: "Biz filmin tümüne katkıda bulunduk. Yıllar boyunca kazanılmış oyunculuk deneyimi ile ilgili bir durum bu... Al ile benim doğru bir iş yapıp yapmadığımızı görmek için, filmi mutlaka izlemelisiniz." Filmin oyuncuları arasında müzik dünyasından sonra sinemada da iddiasını ortaya koyan hip-hop yıldızı Curtis '50 Cent' Jackson, Carla Guigno, John Leguizamo ve Donnie Wahlberg gibi oyuncular bulunuyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
24.09.2008, 09:21
http://img145.imageshack.us/img145/8525/f2b2d2cda6965e4ab9b8984gl8.jpg

'Vali' karanlıkları bir bir aydınlığa çıkaracak!

'Süper Vali' namıyla anılan merhum Recep Yazıcıoğlu'nun yaşam öyküsünden yola çıkılarak çekilen 'Vali' filminde; uluslararası komplo ve Türkiye'deki enerji politikaları konu ediliyor. Film karanlıkta kalan soruları yanıtlamayı hedefliyor..
Haksızlık, yolsuzluk ve yasadışı olaylara karşı verdiği mücadele nedeniyle 'Süper Vali' olarak adlandırılan merhum Recep Yazıcıoğlu'nun hayatını konu alan 'Vali' filminin çekimleri Denizli'de tüm hızıyla sürüyor. Yapımcılığını Koliba Film'in üstlendiği, Çağatay Tosun'un hem senaryosunu yazıp, hem de yönettiği filmde Yazıcıoğlu'nu canlandıran Erdal Beşikçioğlu'nun yanı sıra; Uğur Polat, Şebnem Dönmez, İsmail Hacıoğlu ve Şemsi İnkaya rol alıyor. Uluslararası komplonun Türkiye'deki enerji politikaları ve bunun Türk bürokratlara ve vatandaşlarına olan etkisinin anlatıldığı filmde; yeraltı madenleri ve enerji üretimi ile ilgili çabalar, projeler ve saldırılar üzerinde duruluyor. 9 Ocak'ta hem Türkiye, hem Avrupa'da 'Vali karanlıkları aydınlatacak' sloganıyla vizyona girecek 'Vali'de, 'Yabancı Damat' dizisinin 'Niko'su Özgür Çevik konuk olarak yer alıyor.

Bizden iş istediler
'Köprü' adlı dizinin ardından bu filmde de 'Süper Vali'yi oynayan Erdal Beşikçioğlu, rolü ile bütünleştiğini ve halkın kendisine gerçek bir vali gibi davrandığını belirterek, şunları anlattı: "Halk bizi vali olarak benimsedi. Hatta bizden iş isteyen arkadaşlarımız bile oluyor. İş isteyen arkadaşlara iş imkanı da sağladık; sette oyunculuk da yaptılar. Denizli'ye geldiğimizde herkes bana hüzünlü bir şekilde bakıyordu. 'Ne kadar çok benziyorsunuz', 'Onu ne güzel yansıtıyorsunuz' diyen bir Denizli halkıyla karşılaştım. Yazıcıoğlu Denizli'de 7 ay kalmış ama sanki bir ömür bu kente hizmet etmiş gibi sevilmiş. Her oyuncuya nasip olmayacak duygular yaşadım." Beşikçioğlu "Vali olmak ister miydiniz?" sorusuna da şu yanıtı verdi: "İstemezdim gerçekten. Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'nda müdür vekilliği yapmıştım. 4-5 yıl boyunca herkesin tayin dilekçelerini onayladım, sonra görevden alındım. Bürokrasi ile aram iyi değil." Recep Yazıcıoğlu'nu ekranda ve beyazperdede canlandıran Erdal Beşikçioğlu, merhum Vali'nin ailesiyle karşılaşmasını ise şu sözlerle ifade etti:

Keşke aktör olsaydı
"Onlarla görüştüğümüz zaman bana bir anıya bakar gibi bakıyorlardı. Bunu tarif etmek mümkün değil. Mesela vilayetin önünde Vali'nin ölmeden önceki veda sahnesini çekiyoruz; aile de çekimi izliyordu. Ben çıktım kazayı yaptım, çekimden sonra tekrar kapıdan girdim. Kızı bana 'Keşke babam da bir aktör olsaydı da o kazayı yaptıktan sonra kapıdan içeri girebilseydi' dedi. Bu onların ne denli büyük bir özlem içinde olduğunu gösteriyor. Böyle bir özlem büyük sorumluluk gerektiriyor. Benim de bir ailem var, minik bir kızım var. Ailece bu rolün üstesinden geliyoruz. Bu sorumluluğu yüklenmezseniz samimi ve içten olamazsınız."
Kaynak: Sabah

angel_fatma
24.09.2008, 09:22
'Avanak Kuzenler' galada buluştu

'Avanak Kuzenler' filminin galası önceki gün yapıldı. Galaya oyuncuların yanısıra ünlü isimler de akın etti..
Başrollerini Alp Kırşan, Paşhan Yılmazel, Yağmur Atacan ve 'Recep İvedik' filmi ile adını duyuran Fatma Toptaş'ın paylaştığı 'Avanak Kuzenler'in galası önceki akşam İstinye Park AFM Sinemaları'nda yapıldı. Kendisini dünün Tarık Akan'ı bugünün Kenan İmirzalıoğlu'su sanan Tankut (Yağmur Atacan), kendisini insanların kaderlerini değiştirecek mucit sanan Serkan (Alp Kırşan) ve kendisini kadınların peşinde koştuğu Valantino sanan Neco'nun (Paşhan Yılmazel) yaşadığı komik olayların anlatıldığı film, izleyenler tarafından beğenildi.

Pınar eşine tam not verdi
Yönetmenliğini Oğuzhan Tercan'ın yaptığı filmde; Tuluğ Çizgen, Erdal Tosun, Özlem Savaş ve Hakan Bilgin de rol aldı. Galaya katılan Pınar Altuğ, eşi Yağmur Atacan'ın oyunculuğunu övdü. Film 26 Eylül Cuma günü vizyona girecek.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
25.09.2008, 05:08
http://img217.imageshack.us/img217/5135/4fce3741fca2364ca30097bcl3.jpg

'Güneşin Oğlu'ndan yakıcı öpücük!

Haluk Bilginer ve Özgü Namal fantastik komedi filmi 'Güneşin Oğlu'nda 'Polis'teki gibi iki aşığı canlandırıyor. Filmin en can alıcı sahnesi Bilginer'in Namal'ı öptüğü an! Filmin dikkat çeken tarafı ise senaryosunun 9, çekimlerinin de 10 günde bitmiş olması..
Türk Sineması'nın başarılı oyuncuları Haluk Bilginer ve Özgü Namal, bir kez daha aynı filmde rol aldı. İkili, 2006'daki 'Polis' filminin ardından, bu sefer 'Güneşin Oğlu' isimli fantastik komedide, birlikte kamera karşısına geçti. 'Polis' filminin yönetmeni olan Onur Ünlü'nün çektiği film, 58 yıl önceki güneş tutulması sırasında doğan bir adamın etrafında şekilleniyor.

Bilginer yine aşık
'Polis'te kendisinden 40 yaş küçük öğrencisi Funda'ya (Özgü Namal) aşık olan Musa Rami adında bir cinayet masası polisini canlandıran Haluk Bilginer, bu filmde de duygularının esiri oluyor. Bilginer, filmde 'güneşin oğlu' olduğunu öğrenen ve aşık olduğu genç kızı elde etmek için uğraş veren Fikri Şemsigil olarak karşımıza çıkıyor. Filmin en dikkat çeken özelliği ise çekimlerinin 10 gün gibi kısa bir sürede tamamlanmış olması. Yönetmen Onur Ünlü, 'Polis' ve 'Çocuk'tan sonra, üçüncü filmi olan 'Güneşin Oğlu' için şunları söylüyor: "28 Temmuz'u 29 Temmuz'a bağlayan gece, bu filmle ilgili en ufak birşey bilmiyordum. 29 Temmuz gecesi bir fikir düştü aklıma, yazmaya başladım. 6 Ağustos'ta ise senaryo bitmişti. 10 günde oyuncu seçimini yaptım. 5 Eylül'de çekime başladık, bir gün mola verdik ve 15 Eylül'de de çekimler bitti." Onur Ünlü'nün 'fantastik mavra' olarak nitelendirdiği filmde Haluk Bilginer ve Özgü Namal'ın yanı sıra Bülent Emin Yarar, Hümeyra, Köksal Engür, Ahmet Kural, Tansu Biçer, Görkem Yeltan, Burçin Yıldırım da rol alıyor. Eflatun Film'in yapımcılığında çekilen ve deneyimli oyuncuları biraraya getiren 'Güneş'in Oğlu' 7 Kasım 2008'de vizyona girecek.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
27.09.2008, 14:31
http://img525.imageshack.us/img525/6789/fb25bd66cb26ad4d91fcf18mp7.jpg

22. James Bond macerası ''Quantum of Solace''

Sinema tarihinin en uzun süren serisi olan James Bond macerasının 22'ncisi ''Quantum Of Solace'', 7 Kasımda sinemaseverlerle buluşacak. Warner Bros Türkiye'den yapılan yazılı açıklamaya göre, çekimlerine 7 Ocak 2008'de başlanan filmin yönetmenliğini Marc Forster, efsanevi gizli ajan James Bond rolünü de Daniel Craig üstlendi.

22. James Bond macerasında ''Camille'' rolünü Olga Kurylenko canlandırırken Judi Dench İngiliz Gizli Servisi'nin başı''M'' ve Jeffrey Wright da Bond'un CIA'deki müttefiki Felix Leiter rollerini üstleniyor. James Bond'un bir önceki serisi ''Casino Royale''in devam filmi olan ''Quantum Of Solace'' filminin konusu şöyle:

''Sevdiği kadın Vesper'in ihanetine uğrayan 007, içinden gelen dürtüye karşı koyarak son görevini kişiselleştirmemeye çalışır. Gerçeği açığa çıkarmak konusunda kararlı olan Bond ve M'in sorguladığı Mr. White, Vesper'a şantaj yapan organizasyonun, herkesin düşündüğünden çok daha karmaşık ve tehlikeli olduğunu gösterir.

Bond kendi intikam planları olan güzel ama hırçın Camille'le tanışır. Camille Bond'u doğrudan acımasız bir işadamı ve gizemli teşkilatta büyük bir güç olan Dominic Greene'e (Mathieu Amalric) götürür.''

Bu arada, prodüksiyon bilgilerine göre, ''Quantum Of Solace'' filminin, deneme, eğitim ve çekimi için 20 binden fazla kuru sıkı cephane satın alındı. Film, İngiltere, Panama, Şili, Meksika, İtalya ve Avusturya'daki farklı mekanlarda çekildi.
Kaynak: AA

angel_fatma
29.09.2008, 15:29
http://img100.imageshack.us/img100/7413/52411cf380680445bc79301pf2.jpg

Altın Portakal'da 4 kadın ödül için yarışacak

Adaylar, Gülçin Santırcıoğlu, Nurgül Yeşilçay, Hatice Aslan ve Bennu Yıldırımlar oldu..

Elveda Rumeli dizisinin Hatice'si Gülçin Santırcıoğlu, İki Çizgi adlı filmindeki rolüyle Antalya Film Festivali'nde "En iyi kadın oyuncu" ödülüne aday oldu. Santırcıoğlu, portakal için Hatice Aslan, Bennu Yıldırımlar ve Nurgül Yeşilçay gibi güçlü rakiplerle yarışacak.
Santırcıoğlu, İki Çizgi filmi ile geçtiğimiz haftalarda Venedik Film Festivali'nde dikkatleri çekmiş ve birçok ünlü yönetmen ile tanışmıştı.
Ödüllü Esrar-ı Hakikat, Türev ve Yumurta filmleri ile de Altın Portakal'a katılan Santırcıoğlu, sergilediği başarılı oyunculuk ile 2005 yılında ÇASOD'dan Umut Veren Kadın Oyuncu ödülünü de almıştı. Santırcıoğlu, "Farklı karakterleri canlandırmak beni heyecanlandırıyor.
Kamera dendiğinde oynadığım karaktere büründüğüm için kendimi 1001 ruhlu hissediyorum" diyor.
Kaynak: Sabah

aysee
03.10.2008, 20:10
Recep İvedik 2 geliyor

En çok izlenen film unvanını elinde bulunduran "Recep İvedik"in devamı çekiliyor. Çekimlerine 1 Kasım'da başlanacak film, 12 Şubat'ta gösterime girecek.

http://img180.imageshack.us/img180/750/recepivedik2es7.jpg

İlkinden farklı bir öykü

"Cinemania" programına konuk olan Şahan Gökbakar, 4 milyon 300 bini aşkın seyirci sayısıyla en çok izlenen yerli film unvanını taşıyan "Recep İvedik"in devam filminin senaryosunun tamamlandığını açıkladı. "Recep İvedik 2", ilk filmden bağımsız bir öyküyü anlatacak. 'Ölmeden önce yapılacaklar listesi' hazırlayıp, bunları hayata geçirmeye çalışan Recep'in maceraları anlatılacak.

Gişede geçilirsem delirmem

Filmin 12 Şubat olan vizyon tarihinde bir gecikme olmayacak. Çünkü yapımcı Faruk Aksoy, daha film çekilmeden sinema salonlarıyla el sıkıştı. Öte yandan Şahan Gökbakar, "A.R.O.G"un "Recep İvedik"in rekorunu geçmesi halinde neler hissedeceği konusunda ilginç bir açıklama yaptı: “Recep İvedik'i geçtiklerinde bir delirme anı ya da buhran yaşamam. Rekoru geri almak için kolları sıvarım.”

Televizyon Gazetesi

aysee
03.10.2008, 21:38
Paul Newman kansere yenildi

Bir süredir kanser tedavisi gören ünlü aktör Paul Newman, 83 yaşında hayatını kaybetti. Newman “Paranın Rengi” isimli filmle Oscar ödülü kazanmıştı.

http://img299.imageshack.us/img299/3254/2927fd5.jpg

Paul Newman’ın sözcüsü Marni Tomljanoviç, akciğer kanseri tedavisi gören aktörün, Connecticut’ın New Haven kentinde dün öldüğünü söyledi. Newman’ın kurduğu vakıftan yapılan açıklamada, “Dostumuz Paul Newman’ı özleyeceğiz. Yine de bu üstün nitelikli kişiyi tanıma şansımız oldu. Komedi onun sanatı, otomobil yarışı tutkusuydu. Ailesine ve arkadaşlarına aşıktı. Tüm kalbini ve ruhunu, daha iyi bir dünyanın hizmetine sunmuştu” denildi. Oscar’a 10 kez aday gösterilen Newman, 1986’da “The Color of Money” (Paranın Rengi) filmiyle Oscar kazanmıştı.

ABD’nin Ohio eyaletindeki Share Heights bölgesinde 26 Ocak 1925’te dünyaya gelen Paul Leonard Newman, oyunculuk dışında film yönetmenliği, ticaret ve otomobil yarışlarıyla da ilgilendi.

Newman, sinemaya ilk adımını, 1953’te William Inge’nin yapımı olan “Picnic” ile attı. 1960’daki filmlerde oynadığı rollerle önemli bir oyuncu durumuna gelen Newman, özellikle 1958’de çekilen “Cat on a Hot Tin Roof” (Kızgın Damdaki Kedi), 1960’da çekilen “Exodus” ve 1961’de çekilen “The Hustler” filmiyle üne kavuştu.

Newman, 1963’de “Hud”, 1964’te “Harper”, 1967’de “Cool Hand Luke”, 1977’de “Slap Shot”, ve 1982’de “The Verdict” filmleriyle ününü pekiştirdi.

1969’de çekilen “Butch Cassidy and the Sundance Kid” (Sonsuz Ölüm) filmiyle uluslararası büyük sinema oyuncuları arasına giren Newman, 1986’da Martin Scorsese’in yönettiği ve başrolü Tom Cruise ile paylaştığı “The Color of Money” (Paranın Rengi) filmiyle Oscar kazandı.

Newman, 1994’te insani yardım faaliyetleri nedeniyle bir kez daha Oscar Akademisi’nden ödül aldı.

Paul Newman’ın yetenekleri sinemayla sınırlı değildi. Otomobil yarışlarına büyük merak duyan oyuncu, 1979’da katıldığı Le Mans yarışında 2. oldu.

6 çocuk babası olan Newman, Yurttaşlık Hakları Hareketi kuruluşunda önemli rol oynamış, Demokrat Parti’nin kimi seçim kampanyalarına katılmış ve nükleer silahsızlanma konulu kimi konferanslarda yer almıştı.

Akademi, Altın Küre, Cannes ve Emmy ödülü sahibi sanatçı, kendi kurduğu gıda şirketinden elde ettiği gelirle, yardım kuruluşlarına bağışta bulunmuştu.

Eski bir sigara tiryakisi olan Newman’a, bu yıl hazır ayında akciğer kanseri tanısı konulmuş ve aktör tanı sonrasında New York’taki Sloan-Kettering Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştı. Mayıs ve haziran aylarında çekilen fotoğraflarında Newman oldukça zayıflamış görünüyordu.

Newman, geçen yıl mayıs ayında sinema kariyerine son verdiğini açıklamış ve “İstediğim düzeyde oyunculuk yapabilecek durumda değilim” demişti.

Kaynak : www.ntvmsnbc.com

angel_fatma
05.10.2008, 09:40
Kaplanoğlu'nun 'Süt'ü sinemacılardan veto yedi

Bol ödüllü 'Yumurta' filmi sadece 35 bin kişi tarafından izlenen Semih Kaplanoğlu'nun yeni projesi 'Süt'ün vizyon tarihi son anda değiştirildi. Sinema sahipleri, "Bayramda para getirecek filmleri tercih ettik" dedi..
Yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun üçlemenin ikinci filmi olan 'Süt' ün gösterim tarihi 26 Eylül olarak belirlenmiş, yapımcı şirket Kaplan Film bu konuda duyurularını yapmıştı. Ancak 'Süt'ün gösterim tarihi son anda değiştirildi ve yapım şirketi, "Ocak ortası olabilir" açıklamasını yaptı. Bu sırada, filmin gösteriminin etelenme nedeninin sinema salonları sahipleri olduğu ortaya çıktı.

POPÜLER FİLMLER İZLENİR
Bayramda 'Süt' filminin izlenmeyeceğini düşünen sinema salonu sahipleri, "Bayramda popüler fimler izlenir. Biz de para kazanacağız" diyerek, 'Süt' yerine, 'Avanak Kuzenler', 'Süper Ajan K-9' ile yabancı filmler 'Pardon, Seni Seviyorum', 'Babil M.S', 'Hellboy II Altın Ordu', 'Orijinal Cinayetler' gibi filmleri vizyona sokmayı tercih etti. Semih Kaplanoğlu'nun üçlemesinin ilk filmi 'Yumurta' da yurtiçi ve yurtdışındaki festivallerde ödülleri silip süpürmüş, ancak sinemada sadece 35 bin kişi tarafından izlenmişti.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
08.10.2008, 08:25
Sinema dünyasında sular hiç durulmuyor

Sonbahar ile birlikte sinema dünyası hareketlendi. Kavgaların, polemiklerin ve rekabetin eksik olmadığı camiada sevindirici ve şaşırtıcı olaylar da yaşanıyor. İşte son haftanın sinema gündemi:..
Uzaylıların arası açıldı
'Nekrüt' adlı filmin yapımcısı Veysi Dündar promosyon anlaşmasına rağmen, filmin ekibiyle birlikte televizyon programlarına katılmak için para isteyen Mustafa Topaloğlu'na ateş püskürüyor. Veysi Dündar, Mustafa Topaloğlu'nu sözleşmedeki 'Filmin oyuncusu tüm tanıtım toplantılarına katılır' maddesine uymamakla ve çağırdıkları televizyon programlarına çıkmak için para istemekle suçladı. Verdiği kararın arkasında duran Topaloğlu ise geri adım atmadı. Çıktığı tüm televizyon programlarından kıyafet ve ayakkabılarının masrafı için para aldığını söyleyen Topaloğlu, "Ben televizyona çıkacağım. Onlara reyting kazandıracağım, bir de cebimden 5-10 bin lira kıyafet parası verip zarar edeceğim. Olmaz böyle şey. Ben bu parayı eskiden beri alırım bu benim en tabii hakkım. Bunu bilmeyen yok. Bundan yapımcıya ne oluyor? Bir daha onlarla çalışmam!" dedi.

Irak adına yarışacak
Sıra dışı sinemacı Gani Şavata, 'şiddet içeriyor' gerekçesiyle Altın Portakal Film Festivali'ne kabul edilmeyen 'Saddam'ın Askerleri Kara Güneş' adlı filmini dünya festivallerinde Irak adına yarıştırmak için komşu ülkenin kültür bakanlığına mektup yolladı. Şavata, "Filmime bizim sinemacılar sahip çıkmadı; ben de dünya festivallerine Irak adına göndereceğim. Gerekirse bizim bakanlıktan aldığım parayı iade ederim" dedi. Türkiye-Irak ortak yapımı olan filmde Tuğba Özay ve Yalçın Dümer'in yanı sıra Şiro Agrehi, Şermib Hamet gibi Iraklı oyuncular da rol alıyor. Saddam'ın Amerika müttefiki olarak Kürtler'e zulüm yaptığı iddiasını konu edinen film; Malatya'da çekilmiş, sette bir atın sürüklenerek öldürüldüğü söylentisiyle adını duyurmuştu. Gani Şavata filminin Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne aday olamaması üzerine katıldığı televizyon programlarında "Portakalları göstermediğimiz için bizi almadılar" sözleriyle ve Atilla Dorsay ile girdiği polemikle de dikkat çekmişti.

Salonların hepsi doldu
Son yıllarda yurtdışında da adından övgüyle bahsedilen Türk Sineması, Macaristan'da düzenlenen Türk Filmleri Haftası'nda büyük ilgi gördü. Hafta boyunca Macaristan'daki salonlar tamamen doldu. Etkinliğin düzenleyicisi olan Film Yapımcıları Meslek Birliği (FİYAB) Yönetim Kurulu Başkanı Galip Gültekin şöyle konuştu: Toplam 7 film gösterdik. Film gösterimlerinde salonlar tamamen doldu. Ülkede eş zamanlı yapılan diğer film haftaları ile denk gelen film haftamız gerek gala filmine olan ilgi ve gerek diğer filmlerde salonun tam dolu olması sebebiyle hepimizde büyük mutluluk yarattı." Gültekin, Türk filmlerinin Macar sinemalarında vizyona girmesi ile ilgili olarak ön görüşmeleri yaptıklarını da kaydetti.

Gişe yıldızı avanaklar
2008-2009 sinema sezonu 26 Eylül'de açıldı. 'Avanak Kuzenler' ve 'Süper Ajan K9' adlı Türk filmleriyle birlikte 'Orijinal Cinayetler', 'VO.İ', 'Hellboy 2: Altın Ordu' ve 'Babylon' adlı yabancı yapımlar gösterime girdi. Ancak başrollerini Yağmur Atacan, Alp Kırşan ve Paşhan Yılmazel'in paylaştığı 'Avanak Kuzenler' 242 bin 739 kişiyle en çok izlenen film oldu. Melih Ekener ile Cengiz Küçükayvaz'ın birlikte kamera karşısına geçtiği 'Süper Ajan K9' ise 140 bin 388 bilet kesildi. Yabancı filmlerden 'Orijinal Cinayetler' 118 bin 334, 'VO.İ' 103 bin 605, 'Babylon' 95 bin 275 ve kişi tarafından izlendi.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
09.10.2008, 07:18
http://img148.imageshack.us/img148/6591/96ddc8315d25e249b557c75nv4.jpg

'Dinle Neyden' yarın gösterimde

Genç bir Mevlevi dervişinin mistik dünyasını anlatan 'Dinle Neyden' filminin galası önceki akşam İstinye Park AFM sinemalarında yapıldı. Dizi oyuncularının yanı sıra sinema ve tiyatro dünyasının ünlü isimlerinin de katıldığı galada film, izleyiciden tam not aldı. Senaryo ve hazırlık çalışmaları tam iki yıl süren filmin senaryosu Ayşe Sasa ve İsmail Eren tarafından yazıldı. Jacques Deschamps'ın yönettiği filmin 500 adet kostümünü 50 kişilik bir kadro, altı ayda dikti.

75 SALONDA
Ahu Türkpençe, Lale Mansur, Alican Yücesoy, Emin Olcay, Metin Hara, Burhan Öçal, Altuğ Yücel, İsmail Hakkı ve Taner Ertürkler'in yanı sıra Fransa'nın tanınan karakter oyuncularından Jean Benguigui ile Fransız tiyatrocu Jean Gabriel Nordmann'ın da rol aldığı filmin müzikleri Özhan Eren tarafından yapıldı. 'Dinle Neyden' yarın Türkiye genelinde tam 75 salonda gösterime girecek.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
09.10.2008, 07:20
http://img253.imageshack.us/img253/7849/503c192b3908d447afdadc6wm1.jpg

Eski şarkılar ve aşk üzerine 'Issız Adam'

Çağan Irmak, gençleri başrole taşıdığı yeni filmi 'Issız Adam' ile 7 Kasım'da görücüye çıkacak. Ünlü yönetmen, filmde büyük kentte yalnızlaşan hayatları anlatıyor!..

Üç yıl önce çektiği 'Babam ve Oğlum' filmiyle, ödül rekorları kıran genç yönetmen Çağan Irmak, geçtiğimiz yaz yeni bir film çekti. Hikayesi yalnızlıklar, yemekler, anneler, eski şarkılar ile aşk üzerine kurulu olan ve Irmak'ın 'Issız Adam' ismini verdiği yeni filmi 7 Kasım'da da vizyona girecek.

BU KEZ GENÇLERLE ÇALIŞMAYI SEÇTİ
Hümeyra ve Çetin Tekindor'un başrollerinde yer aldığı 'Ulak' filmi, beklendiği kadar ses getirmeyen Irmak, 'Issız Adam'da usta oyuncular yerine genç yeteneklere şans verdi. Filmin senaryosuna da imzasını atan ünlü yönetmen şu isimlerle çalıştı: Cemal Hünal, Melis Birkan, Yıldız Kültür, Şerif Bozkurt, Gözde Kansu, Aslı Aybars ve Goncagül Sunar.

ŞERİF SEZER'E DE ROL YOK
Irmak, son üç filmi ve dizilerinin vazgeçilmez oyuncusu Şerif Sezer'e de 'Issız Adam'da rol vermedi. Hümeyra, Çetin Tekindor ve Yetkin Dikinciler de Sezer'le aynı kaderi paylaştı. Yapımcılığını Most Production'un üstlendiği 'Issız Adam'; modern hayatın yalnızlaştırdığı insanları konu aldı. Çekimlerine 15 Ağustos'ta başlanan film; Cihangir, Taksim, İstiklal Caddesi ve Çukurcuma'da çekildi.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
09.10.2008, 07:21
'Devrim Arabaları'na müzik yapmak onur

Türkiye'nin ilk yerli otomobili 'Devrim'i konu alan 'Devrim Arabaları' filminin müziğini yapan Demir Demirkan, "Gerçeklere dayanan bir filmin müziğini yapmaktan gurur duyuyorum" dedi. Demirkan, filmle ilgili şunları söyledi: "Bu uzun metrajlı film. Müziğini yaparken bu aracın nasıl yapıldığını, kim bu projenin yanında, kim karşısındaydı, bunları inceleme olanağı buldum. Müziği bir ayda yazdım; kaydını Prag'da yaptık. City Of Prag Filarmonik Orkestrası ile hazırladık. 80 dakikalık müziğimizin CD'si de filmle çıkacak."
Kaynak: Sabah

angel_fatma
10.10.2008, 17:00
http://img60.imageshack.us/img60/6910/5a1b7ff1528efd44bb9cc94tq9.jpg

Altın Portakal'ın 'Vicdan'ı ne diyecek?

Nurgül Yeşilçay; bu sene Altın Portakal'ın güçlü adayları arasında yer alan filmi 'Vicdan'da, kılıktan kılığa girdi. Sergilediği oyunculukla izleyiciden tam not aldı..
Altın Portakal Film Festivali'nde, 'En İyi Film' yarışının güçlü adayları arasında gösterilen 'Vicdan', City's Nişantaşı'ndaki galayla izleyici karşısına çıktı. Üçlü bir aşk hikayesini, 'suç ve ceza' kavramlarının ışığında anlatan film, büyük beğeni topladı. Galaya, Yılmaz Erdoğan, Mehmet Aslantuğ, Arzum Onan, Oya Aydoğan, Sibel Gökçe ve Eyşan Özhim gibi ünlü simalar katıldı. Yılmaz Erdoğan, Recep İvedik'in askerlik maceralarının anlatılacağı devam filmiyle ilgili sorulara, "Banane İvedik'ten yahu! Zaten o da askerdeymiş" diye cevap verdi.

Binbir surat Nurgül
Senaryosu Raşit Çelikezer ve Erden Kıral tarafından yazılan 'Vicdan'ın yönetmeni Erden Kıral, uygulayıcı yapımcısı ise Cem Özer. Filmin müziklerini de Zülfü Livaneli hazırlamış. Sinemaseverlerle bugün buluşacak film, üç karakter üzerine kurulu: Aydanur'a aşık, ama onun en yakın arkadaşı Songül'le evli Mahmut (Murat Han); kocasının Aydanur'la ilişkisini bildiği halde oyunu sürdüren Songül (Tülin Özen) ve hem Mahmut'tan vazgeçemeyen, hem de suçluluk duygusunu yenemeyen Aydanur. Aydanur'u canlandıran Nurgül Yeşilçay, önce başında tülbentli, sonra dar jeani ve topuklu terlikleri, ardından tesettüre girmiş hali ve son olarak da pavyon kadını kılığıyla seyircinin karşısına çıkıyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
11.10.2008, 06:30
Altın Portakal Film Festivali'ne görkemli açılış

45. Antalya Altın Portakal Film Festivali dün görkemli bir açılış ile başladı. Talya Otel'deki kokteylin ardından festivalin simgesi haline gelen geleneksel kortej geçisi yapıldı. Sanatçılarla halkın bütünleşmesini sağlayan kortej geçişi sırasında, Antalyalılar sokağa döküldü. Konyaaltı Açık Hava Tiyatrosu'nda gece yapılan galada ise "Onur Ödülü" Sinema Eserleri Sahipleri Meslek Birliği Başkanı Yılmaz Atadeniz'e verildi. Sanatçıların kırmızı halıdan gecerek katıldığı gecede Müşfik Kenter "Yıldırım Önal Anı Ödülü", Filiz Akın "Festival Nişanı", Hülya Avşar da "Sinema Başarı Ödülü" aldı . Öte yandan iki Oscar'lı aktör Kevin Spacey'nin de 45. Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne geleceği kesinleşti.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
13.10.2008, 13:35
http://img90.imageshack.us/img90/6941/d600c592d731ec4abc63284gh8.jpg

'Atatürk'ü yaşatmak için bu filmi çektim'

'Osmanlı Cumhuriyeti' filminde Atatürk'ü çocukluğunda karga kovalarken öldüren Gani Müjde, eleştirilere kızdı..
Ata Demirer'in başrolünü oynadığı ve Gani Müjde'nin yazıp yönettiği "Osmanlı Cumhuriyeti" filmi kasımda vizyona girecek. Ama film gösterime girmeden tartışmaları başladı bile. "Atatürk olmasaydı ne olurdu" sorusundan yola çıkan filmin başlangıcında Mustafa Kemal, çocukluğunda karga kovalarken ölüyor. İşte bu noktada başlayan tartışmada Atatürk'ün küçük düşürüldüğünü söyleyenler de oldu, Osmanlı düzeninin alay konusu edildiğinden bahsedenler de... Örneğin Prof. Toktamış Ateş, "Atatürk'ün karga kovalarken ölmesini fevkalade münasebetsizce buldum" demişti.

FİLMİ GÖRMEDEN...
Gani Müjde, filmi görmeden eleştirenere tepki gösterdi. Müjde "Filmi izlemeden yapılan bu tür yorumlara üzülüyorum aslında. Bu filmi Atatürk'ü öldürmek için değil yaşatmak için çektim. Hıncal Uluç'un Galatasaraylılığı, Kazım Kanat'ın Beşiktaşlılığı ne kadar tartışılırsa benim Atatürkçülüğüm de o kadar tartışılabilir" dedi.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
13.10.2008, 13:51
http://img378.imageshack.us/img378/4092/efac2b18522901428c3fea8mx4.jpg

Hollywood sonbahara 'kayıt' diyerek girdi

Birkaç aydır Hollywood'daki film setlerinde yaşanan hareketlilik, yazın bitmesiyle hızlandı. Ünlü oyuncular, başta Amerika olmak üzere dünyanın dört bir yanına kurulmuş setlerde sinema ya da reklam filmi çekiyor. İşte çoğu önümüzdeki yıl gösterime girecek olan iddialı filmlerin setlerinden Us dergisine yansıyan kareler..
Andy Garcia ile kızı Dominik Garcia; son günlerde sadece evde değil, birlikte rol aldıkları 'City's Island' adlı filmin setinde de sık sık biraraya geliyor. Komedi tarzındaki filmin çok ses getireceğinden emin olan ikili; sıcak ilişkileriylebabakızdan çok, iki arkadaşı andırıyor.

Adını 'Gossip Girl' adlı gençlik dizisiyle duyuran Leighton Meester, beyazperdenin unutulmaz filmlerinden 'My Fair Lady'nin yeni versiyonunda rol alıyor. Genç yıldız, geçmişte Audrey Hepburn'ün rol aldığı filmin set aralarında parmak arası terliklerle dolaşıyor.

'Transformer's' serisinin ikinci filmi için biraraya gelen Megan Fox ve Shia Labeouf, sette çok eğleniyor. Fox, "Shia bazen kaprisli aktrisleri aratmıyor" diyor.

'Night At the Museum: 2' adlı filmde başrolü Ben Stiller ile paylaşan Amy Adams, ünlü aktörün enerjisiyle setin maskotu olduğunu söylüyor: "Ben hem çok komik, hem de çok seksi. O, birlikte çalıştığım en çekici aktör."

Jenny McCarthy'nin 'Command& Conquer: Red Alert' adlı son filminin çekimlerinin bir kısmı Malibu'da gerçekleştiriliyor. Güzel oyuncu filmde, 'Tanya' karakterini canlandırıyor.

Charlize Theron, yazı Christian Dior'un katalog ve reklam filmi çekimlerinde geçirdi. Firmanın 'J'Adore' adlı parfümünün yeni yüzü olan Theron, çekimlerde yine çok seksiydi.
Kayank: Sabah

angel_fatma
14.10.2008, 13:33
http://img263.imageshack.us/img263/3606/e375d21608a07e408cf22e8zw6.jpg

Sınıfta bir Türk var

Cannes Film Festivali'nin Altın Palmiye ödüllü Sınıf filminde rol alan Burak Özyılmaz Antalya'ya geldi..
Bu yıl Altın Portakal'ın ünlü konukları arasında, bir de pek yeni bir oyuncu, adını Cannes vesilesiyle duyduğumuz Türk asllı Fransız vatandaşı, 14 yaşındaki genç aktör Burak Özyılmaz var. Fransızlar bu yıl Sınıf ile 21 yıl aradan sonra kendi memleketlerinde, festivallerin 'mekke'si Cannes'da büyük ödül Altın Palmiye'yi kazanınca, çoşkuyla sahneye koşuşturan oyuncular arasında o da vardı. Film, Paris'in bir banliyö lisesindeki eğitim yılını bizzat gerçek öğrenciler aracılığıyla anlattığından, Özyılmaz'a da oyunculuğun kapılarını açmış. Genç aktör, Fransızların sağlam yönetmeni Laurent Cantet'in filminin kadrosuna alındığını öğrenince şaşırmış önce: "Oysa hiç aklımda yoktu. Aslında başlarda çok umurumda değildi, annemin ısrarlarıyla katıldım" diyor. Hatta birkaç hafta provalardan kaytarmış. "Tam bir yıl boyunca her Çarşamba çalıştık. Yönetmenimiz replik veriyordu ama doğaçlama yapmamız için de çok teşvik ediyordu. Benim için inanılmaz bir deneyim oldu" derken artık oyunculuğu kariyer edinmeye kararlı olduğunu ve kurslar almaya başladığını anlatıyor. Özyılmaz, neredeyse 40 yıl önce Paris'e giden Samsunlu bir ailenin, Fransa'da doğmuş bir çocuğu olarak kendini mülteci gibi hissetmiyor ama 'Alamancı' misali çelişkileri, 'yabancı' olmanın sorunlarını da yaşamıyor değil: "Ne de olsa Türkiye'de Fransız, Fransa'da Türk olarak değerlendiriliyorsunuz. Bu çelişki yorucu olabiliyor" diyor. Hiçbir şeyin tek taraflı olmadığını, etnik grupların da kendilerini çok içlerine kapattıklarını düşünüyor ve Fransa'daki Türk topluluğunun etkisiz ve başarısız kaldığını düşünüyor. Sinema deyince gözleri parlıyor ve elbet Nuri Bilge Ceylan'ın Cannes'daki başarısından gurur duyuyor. En beğendiği, hayran olduğu yönetmen ise Fatih Akın: "Cannes'da tanıştık, tüm filmlerine hayranım ve mutlaka bir gün onunla çalışmak, film yapmak isterim." Oyuncular arasında en beğendiği isim ise, Catherine Deneuve.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
15.10.2008, 13:29
http://img383.imageshack.us/img383/5236/0b78d252da20814587af615bk1.jpg

Mustafa Kemal'in en yalın hali sinemada!

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 70. ölüm yıldönümü için Can Dündar 'Mustafa' isimli bir film çekti. 6 farklı oyuncunun Atatürk olarak karşımıza çıkacağı yapım, 180 kopyayla 29 Ekim'de vizyona girecek..

Atatürk'ün ölümünün 70. yıldönümünde Selanik'ten Dolmabahçe'ye kadar olan hayatını askeri, siyasi ve insani yönlerini resmi dilin dışına çıkararak anlatan 'Mustafa' filmi 29 Ekim'de 180 kopyayla vizyona girecek. Atatürk'ün anısına çekilen filmi, Can Dündar yazdı ve yönetti. Filmin özgün müziklerini ise Goran Bregovic besteledi. Film için Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arşivleri özel olarak açıldı. Yerli ve yabancı birçok arşivden Atatürk'ün daha önce görülmemiş fotoğrafları, hatıralarını yazdığı not defterleri, yakınlarına yolladığı çok özel mektupları ve belgeler derlendi.

Zeybek de oynar
Filmin isminin 'Neden Atatürk değil de Mustafa?' olduğu sorusuna Can Dündar şu sözlerle yanıtladı: "En derinine, en saf haline ulaşmaya çalıştık. Onu; espri yapan, içkisini içen, zeybek oynayan, zaman zaman hüzünlenen, zaman zaman öfkelenen, biraz da herkes gibi bir insan ama onları da aşan liderlik özelliklerini de ortaya koyarak gerçek anlamda Mustafa'ya ulaşmaya çalıştık..." Can Dündar'ın 'Mustafa' filminde Atatürk'ü farklı farklı karakterlerde görmek mümkün... Selanik ve Manastır'daki çocukluk günleri, Manastır'daki gençlik dönemi, İstanbul'daki gençlik dönemi, orta yaş dönemi ve son dönemi olmak üzere filmde 6 ayrı oyuncu Mustafa Kemal'i canlandırıyor. Filmde oyuncuları Atatürk'e benzetme ve çok fazla yüz gösterme kaygısı güdülmüyor. Yapımda Atatürk'ü Yetkin Dikinciler, Zübeyde Hanım'ı Beyhan Saran ve mektup, yazışma ve gazeteleri ise Arif Soysalan seslendiriyor.

Can Dündar:
Yönetmen Can Dündar, "Okullarda farklı bir Atatürk anlatılıyor. Ve anlatılanlar Atatürk'ü müthiş bir şablona sokuyor. Herkesin başka bir Atatürk'ü var. Benim de Atatürk'üm bu" diyor.

Goran Bregovic:
Böyle bir proje içinde olmaktan son derece memnun olduğunu söyleyen Bregoviç, "Ben de arkamda bir şey bırakmak, böyle önemli bir ana tanıklık etmek istedim" diye konuşuyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
20.10.2008, 03:44
45. ANTALYA ALTINPORTAKAL FİLM FESTİVAL ÖDÜLLERİ

45 'inci Antalya Altın Portakal Film Festivali Onur Ödülleri

Sinema Başarı - Hülya Avşar
Onur Ödülü - Yılmaz Atadeniz
Yıldırım Önal Anı Ödülü - Müşfik Kenter
Sinema Emek Ödülü - Aydın Mesut Yurteri
Festival Nişanı - Filiz Akın

Kültür Sanat Ödülleri
Muhterem Nur, Eşref Kolçak, Yücel Çakmaklı


45 'inci Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması

En İyi Film
Pazar - Bir Ticaret Masalı - Ben Hopkins

En İyi Yönetmen
Nokta - Derviş Zaim

En İyi Senaryo
Pazar - Bir Ticaret Masalı - Ben Hopkins

En İyi Erkek Oyuncu
Pazar - Tayanç Ayaydın

En İyi Kadın Oyuncu
Vicdan - Nurgül Yeşilçay

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Volga Sorgu Tekinoğlu - Başka Semtin Çocukları - Gitmek

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Pandora'nın Kutusu - Övül Avkıran

En İyi Görüntü Yönetmeni ve Kodak Ödülü Sahibi
Vicdan - Zekeriya Kurtuluş

En İyi Sanat Yönetmeni
Başka Semtin Çocukları - Türker İşçi

En İyi Müzik
Nokta - Mazlum Çimen

En İyi Kurgu
Mustafa Precheva

En İyi Ses Tasarımı ve Miksaj
Kostasvi Variopiotis

En İyi Özel Efekt
Üç Maymun - Burak Balkan

En İyi Kostüm Tasarımı
Zeynep Sırlıkaya

En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı
Vicdan - Vesey Üsten

En İyi Laboratuvar
Fono Film - Gökten Üç Elma Düştü - Vicdan

Digiturk Behlül Dal En İyi Genç Yetenek Ödülü
Başka Semtin Çocukları - Aydın Bulut

Yurtiçi Kargo Dr.Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü
Nokta - Derviş Zaim

45 'inci Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Kısa Film Yarışması:

En İyi Kısa Film
Gemeinschaft - Özlem Akın

45'inci Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Belgesel Film Yarışması

En İyi Belgesel
Adakale Sözlerim Çoktur - İsmet Arasan

Jüri Özel Ödülü
Nefes - Cüneyt Birol

SİYAD Jüri Özel Ödülü
Hayat Var - Reha Erdem

-------------------------------------

4. Uluslararası Avrasya Film Festivali Onur Ödülleri

Kevin Spacey, Mickey Rourke, Michael J.Warner, Maximillian Schell
Sinema ve Sanata Katkı Ödülü - Marisa Tomei , Adrien Brody

4. Uluslararası Avrasya Flm Festivali Ödülleri

En İyi Film
Khamsa - Karim Dridi

En İyi Yönetmen
Still Walking - Hirokazu Kore-eda

Eurasia Jury Special Award

Critics'Award
Dot - Derviş Zaim

NETPAC Award
Autumn - Özcan Alper

SİYAD Award
Three Monkeys - Nuri Bilge Ceylan

Script Development Award
A Handful Of Fate
Script: Ali Vatansever

angel_fatma
20.10.2008, 20:28
http://img135.imageshack.us/img135/2360/e0252e91018470469e881a3zq2.jpg

Bağımsız sinemacılar bütçe problemi yaşar

Efsane oyuncu Maximilian Schell ile yakışıklı aktör Adrian Brody, yeni filmleri 'The Brothers Bloom'un galasında halkla bütünleşti... Brody, kendisine gösterilen ilgiden çok mutlu oldu..
Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) ve Antalya Kültür Sanat Vakfı'nca (AKSAV) gerçekleştirilen 4. Uluslararası Avrasya Film Festivali, Rian Johnson'ın yeni filmi 'The Brothers Bloom'un galası ile sona erdi. Oscarlı oyuncular Maximilian Schell ve Adrien Brody film gösteriminin ardından izleyicilerin sorularını yanıtladı. 'Piyanist' filmindeki rolüyle Oscar alan Adrien Brody, canlandırdığı 'Bloom' karakterini şöyle anlattı:

Evrensel bir şey...
"Bloom'un en büyük problemi doğaçlama yapamamasıydı. Bu aktörün filmdeki serüvenine de benziyor. Ne kadar eğlenceli bir yolculuk olsa da bir yerde yönetmen 'kes' diyecektir. Bu aynı zamanda evrensel bir şey. İnsanlar hayatlarının sonuna kadar doya doya yaşamak istiyor ama ne zaman sona ereceği belli değil!" Efsanevi oyuncu Maximilian Schell ise "Doğrusu ben senaryoyu pek anlamadım ama kızım oynamamı istedi. Şimdi onun da bir kızı oldu. Filmle ilgisi yok ama söyleyeyim dedim. Filmle ilgili bizim ne düşündüğümüz çok önemli değil artık, biz çektik, bitti. Esas siz ne düşünüyorsunuz?" sözleriyle alkışlandı. 'The Brothers Bloom' filminde hem eskiyi çağrıştıran hem de yeni döneme ait unsurların bulunması hakkında bir soruyu cevaplayan Adrian Brody, "Aslında bunu yönetmenin cevaplaması lazım. Ama bence zamansızlık duygusuydu esas verilmek istenen. Adeta bir masal gibi" dedi. Ünlü oyuncu 'Piyanist' filmindeki rolüyle bütünleşmesiyle ilgili de şunları söyledi: "Bu kesinlikle gurur duyduğum bir işti. Tabii ki amacım, rolümü hissedebilmek ve seyirciye hissettirebilmek. Bu filmde de olduğu gibi farklı rollerde oynamak ve kendimi geliştirebilmek istiyorum elbette..."

Kaybolmuş gibiyim
Sinema sektörünün geçmişi ile bugününü kıyaslayan Maximilian Schell'in şu yorumu da hayli ilgi çekti: "Ben bugünü, yeni yönetmenleri hiç anlamıyorum ki! Evet, stilleri var, bir şeyler yapıyorlar ama peki ne anlatıyorlar? Bilemiyorum. Ben klasik tiyatroyla büyüdüm, bugünkü sinemada ise kendimi kaybolmuş hissediyorum." Adrian Brody ise ABD'de yaşanan krizin sinemaya etkisiyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Sadece Amerika'da değil bütün dünyada etkisi hissedilecek bir süreçteyiz. Sanırım bağımsız yapımlar bundan daha da etkilenecek. Filmlerin finansmanı fonlardan sağlanıyor ve geri dönüş olmayacağı için kimse para yatırmak istemeyecektir. Bu demektir ki yakında daha az film seyredeceğiz."
Kaynak: Sabah

angel_fatma
20.10.2008, 20:30
http://img392.imageshack.us/img392/4664/1eba7fa677776f4dbe72eadqk0.jpg

Starlar bizim için lobi yapacaklarına söz verdi

Kevin Spacey, Bo Derek, Marisa Tomei, Mickey Rourke, Adrian Brody, Matthew Modine ve Michael Ironside; 45. Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenen 4. Avrasya Film Festivali'nin kapanış törenine katıldı.

Kulis garantisi...
Altın Portakal Film Festivali'nin, uluslararası arenada daha etkin bir yere sahip olması için üzerlerine düşen lobi faaliyetlerini yerine getireceklerini belirten ABD'li oyuncular "Antalya'da olmaktan çok memnunuz" dedi. TÜRSAK Başkanı Engin Yiğitgil, Hollywood starlarını Antalya'da görmekten duyduğu mutluluğu belirterek "Festivalin yurtdışında tanınması için davetimizi kabul ederek, Antalya'ya gelen starlarla amacımıza ulaşacağımıza inanıyorum" dedi.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
24.10.2008, 15:08
Filmde anlatılan 'Üç Maymun' biziz

45. Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Efekt' ödülü kazanan 'Üç Maymun' filminin İstanbul'daki galasından sonra gerçekleştirilen söyleşide ilginç diyaloglar yaşandı. İzleyicilerden biri yönetmen Nuri Bilge Ceylan'a, "Adından dolayı biz bu filmi ormandaki üç maymunun hikayesi sandık. Öyle değilmiş. Filme neden bu adı verdiniz?" şeklinde bir soru yöneltti.

GÜLDÜRDÜ
Ceylan soruya cevap vermekte zorlanınca imdadına filmin başrol oyuncularından Yavuz Bingöl yetişti. Bingöl, kendisini ve rol arkadaşları Hatice Aslan ile Ahmet Rıfat Şungar'ı işaret ederek "Üç maymun biziz" cevabını verdi. Yavuz Bingöl'ün verdiği bu cevap herkesi güldürürken, soruyu soran izleyici salonu terk etti.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
06.11.2008, 12:20
Haber Site yönetimi tarafından kaldırılmıştır.


25.09.2012-21:55
BizimHikayelerimiz YÖNETİM

angel_fatma
12.11.2008, 17:49
'Üç Maymun'a bir ödül de Asya'dan

'Üç Maymun'a bir ödül de Asya'dan Asya'nın Oscar'ları kabul edilen festivalde bu yıl Nuri Bilge Ceylan'a ödül verildi.

Asya'nın Oscar'ları kabul edilen Asia Pasifik Screen Awards'ta bu yıl En İyi Yönetmen ödülüne "Üç Maymun"daki çalışmasıyla Nuri Bilge Ceylan layık görüldü.
AVUSTRALYA'nın Gold Coast Kenti'nde düzenlenen Asia Pasifik Screen Awards'ta "En İyi Film", "En İyi Yönetmen" ve "En İyi Görüntü" dallarında büyük ödüle aday gösterilen Nuri Bilge Ceylan, Cannes'dan sonra burada da "En İyi Yönetmen" ödülünü kazandı. 17 ülkeden 32 filmin yarıştığı Asia Pasifik Screen Awards'ta Derviş Zaim'in "Nokta" filmi de "En İyi Senaryo" ödülüne aday gösterildi. Törende "En İyi Film" ödülünü Kazakistan'dan Sergei Dvortsevoy'in yönetmenliğini üstlendiği "Tulpan" filmi kazandı.
Kaynak: Hürriyet

angel_fatma
13.11.2008, 12:48
'Son Buluşma' buruk geçti!

'Son Buluşma', sponsor bulunamadığı için, ancak gazilerin ölümünün ardından, üç yıllık rötarla yarın vizyona girebiliyor..

Ömer Küyük, Yakup Satar ve Veysel Turan... Kurtuluş Savaşı'nın son gazilerindendi. Hepsi de canlı birer tarihti. Yönetmen Nesli Çölgeçen, 'birer birer elden gittiklerini' fark etti, vakit kaybetmeden seslerine kulak vermek istedi. Kültür Bakanlığı'ndan alınan krediyle, 'Son Buluşma'nın hazırlıklarına başladı. Röportajlar yapıldı, çekimler, 2005'te tamamlandı. Ama bakanlıktan alınan kredi, çekim aşamasında bitti. Nesli Çölgeçen de, filmi gösterime sokabilmek için sponsor arayışına girişti.

PEŞ PEŞE YİTİRDİK
Ne yazık ki, çaldığı tüm kapılardan eli boş döndü. Yine de pes etmedi. Montaj ve kopya basımı için gerekli olan 200 bin doları toplamak için, 3 yıl boyunca para biriktirdi. Ve başardı... Film, yarın vizyona çıkıyor. Fakat Nesli Çölgeçen'in kalbi kırık, içi buruk... Çünkü hikayesini anlattığı Ömer Küyük 2006'da, Veysel Turan 2007'de, Yakuh Satar ise Nisan 2008'de vefat etti. Öngördüğü gibi 'birer birer elden gittiler.'

100 YILDA!
İstinye Park AFM Sinemaları'ndaki galaya, gaziler değil çocukları ve torunları katılabildi. Çölgeçen, yaşadığı hayal kırıklığını şöyle anlattı: "Gazilerimizi galaya getirmeyi hayal etmiştim ama olmadı... Büyük paralar değildi istediğim; yine de, kimseye 'Neden vermedin?' diyemem. Filmin adının 'Son Buluşma' olmasının sebebi, bu filmin asla bir daha çekilemeyecek olması. Tek beklentim, filme sahip çıkılması. Bugün İstanbul'un fethinin görüntüleri ne kadar kıymetli olurdu, değil mi? Bu yüzden, filmin kıymetinin, bugün değilse de 100 yıl sonra bilineceğini biliyorum."
Kaynak: Sabah

angel_fatma
17.11.2008, 10:48
Korsan DVD'cilerden 'Ata'ya ayıp olur' tavrı

Vizyona giren tüm filmlerin hepsinin kopyasını basan korsan üretimciler kendi aralarında toplandı ve 'Mustafa' filmini basmamaya karar verdi. Gerekçe kesinlikle yüksek para ve hapis cezası değil; Ata'ya olan saygı!..
Özellikle gişe filmlerinin DVD'lerini basan korsancılar, son günlerin en çok iş yapan Can Dündar imzalı filmi 'Mustafa' söz konusu olunca bu özelliklerini bir kenara bıraktı. 20 günde yaklaşık 900 bin izleyiciye ulaşan 'Mustafa'nın korsanı tezgahlara düşmedi. Bunun nedeni ise korsancıların, 'Atamıza ayıp olur' düşüncesiyle 'Mustafa'nın korsan baskısını üretmemeye karar vermesi. 'Mustafa' böylelikle, gişede büyük ilgi görmesine rağmen, korsan tarafından özellikle gözardı edilen ilk film oldu. Bu durum elbette en çok, filmin yapımcısı ve yönetmeni Can Dündar'ı mutlu etti.

Film ikiye böldü
Atatürk'ün askeri, siyasi ve insani yönlerini resmi dilin dışına çıkararak anlatan 'Mustafa', içeriği ve sonrasında yaşanan tartışmalarla dünya basınının da ilgisini çekmeyi başardı. Son bir haftada dünyanın en önemli haber ajansları ve saygın yayın kuruluşları 'Mustafa' ile ilgili Türkiye'de yaşanan tartışmaları, 'İnsan Atatürk, Türkler'i ikiye böldü' başlıklarıyla okuyucularına aktardı.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
17.11.2008, 10:50
http://img220.imageshack.us/img220/109/9ef3f89fa1802a4e859dfd6wy3.jpg

Osmanlı Cumhuriyeti için İstanbul baştan yaratıldı

'Osmanlı Cumhuriyeti' filminin çekimlerinde tarihsel dokuya zarar vermemek için film, tekrar inşa edilen dekorlarda çekildi. İstanbul'u baştan yaratan ekip, hummalı bir çalışma gerçekleştirdi..
Bu cuma gösterime girecek olan 'Osmanlı Cumhuriyeti' filmi, konunun geçtiği mekanlarla çok konuşulacak. Çünkü kimi mekanlar orijinali zarar görmesin diye yeniden inşa edilirken, kimi mekanlar da çekim sırasında özenle korundu. İşte Gani Müjde'nin yazıp yönettiği, başrollerini Ata Demirer, Ruhsar Öcal ve Vildan Atasever'in paylaştığı 'Osmanlı Cumhuriyeti' nin kamera arkası detayları...
* Ana oyuncu kadrosu 47 kişiden oluşan filmde toplam 1.075 figüran görev aldı. Topkapı Sarayı çekimlerinde 20 kişilik oyuncu kadrosuyla; 70 kişilik teknik ekip, 200 kişilik figürasyon ve 30 kişilik mehter takımı hazır bulundu.

Aya İrini'nin duvarları kaplandı
* Özel izinle çekim yapılan tarihi mekanlarda dokuya zarar vermemek için azami gayret gösterildi. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın izniyle çekim yapılan Topkapı Sarayı'nda, avluya sadece padişah arabası girebilirken, ekipman ve diğer araçlar 1.5 kilometre uzakta bekledi.
* Baskın sahnelerinin çekildiği Aya İrini'de duvarların zarar görmemesi için duvarların birebir kopyası Aya İrini'nin içine yeniden döşendi. Padişahın yatak odası haline getirilen Yıldız Sarayı'ndaki boş odada perde asmak mümkün olmadığı için pencerenin önüne çelik bir konstrüksiyon kuruldu ve perde buraya asıldı. Saliha Sultan'ın, aynaya vazo fırlattığı sahnede, el işçiliğiyle restore edilmiş zeminin zarar görmemesi için yerlere kat kat battaniye ve mat döşendi.
* 'Osmanlı Cumhuriyeti'nde tarihi araçlar da aynen veya tamir edilerek kullanıldı. Sepetçiler Kasrı'nın bahçesinde bulunan ve orijinal saltanat kayığının birebir replikası olan Saltanat Kayığı, dört yıl sonra ilk defa tamir edilerek suya indirildi. Padişah arabası olarak kullanılan 'Chevrolet Convertible 1955' marka araba da özel olarak tamir edilip kırmızı beyaz renge boyandı.
* Filmde gerçek çekimlerin yanı sıra bilgisayar teknolojisi de yer aldı: Kargalar, savaş gemisi, özgürlük heykeli ve Ankara kalesi, bilgisayar teknolojisi ile tasarlandı. Padişahın yatak odası, taht odası, sarayın silah deposu ve Amerikan karargahı için çalışılan pek çok mekan yeni baştan inşa edildi. Türkiye'de olmayan beyzbol sahası, film için Nakkaştepe'de hazırlandı.
* Yönetmenin istediği gibi tarihi bir Rum meyhanesinin bulunamaması üzerine de Karaköy sahilinde bir Rum meyhanesi sıfırdan kuruldu.
* Sezen Aksu da bu meyhanede sahneye çıkan amatör şarkıcı rolünde, konuk oyuncu olarak filmde yerini aldı.

300 kiloluk bilardo masası
* Fatih'te bir sarnıç, Amerikan karargahı nezareti haline getirilirken; Sultanahmet'teki kullanılmayan bir mahzen de sarayın silah deposuna dönüştürüldü.
* Sepetçiler Kasrı, 7. Osman'ın taht odası haline getirilirken; İstanbul Üniversitesi rektörlük binasındaki oda da padişahın toplantı odası oldu. Ancak film gereği toplantı odasına bilardo masası konulması gerekince bir başka sorun çıktı: Bilardo masaları yaklaşık bir ton ağırlığındaydı ve bu ağırlık, odanın zeminine zarar verecekti. Bu yüzden 300 kilo ağırlığında 'daha hafif' bir bilardo masası yaptırılarak bu sorun da aşıldı.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
17.11.2008, 10:52
İpek Yolu Çırağan'dan geçti

İpek Yolu Film Festivali, 28 Kasım'da başlıyor. Festivalde 10 film yarışacak. Başkanlığını Hülya Koçyiğit'in yapacağı jürinin seçtiği 'en iyi filme', 50 bin YTL ödül verilecek..
Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali 28 Kasım'da başlıyor. Bu yıl üçüncüsü gerçekleşecek ve 4 Aralık'a kadar sürecek olan festivalin tanıtım kokteyli önceki gece Çırağan Sarayı'nda gerçekleşti. Hale Soygazi, Selda Alkor, İzzet Günay ve Eşyan Özhim'in de katıldığı tanıtımda konuşan Bursa Belediye Başkanı Hikmet Şahin, "İpek Yolu, hem kültürlerarası diyaloğun, hem barışın simgesidir. Amacımız diğer festivallerle yarışmak değil, film yapımını özendirmek" dedi.

115 film gösterilecek
Festival Başkanı Ali Çalışır ise; "Festivalimiz; Brezilya'dan Kanada'ya, Mozambik'ten Norveç'e, Filistin'den Japonya'ya kadar tam 40 ülkeden 115 filmi Bursalı sinemaseverlere taşıyacak" diye konuştu. Festivalde 'Ulusal Altın Karagöz Uzun Metraj Film Yarışması' düzenlenecek. Başkanlığını Hülya Koçyiğit'in üstlendiği jüri; 10 yerli filmi değerlendirecek. En iyi film 50 bin YTL, en iyi yönetmen ise 25 bin YTL'lik ödülün sahibi olacak. Yabancı filmler arasındaki yarışın galibine ise 40 bin dolar ödül verilecek. Bu arada, festivalde, sinemaya yıllarca emek veren Muhterem Nur ve Sezer Sezin'e de 'Onur Ödülü' verilecek.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
18.11.2008, 12:30
'Son Cellat' Bakanı aradı

'Son Cellat'ın 13 yaşa indirilmesini bizzat Kadir İnanır sağlamış. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay; Kadir İnanır'ın kendisini arayıp yasağın 'ağır' olduğunu söylemesi üzerine itiraz dilekçesi vermelerini tavsiye etmiş. Dilekçe verilince yaş sınırı 13'e çekilmiş.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
20.11.2008, 14:14
http://img84.imageshack.us/img84/7092/73846psy0.jpg

Seç beğen A.R.O.G

5 Aralık'ta vizyona girecek olan Cem Yılmaz'ın 'A.R.O.G' filminin önce afişleri geldi! Emrah Yücel, filmin başrollerindeki 8 oyuncunun ayrı ayrı afişini hazırladı..
Tanıtıma geçen yıl başlandı!
Cem Yılmaz'ın 'A.R.O.G' filminin konusu 'Yontma Taş Devri'nde geçiyor, promosyonu ise 'Cilalı İmaj Devri'nde yapılıyor! 5 Aralık'ta vizyona girecek olan film için geçen yıl sinemalarda başlayan tanıtım çalışmaları iyice hızlandı.


Dört bir yanda 'A.R.O.G' var
Televizyonda ana haber bültenlerinde filmden sahneler eşliğinde haberler yapılıyor. Sinemalarda her filmden önce 'A.R.O.G'un fragmanı gösteriliyor. Cem Yılmaz'ın oynadığı reklamlarla filmin tanıtımı her alanda tam gaz sürüyor.

Afişleri Emrah Yücel hazırladı
Yakında 8.5 milyon dolarlık bütçesiyle Türkiye'nin en pahalı filmi olan 'A.R.O.G'un afişleri her yanı süsleyecek. 9 oyuncunun ayrı ayrı yer aldığı afişleri birçok Hollywood filminin afişini yapan Emrah Yücel hazırladı.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
20.11.2008, 14:16
http://img519.imageshack.us/img519/3498/9d0816e2a1a6944ea4e35bfdj6.jpg

Çekimden önce kampa girdiler

Mahsun Kırmızıgül'ün yeni filmi 'Güneşi Gördüm'ün çekimleri Kars'ta tam gaz sürüyor ..
Yeni filmi 'Güneşi Gördüm' ile ikinci kez yönetmenlik koltuğuna oturan Mahsun Kırmızıgül, Kars'ı mesken tuttu. Filmin kadın oyuncuları Demet Evgar, Hande Subaşı, Yıldız Kültür ve Şerif Sezer ise canlandırdıkları karakterlerin gerçekçi olması için çekimlerden 10 gün önce Kars'a gitti. Burada Doğulu kadınların beden dilini gözlemleyen ve şive çalışan oyuncular, soğuktan etkilenmediklerini de söyledi. Yöresel kıyafetler içinde farklı karakterlere bürünen başarılı oyuncular, "İzleyicinin gönlünde taht kuracağız" dedi. 12 Mart 2009 tarihinde vizyona girecek olan 'Güneşi Gördüm'ün çekimlerine İstanbul, Norveç ve Danimarka'da devam edilecek. Yapımcılığını Murat Tokat'ın üstlendiği, 'Güneşi Gördüm'de aralarında Ali Sürmeli, Altan Erkekli, Cezmi Baskın, Emre Kınay, Erol Günaydın, Nurseli İdiz ve Sarp Apak'ın da bulunduğu pek çok oyuncu rol alıyor.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
03.12.2008, 13:26
Son padişahtan coşturan nağmeler

Gösterimdeki ilk haftasında 1 milyon izleyiciyle buluşan 'Osmanlı Cumhuriyeti'nin çekimleri de çok neşeli geçmiş. Ata Demirer, sette piyano ve ud çalıp şarkı söyleyerek ekibe müzik ziyafeti çekmiş...
Kaynak: Sabah

angel_fatma
04.12.2008, 14:52
Türk Sineması bu yıl ödüle doydu

2008, Türk Sineması'nın 'altın yılı' oldu. Yurtiçi ve yurtdışında gösterime giren Türk filmleri bu yıl aldığı ödüllerle rekor kırdı..
Bu yıl Türk Sineması'nın 'altın yılı' oldu ve 50'nin üzerinde film izleyiciyle buluştu; ödül bolluğu yaşandı.

* 4 milyon 301 bin 641 izleyici ile 'Recep İvedik' izleyici rekoru kırdı.

* 'Recep İvedik'i sırasıyla 4 milyon 256 bin 566 izleyici ile 2005 yapımı 'Kurtlar Vadisi: Irak' ve 4 milyon bin 711 izleyici ile 2003 yapımı 'G.O.R.A' takip ediyor.

* Cannes Film Festivalinde Nuri Bilge Ceylan'a 'En İyi Yönetmen' ödülünü getiren 'Üç Maymun', İstanbul Film Festivali'nde Altın Lale ödülü alan 'Yumurta', Ankara Film Festivali'nde 'En İyi Film' seçilen 'Rıza' ile '120', 'Vicdan', 'O.. Çocukları', 'Osmanlı Cumhuriyeti' ve 'Devrim Arabaları' en ilgi gören filmlerden oldu.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
04.12.2008, 14:57
Muro'nun insan sevgisi yüzünden gala doldu taştı

"Nalet olsun içimdeki insan sevgisine" repliği ile tanınan Muro karakterinin üzerine kurulan filmin galası önceki gece yapıldı. Bin kişinin katıldığı galada Muro'ya olan ilgi, izdihama dönüştü...
Kurtlar Vadisi Pusu' dizisinin fenomen karakterlerinden olan ve "Nalet olsun içimdeki insan sevgisine" repliği ile gönüllerde taht kuran Muro'nun filmi yarın vizyona giriyor. Yapımcılığını Pana Film'in yaptığı, yönetmenliğini Zübeyr Şaşmaz'ın üstlendiği, senaryosunu Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın yazdığı 'Muro-Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine' sinema filminin galası önceki akşam İstinye Park AFM Sinemaları'nda yapıldı.

VADİ GALAYA İNDİ
Galaya; Necati Şaşmaz, Ediz Hun, Hüseyin Avni Danyal, Yetkin Dikinciler, Hatice Şendil, Hasan Kaçan, Şebnem-Gürkan Uygun, Mustafa Alabora ve Elif- Kerem Dürüst gibi isimlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık bin kişi katıldı. Mustafa Üstündağ, Şefik Onatoğlu, Eray Türk, Selim Erdoğan, Evrim Alasya, Bülent Şakrak ve Eva Maya'nın rol aldığı filmin gösteriminin ardından Muro karakteri ile beğenilen Mustafa Üstündağ tebrikleri kabul etti. Filmin yönetmeni Zübeyr Şaşmaz, "Çok güzel bir çalışma oldu. Hepimizin gülmesi ben mutlu etti" diye konuştu. Filmin senaristlerinden Raci Şaşmaz ise, "Hepimiz elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Bu film eğer çok izlenirse ikincisi neden olmasın?" dedi. Necati Şaşmaz da kardeşini alkışlayarak tebrik etti ve filmde emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Gece boyunca Muro'nun şivesi ile konuşan başrol oyuncusu Mustafa Üstündağ ise şunları söyledi: "Çok heyecanlıyım. Çok güzel bir film oldu, çok tebrik aldım."
Kaynak: Sabah

angel_fatma
14.12.2008, 15:25
2008'in en çok izlenen filmleri


Hollywood'da geride bırakmaya hazırlandığımız 2008 yılına bilim-kurgu ve macera yapımları damgasını vurdu. Yılın en çok izlenen filmi ise dünya çapındaki 997 milyon dolarlık toplam gişe hasılatıyla ''Kara Şövalye-Dark Night'' adlı film oldu.

AA muhabirinin gişe hasılatına ilişkin verilerin toplandığı sinema sektörü yayın organlarından yaptığı derlemeye göre, yıl içinde seyirci, aksiyonun ağırlıkta olduğu bilim-kurgu ve macera yapımlarına ilgi gösterdi.

Ekonomik krizin ABD'yi etkisi altına alması nedeniyle sinema sektöründe de sıkıntılar yaşanırken, sektör bu sorunları aşmak için umudunu yeni filmlere bağladı.

Geçen yılın da en çok izlenen yapımları ''Batman'' filminin devamı olan ''Kara Şövalye'' ile ''Indiana Jones'', ''Mumya'', ''Demir Adam'' gibi serilerin yeni halkaları olurken, pek çok film de prodüksiyon giderlerini karşılayamayarak yapımcısını üzdü.

2008'İN EN ÇOK İZLENEN FİLMLERİ İÇİN TIKLAYINIZ...


''KARA ŞÖVALYE''NİN ZAFERİ

Yılın en iddialı yapımları arasında yer alan ve 185 milyon dolarlık bütçeyle çevrilen ''Kara Şövalye-Dark Knight'', 2008 yılına damgasını vuran film oldu.

Film, ABD sinemalarında 531 milyon dolar, ABD dışındaki sinemalarda 466 milyon dolar olmak üzere toplam 997 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Christopher Nolan'ın yönettiği filmde, Christian Bale, Aaron Eckhart, Morgan Freeman, Michael Caine ve Gary Oldman rol alıyor. Filmin baş rolünü üstlenen Heath Ledger, çekimlerin sürdüğü sırada hayatını kaybetmişti.

''Kara Şövalye'', 997 milyon dolarlık toplam gişe hasılatıyla ''Titanic'' adlı yapımın ardından tüm zamanların en çok izlenen ikinci filmi unvanına da erişti.

''Indiana Jones'' serisinin dördüncü filmi, 2008 yılının en çok seyirci çeken ikinci filmi oldu. ABD sinemalarında 317 milyon dolar, ABD dışındaki sinemalarda 469 milyon dolar olmak üzere toplam 786 milyon dolar hasılat yaptı. Steven Spielberg'in yönettiği filmde, Harrison Ford, Cate Blanchett, Ray Winstone ve Shia LaBeouf rol alıyor.

''Kung-Fu Panda'' isimli animasyon, ABD sinemalarında 215, ABD dışındaki sinemalarda 416 milyon dolar olmak üzere toplamda 631 milyon dolar hasılat yaparak yılı üçüncü bitirdi.

Will Smith ile Charlize Theron'ın rol aldığı ''Hancock'', ABD sinemalarında 228, ABD dışındaki sinemalarda 396 milyon dolar olmak üzere toplam 624 milyon dolar gişe hasılatıyla dördüncü oldu.

''Demir Adam-Iron Man'' adlı film de ABD sinemalarında 318, ABD dışındaki sinemalarda 263 milyon dolar olmak üzere toplam 581 milyon dolarlık gişe hasılatıyla yılı beşinci olarak kapattı. Jon Favreau'nun yönettiği filmde, Robert Downey, Terrence Howard, Gwyneth Paltrow ve Jeff Bridges izleyici karşısına çıktı.

KADIN İZLEYİCİNİN İLGİSİ

Dünyanın en çok izlenen müzikalinden sinemaya uyarlanan ''Mamma Mia'' da yine romantik komedi düşkünlerini sinema salonlarına çekerek 569 milyon dolarlık gişe hasılatı yaptı. Filmde, Meryl Streep, Colin Firth, Pierce Brosnan, Amanda Seyfried ile Stellan Skarsgard kamera karşısına geçti.

Bir dönem milyonlarca izleyiciyi televizyon ekranları karşısına toplayan ''Sex and The City'' dizisinin beyazperde versiyonu, kadın izleyicinin ilgisiyle yılın en çok izlenen yapımları arasına girdi.

Sarah Jessica Parker, Kim Cattrall, Kristin Davis ve Cynthia Nixon'ın aşkın peşinde koşan, kariyer sahibi 4 şehirli kadını canlandırdığı film, dünya çapında 415 milyon dolar hasılat elde etti.

Animasyon filmlerinin de seyirci çektiği 2008 yılında, ''Panda'', Madagaskar'' ve ''Dr. Seuss'' küçük izleyiciyi fethetti.

YILIN EN ÇOK İZLENEN YAPIMLARI

2008 yılında dünya çapındaki gişe hasılatlarına göre en çok izlenen 20 film şöyle sıralandı:

1- Kara Şövalye: 997 milyon dolar
2- Indiana Jones-4: 786 milyon dolar
3- Kung-Fu Panda: 631 milyon dolar
4- Hancock: 624 milyon dolar
5- Demir Adam-Iron Man: 581 milyon dolar
6- Mamma Mia: 569 milyon dolar
7- James Bond: 513 milyon dolar
8- Wall-E: 495 milyon dolar
9- Narnia Günlükleri-Prens Caspian: 420 milyon dolar
10- Sex and the City: 415 milyon dolar
11- Mumya: 392 milyon dolar
12- Wanted: 342 milyon dolar
13- Dr. Seuss: 297 milyon dolar
14- Madagaskar: 294 milyon dolar
15- Hulk: 262 milyon dolar
16- Get Smart: 230 milyon dolar
17- Dünyanın Merkezine Yolculuk: 218 milyon dolar
18- Tropic Thunder: 187 milyon dolar
19- Twilight: 179 milyon dolar
20- Step Brothers: 128 milyon dolar.
Kaynak: Sabah

angel_fatma
15.12.2008, 09:10
Bayramda 4 milyon kişi sinemaya gitti

5-11 Aralık arası sinemaya akın eden yaklaşık 4 milyon izleyicinin yüzde 95.5'i Türk filmi seyretmeyi tercih etti..
Bayram tatili en çok sinemacıların yüzünü güldürmüşe benziyor. Haftalık Antrakt Sinema gazetesinin rakamlarına göre Türkiye'de 5-11 Aralık arasında 3 milyon 816 bin 955 kişi sinemaya gitti. Sinemaya giden seyircilerin yüzde 95.5'inin tercihi Türk filmlerinden yana oldu. 5 Aralık'ta vizyona giren "A.R.O.G" ve "Muro" nun yanı sıra "Issız Adam," "Osmanlı Cumhuriyeti," "Mustafa" ve "Aşk Tutulması" gibi daha önce gösterime giren yapımlarla birlikte bayramda 14 Türk filmi izlerdi.

EN İYİ HAFTA OLDU
Sezonun iddialı filmlerinden A.R.O.G beklendiği gibi büyük bir çıkış yaparak ilk haftasında 2 milyon 46 bin 947 izleyici tarafından izlendi. AROG'la aynı gün vizyona giren Muro ise 1 milyon 147 bin 876 kişi tarafından seyredildi. Çağan Irmak'ın Issız Adam filmi ile Gani Müjde'nin Osmanlı Cumhuriyeti'ne ise seyirci A.R.O.G ve Muro'ya rağmen ilgi göstermeye devam etti. Bayram haftasında Osmanlı Cumhuriyeti 204 bin 722 kişi tarafından izlenerek toplamda 1 milyon 185 bin 470 bilet kesildi. Issız Adam ise 204 bin 233 seyirciyi sinemaya çekerek toplam seyirci rakamını 1 milyon 184 bin 111'e çıkardı. Yabancı filmler arasında en çok ilgi gösterilen film ise "Madagaskar 2" oldu. Filme bayram haftasında 127 bin 902 kişi gitti. 5-11 Aralık haftası ayrıca, 2008'de en çok seyircinin sinemaya gittiği hafta olarak da kayıtlara geçti.
Kaynak: Sabah

siyahgül
23.12.2008, 13:40
ÇOCUKLARA VE UMUDA!...

MAHSUN KIRMIZIGÜL’ÜN YAZIP YÖNETTİĞİ VE AYNI ZAMANDA ROL ALDIĞI 'GÜNEŞİ GÖRDÜM' DEKİ ALTUN AİLESİNİ YAKINDA TÜM TÜRKİYE KONUŞACAK…

Ramazan Altun (Mahsun Kırmızıgül), karısı ve altı çocuğuyla köyünden şehre taşındıktan sonra birbirinden ağır dramlar yaşamasına rağmen ailesini ayakta tutabilmek için hayatın en ağır yönünde mücadelesini veriyor. Filmde Ramo’nun karısını oynayan Demet Evgar, çekimler bittiğinde günlerce etkisinden kurtulamadığını belirterek, çocuklarını oynayan ve uzun bir seçim sürecinden sonra bulunan miniklerin oyuncuktaki başarılarının da kendisini şaşırttığını söyledi.

Çekimleri 10 Ocak 2009'da tamamlanacak olan ve yapımcılığını Murat Tokat'ın üstlendiği, çeşitli sosyal kategorideki çocukların dramını anlatacak olan filmde, 6 çocuk üzerinden yola çıkılarak ülkemizde zorda kalan milyonlarca çocuğun sessiz çığlıklarına kulak veriliyor ve onların sesi olmak üzere yola çıkılıyor. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen umut kapısını hep açık tutan filmin kahramanları, gerçek hikayelerden yola çıkarak sinema perdesinde hayat bulacak… Bir anlamda 'Türkiye'nin hikayesi' olan, insana dair her şeyi samimiyetle içinde barındıran film, 'Çocuklara ve umuda' adanıyor.

Alfabetik sırayla, Ali Sürmeli, Ali Tutal, Alper Kul, Altan Erkekli, Buğra Gülsoy, Cemal Toktaş, Cezmi Baskın, Cihat Tamer, Demet Evgar, Deniz Oral, Emre Kınay, Erol Demiröz, Erol Günaydın, Gülhan Tekin, Hande Subaşı, Itır Esen, Kamil Sönmez, Macit Sonkan, Mahsun Kırmızıgül, Menderes Samancılar, Murat Ünalmış, Nurseli İdiz, Sarp Apak, Cem Aksakal, Şerif Sezer, Yıldız Kültür, Yiğit Özşener, Zafer Ergin çocuk oyuncular olarak da Aleyna Kala, Aslıhan Kapanşahin, Cansu Aktay ve Tuğse Gökhan'ın rol aldığı ve çekimleri şu sıralar tüm hızıyla süren 'Güneşi Gördüm’ 12 Mart 2009'da sinemaseverlerle beyazperdede buluşacak…

Kaynak:gecce.com

siyahgül
23.12.2008, 21:53
VALİ 09 Ocak'da seyirciyle buluşacak!..

Sezonun merakla beklenen filmlerinden VALİ, 09 Ocak'da seyirciyle buluşacak.

Süper Vali olarak bilinen Recep Yazıcıoğlu’nun hayatının anlatıldığı “VALİ”, M. Çağatay Tosun ve Batur Emin Akyel tarafından senaryolaştırıldı ve M.Çağatay Tosun tarafından yönetildi.

Baş rolde Erdal Beşikçioğlu'nun yer aldığı filmde, ünlü oyuncuya Şebnem Dönmez, Uğur Polat, İsmail Hacıoğlu, Özgür Çevik, Hakan Boyav, Ayşegül Ünsan, Gökhan Soylu, Türkü Hazer, Hakan Gerçek, Orhan Aydın ve Halit Ergör eşlik ediyor.

FİLMİN KONUSU:

Denizli Valisi Faruk Yazıcı (Erdal Beşikçioğlu), bölgesindeki tüm sorunlara farklı yaklaşımı ve işbitirici tavrıyla varolan pek çok düzeni değiştiren bir yöneticidir. Çocukluk arkadaşı maden mühendisi Ömer Uçar da (Uğur Polat), aynı bölgede MTA’da çalışmaktadır. Ömer Uçar ve ekibi bölgedeki uranyum madeni yatağının zenginliğini ispatlayan rapor için çalışırken, yabancı menşeili bir şirket de VALİ’den aynı bölgeye yatırım yapma izni almaya çalışmaktadır. Hem İstanbul hem Denizli’de şüpheli ölümler ve hızlanan diplomasi trafiği VALİ ve ekibini akıl almaz bir maceranın içine sürükler.

Kaynak:ucankus.com

angel_fatma
14.01.2009, 12:47
Üç Maymun' şimdi Oscar'ın peşinde

Nuri Bilge Ceylan'ın yönettiği "3 Maymun" adlı film, 81. Oscar Ödülleri yabancı film adaylarında ilk elemeyi geçti. İlk elemeye alınan 65 filmden eleme komitesince izlenerek ikinci aşamaya girmeye hak kazanan 9 film arasında "3 Maymun'' da bulunuyor. Filmleri ikinci aşamaya giren Gotz Spielmann (Avusturya) Benoit Pilon (Kanada) Laurent Cantet (Fransa) Uli Edel (Almanya) Ari Folman (İsrail), Yojiro Takita (Japonya) Roberto Sneider (Meksika) Jan Troell (İsveç). Adaylar 22 Ocak Perşembe günü ilan edilecek, ödül kazananlar ise 22 Şubat'ta açıklanacak.
Kaynak: Sabah

siyahgül
22.01.2009, 13:42
Yeşilçam Ödülleri’nin 11 kategorideki adayları belirlendi!

Beyoğlu Belediyesi ile Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) işbirliğiyle Turkcell’in ana sponsorluğunda ikinci kez düzenlenen Yeşilçam Ödülleri’nin 11 kategorideki adayları, önceki gece garajistanbul’da yapılan bir basın toplantısıyla açıklandı.




İŞTE 7 DALDAKİ ADAYLAR

En İyi Film

-Sonbahar
-Üç Maymun
-Devrim Arabaları
-Issız Adam
-A.R.O.G

En İyi Yönetmen

-Çağan Irmak (Issız Adam)
-Nuri Bilge Ceylan (Üç Maymun)
-Cem Yılmaz, Ali Taner Baltacı (A.R.O.G)
-Özcan Alper (Sonbahar)
-Tolga Örnek (Devrim Arabaları)


En İyi Erkek Oyuncu

-Çetin Tekindor (Ulak)
-Onur Saylak (Sonbahar)
-Taner Birsel (Devrim Arabaları)
-Yavuz Bingöl (Üç Maymun)
-Cem Yılmaz (A.R.O.G)



En İyi Kadın Oyuncu

-Demet Akbağ (O...Çocukları)
-Hatice Aslan (Üç Maymun)
-Nurgül Yeşilçay (Vicdan)
-Melis Birkan (Issız Adam)
-Ayça Damgacı (Gitmek)


En İyi Yrd. Erkek Oyuncu

-Volga Sorgu (Gitmek)
-Serkan Keskin (Sonbahar)
-Ercan Kesal (Üç Maymun)
-Selçuk Yöntem (Devrim Arabaları)
-Altan Erkekli (O...Çocukları)
-Zafer Algöz (A.R.O.G)


En İyi Yrd. Kadın Oyuncu

-Şerif Sezer (Ulak)
-Megi Kobalakzde (Sonbahar)
-Selen Uçer (Ara)
-Özgü Namal (O...Çocukları)
-Yıldız Kültür (Issız Adam)


En İyi Senaryo

-Ebru Ceylan, Ercan Kesal, Nuri Bilge Ceylan (Üç Maymun)
-Özcan Alper (Sonbahar)
-Tolga Örnek, Murat Dişli (Devrim Arabaları)
-Çağan Irmak (Issız Adam)
-S. Süreyya Önder (O... Çocukları)

Alıntıdır...

angel_fatma
05.02.2009, 16:31
41. "SİYAD Türk Sineması Ödülleri" Adayları Belli Oldu

Büyük Resim İçin Tıklayınız SİYAD Ödülleri’nin 13 daldaki adayları belli oldu. “Sonbahar” ve “Üç Maymun”, uzun metrajlı kurmaca filmlerin değerlendirildiği 11 dalın 9’unda adaylık elde etti.

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyeleri, 2 Şubat 2009 Pazartesi günü yapılan ve 45 üyenin katılıp 43’ünün oy kullandığı bir toplantıyla 41. SİYAD - Türk Sineması Ödülleri’nin 13 dalda adaylarını belirledi.

T.C. Kültür Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kültür Daire Başkanlığı’nın sponsorluğuyla düzenlenecek ödül töreni, 22 Şubat Pazar akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek. Aday açıklanan dallara ek olarak gecede SİYAD Yaşam Boyu Onur Ödülü ile SİYAD Tuncan Okan Emek Ödülü sahiplerine verilecek ve 2008’in Umut Veren Sanatçısı ödülünü kazanan isim açıklanacak. Konuklar, ayrıca törenin ardından yapılacak gala gösterimine de katılabilecekler.

41. SİYAD - TÜRK SİNEMASI ÖDÜLLERİ ADAYLARI
(filmler isim sırasına, kişiler soyadı sırasına göre alfabetik sıralanmıştır)

- EN İYİ KISA FİLM -
* Ayak Altında (Yönetmen: M. Cem ÖZTÜFEKÇİ)
* Gemeinschaft (Yönetmen: Özlem AKIN)
* Pembe İnek (Yönetmen: Onur GÜRSOY)
* Süt ve Çikolata (Yönetmen: Senem TÜZEN)
* Unus Mundus (Yönetmen: Senem TÜZEN)

- EN İYİ BELGESEL -
* Bu Ne Güzel Demokrasi! (Yönetmenler: Belmin SÖYLEMEZ, Berke BAŞ, Haşmet TOPALOĞLU, Somnur VARDAR)
* Devrimci Gençlik Köprüsü (Yönetmen: Bahriye KABADAYI)
* Son Kumsal (Yönetmen: Rüya Arzu KÖKSAL)
* 3 Saat (Yönetmen: Can CANDAN)
* Volga Volga (Yönetmen: Ayşegül TAŞKENT)

- EN İYİ SANAT YÖNETİMİ -
* Ebru CEYLAN (Üç Maymun)
* Veli KAHRAMAN (Devrim Arabaları)
* Mustafa Ziya ÜLKENCİLER (Ulak)
* Hakan YARKIN (A.R.O.G: Bir Yontmataş Filmi)
* Natali YERES (Rıza)

- EN İYİ KURGU -
* Erhan ACAR JR. (A.R.O.G: Bir Yontmataş Filmi)
* Thomas BALKENHOL (Sonbahar)
* Ayhan ERGÜRSEL, Bora GÖKŞİNGÖL, Nuri Bilge CEYLAN (Üç Maymun)
* Çiçek KAHRAMAN (Ara)
* İnan TEMELKURAN (Made in Europe)

- EN İYİ MÜZİK -
* Goran BREGOVIC (Mustafa)
* Mazlum ÇİMEN (Son Cellat)
* Demir DEMİRKAN (Devrim Arabaları)
* Ayşenur KOLİVAR, Yuri YEDCANKO, Sumru AĞIRYÜRÜYEN, Onok BOZKURT (Sonbahar)
* Evanthia REBOUTSIKA (Ulak)

- EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ -
* Arnau Valls COLOMER (Tatil Kitabı)
* Feza ÇALDIRAN (Sonbahar)
* Colin MOUNIER (Rıza)
* Gökhan TİRYAKİ (Üç Maymun)
* Soykut TURAN (A.R.O.G: Bir Yontmataş Filmi)

- EN İYİ SENARYO -
* Özcan ALPER (Sonbahar)
* Ebru CEYLAN, Ercan KESAL, Nuri Bilge CEYLAN (Üç Maymun)
* Tayfun PİRSELİMOĞLU (Rıza)
* İnan TEMELKURAN (Made in Europe)
* Ümit ÜNAL (Ara)

- EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU PERFORMANSI -
* Taner BİRSEL (Tatil Kitabı)
* Serkan KESKİN (Sonbahar)
* Volga SORGU (Gitmek)
* Ahmet Rıfat ŞUNGAR (Üç Maymun)
* Onur ÜNSAL (Devrim Arabaları)

- EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU PERFORMANSI -
* Nurcan EREN (Rıza)
* Vahide GÖRDÜM (Devrim Arabaları)
* Megi KOBALADZE (Sonbahar)
* Yıldız KÜLTÜR (Issız Adam)
* Tülin ÖZEN (Vicdan)

- EN İYİ ERKEK OYUNCU PERFORMANSI -
* Erdem AKAKÇE (Ara)
* Rıza AKIN (Rıza)
* Yavuz BİNGÖL (Üç Maymun)
* Onur SAYLAK (Sonbahar)
* Cem YILMAZ (A.R.O.G: Bir Yontmataş Filmi)

- EN İYİ KADIN OYUNCU PERFORMANSI -
* Demet AKBAĞ (O... Çocukları)
* Hatice ASLAN (Üç Maymun)
* Ayça DAMGACI (Gitmek)
* Selen UÇER (Ara)
* Nurgül YEŞİLÇAY (Vicdan)

- EN İYİ YÖNETMEN -
* Özcan ALPER (Sonbahar)
* Nuri Bilge CEYLAN (Üç Maymun)
* Kazım ÖZ (Fırtına)
* Tayfun PİRSELİMOĞLU (Rıza)
* Ümit ÜNAL (Ara)

- EN İYİ FİLM -
* ARA (Yapımcılar: Ümit ÜNAL, Mustafa USLU)
* RIZA (Yapımcılar: Tayfun PİRSELİMOĞLU, İlknur AKANLAR)
* SONBAHAR (Yapımcı: F. Serkan ACAR)
* TATİL KİTABI (Yapımcılar: Yamaç OKUR, Nadir ÖPERLİ)
* ÜÇ MAYMUN (Yapımcı: Zeynep ÖZBATUR)


Kaynak:siyad.org

Luna
12.02.2009, 23:11
Gümüş The Movie

Arap kanalı MBC, Arap dünyasının favorisi olan Gümüş dizisini sinema filmi yapıyor...

Gazeteleri okuyanlar bilirler, Gümüş dizisi Arap dünyasında resmen bir fenomene dönüşmüş durumda. Hatta dizinin son bölümünü Ağustos ayında 85 milyon izleyicinin izlediği söyleniyor.

Arap TV kanalı MBC, Momentum ile dizinin uzun metraj sinema filminin hazırlıklarına başladı. Arapların gözdesi Kıvanç Tatlıtuğ ve Songül Öden proje için buluşuyorlar.

Başarısı batılı basının da ilgisini çeken ve sinema projesi tüm dünyada yankı uyandıran filmin diziden bağımsız bir öyküye sahip olacağı söyleniyor. Gümüş filmi Türkçe çekilip sonradan dublaj yapılacak.

Bu arada farklı bir kaynaktan, Kıvanç Tatlıtuğ'un Hollywood'da çalışan bazı yapımcılarla iletişim halinde olduğunu öğrendik.

Haber Tarihi: 12 Şubat 2008

Alıntıdır...

angel_fatma
06.04.2009, 12:11
İşte 'Yeni Ay'dan ilk kareler

Büyük ilgi gören 'Alacakaranlık' filminin devam filmi olan 'Yeni Ay'ın çekimleri tüm hızıyla sürüyor. Life&Style dergisi, heyecanla beklenen filmin setine girdi..
Vampir Edward Cullen ve liseli sevgilisi Bella Swan'in aşkı herkesin yüreğine dokundu... Stephenie Meyer'ın kaleme aldığı 'Alacakaranlık' romanından aynı adla beyazperdeye uyarlanan film, gösterime girdiği her ülkede büyük beğeni gördü. Bu beğeniden yola çıkarak yapımcılar da ikinci film için kolları sıvadı ve Meyer'ın yazdığı serinin ikinci kitabı 'Yeni Ay' için çekimlere başlandı. Bu yıl eylül ayında vizyona girmesi beklenen filmin setine ABD'nin ünlü magazin dergilerinden Life&Style girdi. Mart ayı başında çekimlere başlanan yeni filmin setine, Vancouver kenti ev sahipliği yapıyor. Çekimlerden büyük keyif aldıklarını belirten filmin başrol yıldızları Robert Pattinson ve Kristen Stewart, filmin başarısını aralarındaki kimyanın uyumuna bağlıyor. Stewart, "Robert'ın gözlerine baktığım zaman kalbine kadar inebiliyorum. Aynı şey onun için de geçerli. Sanırım aramızdaki uyum perdeye de yansıdı" şeklinde konuşuyor.

14 SAAT SÜREN ÇEKİMLER
İlk filmin yönetmeni Catherine Hardwicke de onların aralarındaki elektriğe gönderme yaparak, "İkisi birbiri için biçilmiş kaftandı" şeklinde konuşuyor. Çekimlerin günde 14 saat sürdüğünü belirten ikili, "Hep birlikte vakit geçiriyoruz. Çekimler bitince birlikte yemek yiyoruz. Sonra otele gidiyoruz. Ertesi sabah uyanıp aynı yoğunluğu tekrar yaşıyoruz" diye konuşuyor.
Kaynak: Sabah

Not: Haber ile haber başlığı arasında uyumsuzluk var...:hyste

siyahgül
21.04.2009, 17:22
http://imgsite.net/images/img8CaVqt.jpg

28. İstanbul Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

28. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin Kapanış Galası'nda, çağdaş Polonya sinemasının en önemli yönetmenlerinden, sadece yönetmen kimliğiyle değil, yapımcı, senarist, aktör, şair, ressam kimlikleriyle de gerçek bir sanatçı olan Jerzy Skolimowski'ye festivalin 'Yaşamboyu Başarı Ödülü' takdim edildi. Jerzy Skolimowski ödülünü İstanbul Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Eczacıbaşı'nın elinden aldı. Sunuculuğunu Meltem Cumbul'un üstlendiği 28. Uluslararası İstanbul Film Festivali Kapanış Galası ve Ödül Töreni, NTV'den canlı olarak yayınlandı. Kapanış Galası boyunca Levent Yüksel üç şarkısıyla izleyicilere sahnede renkli bir program sundu.

'Altın Lale Uluslararası Yarışma Ödülü', Şilili yönetmen Pablo Larrain'in"Tony Manero" adlı filmine verildi. Altın Lale Uluslararası Yarışma Jüri Başkanı yönetmen Goran Paskalievic'in açıkladığı ödülü filmin sanat yönetmeni Polin Garbisu'ya bu sene İstanbul Film Festivali'nin 'Sinema Onur Ödülü'nü alan Hale Soygazi takdim etti.

Uluslararası Yarışma'da 'Jüri Özel Ödülü'nü ise İrlandalı yönetmen Ian Fitzgibbon'un "Bu Filmde Ben Varım" ("A Film With Me In It") adlı filmi aldı. Ödülü yönetmen Ian Fitzgibbon'a yine Hale Soygazi takdim etti.

Ulusal Yarışma'nın Yıldızları "Köprüdekiler" ve Uzak İhtimal"'Altın Lale Yılın En İyi Türk Filmi' ödülü Aslı Özge'nin "Köprüdekiler" adlı filmine verildi. Filmin yönetmeni ve yapımcısı Aslı Özge ve filmin diğer iki yapımcısı Sevil Demirci ve Fabian Massah'a ödüllerini Altın Lale Ulusal Yarışma Jüri Başkanı Kutluğ Ataman ve oyuncu Özgü Namal takdim etti.

'Altın Lale Yılın En İyi Türk Yönetmeni' ödülü ise"Uzak İhtimal" filminin yönetmeni Mahmut Fazıl Coşkun'a verildi. Yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun ödülünü Kutluğ Ataman ve Özgü Namal'ın elinden aldı.

'En İyi Kadın Oyuncu' ödülü "Pandora'nın Kutusu" filmindeki rolü ile Derya Alabora'nın oldu. Derya Alabora'ya ödülünü "Ara" filmindeki rolüyle geçtiğimiz yıl En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan Serhat Tutumluer takdim etti.

Bu yıl Altın Lale Ulusal Yarışma Jüri'sinin seçtiği 'En İyi Erkek Oyuncu', "Uzak İhtimal" filmindeki rolüyle Nadir Sarıbacak oldu. Bu oyuncuya ödülünü, "Gitmek" filmindeki rolüyle geçtiğimiz yıl En İyi Kadın Oyuncu ödülünü alan Ayça Damgacı takdim etti.

Festival'de Ulusal Yarışma'da bu yıl ilk kez verilmeye başlanan 'En İyi Senaryo Ödülü'ne "Uzak İhtimal" filmiyle Tarık Tufan, Görkem Yeltan ve Bektaş Topaloğlu layık görüldü. Üç senariste ödüllerini Altın Lale Ulusal Yarışma Jüri Üyesi yazar Ayşe Kulin takdim etti.

Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin Ulusal Yarışma'daki bir diğer yeni ödül 'En İyi Görüntü Yönetmeni' ise "Süt" filmiyle Özgür Eken'e verildi. Özgür Eken, ödülünü Altın Lale Ulusal Yarışma Jüri Üyesi yapımcı Zeynep Özbatur'dan aldı.

Altın Lale Ulusal Yarışma Jüri'sinin bu yıl ilk defa seçtiği kategorilerden bir diğeri ise 'En İyi Müzik' oldu. 'En İyi Müzik Ödülü'nü "Ali'nin Sekiz Günü" filmiyle kazanan Nail Yurtsever, ödülünü müzisyen Selim Atakan'ın elinden aldı.

Pelin Esmer'in "11'e 10 Kala" adlı filmi Ulusal Yarışma'nın 'Jüri Özel Ödülü'ne layık görüldü. Filmin yönetmeni Pelin Esmer ödülünü, Altın Lale Ulusal Yarışma Jüri Üyesi oyuncu Bennu Yıldırımlar'ın elinden aldı.

FIPRESCI Ödülleri "Süt" ve "Hayat Var"ın

Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği FIPRESCI Ödülleri ise; Uluslararası Yarışma'da Semih Kaplanoğlu'nun yönettiği "Süt" adlı filme, Ulusal Yarışma'da Reha Erdem'in "Hayat Var" adlı filmine verildi. Semih Kaplanoğlu ile Reha Erdem, ödüllerini FIPRESCI Jüri Başkanı Rudiger Suchsland'ın elinden aldılar.

'Sinemada İnsan Hakları' yarışmasındaki Avrupa Konseyi Sinema Ödülü FACE'i Şilili yönetmen Marco Bechis'in "Kırmızı Adamların Toprağı"("Birdwatchers") adlı filmi kazandı. Ödülü, Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Maud de Boer-Buquicchio açıkladı.

'Sinemada İnsan Hakları' yarışmasında Jüri Özel Ödülü'ne ise "Fıraaq" adlı film layık görüldü. Filmin Hintli yönetmeni, aynı zamanda tanınmış bir oyuncu olan Nandita Das ödülünü Maud de Boer-Buquicchio'nun elinden aldı.

Radikal Gazetesi'nin Halk Ödülleri "Süt" ile "Başka Semtin Çocukları"na gitti. İKSV'nin medya sponsorlarından Radikal Gazetesi tarafından verilen Halk Ödülü hem uluslararası hem de ulusal yarışmada izleyicilerin oylarıyla saptanan filmlere verildi. Radikal Gazetesi Kültür Sanat Editörü Cem Erciyes'in açıkladığı Halk Ödülü'nü Uluslararası Yarışma'da Semih Kaplanoğlu'nun "Süt"; Ulusal Yarışma'da Aydın Bulut'un "Başka Semtin Çocukları" adlı filmleri kazandılar. Törende, filmlerin yönetmenlerine ödüllerini Cem Erciyes takdim etti.

Uluslararası İstanbul Film Festivali'ndeki "Köprüde Buluşmalar" seminerleri kapsamında geçen yıl olduğu gibi Uzun Metrajlı Film Projesi Geliştirme Atölyesi düzenlendi. Toplam 86 başvuruyla büyük ilgi toplayan atölyeye yapımcı Nida Karabol, yönetmenler Yeşim Ustaoğlu ve Ümit Ünal ile Fransa'dan yapım danışmanı Isabelle Fauvel'in seçtiği 12 proje katıldı. Projeler arasından Hüseyin Karabey'in "Sesime Gel!" adlı projesi birinci seçildi. Hüseyin Karabey'e ödülünü Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Abdurrahman Çelik takdim etti.

28. Uluslararası İstanbul Film Festivali Ödül Töreni'nin ardından konuklar, Yojiro Takita'nın yönettiği, bu yıl Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ını kazanan "Gidişler" ("Departures") adlı filmi seyrettiler.

Kaynak:sinema.com

angel_fatma
11.05.2009, 23:49
Bu kez vatikan'ın imdadına langdon koşuyor

'Melekler&Şeytanlar, bu cuma vizyona giriyor. Filmde Robert Langdon karakterini canlandıran Tom Hanks, Vatikan'ın imdadına yetişiyor
Edebiyat dünyasında uyandırdığı yankının da etkisiyle beyazperdeye taşınan 'Da Vinci Şifresi'nin devam filmi, 'Melekler ve Şeytanlar' 15 Mayıs'ta vizyona giriyor. Yönetmenliğini, ilk filmin yönetmeni Ron Howard'ın üstlendiği filmde; Tom Hanks, Ewan McGregor, Stellan Skarsgard ve Ayelet Zurer başrolü paylaşıyor. İlk filmde simgebilimci profesör Robert Langdon, Louvre Müzesi'nde işlenen bir cinayetle bambaşka dünyaların kapılarını aralamış, Katolik Kilisesi'ne ve 2 bin yıllık tarihe karşı bir maceraya atılmıştı. 'Melekler ve Şeytanlar'da da başrolde yer alan Tom Hanks, aynı rolle hayranlarıyla buluşuyor.

KİLİSE İLE ARASI SOĞUK
Robert Langdon, bu kez kendini Vatikan'ın kalbinde, Kilise'yi en eski düşmanlarından birinden, 400 yıllık bir yeraltı organizasyonu olan Illuminati'den kurtarmaya çalışırken buluyor. Tom Hanks; "Robert Langdon, 'Melekler ve Şeytanlar'ın başında; 'Da Vinci Şifresi'ndeki olaylar yüzünden Vatikan'la buz gibi bir ilişki içinde görülüyor" diye konuşuyor. Hanks projenin çekici gelmesinde Langdon'ın etkileyici ve gizemli zekâsının büyük rol oynadığını söylüyor. Ünlü aktör ayrıca yönetmen Ron Howard'la tekrar bir araya gelme fırsatına da memnuniyetle yaklaştığını söylüyor. "Hiçbir şey Ron'u yıldıramaz. Roma'da yüzlerce turistle birlikte Pantheon'un önünde çekim yapmak da..." diyen Hanks ve şöyle devam ediyor: "Ron, öğleden sonraları hava sıcak ve kalabalığın yoğun olduğu sahnelerde küçük arka sokaklar buldu. O kadar odaklanmıştı ki kalabalığın farkında bile değildi. Ne zaman zorlayıcı bir çekimle karşılaşsa, üstesinden gelecek yol buldu." 'Melekler ve Şeytanlar'ı okuduğunda Illuminati cemiyetinden çok etkilendiğini belirten yönetmen Ron Howard ise şöyle konuştu: "Illuminati'nin bir örgüt olarak sağ kaldığına ve bugün gizlice aramızda olduklarına; gündelik yaşantımızı, hükümet politikasındaki kararları ve şirket stratejilerini etkilediklerine inananlar var."

Erkekler onu ezemiyor!
Robert Langdon'a görevinde, Ayelet Zurer'in canlandırdığı, CERN'den gelen İtalyan bilim insanı Vittoria Vetra eşlik ediyor. CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Konseyi) dünyanın en büyük parça fizik laboratuvarı olarak biliniyor. İsviçre'de bulunan CERN, filmin prodüksiyonu sırasında dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısının çalışmasını başlatmıştı. 'Melekler ve Şeytanlar'da, Vetra'nın CERN'deki görevi; çalınan ve bir toplu kıyım silahı haline gelerek Vatikan'la birlikte Katolik Kilisesi'nin temellerini tehdit eden küçük bir antimadde kutusu etrafında gelişiyor.

ROLÜNE ÇOK ÇALIŞTI
Rolüne CERN'deki gibi parçacık hızlandırıcılarda gerçekleştirilen deneyler hakkında bilgi alarak hazırlanan Zurer, karakteri hakkında şunları söylüyor: "Vittoria ilgimi çekti çünkü yüksek derecede eğitim almış ve hâlâ erkek egemenliğindeki işleri yapan kadınların kuşağını simgeliyor. Aynı zamanda özel yaşamı var ve kariyeri için de duyarlılığını feda etmemiş."

Şifreleri çözüyor
Illuminati tarikatı, yeni papa olmak için favori aday olan dört kardinali kaçırıyor ve Vatikan'ı yok etmekle tehdit ediyorlar. Vatikan, yardımcı olması için Robert Langdon'ı çağırıyor. Toprak, hava, ateş ve su elementlerinin antik simgelerine bağlı Illuminati şifrelerini sadece Langdon çözebiliyor.
Kaynak: Sabah

siyahgül
05.06.2009, 11:25
http://www.dizifilm.com/modules/Content/cover.php?coverid=6451

'İKİ ÇİZGİ'' Moskova'da...

Selim Evci'nin yönetmenliğini, yapımcılığını ve senaristliğini yaptığı, başrollerini "Gülçin Santırcıoğlu" ve Kaan Keskin'in paylaştığı ''İki Çizgi'' filmi Rusya'da düzenlenen Moskova Uluslararası Film Festivali'nden davet aldı.

Bir iş kadını olan Selin' in kendisinden yaşça küçük fotoğrafçı sevgilisi Mert ile güneye doğru uzun bir yola çıkmasıyla, metropolde başlayan ve bir yol hikayesine dönüşen filmde, kadın ve erkeğin kendi çizgilerinde taşıdıkları kimlikler ve arayışlar üzerinde duruluyor.

Bundan öncede birçok festivalde ülkemizi temsil eden filmin Dvd'si, Türkiye'de Haziran ayında satışa çıkacak.

Kaynak:Dizifilm

siyahgül
09.06.2009, 11:13
http://www.dizifilm.com/modules/Content/cover.php?coverid=6467

ALTIN KOZA BUGÜN BAŞLIYOR...

8-14 Haziran tarihleri arasında toplam 212 filmin izleyiciyle buluşacağı, 16. Altın Koza Film Festivali bugün başlıyor. Bu 212 filmin içinde ilk gösterimi festivalde yapılacak olan bir filmde var. Yönetmenliğini Tayfun Pirselimoğlu’nun yaptığı “Pus”filmi; İstanbul’un karakter olarak yer alacağı, aşk ve nefret ilişkisini yoklayan ağır hikayesi olan Türk Yunan ortak yapımı bir film.

"Pus", "Uzak İhtimal" ve "İki Dil Bir Bavul" filmlerin içinde olduğu 12 filmin yarışacağı ulusal yarışmanın jüri başkanlığını Nuri Bilge Ceylan yapacak. Jüride ise; Özgü Namal, Meltem Cumbul, Bulut Aras, senarist ve yazar Füruzan, yönetmen Özcan Alper, görüntü yönetmeni Uğur İçbak ve müzisyen Mazlum Çimen bulunuyor.

Bunların yanı sıra festivalde, “Akdenizli Bir Usta: Ettore Scola” adlı bölümde Scola’nın üç filmi gösterilecek. Bu yılki festivalin Onur Ödülleri ise; Ömer Lütfi Akad, Filiz Akın, Yusuf Sezgin ve Cahit Berkay’a veriliyor.

Kaynak:dizifilm

*cicekbenizlim
15.07.2009, 20:11
KURTLAR VADİSİ GLADİO

Başrolünü Musa Uzunlar'ın Oynadığı ve Çekimleri Devam Eden Film, 20 Kasım'da Vizyona Girecek.

Kurtlar Vadisi serisinin yeni sinema filmi Kurtlar Vadisi Gladio'nun televizyon yayın hakları Star'a satıldı. Başrolünü Musa Uzunlar'ın oynadığı ve çekimleri devam eden film, 20 Kasım'da vizyona girecek. Türkiye'nin fenomen dizisi Kurtlar Vadisi, efsanelerini yaratmaya devam ediyor.
Sırada yakın tarihin önemli olaylarını konu alan “Kurtlar Vadisi - Gladio” sinema filmi var. “Kurtlar Vadisi - Gladio”da başrol, Kurtlar Vadisi Pusu'nun efsaneleşen karakteri İskender Büyük'ü canlandıran Musa Uzunlar'ın. Film, İskender Büyük karakterinin hayat hikayesi ekseninde, 90'lı yılların başından bugüne Türkiye yakın tarihinin önemli olaylarına ışık tutuyor. “Kurtlar Vadisi - Gladio”'nun çekimleri 21 Haziran Pazar günü başladı. Ağustos ayına kadar İstanbul ve Antalya'da sürecek çekimlerin ardından film, 20 Kasım'da vizyona girecek. “Kurtlar Vadisi - Gladio”'nun televizyon yayın hakları, yeni sezonda Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin de yayınlanacağı kanal olan Star TV'de…

SİNOPSİS

Kurtlar Vadisi Gladio…
Bir derin devlet ajanının, yıllar boyu hizmet ettiği Gladio ile hesaplaşma hikayesi…
İskender Büyük, derin devlet adına sayısız eylemde bulunmuş emekli bir istihbaratçıdır.
Karanlık geçmişi nedeniyle sanık sandalyesine oturtulduğunda, yanında, baronun gönderdiği genç ve tecrübesiz avukat Ayşe'den başka kimse yoktur. Yargılanmasına göz yumanlarla hesaplaşmaya karar veren İskender Büyük, tüm bildiklerini bir bir anlatmaya başlar.
İskender'in karanlık geçmişinin sayfaları arasında, ülkeyi yerinden sallayacak gerçekler gizlidir. Bu şok gerçeklerin işaret ettiği tek adres ise ‘Gladio'dur.
İfadeleri ülkede her gün yeni bir gündem yaratırken, içindeki intikam duygusu da giderek büyümektedir. Elinde kalan son kartı oynamaktan başka şansı yoktur: Anlattıklarıyla, Gladio'nun ikinci adamı Fuat Aras'ı saklandığı yerden çıkarmak!
Ancak bu yolun sonunda İskender Büyük'ü hiç tahmin etmediği başka bir sürpriz beklemektedir. Yine bir oyunun parçası olmuştur… Üstelik bu kez oturtulduğu yer, konuşma şansının olduğu bir sanık sandalyesi dahi değildir…

Kaynak:haberler.com

siyahgül
05.08.2009, 16:10
"Karanlıktakiler" Şimdi Kanada Yolcusu...

"Mustafa Hakkında Her Şey", "Babam ve Oğlum", "Ulak" ve "Issız Adam" filmlerinin başarılı yönetmeni Çağan Irmak, son filmi "Karanlıktakiler"in Dünya prömiyerini 33. Montreal Film Festivali'nde yapacak.

Çağan Irmak, son filmi "Karanlıktakiler" ile bu yıl 27 Ağustos-7 Eylül tarihleri arasında Kanada'da düzenlenecek Montreal Film Festivali'ne davet edildi. Film, Montreal Film Festivali'nde ''Dünya Sinemasına Bakış/Focus on World Cinema'' bölümünde gösterilecek. Yapımcılığını Mustafa Oğuz'un üstlendiği ve baş rollerinde Meral Çetinkaya, Erdem Akakçe, Derya Alabora'nın oynadığı film etkileyici öyküsü ve fragmanları ile sinemaseverlerin ilgisini çekmeyi başardı. Psikolojik-gerilim, dram türündeki filmin hikayesi ise şöyle:

Egemen (Erdem Akakçe) 30'lu yaşlarını aşmış, bir reklam ajansında ofis boy olarak çalışan ve ilerleyen yaşına rağmen annesi Gülseren (Meral Çetinkaya) ile aynı evde yaşamak zorunda olan genç bir adamdır. Annesinin zihinsel kararmalarıyla geçen bir hayat Egemen için, evlerinin içine gizlenmiş, belki de sadece onlar için hazırlanmış ufak bir cehennem gibidir.

Gülseren içinse hayattaki tek varoluş nedenidir Egemen. Gerisi, kendisini hapsettiği evinde yaşadığı bitmeyen bir huzursuzluk ve tedirgin bir ruhtur. Yanında olmasını istediği tek kişi Egemen'dir. Oğlunun kendisinden ayrılmasına dair en ufak bir düşünce bile bir çılgınlık nöbetine girmesi için yeterlidir.

Egemen'in tüm hayatını geçirdiği bu cehennemden uzaklaşarak, rahat nefes alabildiği, normal bir hayata yaklaştığı tek yerse çalıştığı reklam şirketidir. İşi sayesinde dış hayatla bir bağ kurmak az da olsa annesinin karanlık dünyasından uzaklaştırır Egemen'i. Öte yandan patronu Umay'a (Derya Alabora) duyduğu ilgi genç adam için büyük bir açmazdır. Annesinin varlığı bu ilgi önünde koca bir engeldir. Çaresizliği artan Egemen iki kadın arasında sıkışıp kalır.

Çağan Irmak'ın senaryosunu da yazdığı film, 2 Ekim'de vizyona girecek.


Kaynak:Dizifilm

мαzσѕιѕт
11.08.2009, 18:44
"Issız Adam" 2009'un En İyi Filmi Seçildi!...


http://pic1.resimupload.com/r8/thumb_618016629.jpg (www.resimupload.com/ds618016629_issiz_adam_odul.html) Çağan Irmak'ın çok beğenilen filmi "Issız Adam", Rhode Island Film Festivali'nde "2009'un En İyi Filmi" seçildi.

Most Production'dan yapılan yazılı açıklamada, Yönetmenliğini ve senaristliğini Çağan Irmak'ın yaptığı, başrollerini ise Melis Birkan ile Cemal Hünal'ın paylaştığı "Issız Adam", 4-9 Ağustos günleri arasında13.sü düzenlenen Rhode Island Film Festivali'nde (ABD) "2009'un en iyi filmi" seçildi.

Providence Jurnal'da yayımlanan yazıda da, yönetmen Çağan IrmakIrmak'tan övgüyle bahsedildiği ve yoğun ilgi nedeniyle iki defa gösterilen filme
gelen Amerikalı izleyicilerin de filmin sonunda yönetmenle söyleşi yaptığı açıklandı.

DiziFilm

*cicekbenizlim
24.08.2009, 13:23
İSTANBUL - Yeni sinema sezonunda gösterime girecek olan Türk filmlerinden bazıları şöyle:

11'E 10 KALA
Pelin Esmer'in yönettiği ve Nejat İşler, Mithat Esmer, Tayanç Ayaydın ile Laçin Ceylan;ın oynadığı film, 25 Eylülde Özen Film dağıtımıyla Sinefilm tarafından vizyona çıkarılacak. Film, tutkulu bir koleksiyoncu olan Mithat Bey'in binasının yıkım kararı alınması nedeniyle koleksiyonları uğruna verdiği savaşı anlatıyor.

YAHŞİ BATI
Fida Film ve CMYLMZ FikirSanat ortak yapımı olan film, sezonun en iddialı yapımları arasında bulunuyor. 1800'lü yılların sonunda iki Osmanlı'nın dönemin padişahı tarafından gönderildikleri Amerika görevi sırasında başlarına gelen olayların anlatıldığı ''Western türündeki'' komedi filmi, 8 Ocak 2010 tarihinde vizyona girecek.

Senaryosunu Cem Yılmaz'ın yazdığı, Ömer Faruk Sorak'ın yönettiği filmde Cem Yılmaz, Ozan Güven, Demet Evgar, Zafer Algöz, Özkan Uğur, Dilek Çelebi, Ferdi Sancar, Mazlum Çimen, Tuncay Özinel, Cansu Dere ve Uğur Polat rol alıyor.

KISKANMAK
1930’lu yılların Zonguldak'ında geçen bir dönem filmi olan 'Kıskanmak', kendini çirkin algılayan bir kadının kıskanma duygularını anlatıyor. Zeki Demirkubuz'un son filminin vizyon tarihi 6 Kasım.

EJDER KAPANI
Yapımcılığını TMC'nin yaptığı, senaryosunu Kubilay Tat'ın yazdığı filmin yönetmeni Uğur Yücel. Polisiye-gerilim tarzındaki filmde, Uğur Yücel, Kenan İmirzalıoğlu, Nejat İşler, Ceyda Düvenci ve Berrak Tüzünataç rol alıyor. Çekimlerine 15 Haziranda İstanbul'da başlanan film için Fransız bir ekip de Türkiye'ye geldi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün de desteği alınan film, 22 Ocak 2010 tarihinde Türkiye ve Avrupa'da izleyiciyle buluşacak.

KARANLIKTAKİLER
Çağan Irmak'ın kamera arkasına geçtiği filmin senaryosu da Irmak'ın imzasını taşıyor. Şebnem Dilligil, Rıza Akın, Merih Atalay, Durul Bazan, Savaş Akova, Pınar Töre, Gülriz Şirinyan, Hilal Özbay, Güner Özkul, Derya Alabora, Erdem Akakçe ve Meral Çetinkaya'nın rol aldığı film, 30'lu yaşlarını aşmasına rağmen annesi Gülseren ile birlikte yaşamak zorunda kalan Egemen'in, dışarıdan bakıldığında normal gözüken, ancak içinde adeta ''küçük bir cehennem'' gizli olan evinde yaşadıklarını işliyor.


İKİ DİL BİR BAVUL
Genç bir öğretmenin uzak bir Kürt köyünde geçirdiği bir ders yılını ve hiç Türkçe bilmeyen öğrencileri ile kurduğu ilişkiyi anlatan ‘İki Dil Bir Bavul’, 16. Adana Altın Koza Film Festivali'nde SİYAD ve Yılmaz Güney Ödülü'nü kazandı.

GECENİN KANATLARI
Mahsun Kırmızıgül'ün senaryosunu yazdığı filmin yönetmeni Serdar Akar. Canlı bomba öyküsü anlatan filmin başrollerinde Yavuz Bingöl, Beren Saat ve Murat Ünalmış yer alıyor. 'Gecenin Kanatları' 11 Aralık'ta vizyona giriyor.


7 KOCALI HÜRMÜZ
Sadık Şendil’İN ünlü eserinden Gürsel Korat'ın senaryolaştırdığı filmin başrollerinde Nurgül Yeşilçay, Gülse Birsel, Haluk Bilginer, Erkan Can, Memet Ali Alabora, Sarp Apak, Cengiz Küçükayvaz, Öner Erkan, Cem Karakaya, Ezel Akay, Müjdat Gezen, Erol Günaydın, Zihni Göktay, Halit Akçatepe, Betül Arım yer alıyor. Ezel Akay'ın yönettiği film 20 Kasım'da gösterime giriyor.

EYVAH EYVAH
Yapımcılığını BKM Film'in üstlendiği film, 29 Ocak 2010 tarihinde vizyona girecek. Komedi türündeki filmin baş rolünü Demet Akbağ ile Ata Demirer üstleniyor.

KÖPRÜDEKİLER
Şehrin varoşlarında yaşayan, şehrin merkezinde ise varoluş mücadelesi veren Fikret, Umut ve Murat’in hayallerini anlatan 'Köprüdekiler' 16 Ekim'de vizyona giriyor.


NEŞELİ HAYAT
Yılmaz Erdoğan'ın yazıp yönettiği filmde, Erdoğan, başrolü Büşra Pekin ile üstleniyor. BKM-Mutfak Oyuncuları'nın kamera karşısına geçtiği film, yaşamını güzelleştirmek için çaba sarf eden Rıza'nın yaşadıklarını konu alıyor.

KANAL-İ-ZASYON
Alper Mestçi'nin yönettiği komedide Okan Bayülgen başrolde. 'Kanal-i-zasyon' cam silici olarak çalışırken birden 'ünlü' olan İmdat'ın hikayesini anlatıyor. Film 23 Ekim'de gösterime giriyor.

RECEP İVEDİK 3
Türk sinema tarihinin en çok izlenen filminin üçüncüsü 12 Şubat 2010'da gösterime giriyor.

BÜŞRA
Mine Kılıç, Tayanç Ayaydın, Çiğdem Batur ve Coşku Cem Akkaya'nın rol aldığı filmin yönetmenliğini Alper Çağlar üstleniyor. Yönetmen Çağlar'ın ilk uzun metrajlı filmi olan yapım, usta çizer Bahadır Boysal'ın aynı adlı çizgi kahramanının sinema uyarlaması.

Dört yalnız insanın yaşama farklı bakış açılarını işleyen film, muhafazakar ve varlıklı bir ailenin kızı olan ve başörtüsü takan Büşra'nın ailesinin değerleri ile kendi fikirleri arasındaki çelişki nedeniyle yaşadıklarını konu alıyor. Film, 19 Mart 2010 tarihinde vizyonda olacak.



ÇINGIRAKLI TOP
Yönetmen Egemen Ertürk'ün ilk filmi olan yapım, görme engelli bir takıma antrenör olan eski bir futbolcunun öyküsünü anlatıyor. İlyas Salman, İpek Özkök, Zihni Göktay, Erkan Taşdöğen ve İlhan Mansız'ın rol aldığı yapım, 18 Eylül'de gösterime girecek.

SONSUZ
Cemal Şan'ın yönettiği ve üç kanser hastasının hikayesini işleyen filmin çekimleri tamamlandı. Ferhat Gündoğdu,İsmail Hacıoğlu, Şevket Çoruh, Ayça Bingöl, Elif Sönmez, Mehmet Ali Nuroğlu, Serdar Orçin, Erdal Tosun, Rıza Kocaoğlu, Nuri Nisa Yıldırım, Ahmet Mumtaz Taylan, Necmettin Çobanoğlu, Eray Özbal, Serap Aksoy, Volga Sorgu ve Süleyman Turan'ın baş rolünü paylaştığı film, 18 Eylülde seyirciyle buluşacak.

NEFES
Güneydoğu'da Irak sınırına yakın bir bölgede bulunan ve Karabal Tepesindeki bir röle istasyonunu korumak üzere görevlendirilen, bir yüzbaşı komutasındaki 40 askerin hikayesini anlatan ''Nefes'', 16 Ekimde gösterime girecek. Bir süredir ilgi çekici fragmanıyla gündemde olan yapım, yönetmen Levent Semerci'nin imzasını taşıyor.

ÇILGIN TÜRKLER - GÖREV SOMALİ
''Maskeli Beşler'' filminin yazar ve yönetmeni Murat Aslan'ın imzasını taşıyan komedi filmi, 27 Kasımda izleyici karşısına çıkacak. Yapımcılığını Avşar Film'in üstlendiği yapım, seyircinin yeni sezonda merakla beklediği filmler arasında bulunuyor.

KDV'NİN İNDİRİLMESİ YABANCILARI RAHATLATACAK
Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Abdurrahman Çelik de, yeni sinema sezonuna ilişkin değerlendirmede bulundu.

Yabancı film yapımcılarına teşvik niteliği taşıyan yasal düzenlemenin TBMM'de kabul edilmesinin ardından bu alanda önemli bir adım olduğunu belirten Çelik, ''KDV'nin indirilmesi, yabancıları biraz daha rahatlatacak. Ama bu, tek başına bir çare değil. Bunun yanında, en azından bir miktar da geriye dönük teşvik mekanizmasının oluşturulması gerekiyor. Bunun başarılması halinde yılda 4-5 film Türkiye'de çekilebilir'' dedi.

Türkiye'nin, böylelikle gelecek 4-5 yıl içerisinde Türkiye'nin bu alanda en önemli ülkeler arasına girebileceğini vurgulayan Çelik, şunları söyledi: ''Bu filmlerin Türkiye'de çekilmesi, uluslararası anlamda tanınmamızı ciddi şekilde artıracaktır. Bu da doğal bir kültür hazinesine sahip bulunan ülkemizi de daha ön plana çıkaracaktır. Ülkenin genel ekonomik durumu gibi konuları düşünürsek, teşvik de hemen çıkamıyor. Çünkü teşvik de bir istisnadır, belli kayıpları göz önüne almanız lazım. Tabii burada kayıptan çok kazanç elde edilecek. Biraz da öyle düşünmek lazım. Yani hem maddi kazanç, hem de manevi olarak ülkenin tanıtımı açısından kazanç elde edilecek.''

ABD'den ekim ayı içerisinde önemli yapımcıların geleceğini dile getiren Çelik, ''Bir aksilik olmazsa benim tahminim 2010 yılında iki büyük yabancı filmin Türkiye'de çekimi yüzde 70'ler civarında bulunuyor'' diye konuştu.

''GİŞE AÇISINDAN KRİZ ÖNEMLİ''
Küresel krizin etkilerinin tüm dünyada halen yaşandığını dile getiren Çelik, ''Geçen yıl krizin başlangıcıydı. Bu yıl şu andan itibaren krizin tam göbeğindeyiz, önümüzdeki yıl da muhtemelen bu his devam edecek. Bu da 2009-2010 sinema sezonu için gişe açısından önem taşıyor'' dedi.

Geçen sinema sezonunda gişe hasılatları açısından ilk 10'un Türk filmlerinden oluştuğunu ifade eden Çelik, ''Bu, gişe başarısı olarak inanılmaz, hiç görülmemiş bir şeydir ve çok sevindiricidir'' değerlendirmesinde bulundu. Bu sezon da gösterime girecek film sayısı açısından yeni bir rekora imza atılacağını aktaran Çelik, ''Eylül ayından itibaren gelecek yıl hazirana kadar yaklaşık olarak 70 film vizyona girecek. Bu da film sayısı itibariyle Türkiye'nin rekoru olacak. Gişe başarılarını da hep beraber göreceğiz. Muhtemelen gişede de iyi sonuçlar alacağız diye ümit ediyorum'' diye konuştu.